PİYASA
Gündem

Safranbolu'da Safran Fiyatı Rekor Kırdı: Tarlalarda Jandarma Nöbette

Safranbolu'da Safran Fiyatı Rekor Kırdı: Tarlalarda Jandarma Nöbette Fotoğraf: Sözcü Gündem

Özet

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde kilogram fiyatı 900 bin liraya kadar yükselen safran, tarım arazilerinde güvenlik alarmı verilmesine yol açtı. Hırsızlık vakalarının önüne geçebilmek adına kolluk kuvvetleri ile üreticiler tarlalarda ortak nöbet sistemi başlattı. Bölgedeki araziler termal kameralar ve dronlar aracılığıyla 24 saat boyunca kesintisiz şekilde takip ediliyor.

Öne çıkanlar

  • Safranbolu'da safranın kilogram fiyatı bu yıl 900 bin liraya kadar fırladı.
  • Üretim alanları termal kameralar ve dron teknolojisiyle gün boyu 24 saat izleniyor.
  • Ekim ve kasım dönemi hasadında üreticiler ve jandarma ekipleri birlikte nöbet tutuyor.

Haberin Detayı

Dünyanın en kıymetli baharatları arasında başı çeken safran, bu yıl rekor seviyeye ulaşan piyasa değeriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye'de üretimin kalbi konumundaki Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, geçen sene 450 bin lira seviyelerinde alıcı bulan ürünün kilogramı 600 bin ile 900 bin lira aralığına kadar tırmandı. Bu aşırı değer artışı, ekim alanlarını hırsızların hedefi haline getirdi.

Sonbahar aylarında gerçekleştirilen kritik hasat dönemi öncesinde, bir yıllık emeklerini riske atmak istemeyen çiftçiler güvenlik tedbirlerini en üst düzeye çıkardı. Bölgede görev yapan jandarma birlikleri ile koordineli hareket eden üreticiler, arazilerde dönüşümlü nöbet turları düzenliyor. Gece ve gündüz kesintisiz süren denetimlerde, gece görüşlü termal mercekler ve insansız hava araçları etkin biçimde kullanılıyor.

Eşsiz mor çiçekleriyle görsel bir şölen sunan safran tarlaları, yalnızca pazar payı açısından değil bölge turizmi yönünden de büyük hareketlilik yaratıyor. Hasat edilen ürünlerin önemli bir bölümü küresel pazarlara ihraç edilirken, yerli ve yabancı ziyaretçiler tarlaları görmek için Safranbolu'ya akın ediyor. Yüksek ekonomik değeri nedeniyle kırmızı altın olarak adlandırılan bitki, bölge ekonomisinin en temel taşıyıcı unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

Ekonomik getirisinin yanında safran, krosin ve safranal gibi güçlü etken maddeleri sayesinde sağlık alanında da yoğun ilgi görüyor. Antioksidan niteliğiyle bağışıklığı destekleyen, stres ve kaygıyı hafifletmeye yardımcı olan bu değerli bitki, günlük tüketimde son derece dikkatli dozaj gerektiriyor. Aşırı kullanımı risk taşıyabildiği için uzmanlar, özellikle hamilelerin ve kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin doktor kontrolünde tüketmesini tavsiye ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Tarımsal ürünlerin stratejik birer maden gibi korunmak zorunda kalması, iklim krizleri ve yüksek enflasyon ortamında değerli gıdaların geleceğini açıkça gösteriyor. Üreticilerin güvenliği için harcanan bu çaba, yüksek katma değerli nitelikli mahsullerin korunması açısından hayati önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte bu tarz özel ürünlerin biyo-güvenlik ve lisanslı depolama süreçlerinin yasal düzenlemelerle daha da sıkılaştırılması beklenebilir.

Kaynak: Sözcü Gündem Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
Okumaya Devam Et
Gündem

Kardemir, 260 Milyon Lirayla 2025'te Karabük'ün Vergi Rekortmeni Oldu

• Son Dakika
Kardemir, 260 Milyon Lirayla 2025'te Karabük'ün Vergi Rekortmeni Oldu
Fotoğraf: Son Dakika

Karabük Defterdarlığı, 2025 yılı kurumlar vergisi rekortmenleri listesini yayımladı. Listede Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş. (Kardemir), 260 milyon liralık vergi ödeyerek birinci sırada yer aldı. Yıl içinde Karabük'ten toplam yaklaşık 11 milyar lira kurumlar vergisi tahsil edildi. Rekortmen listesinde adı açıklamaya izin veren sadece altı şirket bulunuyor.

  • Kardemir 260 milyon lira vergi ödeyerek birinci oldu
  • Karabük'ten 2025'te 11 milyar lira kurumlar vergisi tahsil edildi
  • Yalnızca 6 şirketin adı açıklanabildi

Karabük Defterdarlığı, 2025 yılı kurumlar vergisi ödemeleri üzerinden hazırladığı rekortmenler listesinde Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş.'yi (Kardemir) birinci sırada gösterdi. Şirket, yaklaşık 260 milyon lira vergi ödeyerek ilin en yüksek vergi katkısını sağladı. Bu rakam, Karabük'teki diğer firmalardan oldukça yüksek bir tutarı temsil ediyor.

Defterdarlığın verilerine göre, 2025 yılında Karabük bölgesinden toplamda yaklaşık 11 milyar lira kurumlar vergisi tahsil edildi. Listede yer alan ilk 20 şirket arasından sadece altı, isimlerinin kamuoyu ile paylaşılmasına izin verdi. de 34 milyon lira vergiyle beşinci sırada yer alıyor.

Diğer isim verilen firmalar arasında Salih Yılmaz Beton İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti., 27 milyon lira vergiyle sekizinci sırada bulunuyor. Saf Altın Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. on dördüncü, Kalemler Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. on altıncı ve Yıldırım Yapı Restorasyon İnşaat Sanayi Ltd. Şti. yirminci sırada konumlandırıldı. Bu şirketlerin vergi ödemeleri, bölgenin ekonomik yapısının çeşitliliğini ve sanayi sektörlerinin vergi gelirlerine katkısını gösteriyor.

Kardemir'in vergi rekortmenliği, hem şirketin karlılık seviyesinin bir göstergesi hem de Karabük'ün vergi tabanının genişlediğinin bir işareti olarak değerlendiriliyor. Şirketin yüksek vergi ödemesi, üretim kapasitesinin ve ihracat faaliyetlerinin artışına paralel olabilir. Yetkililer, bölge ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için bu tür büyük katkıların devam etmesini hedefliyor.

AI YORUMU

Kardemir'in vergi rekortmenliği, bölgenin ekonomik dinamiğinin bir ölçütü olarak öne çıkıyor. Büyük bir vergi ödeyen şirket, istihdam ve yan sanayi faaliyetlerini artırma potansiyeline sahip. Bu durum, yerel yönetimlerin altyapı ve hizmet yatırımlarını finanse etme kapasitesini güçlendirebilir. Gelecekte benzer büyük ölçekli yatırımların ve vergi gelirlerinin artması, Karabük'ün bölgesel kalkınma hedeflerine olumlu yansıyabilir.

Kaynak: Son Dakika Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

İstanbul Valisi Gül Hasar Ödemelerinin Başlayacağını Duyurdu

• CNN Türk
İstanbul Valisi Gül Hasar Ödemelerinin Başlayacağını Duyurdu
Fotoğraf: CNN Türk

İstanbul Valisi Davut Gül ile AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, sel felaketinin ardından yürütülen çalışmaları CNN TÜRK'e anlattı. Yetkililer, mağdur vatandaşlar için hasar ödemelerinin pazartesi günü itibarıyla hesaplara yatırılmaya başlanacağını açıkladı.

  • Hasar ödemeleri pazartesi günü hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacak.
  • CNN TÜRK ekibi sel bölgesindeki arama ve tespit çalışmalarını yerinde inceledi.

Yaşanan sel felaketinin yaralarını sarmak amacıyla bölgede başlatılan çalışmalar hız kesmeden devam ederken, yetkili isimlerden doğrudan açıklamalar geldi.

Yapılan son değerlendirmelere göre, zarar gören vatandaşların mağduriyetini gidermek için hazırlanan ödeme planı netleşti. İstanbul Valisi Davut Gül, hak sahiplerine yapılacak hasar ödemelerinin pazartesi günü itibarıyla hesaplara aktarılacağını duyurdu.

Bölgede sürdürülen arama ve kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra zarar tespiti yapan ekipler de çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların zararlarının en kısa sürede giderilmesi için tüm kurumların koordinasyon içinde çalıştığını vurguladı.

AI YORUMU

Pazartesi günü başlayacak olan hasar ödemeleri, selzedelerin günlük yaşantılarına dönebilmesi ve acil ihtiyaçlarını karşılayabilmesi adına büyük bir maddi rahatlama sağlayacaktır. Vali Davut Gül ve AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan'ın doğrudan sahadan verdiği bu takvim, devletin kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini göstermesi açısından oldukça kıymetlidir. Önümüzdeki süreçte bu yardımların ne kadar sürede tüm mağdurlara ulaşacağı ve altyapı çalışmalarının kalıcılığı yakından izlenecektir.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor

• CNN Türk
Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor
Fotoğraf: CNN Türk

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gıdanın bir silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek israfın önlenmesi ve tarımsal kaynakların korunması gerektiğini vurguladı. Küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında su ve toprak verimliliğinin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

  • Gıdanın ticari bir emtia değil temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.
  • Tatlı su kaynaklarının yüzde 72'si tarımsal üretimde tüketilmektedir.
  • Karadeniz Tahıl Koridoru milyonlarca ton tahılı dünya pazarlarına ulaştırdı.

İzmir Ticaret Odasında gerçekleştirilen Dünya Gıda Günü etkinliğinde konuşan Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel ölçekteki açlık ve israf çelişkisine dikkat çekti. Milyonlarca insanın sağlıklı gıdaya ulaşamamasına rağmen yiyeceklerin büyük bir bölümünün tüketilmeden ziyan edildiğini ifade eden Kasapoğlu, bu durumun sadece yiyecek kaybı olmadığını, aynı zamanda su, enerji ve emek kaybı anlamına geldiğini dile getirdi.

Savaşların ve çatışmaların gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini belirten Kasapoğlu, Gazze örneği üzerinden sivillerin suya ve yiyeceğe erişiminin engellenmesini eleştirdi. Açlığın insan eliyle bir araç haline getirilmesine tepki gösteren siyasetçi, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi gibi projelerle kriz bölgelerine destek sağladığını hatırlattı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinen Kasapoğlu, azalan su kaynakları ve kuraklık karşısında geleneksel tarım yöntemlerinin bilimsel birikimle birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Tatlı suyun büyük kısmının tarımda kullanıldığına işaret eden yetkili, sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve atık suların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Tarımsal kalkınmanın ancak güçlü bir insan kaynağıyla mümkün olabileceğini belirten Kasapoğlu, kadınların ve gençlerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının şart olduğunu ifade etti. Üniversiteler, teknoparklar ve üreticiler arasındaki iş birliğinin artırılmasının hem şehre hem de ülkeye katma değer sağlayacağını sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun tatlı su kaynaklarının yüzde 72'sinin tarımda kullanıldığına yönelik hatırlatması, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil eylem planlarının devreye sokulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yerel dinamiklerin üniversite ve teknoparklarla ortak akıl üretmesi, plansız tarımın yarattığı maliyetleri düşürmek adına hayati bir eşik oluşturuyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Mersin'de yeni otoyol dönemi: 52 kilometrelik kesim trafiğe açılıyor

• CNN Türk
Mersin'de yeni otoyol dönemi: 52 kilometrelik kesim trafiğe açılıyor
Fotoğraf: CNN Türk

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanan Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'nun 52 kilometrelik bölümü yarın gece itibarıyla araç geçişine açılıyor. Yeni güzergah sayesinde bölgedeki seyahat süresinin 18 dakikaya inmesi ve yıllık milyarlarca liralık ekonomik tasarruf sağlanması öngörülüyor.

  • Çeşmeli-Kızkalesi kesimi 19 Ekim saat 00.01'de trafiğe açılıyor.
  • Seyahat süresi 2,5 saatten 18 dakikaya düşecek.
  • Yıllık toplam 3 milyar 20 milyon lira tasarruf elde edilecek.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin halkının uzun süredir beklediği ulaşım yatırımında sona gelindiğini duyurdu. Yapımı tamamlanan Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu projesinin 52 kilometrelik Çeşmeli-Kızkalesi kesimi, 18 Ekim'i 19 Ekim'e bağlayan gece yarısı itibarıyla hizmet vermeye başlayacak. Törenle yapılacak resmi açılışın ise ilerleyen günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Toplamda 41 kilometre otoyol ve 11 kilometre bağlantı yolundan oluşan bu kesimde sürücülerin konforu ve güvenliği için kapsamlı imalatlar yapıldı. Altyapı çalışmaları çerçevesinde 10 köprülü kavşak, 7 tünel ve 5 viyadük inşa edilirken, güzergaha 2 hizmet tesisi ile 6 ücret toplama alanı kazandırıldı. Ayrıca yolun kesintisiz yönetimi için birer adet bakım işletme merkezi ile tünel işletme merkezi kuruldu.

Hayata geçirilen bu stratejik yatırım, özellikle yaz aylarında turizm hareketliliğiyle doruğa ulaşan trafik sıkışıklığına çözüm getirmeyi amaçlıyor. Mevcut devlet yolunu kullanan transit araçların otoyola yönlendirilmesiyle, normal şartlarda 2,5 saati bulan seyahat süresinin 18 dakikaya kadar ineceği hesaplanıyor. Böylece sürücüler hem zamandan büyük ölçüde tasarruf edecek hem de akaryakıt tüketimini azaltacak.

Projenin finansal ve çevresel getirileri de raporlandı. Açıklanan verilere göre yıllık bazda zamandan 2 milyar 680 milyon lira, akaryakıttan ise 340 milyon lira kazanç sağlanarak toplam tasarruf rakamı 3 milyar 20 milyon liraya ulaşacak. Bununla birlikte karbon salınımının yılda 17 bin ton azalacak olması, projenin çevre dostu yönünü öne çıkarıyor.

Bölgesel entegrasyon açısından da büyük bir rol üstlenen otoyol, D400 ve D715 devlet yollarındaki yükü hafifleterek şehir içindeki trafiği rahatlatacak. Çukurova Uluslararası Havalimanı başta olmak üzere bölgedeki limanlar, sanayi ve tarım alanları arasındaki lojistik ağ güçlendirilecek. Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nun uzantısı olan bu hat, aynı zamanda Kalkınma Yolu projesinin karayolu altyapısına doğrudan destek sunacak.

AI YORUMU

Mersin gibi yaz aylarında nüfusu ve araç sayısı katlanan bir bölgede 2,5 saatlik yolu 18 dakikaya düşüren bu yatırım, sadece zaman kazandırmakla kalmayıp yıllık 3 milyar 20 milyon liralık tasarrufla ülke ekonomisine doğrudan can suyu olacak. Özellikle turizm sezonundaki trafik çilesini bitirmesi beklenen bu projenin, Çukurova Uluslararası Havalimanı ve liman bağlantılarıyla birlikte bölgeyi lojistik üs haline getirmesi kaçınılmaz görünüyor. Sürücülerin güvenli sürüş alışkanlıklarını koruyarak yeni rotayı kullanması, olası trafik kazalarının önüne geçmek adına büyük önem arz ediyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

İlgili Haberler