PİYASA
Dünya

Orta Asya'nın bilim mirası Paris'teki UNESCO merkezinde ele alındı

Orta Asya'nın bilim mirası Paris'teki UNESCO merkezinde ele alındı Fotoğraf: Euronews Türkçe

Özet

Özbekistan'ın tarihi ve bilimsel birikimi, UNESCO'nun Paris merkezindeki buluşmada uluslararası uzmanlar tarafından masaya yatırıldı. İpek Yolu döneminden günümüze uzanan entelektüel mirasın daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Düzenlenen oturumlarda, bölgenin evrensel bilgi hazinesine sunduğu katkılar detaylıca incelendi.

Öne çıkanlar

  • Özbekistan'ın tarihi bilim mirası Paris UNESCO merkezinde incelendi.
  • Taşkent'te kurulan yeni araştırma kurumları projeye dahil edildi.
  • İpek Yolları dönemine ait entelektüel birikim uluslararası alanda tanıtılıyor.

Haberin Detayı

Tarih boyunca ticaretin yanı sıra kültürlerin ve fikirlerin de kesişim noktası olan İpek Yolları'nın önemli duraklarından biri, küresel çapta yürütülen kültürel koruma çalışmalarının odağı haline geldi. Özbekistan sınırları içerisinde yer alan köklü medeniyet merkezleri, geçmişte üretilen bilginin gün yüzüne çıkarılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla kapsamlı girişimler yürütüyor. Bu kapsamda atılan adımlar, sadece ülkenin kendi sınırları içindeki değerleri korumakla kalmayıp, küresel ortak hafızaya da katkı sunmayı amaçlıyor.

Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan UNESCO karargâhında bir araya gelen bilim insanları ve araştırmacılar, bölgenin geçmişten devraldığı entelektüel zenginliği masaya yatırdı. Gerçekleştirilen oturumlarda, özellikle Taşkent merkezli yeni araştırma kurumlarının yürüttüğü çalışmalar ön plana çıktı. Uzmanlar, Semerkant ve çevresindeki bilginlerin matematik, astronomi ve tıp alanlarında insanlığa bıraktığı mirasın modern akademik dünyayla daha etkin bir şekilde buluşturulması gerektiğini vurguladı.

Tarihsel metinlerin ve arşiv belgelerinin dijitalleşmesi ile birlikte, bu kadim bilginin dünyanın dört bir yanındaki akademisyenler ve meraklılar için daha erişilebilir hale geldiği belirtiliyor. Toplantılarda, kültürel diplomasi faaliyetlerinin artırılması ve ortak miras bilincinin uluslararası platformlarda pekiştirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı. Yetkililer, bu tür akademik buluşmaların farklı kültürler arasında köprü kurma işlevi gördüğüne dikkat çekti.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Bu tür uluslararası kültürel diplomasi hamleleri, sadece geçmişin tozlu sayfalarını aralamakla kalmıyor; aynı zamanda coğrafyaların küresel bilgi ağındaki konumunu yeniden tanımlıyor. Özbekistan'ın bilimsel ve tarihi köklerini Paris gibi merkezlerde akademik temelde anlatması, ülkenin turizm potansiyelinin ötesinde bir cazibe merkezi haline gelmesine zemin hazırlayabilir. Gelecek dönemde bu arşivlerin ortak projelerle zenginleştirilmesi, akademik dünyadaki işbirliği potansiyelini katlayacaktır.

Kaynak: Euronews Türkçe Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Okumaya Devam Et
Gündem

Afrodisias Antik Kenti'nde Çocuklar Arkeolojiyle Buluştu

• Son Dakika
Afrodisias Antik Kenti'nde Çocuklar Arkeolojiyle Buluştu
Fotoğraf: Son Dakika

Aydın'ın Karacasu ilçesinde hayata geçirilen çocuk atölyesi projesiyle minikler, antik kentte kazı çalışmalarından sikke basımına kadar pek çok tarihi deneyim yaşadı. İlk uygulaması gerçekleştirilen etkinliklerin kalıcı hale getirilerek nisan ayında genişletilmesi planlanıyor.

  • Aydın Karacasu'daki Afrodisias Antik Kenti'nde çocuk atölyesi kuruldu.
  • Etkinliklerde uygulamalı kazı, sikke basımı ve maske yapımı yer aldı.
  • Projenin nisan ayında tüm vatandaşların hizmetine sunulması amaçlanıyor.

Tarihi ve kültürel mirasın yeni nesillere aktarılması amacıyla Aydın ilinin Karacasu ilçesinde bulunan Afrodisias Antik Kenti'nde özel bir eğitim alanı oluşturuldu. Karacasu Kaymakamlığı ile Afrodisias Müze Müdürlüğü ortaklığında yürütülen çalışma, bölgedeki zengin geçmişin çocuklar tarafından uygulamalı olarak öğrenilmesini hedefliyor.

Proje koordinatörlüğünü üstlenen Ebru Battal liderliğinde düzenlenen ilk etkinlik serisinde minikler arkeoloji, sanat ve tarihle iç içe bir gün geçirdi. Tarihi atmosferde gerçekleştirilen program kapsamında gençler ve çocuklar maske yapımı, kilden materyal tasarımı ve canlı resim performansları gibi yaratıcı faaliyetlere katıldı.

Genç Arkeologlar Kazı Alanında uygulamasıyla kendi elleriyle kazı deneyimi yaşayan katılımcılar, aynı zamanda antik sikke basım tekniklerini öğrendi. Oryantrink Afrodit'in Gizemleri Hazine Avı adı verilen oyunlaştırılmış keşif turu sayesinde ise bölgenin coğrafi ve tarihi detayları eğlenceli bir formatta aktarıldı.

İklim şartları ve saha koşulları göz önünde bulundurularak başlatılan ilk uygulamanın ardından, projenin kalıcı bir yapıya kavuşturulması için hazırlıklar hız kazandı. Nisan ayında eksiklerin giderilmesi ve gerekli altyapı düzenlemelerinin bitirilmesiyle birlikte alanın sürekli açık bir merkeze dönüştürülmesi öngörülüyor.

Yetkililer, bu tür eğitim ve sanat odaklı çalışmaların antik kalıntıların yaşatılmasında köprü görevi göreceğini vurguluyor.

AI YORUMU

Tarihi mirasın korunması ve küçük yaşta benimsetilmesi açısından bu tarz yerinde eğitim hamleleri büyük bir kazanım sunuyor. Afrodisias gibi UNESCO listesindeki bir değerin müze ve kaymakamlık ortaklığıyla çocuklara açılması, teorik bilgilerin pratikle harmanlanmasını sağlıyor. Nisan ayında planlanan kalıcı hale getirme adımı başarılı bir şekilde tamamlanırsa, bölgedeki turizm ve eğitim faaliyetlerinin çehresi olumlu yönde değişecektir.

Kaynak: Son Dakika Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Mehmet Özçay’ın El Yazması Mushafı Türkiye Yazma Eserler Kurumu’na Bağışlandı

• CNN Türk
Mehmet Özçay’ın El Yazması Mushafı Türkiye Yazma Eserler Kurumu’na Bağışlandı
Fotoğraf: CNN Türk

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyaca ünlü hattat Mehmet Özçay’ın dört buçuk yıl süren çalışması sonucunda ortaya çıkan el yazması Mushaf-ı Şerif’in aslı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığına bağışlandığını duyurdu. Eser, 1991’de tamamlanmış ve yüz binlerce nüshası basılmıştı. Bağış, TÜYEK’in vakfedilen ilk yazma eser olma özelliğini taşıyor. Bakan, eserin Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’nde korunup bilimsel yayınlarla tanıtılacağını belirtti.

  • Mehmet Özçay’ın el yazması Mushaf-ı Şerif, TÜYEK’e bağışlandı
  • Mushaf dört buçuk yılda tamamlandı, 1991’de ilk nüshası basıldı
  • Eser, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’nde korunacak ve tanıtılacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı, hattat Mehmet Özçay’ın uzun yıllar süren emeğiyle ortaya koyduğu el yazması Mushaf-ı Şerif’in aslı Türkiye Yazma Eserler Kurumu’na (TÜYEK) bağışlandığını resmen ilan etti. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, eserin Türkiye’nin kültürel mirasına kazandırılan değerli bir armağan olduğunu vurguladı.

Mehmet Özçay, 1986 yılında bir yayınevinden gelen teklifle Mushaf projesine başladı ve 1991’in ilk aylarında ilk nüshasını tamamladı. Dört buçuk yıl süren yoğun çalışmanın ardından eser, 35 × 50 cm boyutlarında beyaz mat kuşe kağıtlara yazıldı; bu teknik, baskıya geçişte sayfaların dayanıklılığını artırdı. Müteakiben, eser yüz binlerce kez çoğaltılarak geniş kitlelere ulaştırıldı.

Bağış töreni, 25 Şubat 2025’te açılan “Sultanların Mushafları” sergisinde gerçekleşti. TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığına eserin teslimi, bakan yardımcısı Coşkun Yılmaz’ın da hazır bulunduğu bir törenle yapıldı.

Bakan Ersoy, eserin Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’nde özel bir mahfaza konulacağını ve bilimsel çalışmalarla detaylı bir şekilde tanıtılacağını söyledi. Bu sayede, hat sanatının gelişimi ve Mushaf’ın tarihsel önemi akademik çevrelere de aktarılacak. Özçay, bağışın hat sanatına ve kültürel mirasın korunmasına duyulan sorumluluğun bir göstergesi olduğunu belirtti.

Bağış, TÜYEK’in vakfedilen ilk yazma eser olma özelliği taşıması bakımından kurum için de bir dönüm noktası. Uzmanlar, bu tür bağışların gelecekte daha fazla sanat eserinin korunması ve araştırma amaçlı kullanılmasını teşvik edeceğini öngörüyor. Eserin dijitalleştirilerek uluslararası platformlarda da erişime sunulması planları arasında yer alıyor.

AI YORUMU

Bu bağış, Türkiye’nin hat sanatını ve İslami mirasını ulusal kurumlar içinde koruma çabasının somut bir örneği. Hattatların eserlerini devlet hazinesine kazandırması, akademik araştırmalara ve genç sanatçılara ilham kaynağı olabilir. Gelecek yıllarda benzer bağışların artması, kültürel mirasın dijital arşivlenmesi ve uluslararası tanıtımı açısından kritik bir adım olacaktır.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Dünya

Fransa'daki Hayat Pahalılığı Protestolarında 166 Gözaltı

• Yeni Şafak
Fransa'daki Hayat Pahalılığı Protestolarında 166 Gözaltı
Fotoğraf: Yeni Şafak

Fransa genelinde artan yaşam maliyetleri ve kemer sıkma tedbirlerine karşı düzenlenen gösteriler sokak çatışmalarına sahne oldu. Çeşitli kentlerde güvenlik güçleriyle katılımcıların karşı karşıya gelmesi sonucunda toplam 166 kişi gözaltına alındı.

  • Fransa genelinde düzenlenen protestolarda 166 kişi gözaltına alındı.
  • Paris, Marsilya ve Strasbourg gibi kentlerde polis göz yaşartıcı gaz kullandı.
  • Öğrenciler, sendikalar ve Sarı Yelekliler ortak eylem düzenledi.

Fransa genelinde ekonomik sıkıntılara ve kamu politikalarındaki daralmalara karşı tepkiler sokaklara taşındı. Başkent Paris başta olmak üzere ülkenin pek çok noktasında güvenlik birimleri ile eylemciler arasında gergin anlar yaşandı.

Okullardaki fiziki yetersizlikler, kalabalık derslikler ve personel eksikliği nedeniyle liseli gençlerin başlattığı hareketlilik üçüncü haftasına ulaştı. Bu sürece sendikalar ve Sarı Yelekliler de katılarak yakıt maliyetleri ile genel yaşam pahalılığını protesto etti.

Paris'teki Cumhuriyet Meydanı'ndan Porte de Clichy yönüne yapılması planlanan yürüyüş, taraflar arasında çıkan çatışmalar sebebiyle gerçekleştirilemedi. Olaylar sırasında bir taşıt ateşe verilirken, emniyet güçleri tazyikli su ve gazla müdahalede bulundu, karşı taraf ise havai fişek attı.

İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, başkentin yanı sıra Marsilya, Rennes, Toulouse ve Angers gibi yerleşimlerde kapüşonlu gruplar hedefe yönelik eylemlerde bulundu. Marsilya bölgesindeki emniyet merkezine yönelik saldırı girişimleri de rapor edildi.

Ülke genelindeki katılım beklentileri doğrultusunda Paris'te otuz bin ile altmış bin arasında, toplam ulusal düzeyde ise doksan bin ila yüz yetmiş bin kişinin sokaklarda yer alması öngörülüyor.

AI YORUMU

Ülke genelinde 166 kişinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan bu gerilim, artan enflasyon ve ekonomik daralmanın toplumsal huzuru ne denli hızlı sarsabildiğini gösteriyor. Özellikle öğrenci gruplarının sendikalarla ortak hareket etmesi, tepkilerin tabana yayıldığının net bir göstergesidir. Hükümetin atacağı adımlar önümüzdeki günlerde sokak hareketlerinin seyrini doğrudan belirleyecektir.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Dünya

Polonya'daki Starlink Sabotajında İki Türk Çete Üyesi Tutuklandı

• CNN Türk
Polonya'daki Starlink Sabotajında İki Türk Çete Üyesi Tutuklandı
Fotoğraf: CNN Türk

Polonya'da Ukrayna ordusunun kullandığı stratejik Starlink terminaline düzenlenen sabotajla ilgili yürütülen soruşturmada iki Türk vatandaşı tutuklandı. Rus istihbaratının organize ettiği değerlendirilen eylemde Daltonlar çetesinin üyelerinin kullanılması, organize suç örgütlerinin uluslararası istihbarat ağlarındaki rolünü tartışmaya açtı.

  • Polonya'daki Starlink terminalinde 23 Eylül tarihinde sabotaj yangını çıktı.
  • Saldırıyla bağlantılı Ümit E. ve Müslüm T. isimli iki Türk tutuklandı.
  • Rusya'nın iadesini reddettiği Beratcan Gökdemir liderliğindeki çete hedef alındı.

Sokak çeteleri olarak bilinen organize suç yapıları, geleneksel faaliyet alanlarının dışına çıkarak küresel güvenlik dengelerini sarsacak eylemlere imza atmaya başladı. Geçmişte yerel asayiş olaylarıyla anılan bu yapılar, günümüzde uluslararası istihbarat servislerinin operasyonel hedefi haline geldi.

Polonya kırsalında konumlanan ve Ukrayna ordusunun sahadaki operasyonel kapasitesini doğrudan destekleyen Starlink terminaline yönelik gerçekleştirilen sabotaj, bu tehlikeli dönüşümün en somut örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Normal şartlarda doğrudan devlet aktörlerince yürütülmesi beklenen stratejik bir saldırıda, Daltonlar yapılanmasıyla bağlantılı iki Türk vatandaşının fail olarak yakalanması istihbarat birimlerinin strateji değiştirdiğini gösterdi.

Yürütülen adli süreç kapsamında tutuklanan otuz sekiz yaşındaki Ümit E. ile otuz dört yaşındaki Müslüm T.'nin çete üyesi oldukları tespit edilirken, eylemin temel amacının Ukrayna birliklerinin internet haberleşmesini sekteye uğratmak olduğu anlaşıldı. Örgüt lideri Beratcan Gökdemir'in Rusya sınırları içerisinde bulunmasına rağmen iade edilmemesi, bu tür grupların yabancı devletler tarafından korunup birer mühimmat gibi kullanıldığını ortaya koyuyor.

Yalnızca Rusya değil, Yunanistan ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde de benzer suç örgütü liderlerinin barınması veya serbestçe hareket etmesi güvenlik zafiyeti tartışmalarını beraberinde getiriyor. Eski Somali İçişleri Bakanı'na yönelik İstanbul'daki saldırı girişimi ve Bulgaristan'daki uydu alıcılarına yönelik incelemeler, bu ağların bölgesel sınırları aşarak diplomasiyi hedef alan birer maşaya dönüştüğünü kanıtlıyor.

AI YORUMU

Beratcan Gökdemir'in iade edilmemesi ve Daltonlar gibi yapıların Avrupalı istihbarat servislerinin gözetiminde serbestçe dolaşabilmesi, suç ile terör arasındaki çizgilerin tamamen silindiğini gösteriyor. Devletlerin doğrudan sorumluluk almaktan kaçınmak için bu çeteleri birer kiralık tetikçi gibi kullanması, yarın kendi iç güvenliklerini de tehdit edecek kontrolsüz bir canavara dönüşecektir. Polonya'daki Starlink sabotajı, suç ağlarının artık küresel güç mücadelesinin en ucuz ve en tehlikeli piyadeleri haline geldiğini net bir şekilde kanıtlıyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler