PİYASA
Teknoloji

MEB, yapay zeka destekli yeni EBA platformunu Ankara'da tanıttı

MEB, yapay zeka destekli yeni EBA platformunu Ankara'da tanıttı

Özet

Milli Eğitim Bakanlığı, yapay zeka entegrasyonuyla yenilenen EBA platformunu Ankara'da düzenlenen bir programla kamuoyuna sundu. Yaklaşık 6 milyon aktif kullanıcısı bulunan sistem, yeni dönemde kişiselleştirilmiş öğrenme araçları ve gelişmiş akademik takip özellikleriyle eğitim süreçlerini dijitalleştirmeyi hedefliyor.

Öne çıkanlar

  • Yeni EBA, 6 milyon aktif kullanıcısına yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öğrenme araçları sunuyor.
  • Platform üzerinden ders planlama, akademik gelişim takibi ve ölçme-değerlendirme süreçleri dijital ortamda yönetilebiliyor.
  • Bakan Yusuf Tekin, sistemin okulların fiziksel ve beşeri ihtiyaçlarını anında raporlayabildiğini açıkladı.

Haberin Detayı

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde dijitalleşme vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yeni EBA platformunu Ankara'daki MEB Şura Salonu'nda gerçekleştirdiği etkinlikle tanıttı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleşen tanıtım toplantısında, platformun teknik kapasitesindeki değişimler ve yeni yapay zeka tabanlı uygulamalar detaylandırıldı. Okul öncesi seviyesinden başlayarak ortaöğretim sonuna kadar tüm öğrencileri kapsayan bu geniş dijital ağ, eğitim süreçlerini daha verimli hale getirmek amacıyla yeniden yapılandırıldı.

Yeni sistemle birlikte hem öğrenci hem de öğretmenler için çok daha esnek bir çalışma alanı oluşturuldu. Öğrencilerin akademik gelişimlerinin bireysel olarak izlenebildiği platformda, veli ve eğitim yöneticileri için de özel takip araçları devreye alındı. Ders planlamadan dijital içerik erişimine kadar birçok temel fonksiyonun yapay zeka algoritmalarıyla optimize edildiği belirtilirken, ölçme ve değerlendirme sistemlerinde de köklü değişikliklere gidildiği vurgulandı.

Bakan Yusuf Tekin, konuşmasında 2011 yılında hayata geçirilen FATİH Projesi'nin bu dijital dönüşümün temel taşı olduğunu hatırlattı. Bugün 6 milyonun üzerinde aktif kullanıcı sayısıyla Avrupa'nın en yoğun içerik portallarından biri haline gelen EBA'nın, artık yapay zeka desteğiyle çok daha işlevsel bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. Yapay zekanın sahip olduğu verileri mevcut sistemle entegre ederek, eğitimde daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı hedeflediklerini paylaştı.

Yeni EBA sadece içerik erişimi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yönetimsel düzeyde de ciddi veriler sunuyor. Bakan Tekin, okulların coğrafi konumlarından öğretmen ve diğer insan kaynağı ihtiyaçlarına kadar pek çok verinin anlık olarak raporlanabildiği bir yönetim altyapısının kurulduğunu belirtti. Bu altyapı sayesinde okul bazlı ihtiyaçlar daha hızlı analiz edilebilecek ve eğitim politikaları bu verilere dayalı olarak şekillendirilecek.

Platformun yeni özellikleri arasında ders içeriklerinin öğrenci seviyesine uygun şekilde kişiselleştirilmesi ve öğrenme hızına göre içerik önerilerinde bulunulması da yer alıyor. Eğitimciler, bu sistemle birlikte öğrencilerin eksik kaldığı noktaları daha rahat tespit edebilecek ve çözüm süreçlerini daha hızlı işletme imkanı bulacak. Bakan Tekin, sistemin geliştirilme sürecinde bazı eleştirilerin yapıldığını ancak bu tür iddialara itibar edilmemesi gerektiğini savunarak, platformun tamamen objektif veriler ışığında optimize edildiğini yineledi.

Platformun genel mimarisi, öğretmenlerin dijital içerik hazırlama süreçlerini kolaylaştırırken, velilerin de çocuklarının eğitim sürecine daha aktif ve şeffaf bir şekilde dahil olmasını sağlıyor. Bakanlık yetkilileri, sistemin önümüzdeki dönemde yeni güncellemelerle genişletileceğini ve tüm eğitim kademelerinde yaygınlaştırılacağını belirtti. Eğitimdeki bu teknolojik atılımın, öğrenci başarısını ölçülebilir ve takip edilebilir kılması bekleniyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Eğitimde yapay zeka kullanımı, müfredatın öğrenci bazlı kişiselleştirilmesi noktasında büyük bir potansiyel barındırıyor. Özellikle 6 milyonluk devasa kullanıcı kitlesi, sistemin topladığı verilerle öğrenme modellerinin iyileştirilmesini sağlayacaktır. Ancak bu tür platformların başarısı, yapay zekanın önerdiği içeriklerin ne kadar doğru bir pedagojik yaklaşımla sunulduğuna bağlı kalacak. Eğer sistem, okulların fiziksel ihtiyaçlarını raporlamak yerine yalnızca dijital içerik sunumuna odaklansaydı eksik kalırdı; bu nedenle yönetimsel verilerle desteklenmesi doğru bir hamle.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Teknoloji
    Bakan Fidan, Sınır Yapay Zeka Toplantısında Güvenlik Standardı Taleplerini Açıkladı

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Norveç ve Finlandiya’nın ortak çağrısıyla düzenlenen ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü’ toplantısında, küresel güvenlik ve denetim standartlarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yapay zeka eylem planıyla katkı sağlamaya hazır olduğu vurgulandı.

    • Fidan, uluslararası kapasite oluşturmanın önemini vurgulayarak, AI güvenlik enstitüleri ağının genişletilmesini önerdi.
    • Toplantıda, sınır yapay zeka modellerinin test, değerlendirme ve güvenlik olaylarının paylaşımı için ortak kurallar belirlendi.
    • Türkiye, 2026‑2030 Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde uluslararası işbirliğine aktif katılımını açıkladı.

    Dışişeri bakan Hakan Fidan, ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü’ başlıklı Norveç‑Finlandiya çağrısının ilk çevrim içi toplantısına katıldı. Toplantı, 21 Eylül’de BM 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında ve 20 ülke ile AB Komisyonu başkanının katılımıyla kuruldu. Toplantıda, sınır yapay zeka modellerinin güvenliğinin sağlanması ve ortak yönetişim standartlarının geliştirilmesi konuları ele alındı.

    Fidan, toplantıda yapay zekanın güvenliğini temin etmenin, tüm ülkelerin bilimsel kapasiteye erişimini gerektirdiğini belirtti.

    Toplantıda ayrıca, kritik alanlarda güven artırıcı gönüllü kılavuzların hazırlanması ve güvenlik değerlendirmelerinin ülkeler arasında karşılıklı tanınması gibi konular da gündemde yer aldı. Fidan, Türkiye’nin 2026‑2030 Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde kapasite ve tecrübe paylaşımında bulunmaya hazır olduğunu ifade etti.

    Norveç ve Finlandiya’nın öncülüğünde ortaya konulan ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü Çağrısı’, 22 Ekim itibarıyla 30 ülke ve AB Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Çağrı, şirketlerin kullanıma sunma öncesi zorunlu test ve bağımsız değerlendirme süreçlerini, yetkin denetçilere erişimi ve ciddi güvenlik olaylarının raporlanmasını içeren şeffaflık protokollerini talep ediyor.

    Bu toplantı, yapay zekanın toplumsal refah ve ekonomik kalkınma üzerindeki etkilerini vurgularken, aynı zamanda küresel çapta güvenlik standartlarının oluşturulmasına yönelik somut adımların atılmasına odaklandı. Fidan’ın önerileri, Türkiye’nin uluslararası işbirliği alanında aktif rol üstlenmesini sağlayacak bir temel oluşturdu.

    AI YORUMU

    Bakan Fidan’ın sözleri, Türkiye’nin yapay zeka alanında uluslararası arenada liderlik yapma hedefini pekiştiriyor. Toplantı, AI sistemlerinin güvenliğini temin etmek için ortak kuralların oluşturulması gerektiğini vurgularken, ülkenin teknik kapasiteyi artırma planlarını da gözler önüne serdi. Bu gelişme, hem teknolojik hem de politik açıdan Türkiye’nin küresel AI ekosistemindeki konumunu güçlendirebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Apple, iOS 27.2 ile selfie üzerinden yaş doğrulama dönemini başlattı

    Apple, iOS 27.2 güncellemesiyle kullanıcıların yaşlarını selfie çekerek kanıtlamalarına olanak tanıyan yeni bir güvenlik sistemini devreye aldı. Bu yöntem, belirli içeriklere erişim veya hesap işlemleri sırasında devlet kimliği yerine kullanılabilecek alternatif bir seçenek olarak sunuluyor.

    • iOS 27.2 ve iPadOS 27.2 güncellemeleriyle selfie ile yaş doğrulama özelliği geldi.
    • Kullanıcılar başlarını farklı yönlere çevirerek Apple'ın yapay zeka tabanlı analizine katılıyor.
    • Doğrulama işlemi cihaz üzerinde veya Private Cloud Compute sistemi aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

    Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Apple, güvenlik standartlarını artırmak amacıyla iOS 27.2 sürümünde yeni bir yaş doğrulama yöntemi yayınladı. Kullanıcıların dijital kimliklerini doğrulamak için artık karmaşık belgeler yerine selfie çekerek yaşlarını kanıtlamaları mümkün hale geldi. Bu yeni seçenek, özellikle 18 yaş ve üzeri derecelendirilen uygulamaların indirilmesi veya satın alınması gibi süreçlerde kullanıcı karşısına çıkacak.

    Selfie doğrulama süreci, kullanıcıların yüzlerini kamera çerçevesine yerleştirmesi ve yönlendirmeleri takip etmesiyle başlıyor. Bu yöntem, cihazın iOS 27.2, iPadOS 27.2 veya daha güncel bir yazılım sürümüyle çalışmasını gerektiriyor. Analiz sonuçları cihaz üzerinde birleştirilerek kullanıcının yetişkin olup olmadığına karar veriliyor.

    Apple, verilerin korunması konusunda kullanıcılarına güvence vererek selfie görüntülerinin süreç sonunda tamamen silindiğini belirtiyor. Görüntüler hem cihaz üzerinde yerel olarak hem de Private Cloud Compute sistemi üzerinden işleniyor. Doğrulama işlemi bir kez başarıyla tamamlandığında, kullanıcılar aynı süreci tekrar etmeden kısıtlı hizmetlere erişim sağlayabiliyor. Şirket, selfie görüntüsüne kendilerinin de erişiminin bulunmadığını vurguluyor.

    Yeni yöntem, kredi kartı kullanımı veya devlet tarafından sağlanan resmi kimlik belgeleri gibi mevcut yaş doğrulama seçeneklerine bir alternatif olarak tasarlandı. Bu sayede kullanıcılar kendilerine en uygun yöntemi seçerek hesaplarını yönetebiliyor. Söz konusu güncelleme, yaş doğrulama özelliğinin yanı sıra Siri için geliştirilen yeni yapay zeka dil desteği ve çeşitli sistem iyileştirmelerini de bünyesinde barındırıyor.

    Desteklenen ülkelerde kullanıma sunulan bu özellik, yeni bir Apple Hesabı oluştururken veya cihaz yazılımı güncellenirken kullanıcıların karşısına çıkabilecek. Güvenlik ayarlarında yapılan değişiklikler sonrasında da sistem, kullanıcının yaşını doğrulamak için bu yöntemi tetikleyebiliyor. Apple, bu adımlarla kullanıcıların dijital deneyimini kişiselleştirirken güvenlikten ödün vermemeyi hedefliyor.

    Bu sistem, Apple'ın kullanıcı verilerini izole etme ve yerel işlem gücünü artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Özel bulut altyapısı sayesinde yaş tahmini yapan modeller, bulut üzerindeki işlem gücünden yararlanırken gizlilik sınırlarını ihlal etmiyor. Kullanıcıların günlük teknoloji alışkanlıklarını daha güvenli hale getiren bu uygulama, dijital platformlardaki yaş kısıtlamalarını yönetmeyi daha hızlı ve pratik bir noktaya çekiyor.

    AI YORUMU

    Apple, bu hamlesiyle donanımsal ve yazılımsal entegrasyon gücünü kullanarak kimlik doğrulama süreçlerinde yeni bir standart belirliyor. Özellikle 18 yaş sınırı olan içeriklere erişim noktasında, donanım üzerindeki yerel analiz kabiliyeti sayesinde süreç hız kazanıyor. Geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında, selfie üzerinden doğrulama yapmak kullanıcılar için daha hızlı bir deneyim sunarken, verilerin bulut yerine büyük ölçüde cihazda kalması gizlilik risklerini azaltıyor. Bu sistem, hesap kısıtlamalarını daha esnek bir yapıya kavuşturabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    ChatGPT, iCloud Mail ve Apple Takvim entegrasyonu başlattı

    OpenAI, ChatGPT platformuna Apple servislerini doğrudan bağlayan yeni bir özellik getirdi. Kullanıcılar artık iCloud Mail ve Apple Takvim verilerini sohbet ekranı üzerinden yöneterek e-postalarını özetleyebiliyor veya takvim etkinliklerini hızlıca düzenleyebiliyor.

    • iCloud Mail ve Apple Takvim servisleri artık doğrudan ChatGPT üzerinden yönetilebiliyor.
    • Entegrasyon ücretsiz ChatGPT hesaplarında web, masaüstü ve iOS cihazlarda aktif kullanılabiliyor.
    • Güvenlik için Apple hesabı üzerinden uygulama bazlı özel şifre oluşturulması gerekiyor.

    OpenAI, popüler yapay zeka asistanı ChatGPT için Apple ekosistemine yönelik geniş kapsamlı bir entegrasyonu kullanıma sundu. Bu yeni özellik sayesinde kullanıcılar, iCloud Mail ve Apple Takvim servislerini doğrudan ChatGPT arayüzü içerisinden yönetebilme imkanına kavuştu. Artık gelen kutusundaki e-postaları kontrol etmek veya takvimdeki yoğun haftalık programı gözden geçirmek için uygulamalar arasında sürekli geçiş yapma gerekliliği ortadan kalkıyor.

    Söz konusu entegrasyonun en dikkat çekici yanlarından biri, herhangi bir ücretli abonelik gerektirmemesi olarak öne çıkıyor. Hem ücretsiz hem de ücretli kullanıcılar; web, masaüstü uygulaması ve iOS mobil sürümü üzerinden bu hizmetten yararlanabiliyor. Böylece ChatGPT, Apple kullanıcıları için yalnızca bir sohbet botu olmaktan çıkıp, günlük dijital iş akışlarını merkezden yönetebilecekleri bir dijital asistan formuna dönüşüyor.

    Sistemi aktif hale getirebilmek için Apple'ın güvenlik protokollerine uygun küçük bir kurulum süreci gerekiyor. Apple, standart kullanıcı hesap şifrelerinin üçüncü taraf platformlarla paylaşılmasını engellemek amacıyla uygulama bazlı özel şifre oluşturulmasını şart koşuyor. Kullanıcılar, Apple hesap ayarları üzerinden elde edecekleri bu özel şifreyi kullanarak ChatGPT ile iCloud bağlantısını güvenli bir şekilde kurabiliyor.

    Kurulum işlemi başarıyla tamamlandığında @icloud.com, @me.com veya @mac.com uzantılı kişisel e-posta adresleri sisteme tanımlanabiliyor. Gerekli izinlerin verilmesiyle birlikte yapay zeka modeli, gelen kutusundaki e-postaları okuyup özetleyebiliyor veya takvimdeki etkinlikleri güncelleyebiliyor. Bu sayede kullanıcılar, aradıkları bir mesajı bulmak için karmaşık arama filtreleriyle uğraşmak yerine, sadece doğal dille ChatGPT'ye sorarak sonuçlara ulaşabiliyor.

    Bu geliştirme, özellikle profesyonel iş hayatında veya kişisel planlamada vaktini verimli kullanmak isteyen bireyler için pratik bir çözüm sunuyor. Farklı platformlar arasında uygulama geçişi yapmadan gerçekleştirilen bu işlemler, dijital ortamdaki zaman kaybını minimize etmeyi hedefliyor. Apple servislerini yoğun kullananlar, yeni entegrasyon sayesinde hem e-posta yanıtlarını daha hızlı planlayabiliyor hem de takvim karmaşasını çok daha düzenli bir hale getirebiliyor.

    Amazon platformunda 500 TL ve altındaki fiyat etiketine sahip, günlük yaşamı kolaylaştırabilecek çeşitli ürün grupları da bu entegrasyonun pratik kullanım alanlarıyla paralel olarak teknoloji severlerin ilgisine sunuluyor. Kullanıcılar artık Apple cihazlarıyla tam uyumlu bir yapay zeka deneyimi yaşarken, dijital araçlarını tek bir merkezden yönetmenin sunduğu avantajları deneyimleyebilecek.

    AI YORUMU

    Apple servislerini yapay zeka ile doğrudan birleştirmek, kullanıcıların günlük dijital asistan ihtiyacını yerleşik uygulamalara bağımlı kalmadan gidermesini sağlıyor. Özellikle e-posta özetleme ve takvim yönetimi gibi işlevlerin ücretsiz sunulması, platformun geniş kitlelere ulaşması açısından büyük bir hamle. Rakiplerin genellikle ücretli aboneliklerin arkasına sakladığı bu tür verimlilik araçlarını, OpenAI'ın genel erişime açması rekabet dengesini kökten değiştiriyor. Kullanıcıların uygulama bazlı şifreleme gibi güvenlik adımlarını doğru takip etmesi durumunda, bu entegrasyon dijital dağınıklığı tek bir sohbet ekranında eritme potansiyeline sahip.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    AMD ve Meta dev yapay zeka iş birliği için 1 milyar dolarlık yatırım yaptı

    Meta, veri merkezi altyapısını güçlendirmek adına AMD ile geniş kapsamlı bir ortaklık başlattı. Helios raf sistemleri ve EPYC işlemcileriyle desteklenen yeni yapay zeka modelleri için 1 milyar dolarlık sermaye yatırımı yapıldı. Bu iş birliği silikon seviyesinden yazılım katmanına kadar uzanan entegre bir teknoloji mimarisini hedefliyor.

    • Meta, AMD'nin hisse senedi arzına 1 milyar dolarlık sermaye yatırımı gerçekleştirdi.
    • Helios raf ölçekli sistemleri, Meta'nın veri merkezlerinde operasyonel sürece dahil edildi.
    • Yeni nesil Instinct MI500 GPU'lar ve EPYC işlemciler üzerinde ortak mühendislik yürütülüyor.

    Yapay zeka alanındaki altyapı çalışmalarına hız veren Meta, veri merkezlerinin verimliliğini artırmak için AMD ile stratejik bir ortaklığa imza attı. Şirket, Helios raf ölçekli sistemlerini tesislerinde kullanmaya başlayarak geniş çaplı dağıtım öncesi testlerini başlattı. Bu sistemler, Meta'nın yeni nesil yapay zeka aracısı Muse'un ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücünü EPYC mimarisiyle sağlıyor.

    Donanım tarafındaki iş birliği sadece işlemcilerle sınırlı kalmayıp, grafik birimleri ve ağ iletişimi katmanlarına kadar uzanıyor. Meta, bugüne kadar milyonlarca EPYC işlemciyi kendi veri merkezi ekosistemine entegre etti. İki şirket, Verano kod adlı gelecek nesil işlemci mimarileri için ortak mühendislik faaliyetlerine devam ediyor.

    Yapay zeka modellerinin eğitimi ile içerik sıralama süreçlerinde AMD Instinct GPU serisi aktif bir rol oynuyor. Meta, Instinct MI450 mimarisinin erken tanımlama aşamasında doğrudan yer aldı ve kendi iş yüklerine özel optimize edilmiş bir GPU modelini devreye almaya hazırlanıyor. Ayrıca öneri motorlarının hızlandırılması için Instinct MI350X GPU'lar üzerindeki çalışmalar yoğunlaştırılıyor.

    Yazılım entegrasyonu, bu ortaklığın belki de en teknik ve kritik parçalarından birini oluşturuyor. Geliştiricilerin AMD GPU'lardan maksimum verim alabilmesi için PyTorch ve ROCm platformları üzerinde kapsamlı optimizasyonlar yapıldı. Bu düzenlemeler, açık kaynak ekosisteminde yer alan Triton ve PyTorch kütüphanelerine de doğrudan iyileştirmeler kazandırıyor.

    İş birliğinin tüketici tarafına yansıması ise sıfırıncı gün desteği ile somutlaşıyor. Gigawatt ölçeğindeki bu altyapı hedefi, hem kişisel hem de kurumsal süper zeka kapasitesini genişletmeyi amaçlıyor.

    Meta'nın AMD hisse senedi arzına 1 milyar dolar yatırım yapması, iki dev arasındaki bağın sadece bir teknoloji tedarikinden ibaret olmadığını kanıtlıyor. Gelecek nesil Instinct MI500 serisi GPU'lar ile tasarlanacak raf ölçekli sistemler, yapay zeka sektöründeki rekabetin donanım tarafında nasıl şekilleneceğini gösteriyor. İki şirketin mühendisleri, silikon seviyesinden başlayan entegre bir yapıyla donanım ve yazılım uyumunu zirveye taşımayı planlıyor.

    AI YORUMU

    Meta’nın 1 milyar dolarlık nakit girişi, AMD’yi Nvidia’nın domine ettiği yapay zeka donanım pazarında tek ciddi alternatif konumuna yerleştiriyor. Yazılım tarafındaki ROCm optimizasyonları, geliştiricilerin Nvidia ekosisteminden kopup AMD tabanlı sistemlere geçiş yapmasını kolaylaştıracak en büyük kaldıraçtır. Bu ortaklık, veri merkezi işletmecilerinin donanım maliyetlerini düşürürken model eğitim sürelerini kısaltmalarına imkan tanıyor. Rakip platformlarla kıyaslandığında, donanım ve yazılımın bu denli sıkı entegrasyonu, yapay zeka projelerinde verimlilik arayan şirketler için uzun vadede AMD tarafını daha cazip kılabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler