PİYASA
Gündem

Mang But Beldeğinde 12 Saat İçinde Dört Deprem Oluştu

Mang But Beldeğinde 12 Saat İçinde Dört Deprem Oluştu Fotoğraf: Vietnam.vn

Özet

Quang Ngai'nin Mang But beldesinde, 18 Ekim sabahı 12 saatten kısa sürede dört küçük deprem kaydedildi. İlk depremin büyüklüğü 3,3, en büyük 3,5 oldu. Depremler 8,2 km ile 8,8 km derinlikte gerçekleşti.

Öne çıkanlar

  • 4 deprem 12 saat içinde gerçekleşti
  • Büyüklükler 2,6–3,5 arasında
  • Merkez derinlikleri 6,8–8,8 km arası

Haberin Detayı

Quang Ngai eyaletinin Mang But beldesinde 18 Ekim sabahı, 12 saatten kısa bir süre içinde dört farklı deprem kaydedildi. Bu depremler, 1,48 ile 9,55 arasında saatlerde meydana geldi ve 2,6 ile 3,5 arasında değişen büyüklükte oldu.

İlk deprem saat 01:48’te gerçekleşti; kuzey enlemi 14,985° ve doğu boylamı 108,188° koordinatlarında, yaklaşık 8,2 km derinlikte, büyüklüğü 3,3 olarak kaydedildi. 1 saat 10 dakika sonra saat 02:58’te ikinci bir sarsıntı oldu; aynı koordinat sisteminde 8,8 km derinlikte ve 2,7 büyüklükte.

Saat 09:14’te üçüncü bir deprem meydana geldi; bu sefer 6,8 km derinlikte ve 2,6 büyüklükte bir sarsıntı yaşandı. 41 dakika sonra saat 09:55’te ise en büyük depremlerden biri gerçekleşti; 8,6 km derinlikte, 3,5 büyüklükte bir sarsıntı ortaya çıktı.

Bu olaylar, Vietnam Bilim ve Teknoloji Akademisi Yer Bilimleri Enstitüsü tarafından yayımlanan Deprem Bilgi ve Tsunami Uyarı Merkezi raporuna dayanıyor. Bölgedeki deprem aktiviteleri, hidroelektrik barajlarının işletilmesiyle ilişkilendirilen yapay depremler kategorisine girdi. Yetkililer, riskli bölgelerde izleme istasyonları kurarak sarsıntıların şiddetini değerlendirmeyi planlıyor.

Mang But beldesinin konumu, bölgenin jeolojik yapısı ve baraj operasyonları, bu tür küçük depremlerin artışında etkili olabilir. Bölge halkı ve ilgili kurumlar, gelecekteki depremlere karşı hazırlıklı olmaya devam ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Bu depremlerin en büyük büyüklüğü 3,5’e ulaşması, bölgede barajların işletilmesiyle ilişkilendirilen yapay sarsıntıların bir göstergesi olabilir. Halk için riskin artması, yerel yetkililerin izleme istasyonlarını genişletmesini gerektiriyor. Bu gelişme, benzer coğrafyalarda baraj operasyonlarıyla ilgili güvenlik önlemlerinin gözden geçirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor.

Kaynak: Vietnam.vn Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Bilim
• İşçi Haber
Marmara Fayı'nda Sürünme Hareketleri Bilim Dünyasının Gündeminde
Fotoğraf: İşçi Haber

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Fayı'nın bazı kesimlerinin deprem üretmeden sürtünme eğilimi gösterdiğini belirten yeni bir araştırma paylaştı. 25 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan çalışma, manto kaynaklı akışkanların fay davranışlarını nasıl değiştirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, bölgedeki tektonik yapıların ve derin jeodinamik süreçlerin deprem potansiyeli üzerindeki etkilerini inceliyor.

  • Çalışma 25 Temmuz 2026 tarihinde Journal of Geophysical Research dergisinde yayımlandı.
  • Manto kökenli akışkanlar faylardaki sürtünme miktarını azaltıyor.
  • Fayın bazı bölümleri gerilim biriktirirken bazıları depremsiz sürünme sergiliyor.

Yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'nin altındaki tektonik hatların yapısına dair yeni analizleri kamuoyu ile paylaştı. Araştırma, su altındaki segmentlerin tamamının aynı karakterde olmadığını ve farklı bölgelerde değişik hareket biçimlerinin görüldüğünü ortaya koyuyor. Özellikle yeraltındaki derin jeodinamik süreçlerin, fay hatlarının enerji toplama kapasitesini doğrudan etkilediği ifade ediliyor.

Bilimsel çalışmaya göre, manto katmanından gelen akışkanlar fay yüzeylerindeki sürtünmeyi zayıflatabiliyor. Bu mekanizma sayesinde bazı kesimler ani kırılmalar üretmeden sessizce kayma eğilimi gösteriyor. Buna karşılık, sistemin diğer bazı segmentlerinin hâlâ kilitli durumda olduğu ve gerilim biriktirmeye devam ettiği tespit edildi.

25 Temmuz 2026 tarihinde AGU bünyesindeki Journal of Geophysical Research: Solid Earth platformunda yayımlanan bu makale, bölgenin karmaşık yapısını anlamak adına taze veriler sunuyor. Elde edilen bulgular, Marmara kuşağındaki risk analizlerinin ve jeolojik modellemelerin güncellenmesi gerekliliğini de beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, kabuk özelliklerinin ve akışkan hareketlerinin bölge genelindeki sismik tehlikeyi nasıl şekillendirdiğini çözmeye çalışıyor. Paylaşılan son veriler, gelecekteki olası hareketlerin tahmin edilmesinde ve risk yönetiminde yeni bir bakış açısı sunmayı hedefliyor.

AI YORUMU

Prof. Dr. Osman Bektaş'ın Journal of Geophysical Research dergisindeki yayını, Marmara altındaki mekanizmanın tek tip olmadığını net biçimde gösteriyor. Sürünme gösteren kesimler ile kilitli segmentlerin bir arada bulunması, bölgedeki risk analizlerinin daha hassas parametrelerle ele alınmasını zorunlu kılıyor. Yerel yönetimler ve sismoloji uzmanları, bu tür derin jeodinamik verileri kentsel dönüşüm planlamalarında mutlaka göz önüne almalı.

Kaynak: İşçi Haber Haberin tam sayfası →

Gündem
• Toplumsal Haber
Hediye Aslan 166 Depremzede Kız Çocuğuna Kitap Geliriyle Hediye Çeki Sağladı
Fotoğraf: Toplumsal Haber

Adıyaman'da öğretmen Hediye Aslan, "Deprem Solaraları İçin Okuyoruz" projesiyle iki çocuk kitabının satışından elde edilen geliri 166 depremzede kız çocuğuna hediye çekleri olarak dağıttı. Proje, Adıyaman merkezde 90 ve Besni'de 76 çocuğa ulaşarak eğitim desteği sağladı ve 81 ilden 81 öğretmenin katılımıyla ülke geneline yayılma hedefi taşıyor.

  • İki çocuk kitabının satış geliriyle 166 kız çocuğuna hediye çeki verildi
  • Adıyaman merkezde 90, Besni'de 76 kız çocuğu desteklendi
  • 81 ilden 81 öğretmenin katılımıyla projeyi Türkiye geneline yayma planı

Projeye 2023 Şubat ayında Kahramanmaraş depremi sonrasında Hediye Aslan öncülük etti. Öğretmen Aslan, depremin yarattığı travmanın çocukların hafızasında silinmemesi için kitap okuma etkinliği başlattı ve elde edilen geliri doğrudan ihtiyaç sahibi kızlara yönlendirdi.

Satılan iki çocuk kitabının kazancı, Adıyaman merkezde 90 ve Besni ilçesinde 76 olmak üzere toplam 166 kız çocuğuna hediye çekleri şeklinde dağıtıldı. Her bir çek, çocuğun eğitim masraflarını karşılaması ya da kitap alması gibi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak tasarlandı.

Projenin etkisi, Sivas ve Uşak'taki çocukların da katılımıyla genişledi. Bu bölgelerdeki öğretmenler, Aslan’ın girişimini destekleyerek benzer bağış kampanyaları düzenledi. Böylece proje, sadece Adıyaman’da sınırlı kalmayıp farklı illerde de fark yaratmaya başladı.

Hedef, Türkiye’nin dört bir yanındaki öğretmenlerin aynı modeli uygulayarak depremzede kız çocuklarına ulaşması. Bu vizyon, eğitimde eşit fırsatlar yaratma ve toplumsal dayanışmayı güçlendirme amacını taşıyor.

AI YORUMU

Projenin 166 kız çocuğuna ulaşması, eğitimde cinsiyet eşitliğine yönelik somut bir adım olarak öne çıkıyor. Öğretmenlerin katılımıyla ölçeklenebilir bir model sunulması, diğer bölgelerde benzer girişimlerin ortaya çıkmasını teşvik edebilir. Gelecekte, bağışların sürdürülebilirliği ve daha fazla öğretmenin projeye dahil olması için koordinasyon ve iletişim altyapısının güçlendirilmesi gerekir.

Kaynak: Toplumsal Haber Haberin tam sayfası →

Gündem
• Türkinform
İnşaatta Taşıyıcı Sistemden Tasarruf Deprem Riskini Büyütüyor
Fotoğraf: Türkinform

İnşaat Mühendisi Defne Muratoğlu, artan maliyetler sebebiyle yapılarda tasarrufa gidilirken güvenlikten taviz verilmemesi gerektiğini açıkladı. Taşıyıcı sistem, malzeme ve denetimden yapılan kesintilerin deprem güvenliğini riske attığını belirten Muratoğlu, doğru mühendislikle hem ekonomik hem güvenli yapıların üretilebileceğini söyledi.

  • İnşaat Mühendisi Defne Muratoğlu, bütçe kısıtlamalarının taşıyıcı sisteme yansıtılmaması gerektiğini belirtti.
  • Malzeme kalitesi, işçilik ve denetimden yapılan kısıntılar deprem güvenliğini doğrudan tehlikeye atıyor.
  • Doğru mühendislik hesaplamalarıyla hem bütçe dostu hem dayanıklı yapılar inşa edilebilir.

İnşaat sektöründe yükselen girdi maliyetleri üreticileri tasarruf odaklı planlamalara yönlendirirken, yapılan tercihlerin bina sağlamlığına doğrudan yansıdığı belirtiliyor. İnşaat Mühendisi Defne Muratoğlu, bütçeyi kontrol altında tutma arayışının yapıların deprem dayanımını zayıflatacak tavizlere dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Doğru bir mühendislik yaklaşımıyla hem ekonomik hem de sarsıntılara dayanıklı binaların inşa edilebileceğini söyleyen Muratoğlu, tasarruf kavramı ile kaliteden ödün vermenin birbirine karıştırılmaması gerektiğini dile getirdi.

Yapıların deprem karşısındaki mukavemetinde taşıyıcı sistemin birincil role sahip olduğunu vurgulayan Muratoğlu, bütçe kaygılarının hiçbir koşulda güvenliğin önüne geçemeyeceğini kaydetti. Kolon, kiriş ve temel unsurlarını kapsayan bu kısımlarda yapılan hatalı kesintilerin olası bir afette telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini anlatan Muratoğlu, maliyetlerin azaltılması sürecinde temel mühendislik ilkelerinden asla sapılmaması gerektiğini bildirdi.

Bina güvenliğinin temelde üç sacayağına dayandığına işaret eden Muratoğlu; malzeme seçimi, uygulama işçiliği ve bağımsız yapı denetiminin hayati değerde olduğunu vurguladı. Maliyeti düşürmek adına kalitesiz malzeme kullanılması, tecrübesiz işçilikle yetinilmesi ya da denetim mekanizmalarının gevşetilmesinin can güvenliğini doğrudan tehlikeye sokacağını belirten Muratoğlu, teknik kriterlere tam uyum sağlanarak da bütçe dengesinin korunabileceğini sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Defne Muratoğlu'nun işaret ettiği taşıyıcı sistem ve denetim hassasiyeti, enflasyonist baskı altındaki sektörün ilk vazgeçtiği noktaların aslında en ölümcül tercihler olduğunu gösteriyor. Betondan, demirden ya da usta işçiliğinden kısılan harcamalar, olası bir sarsıntıda doğrudan bina çökmesine ve can kayıplarına kapı aralıyor. Konut alıcılarının lüks kaplamalar yerine statik projeleri ve denetim tutanaklarını sorgulayan bilinçli bir tüketici refleksi geliştirmesi gerekiyor.

Kaynak: Türkinform Haberin tam sayfası →

Gündem
• İzmir’de Son Dakika
Ege Bölgesinde Dört İlde Peş Peşe Altı Deprem Kaydedildi
Fotoğraf: İzmir’de Son Dakika

Ege Bölgesi'nde gün içerisinde 2,0 büyüklüğünün üzerinde altı farklı sarsıntı kaydedildi. Kütahya Simav en yüksek şiddetli depremin merkezi olurken, İzmir, Denizli ve Muğla'da da benzer sarsıntılar yaşandı.

  • Kütahya Simav'da 3,4 büyüklüğünde günün en yüksek sarsıntısı kaydedildi.
  • İzmir Çeşme açıklarında 2,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
  • Denizli Honaz ve Muğla Fethiye'de 2,2 büyüklüğünde sarsıntılar ölçüldü.

Türkiye'nin sismik açıdan en hareketli hatlarından biri olan Ege Bölgesi, hafta sonunun ilk gününde çok sayıda küçük ve orta ölçekli sarsıntıyla karşılaştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, cumartesi günü akşam saatlerine kadar bölge genelinde büyüklüğü 2,0'nin üzerinde altı sarsıntı tespit edildi. Uzmanlar tarafından bölgedeki aktif fay hatlarının doğal bir sonucu olarak değerlendirilen bu hareketlilik, geniş bir coğrafyada hissedildi.

Günün en yüksek şiddetli depremi Kütahya'nın Simav ilçesinde yaşandı. Sabah saat 09.12 sıralarında yerin yaklaşık 6,79 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntının büyüklüğü 3,4 olarak açıklandı. Simav'da günün erken saatlerinde 2,2 ve 2,5 büyüklüklerinde iki deprem daha kaydedilirken, ilçe toplam sarsıntıların yarısına ev sahipliği yaptı.

Sismik hareketlilik Kütahya sınırlarıyla kalmayarak Ege'nin farklı noktalarına da yansıdı. İzmir'in tatil beldesi Çeşme açıklarında sabah saatlerinde 2,3 büyüklüğünde bir deprem kayıtlara geçti. Yaklaşık 12 kilometre derinlikte gerçekleşen bu hareketliliğin ardından Denizli'nin Honaz ilçesinde 2,2 ve Muğla'nın Fethiye ilçesinde yine 2,2 büyüklüğünde sarsıntılar meydana geldi.

Yetkili kurumların yaptığı ilk incelemelere göre, gün boyunca yaşanan sarsıntılar sonrasında herhangi bir olumsuz durum rapor edilmedi. Uzmanlar, art arda yaşanan bu küçük ölçekli hareketliliklerin tek başına daha büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını vurgularken, Türkiye'nin aktif fay kuşakları üzerinde yer aldığı gerçeğinin daima göz önünde bulundurulması gerektiğini hatırlatıyor.

AI YORUMU

Kütahya Simav'daki 3,4 büyüklüğündeki deprem ve Ege genelindeki diğer beş sarsıntı, bölgedeki graben sistemlerinin ne denli aktif olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Vatandaşların panik yapmasına gerek olmasa da, yapı stoğunun depreme dayanıklılığı konusundaki denetimlerin yerel yönetimler tarafından ihmal edilmemesi hayati önem taşıyor.

Kaynak: İzmir’de Son Dakika Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler