Silivri D-100 Karayolu Üzerinde Çöp Kamyonu İle İETT Otobüsü Çarpıştı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
İstanbul Silivri'de seyir halindeki bir çöp kamyonu ile İETT otobüsü D-100 karayolunda çarpıştı. Yaşanan kaza nedeniyle yaralanan kimse olmazken araçlarda maddi hasar meydana geldi ve trafik bir süre kontrollü ilerledi.
Öne çıkanlar
Kaza İstanbul'un Silivri ilçesindeki D-100 Karayolu üzerinde meydana geldi.
Çarpışma sonucunda şans eseri yaralanan yolcu veya personel bulunmadı.
Olay yerindeki yolcular başka bir otobüse aktarılarak yollarına devam etti.
Haberin Detayı
İstanbul'un ulaşım ağının yoğun noktalarından biri olan Silivri sınırları içindeki D-100 Karayolu'nda sabah saatlerinde maddi hasarla sonuçlanan bir trafik kazası yaşandı. Görevli bir çöp kamyonu ile yolcu taşıyan İETT otobüsünün henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpışması, bölgedeki sürücülere zor anlar yaşattı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki ağır vasıta aracın da ön ve yan kısımlarında hasar oluştuğu tespit edildi.
İhbar üzerine olay mahalline kısa süre içinde polis ekipleri yönlendirildi. Güvenlik güçleri karayolu üzerinde başka bir kazanın yaşanmaması adına gerekli önlemleri alırken trafik akışını kontrollü olarak tek şeride düşürdü. Araçların karıştığı bu olayda şans eseri herhangi bir vatandaşın yaralanmaması en büyük teselli kaynağı oldu.
Kaza yapan İETT otobüsünün içinde bulunan yolcular mağdur edilmeyerek olay yerine çağrılan başka bir belediye otobüsüne nakledildi. Hasar gören kamyon ve otobüsün çekiciler vasıtasıyla yoldan kaldırılmasının ardından karayolundaki trafik normale döndü.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
D-100 karayolu gibi yüksek hızlı ve yoğun trafik barındıran arterlerde ağır tonajlı araçların ve toplu taşıma vasıtalarının karıştığı bu tarz kazalar, sürücü disiplininin ve takip mesafesinin ne denli hayati olduğunu hatırlatıyor. Yaralanma yaşanmamış olması sevindirici bir durum olsa da, yolcu taşıyan otobüslerin karıştığı her olay toplu ulaşım güvenliği konusundaki denetimlerin sıklığını akıllara getiriyor. Yetkililerin özellikle ticari ve kamusal araç sürücüleri için ek eğitim programları düzenlemesi benzer risklerin azaltılması açısından önem arz edebilir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağışlar, İstanbul'un asfalt ve betonla örtülen eski dere yataklarını ve su yollarını yeniden gündeme getirdi. Yapılan akademik araştırmalar, şehirdeki yüzlerce ana dereden yalnızca çok az bir kısmının özgün yapısını koruyabildiğini gösteriyor.
İstanbul'da incelenen 106 ana dereden yalnızca 15'i doğal yapısını koruyabiliyor.
Vatan Caddesi ve Barbaros Bulvarı gibi işlek yollar eski dere yatakları üzerinde bulunuyor.
Betonlaşma yağmur suyunun toprağa sızmasını engelleyerek taşkın riskini artırıyor.
Şehir genelinde yaşanan son sağanaklar, sokakların göle dönmesine ve bazı akarsuların taşmasına yol açarken, metropolün altındaki unutturulmuş su ağını da gözler önüne serdi. Günlük yaşamda milyonlarca insanın kullandığı pek çok ana arter ve meydan, tarihsel süreçte birer vadi veya dere güzergâhı olarak biliniyordu. Tarihî haritalar incelendiğinde, bugünkü yoğun ulaşım akslarının önemli bir bölümünün eski su yollarının üzerine kurulduğu net bir şekilde görülüyor.
Örnek vermek gerekirse, kentin en kalabalık bulvarlarından biri olan Vatan Caddesi geçmişte Bayrampaşa Deresi'nin aktığı vadide yer alıyordu. 1950'li yılların ortalarında gerçekleştirilen imar faaliyetleri sırasında bölgedeki bostanlar yok edilmiş, üzerindeki tarihî köprü yıkılmış ve akarsu geniş bir bulvara dönüştürülmüştü. Benzer bir dönüşüm Beşiktaş hattında da gözlemleniyor; Barbaros Bulvarı Hasanpaşa Deresi'nin yatağı üzerine inşa edilirken, Ortaköy'deki Dereboyu Caddesi de adını aldığı su yolunun yerini almış durumda.
İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yürütülen kapsamlı bir akademik çalışma, kentsel dönüşümün su havzaları üzerindeki tahribatını rakamsal olarak ortaya koyuyor. İçme suyu kaynakları haricindeki 106 ana dereyi kapsayan inceleme, su ağının yüzde seksen beş oranında özgün dokusunu yitirdiğini veya risk altında bulunduğunu doğruluyor. Yanlış arazi politikaları, akarsu güzergâhlarının daraltılması ve üzerlerinin tamamen kapatılması, meteorolojik olaylar sırasında suyun akış dinamiğini doğrudan değiştiriyor.
Asfalt ve beton kaplamalar yağmur sularının emilmesini önleyerek akış hızını yükseltiyor ve alçak kesimlerde birikmelere neden oluyor. Uzmanlar, kapalı kanallara alınan ya da daraltılan su yollarının yukarı havzalardan gelen taşkın sularını taşıyamadığını belirtiyor. Altyapı yetersizlikleriyle birleşen bu durum, aşırı yağışlarda kent sakinlerinin mağduriyet yaşamasına zemin hazırlıyor.
AI YORUMU
Şehrin coğrafi gerçekliği ile dayatılan yapılaşma arasındaki çelişki, her sağanak yağışta faturayı doğrudan kentsel altyapıya kesiyor. İTÜ araştırmasındaki 106 dereden sadece 15'inin doğal kalabilmesi, su havzalarının ne kadar hoyratça harcandığının somut kanıtıdır. Önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin sadece mazgal temizliğiyle yetinmeyip vadilerin su toplama kapasitesini dikkate alan bütüncül planlamalara geçmesi şarttır.
İstanbul'un Şile ilçesinde etkili olan şiddetli yağışlar sonucunda iki farklı noktada toprak kayması meydana geldi ve yollar ulaşıma kapandı. Bölgeye sevk edilen belediye ekipleri temizlik çalışmalarını sürdürürken, güzergahlardan biri kontrollü olarak trafiğe açıldı.
Şile Ağva Yolu Şuayipli mevkiinde toprak kayması sebebiyle yol kapandı.
Ekiplerin temizlik çalışmaları sonrasında Şile Ağva Yolu kontrollü açıldı.
Kadıköy ve Büyük Bucaklı mahalleleri arasındaki yolda çalışmalar sürüyor.
İstanbul'un sahil ilçelerinden Şile'de son günlerde etkisini arttran olumsuz hava koşulları, ulaşımda aksamalara yol açtı. Şiddetli yağışların toprağın yapısını zayıflatması neticesinde ilçeye bağlı farklı güzergahlarda toprak hareketliliği gözlemlendi.
Yaşanan olayların ilk adresi Şile Ağva Yolu üzerindeki Şuayipli mevkii oldu. Bölgede biriken su ve kayan toprak kütleleri nedeniyle yol tamamen trafiğe kapanırken, ihbar üzerine olay yerine hızla bakım ve onarım ekipleri yönlendirildi.
Ekiplerin yürüttüğü yoğun hafriyat ve temizlik mesaisinin ardından Şile Ağva Yolu yeniden ulaşıma elverişli hale getirildi ve geçişler kontrollü olarak sağlanmaya başlandı. Bununla birlikte ilçedeki tek olumsuzluk bu bölgeyle sınırlı kalmadı.
Kadıköy Mahallesi ile Büyük Bucaklı Mahallesi arasındaki bağlantı yolunda da benzer bir toprak kayması vakası kaydedildi. İkinci kapanma noktası olan bu güzergaha belediye ekipleri sevk edilerek güvenlik önlemleri alındı ve yolun yeniden ulaşıma açılması için başlatılan çalışmalar aralıksız devam ediyor.
AI YORUMU
Şile Ağva Yolu ile mahalle bağlantılarında meydana gelen bu toprak kaymaları, özellikle kırsal ve eğimli arazilerde altyapı güvenliğinin ne denli acil bir mesele olduğunu gösteriyor. Yağış sezonunun henüz başındayken yaşanan bu tıkanıklıklar, belediyelerin heyelan riski taşıyan bölgelerde erken uyarı sistemleri kurmasını ve şev tahkimatı projelerini hızlandırmasını zorunlu kılıyor. Sürücülerin bu güzergahlarda anlık hava raporlarına ve yol durum bildirimlerine dikkat etmesi gerekiyor.
Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde sel felaketinin izlerini silmek amacıyla dere yatağı üzerine inşa edilen riskli binaların yıkımına başlandı. Çevre ve şehircilik yetkilileri bölgedeki altyapı sorunlarını çözerken kayıp kişileri arama faaliyetlerini de sürdürüyor.
Sarıyer Ayazağa'da dere yatağına kurulan riskli yapılar yıkılıyor.
Bölgedeki sel felaketinde 3 kişi kayıp olarak aranıyor.
Yaklaşık 300 iş yeri şiddetli yağışlar sonrasında kullanılamaz hale geldi.
İstanbul'da son dönemde yaşanan şiddetli yağışlar, altyapı yetersizliği bulunan bölgelerde ağır tahribata yol açtı. Özellikle Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi, 84 yılın yağış rekorunun kırıldığı 14 Ekim'deki felaketten en çok zarar gören yerleşimler arasında yer aldı. Yolların göle döndüğü, yüzlerce aracın sulara kapılarak sürüklendiği afet sonrasında mahallede hasar tespit ve temizlik çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un bölgedeki incelemelerinin ardından yetkili kurumlar harekete geçti. Bakan Kurum, mahalledeki temel sorunun kapalı dere yatakları ve çarpık kentleşmeden kaynaklandığını belirterek ıslahat çalışmalarının yapılacağını duyurmuştu. Bu kapsamda İstanbul Valisi Davut Gül'ün talimatıyla dere yatağına kurulan tehlikeli yapıların yıkımına öğle saatlerinde başlandı.
Ekipler, su baskınına uğrayan stat alanından başlayarak iş makineleriyle yıkım ve temizlik faaliyetlerini yürütüyor. Dere üzerinde bulunan demir paneller, beton bloklar ve örülü duvarlar kontrollü şekilde kaldırılıyor. Altyapı problemleriyle uzun süredir gündemde olan bölgede, bir yandan dere ıslahı gerçekleştirilirken diğer yandan da kayıp olduğu bildirilen 3 kişiyi bulmak için yoğun arama çalışmaları sürdürülüyor.
Afetin izlerini silmek için 300'e yakın iş yerinin zarar gördüğü mahallede aralıksız mesai harcanıyor. Ekipler, sel sularının sürüklediği araçların izini sürmenin yanı sıra dere yatağındaki kaçak ve riskli yapı stoğunu tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.
AI YORUMU
Ayazağa'daki bu yıkım hamlesi, yıllardır ihmal edilen kentsel planlama hatalarının ve dere yataklarına yapılaşma izni verilmesinin ne denli büyük bir güvenlik riski oluşturduğunu acı bir şekilde gösterdi. Yüzlerce iş yerinin kullanılamaz hale gelmesi ve kayıp vakalarının yaşanması, yerel yönetimler ile merkezi idarenin imar denetimlerinde artık taviz vermemesi gerektiğini kanıtlıyor. Bundan sonraki süreçte sadece yıkımla yetinilmeyip, mahallenin altyapısının tamamen yenilenmesi ve benzer taşkınlara karşı kalıcı mühendislik çözümlerinin hayata geçirilmesi şart.
Lefkoşa'nın tarihi Surlariçi bölgesinde seyir halindeki bir otomobilin devrilmesiyle trafik kazası yaşandı. Olay yerine ulaşan ekipler güvenlik önlemleri alarak incelemelerde bulundu.
Kaza Lefkoşa Surlariçi bölgesinde meydana geldi
Olay sonucunda otomobil ters döndü
Yetkililer bölgede güvenlik tedbirleri aldı
Tarihi dokusu ve dar sokaklarıyla bilinen Lefkoşa Surlariçi bölgesinde öğle saatlerinde üzücü bir trafik kazası yaşandı. Bölgede hareket halinde olan bir binek araç, henüz belirlenemeyen bir sebeple kontrolden çıkarak devrildi.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla intikal eden trafik polisi ve sağlık ekipleri, bölgede güvenlik şeridi oluşturdu. Ters dönen aracın yoldan kaldırılması için gerekli çalışmalar başlatıldı.
Tarihi bölgedeki dar sokakların sürüş güvenliğine etkileri bir kez daha tartışılırken, yetkililer sürücülerin bu tip bölgelerde azami dikkat göstermesi gerektiğini vurguladı. Kazayla ilgili soruşturma süreci devam ediyor.
AI YORUMU
Tarihi Surlariçi gibi dar ve eski sokak yapısına sahip alanlarda yaşanan bu ters dönme vakası, şehir içi ulaşım güvenliğinin ne denli hassas olduğunu gösteriyor. Sürücülerin bu tarz bölgelerde hız limitlerine uyması ve manevralarında daha dikkatli olması muhtemel kazaların önüne geçebilir.