Malatyalı Sanatçı Depremin Ardından Kendi Atölyesini Kurdu
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Malatya Söz
Özet
Malatya'da yaşayan bir vatandaş, yaşanan deprem felaketinin sonrasında hayatında radikal bir karara imza attı. Yaşadığı zorlu süreci sanatla aşan girişimci, üretimlerini sürdürmek amacıyla otuz eserlik koleksiyonuyla kendi çalışma alanını oluşturdu.
Öne çıkanlar
Malatya merkezli deprem felaketi sonrasında yeni bir yaşam kuruldu.
Sanatçı toplamda otuz adet eser üreterek süreci değerlendirdi.
Yaşanan zorlukların ardından kişisel sanat atölyesi faaliyete geçti.
Haberin Detayı
Yaşanan büyük sarsıntıların ardından şehirdeki pek çok insan hayatını yeniden şekillendirmek zorunda kalırken, bu süreçte sanata yönelen örnek bir girişim dikkat çekti. Hayatını tamamen dönüştürme kararı alan Malatyalı isim, yaşadığı acı tecrübeleri ve zorlukları yaratıcı bir çıkış yolu bularak aşmayı tercih etti.
Ortaya koyduğu üretimleri bir araya getiren sanatçı, otuz farklı eserden oluşan özel bir koleksiyon hazırladı. Bu çalışmaların her biri, yaşanan felaketin izlerini ve yeniden ayağa kalkma iradesini gözler önüne seren önemli detaylar barındırıyor.
Eserlerin sayısının artmasıyla birlikte kendi çalışma alanını kurma ihtiyacı hisseden yetenekli isim, bu hedefi hayata geçirerek özel atölyesinin kapılarını açtı. Bu yeni mekan, sadece bireysel üretimler için değil, aynı zamanda benzer süreçlerden geçen diğer insanlara da ilham kaynağı olabilecek bir merkez niteliği taşıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Büyük felaketlerin ardından bireylerin psikolojik sağlığını koruması ve hayata tutunması için sanatsal faaliyetlerin iyileştirici gücü bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Bu tür bireysel girişimler, toplumsal moralin yükselmesinde ve kültürel üretimin kesintisiz devam etmesinde kritik bir rol oynuyor. Önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin bu tarz bağımsız sanat girişimlerine daha fazla destek vermesi, şehrin hafızasının ve sanat hayatının canlanması adına büyük önem arz etmektedir.
Kaynak:
Malatya Söz
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Deprem sonrası çevrim içi tezhip eğitimi düzenleyen Elvan Şahin, bu süreçte 30 yeni eser üretti. Eserlerini sergileyeceği ve eğitim vereceği bir atölyeyi de aynı gün açtı. Çalışmalar, geleneksel sanatların dijital platformlarda sürdürülebilirliğine örnek oluşturuyor. Şahin'in girişimi, sanatçılar ve sanatseverler arasında ilgi gördü.
Elvan Şahin 30 tezhip eseri üretti
Deprem sonrası çevrim içi eğitim düzenlendi
Yeni atölye aynı gün hizmete açıldı
Deprem felaketinin ardından sanatçılar, yaratıcı süreçlerini sürdürmek için yeni yöntemler aramaya başladı. Bu bağlamda Elvan Şahin, çevrim içi platformda tezhip eğitimleri başlatarak katılımcıların hem teknik becerilerini geliştirmesine hem de sanatsal üretim yapmasına olanak sağladı.
Eğitim sürecinde katılımcılar, geleneksel tezhip tekniklerini dijital araçlarla birleştirerek toplam 30 eser ortaya koydu. Eserler, hem estetik hem de kültürel açıdan zengin içerikleriyle dikkat çekti ve Şahin'in yönlendirmeleri sayesinde yüksek kaliteye ulaştı.
Eserlerin sergilenmesi ve eğitim faaliyetlerinin devam etmesi amacıyla Şahin, aynı gün bir atölye açtı. Atölye, çevrim içi eğitimden elde edilen deneyimleri yerinde paylaşmak, yeni katılımcılarla buluşmak ve tezhip sanatının sürdürülebilirliğini desteklemek için tasarlandı.
AI YORUMU
Bu girişim, afet sonrası sanat üretiminin devamlılığını gösteren önemli bir örnek. Geleneksel el sanatlarını dijital ortama taşıyarak hem sanatçılara yeni bir gelir kaynağı sunuyor hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor. Gelecekte benzer dijital atölyelerin artması, sanat eğitiminde esnekliği ve erişilebilirliği artırabilir.
Kandilli Rasathanesi verilerine göre Malatya'nın Akçadağ, Kale ve Doğanşehir ilçelerinde 1,4 ile 1,7 büyüklükleri arasında değişen sarsıntılar kaydedildi. Bölgedeki sismik hareketliliği yakından izleyen yetkililer, vatandaşların güncel deprem duyurularını resmi kanallardan takip etmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Akçadağ Tataruşağı bölgesinde 17 Ekim sabahı 1,7 büyüklüğünde deprem oldu.
Sarsıntının yerin 13,2 kilometre derinliğinde gerçekleştiği tespit edildi.
Kale ve Doğanşehir ilçelerinde de 1,4 ile 1,6 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin sismik açıdan hareketli illerinden biri olan Malatya'da, son günlerde meydana gelen düşük şiddetli sarsıntılar bölge halkının dikkatini çekiyor. Rasathane kayıtlarına yansıyan son verilere göre, il genelinde küçük ölçekli deprem aktivitesi aralıklarla devam ediyor. Uzmanlar bu tür hareketliliklerin bölgenin tektonik yapısı gereği olağan olduğunu belirtiyor.
Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan son bilgilere göre, 17 Ekim sabahı saat 05.44 sularında merkez üssü Akçadağ ilçesinin Tataruşağı bölgesi olan 1,7 büyüklüğünde bir sarsıntı yaşandı. Gerçekleşen bu depremin yer kabuğunun yaklaşık 13,2 kilometre derinliğinde oluştuğu kayıtlara geçti. Benzer şekilde, önceki gün de Kale ilçesine bağlı Sarıot mahallesinde 1,4 büyüklüğünde bir hareketlilik gözlemlenmişti.
Aynı tarihlerde Doğanşehir ilçesini çevreleyen Çavuşlu ve Fındıkköy mevkilerinde de 1,6 büyüklüğüne ulaşan benzer sarsıntılar ölçüldü. Bu kayıtlar, bölgede yaşayan ve olası tehlikelere karşı duyarlı olan vatandaşların güncel verileri yakından takip etmesine yol açıyor. Özellikle merkez üssü ve büyüklük bilgileri, yerel sismik hareketliliğin haritalandırılmasında önem arz ediyor.
Yetkili kurumlar, her ne kadar ölçülen büyüklükler düşük seviyede kalsa da veri takibinin sürekli olarak yapılması gerektiğini vurguluyor. Düşük şiddetli sarsıntıların her zaman doğrudan bir hasar yaratmadığı bilinmekle birlikte, en doğru ve güncel bilgilere yalnızca AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi resmi platformların duyurularından ulaşılabileceği hatırlatılıyor.
AI YORUMU
Sayısal olarak oldukça düşük görünen bu küçük sarsıntılar, büyük felaketlerin ardından toplumda oluşan hassasiyeti ve deprem bilincinin ne denli yüksek olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Halkın her mini sarsıntıyı anlık olarak sorgulaması, bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi açısından resmi kurum açıklamalarının değerini katbekat artırıyor. Bu süreçte yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların halkı şeffaf bir şekilde bilgilendirmeye devam etmesi büyük önem taşıyor.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi, iklim değişikliği ve afet dirençli şehirler odaklı 12 bilimsel projeyi uluslararası platformlara taşıyor. Antalya'da yapılması planlanan COP31 zirvesinde yer almayı hedefleyen kurum, deprem deneyimlerini tarım, enerji ve çevre alanlarındaki çalışmalarla dünyaya aktaracak.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi COP31 için 12 bilimsel proje hazırladı.
Yaklaşık 780 bin avro bütçeli AB projesiyle bin 500 çiftçiye tarım eğitimi verilecek.
Çalışmalar deprem sonrası yapı güvenliği ve karbon emisyonu azaltımına odaklanıyor.
Türkiye'nin güneydoğusundaki akademik kurumlar, küresel iklim krizine karşı çözüm önerilerini uluslararası düzeyde duyurmak için hazırlıklarını hızlandırdı. Bu kapsamda Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Antalya'da düzenlenmesi öngörülen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda sergilenmek üzere çok sayıda projeye imza attı. Üniversite yönetimi, özellikle büyük depremlerin ardından kazanılan tecrübeleri bilimsel bir süzgec geçirerek küresel platformlara taşımayı amaçlıyor.
Rektör yardımcılığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar; yeni binalarda enerji tasarrufu, mevcut betonarme yapların dayanıklılığı, sera gazı salımlarının düşürülmesi ve yapay zekâ tabanlı karar mekanizmaları gibi başlıkları kapsıyor. Akademisyenler, afet yönetimi ile sürdürülebilir kentleşmeyi harmanlayan modeller geliştirerek kamu kurumlarına rehberlik etmeyi hedefliyor.
Tarım sektöründe ise kayısı üretimiyle tanınan bölgenin iklim risklerine karşı korunması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen yaklaşık 780 bin avroluk bütçeli girişimle, çok sayıda çiftçiye akıllı tarım uygulamaları aktarılacak. Kurulan güneş enerjisi sistemleri ve iklim takip yazılımları sayesinde tarımsal üretimde enerji tüketiminin azaltılması planlanıyor.
Su kaynaklarının durumu ve atık yönetimi de üniversitenin hazırladığı dosyalarda geniş yer buluyor. Bölgedeki nehirlerdeki metal kirliliğinin takibinden barajlardaki karbon ölçümlerine kadar pek çok alanda araştırmalar yürütülüyor. Ayrıca atıkların sanatsal ve işlevsel tasarımlara dönüştürülmesi için yürütülen projelerle sıfır atık felsefesine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Rektörlük makamı, bu organizasyona yalnızca bildiri sunmak amacıyla katılmadıklarını, somut projelerle sahada olacaklarını vurguluyor. Azerbaycan'daki önceki zirvenin mirasını devralarak uluslararası iş birliklerini güçlendirmek isteyen üniversite, ilgili bakanlıklar ve kurullarla koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor.
AI YORUMU
Akademik kurumların teorik araştırmaları yerel kalkınma ve afet direnciyle buluşturması, uzun vadeli şehirleşme politikaları açısından hayati önem taşıyor. Deprem felaketini yaşamış bir coğrafyanın tecrübesini iklim kriziyle mücadeleyle entegre etmesi, küresel ölçekte de örnek teşkil edebilecek nitelikte. Bu tür projelerin sadece konferans salonlarında kalmayıp yereldeki uygulamalara ne ölçüde yansıyacağı, önümüzdeki dönemin en kritik göstergesi olacaktır.
Malatya'da yaşayan vatandaşlar, deprem sürecini fırsata çevirerek haksız kazanç elde eden kişilere karşı tepkilerini dile getirdi. Toplumun farklı kesimlerinden yükselen seslerde, bu tür fırsatçıların mal varlıklarına el konulması yönünde talepler paylaşıldı.
Malatya halkı deprem rantçılarına karşı tepki gösterdi.
Fırsatçıların mal varlıklarına el konulması talep edildi.
Haksız kazanç sağlayanlara yönelik yasal önlemler bekleniyor.
Yaşanan büyük deprem felaketinin ardından yaralarını sarmaya çalışan Malatya'da, felaketi kendi çıkarları için kullanan kişilere karşı huzursuzluk artıyor. Şehir sakinleri, olağanüstü dönemleri maddi kazanç kapısı haline getiren anlayışa karşı seslerini yükselterek yetkililerin harekete geçmesini istiyor.
Toplumsal dayanışmanın en çok ihtiyaç duyulduğu bu süreçte ortaya çıkan haksız kazanç iddiaları, kentte büyük bir rahatsızlık yaratmış durumda. Vatandaşlar, yaşanan yıkım ve acılar üzerinden zenginleşme çabasında olanların sıradan bir adli sürece tabi tutulmaması gerektiğini savunuyor.
Bu bağlamda dile getirilen en sert taleplerden biri, haksız yollarla elde edilen tüm varlıkların kamu yararına dondurulması veya el konulması yönünde şekilleniyor. Şehirdeki bu haklı hassasiyet, benzer mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması adına caydırıcı tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çiziyor.
AI YORUMU
Afet dönemlerinde ortaya çıkan bu tür suistimaller, toplumsal adalet duygusunu derinden sarsarken güven bağlarını da zedeliyor. Yetkililerin bu yöndeki halk taleplerini ciddiyetle ele alması, sadece ekonomik değil aynı zamanda adli bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi, kamu vicdanının rahatlaması açısından hayati önem taşıyor.