İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk davasının yüz birinci duruşmasında Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu bitti. Mahkeme heyeti ara kararında yedi sanığın tahliyesine hükmederken, duruşma kasım ayına ertelendi.
Öne çıkanlar
Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu davanın yüz birinci duruşmasında tamamlandı.
İmamoğlu, eski parti genel başkanının tanık olarak dinlenmesini talep etti.
Mahkeme heyeti yedi sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Haberin Detayı
İstanbul'da görülen belediye yolsuzluk davasında yargılama süreci yeni bir aşamaya ulaştı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamanın yüz birinci oturumunda, belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlamalarla ilgili çapraz sorgu işlemleri nihayete erdi. Savcılık makamı ve taraf avukatlarının sorularını yanıtlayan İmamoğlu, dava dosyasında yer alan çeşitli iddialara açıklık getirdi.
Duruşma esnasında cumhuriyet savcısı, parti binasının alım sürecinde çekildiği öne sürülen para taşıma görüntülerine dikkat çekti. Görüntülerde yer alan isimlerin parti adına hareket ettiğini belirten İmamoğlu, sürecin detaylarına sonradan vakıf olduğunu ifade etti. Ayrıca bu konuda eski parti genel başkanının tanık sıfatıyla dinlenmesi yönündeki talebini yineledi ve fonun bağış niteliğinde olduğunu savundu.
Sorgunun devamında Bodrum'daki bir taşınmazın alımına dair ödenen bir milyon euro ile Şişli'deki bir hastane projesiyle ilgili rüşvet iddiaları da gündeme geldi. Bahsi geçen paranın kaynağını diğer sanıkların açıkladığını belirten İmamoğlu, hastane sahiplerini ise yetkili birimlere yönlendirdiğini ve güvendiği çalışma arkadaşının beyanlarına inandığını dile getirdi. İBB bünyesindeki ihale bilgileriyle ilgili soruşturmada ise danışman pozisyonundaki isimlerin hareketlerinin kendi bilgisi dahilinde olmadığını kaydetti.
Taraf avukatlarının beyanlarının ardından savcılık, bazı sanıkların tutukluluk hallerinin sonlandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti ara kararını açıklayarak Ümit Polat ve Nilgün Cendek'in de aralarında bulunduğu toplam yedi sanığın tahliyesine karar verdi. Dava dosyası üzerindeki incelemelerin ve tanık dinlemelerinin sürdürülebilmesi amacıyla duruşma iki kasım tarihine ertelendi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yargılama sürecindeki bu aşama, yerel yönetimler ile merkezi idare arasındaki hukuki mücadelenin mahkeme salonlarındaki seyrini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle para trafiği ve ihale iddialarına yönelik savunmalar, dosyanın siyasi ve mali ayaklarının ne denli karmaşık olduğunu kanıtlar nitelikte. İlerleyen celselerde tanık beyanlarının davanın seyrini nasıl etkileyeceği ve tahliyelerin genel stratejiye yansıması yakından izlenecektir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek pusu sistemine karşı kendini korumasını istedi. Silivri'deki duruşmada salonu dolduran kalabalık sık sık sloganlar atarken, dava süreci tüm hızıyla sürüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülüyor.
İmamoğlu dâhil 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
Davanın 101'inci gününde salonda yoğun sloganlar atıldı.
İstanbul'da görülen kapsamlı yerel yönetim davasının duruşmaları, Silivri'deki cezaevi kampüsünde yer alan salonda yoğun bir katılımla devam ediyor. Yargılanan yüzlerce isim arasında bulunan Ekrem İmamoğlu, davanın yüz birinci gününde hâkim karşısına çıkarak savunmasına kaldığı yerden devam etti. Salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından çeşitli sloganlarla karşılanan İmamoğlu, uzun süredir devam eden hukuki sürecin ülkedeki adalet düzenine olan etkilerini eleştirdi.
Yaptığı uzun savunmada yürütülen yargılamanın siyasi nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, dosyada yer alan iddiaların tamamının siyasi saiklerle hazırlandığını dile getirdi. Toplumun farklı kesimlerine seslenerek son yıllarda atılan adımların muhalefeti hedef aldığını öne sürdü. Bu sürecin ülkenin ortak geleceğine zarar verdiğini belirten sanık, yaşananların hukuki bir temelden uzak olduğunu iddia etti.
Savunmasının ilerleyen bölümlerinde doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunan İmamoğlu, ülke genelinde kurulan bazı düzenlerin tehlikelerine dikkat çekti. Bir hemşehri sıfatıyla yaptığı uyarılarda, yönetim kademelerinde yer alan isimlerin dahi bu mekanizmalardan zarar görebileceğini ifade etti. Türkiye'yi yönetenlerin bu tür olaylardan haberdar olamayabileceğini belirterek çevredeki kurgulara karşı tedbirli olunması gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'un mısralarına da yer veren İmamoğlu, İstiklal Marşı'ndaki ifadelerin bugünkü ruh haline ışık tuttuğunu söyledi. Mahkeme salonunda bulunan güvenlik görevlileriyle yurttaşlar arasında hiçbir fark olmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu vurguladı. Yargı organlarının vereceği kararların gelecekteki toplumsal barış için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu'nun 436 sanıklı devasa bir dosyada yaptığı bu savunma, sadece hukuki bir savunmanın ötesine geçerek siyasi bir manifestoya dönüşüyor. 53 tutuklu sanığın bulunduğu bu tür kilit davalar, Türkiye'deki adalet mekanizmalarının işleyişine dair tartışmaları derinleştirirken taraflar arasındaki söylem sertleşiyor. Önümüzdeki duruşmalarda mahkeme heyetinin vereceği ara kararlar, hem davanın seyrini hem de ülkedeki siyasi tansiyonun yönünü doğrudan tayin edecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının yüzüncü gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu, yargılama sürecine ve ailesine yönelik suçlamalara tepki gösterdi. Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada ticari faaliyetleri ile siyasi hayatının ayrı tutulduğunu vurgulayan İmamoğlu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini savundu.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma 100. gününü geride bıraktı.
İmamoğlu ailesine ait ticari işlemlerin suçlama konusu yapılmasına tepki gösterdi.
Belediye başkanlığı döneminde farklı siyasi partilerden yerel yönetimlerle projeler yürüttüklerini belirtti.
İstanbul'da görülen kapsamlı dava, Marmara Kapalı Cezaevi'nin bulunduğu kampüsteki salonda devam ederken, sanık kürsüsüne çıkan isimlerin açıklamaları gündemdeki yerini koruyor. Yargılama sürecinin yüzüncü gününde hâkim karşısına çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, savunmasının üçüncü etabını tamamladı. Duruşma salonundaki gerilim, yöneltilen suçlamaların niteliğine ve aile bireylerinin hedef alınmasına gösterilen sert reaksiyonlarla tırmandı.
Savunmasında yakınlarına yönelik iddialara ayrıntılı biçimde değinen İmamoğlu, geçmişten bugüne ticari işleriyle kamu görevleri arasında kesin bir çizgi çektiğini belirtti. Şirket çalışanlarına sunulan konut satışlarının soruşturma dosyasına suç unsuru olarak eklendiğini ifade ederek, bu işlemlerin yasal belgelerle desteklendiğini savundu. Ayrıca, babasının emekli maaşındaki kısıtlamalar ile oğlunun yurt dışı çıkış yasağını eleştirerek bu uygulamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürdü.
Yalnızca İstanbul sınırları içinde değil, ülkenin farklı bölgelerinde hayata geçirilen projelere de değinen belediye başkanı; parti ayrımı gözetmeksizin pek çok farklı yerel yönetimle ortak çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Deprem bölgelerinden kırsal kalkınma hamlelerine kadar pek çok farklı alanda 44 ilde projeye imza attıklarını hatırlattı. Birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, partizanlığın toplumsal barışa zarar verdiğini dile getirdi.
Ekonomik istikrar ve mülkiyet hakkı konusundaki endişelerini de paylaşan İmamoğlu, hukuki güvencenin sarsılmasının yatırımları olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Duruşma bitiminde salonda bulunan siyasi parti temsilcilerine ve destekçilerine teşekkür ederek ayrıldı.
AI YORUMU
Bu dava, yalnızca yargılanan isimlerin hukuki mücadelesi olmanın ötesinde, mülkiyet hakkı ve ticaretin sınırları gibi kritik ekonomik ve siyasi tartışmaları da tetikliyor. Alınacak kararlar, ilerleyen dönemde yerel yönetimlerin projeleri ile ticari faaliyetlerin denetim mekanizmalarını doğrudan etkileyebilir. Sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi, kamuoyundaki güven algısının sarsılmaması adına büyük bir önem taşıyor.
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı davanın dördüncü gününde hakim karşısına çıkarak savunmasını tamamladı. Silivri'deki duruşmada iddiaların tümüyle siyasi olduğunu belirten İmamoğlu, suçlamalara karşı rakam vererek yanıt verdi.
Dava Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde 101'inci gününde görülüyor.
İmamoğlu savunmasında iddia edilen meblağların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Silivri'de bulunan Marmara Kapalı Cezaevi'nde devam eden ve 53'ü tutuklu olmak üzere toplam 436 sanığın yargılandığı büyük dava, 101'inci gününde kritik aşamalardan geçiyor. Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ekim ayında başladığı savunmasının dördüncü oturumunu bugün tamamladı.
Konuşmasının başında cezaevinde geçirdiği uzun süreye değinen İmamoğlu, yargı sisteminin geldiği noktayı eleştirdi. 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik başlatılan operasyon süreçlerinin Esenyurt ile başladığını hatırlatan İmamoğlu, süreç boyunca yaşananları somut örneklerle eleştirdi.
Savunmasında kendisine yöneltilen mali iddialara da rakam vererek yanıt veren İmamoğlu, başlangıçta 560 milyar olarak konuşulan rakamların daha sonra 160 milyara indirildiğini ve bunların da bakanlık memurları eliyle yanlış hesaplandığını ifade etti. Casusluk ve örgüt üyeliği suçlamalarını reddeden İmamoğlu, delil olarak sunulan fotoğrafların hukuki temelden yoksun olduğunu vurguladı.
Duruşmanın bugünkü oturumunda sanıkların tutukluluk durumlarının gözden geçirilmesi beklenirken, İmamoğlu'nun savunmasının ardından avukatların söz alması öngörülüyor. Yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında tarafların sunumlarıyla devam edeceği kaydediliyor.
AI YORUMU
Yargılamanın bu aşamasında savunma yapılırken paylaşılan rakamsal detaylar ve operasyon süreçlerine dair yapılan eleştiriler, davanın sadece hukuki değil aynı zamanda geniş siyasi yankılar uyandıran bir boyuta sahip olduğunu gösteriyor. İlerleyen günlerde avukatların yapacağı savunmalar ve mahkemenin tutukluluk incelemesi kararları, davanın seyri açısından belirleyici olacak.
Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında yapılan savunmalar ve yöneltilen eleştiriler siyasetin gündeminde yer almaya devam ediyor. Muhalefet liderleri duruşmayı salonda takip ederken, adalet ve hukuk süreçlerine dair karşılıklı açıklamalar yapıldı.
Ekrem İmamoğlu davanın üçüncü gününde hakkındaki iddialara somut yanıtlar verdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu duruşmayı salonda takip etti.
Esenyurt'a atanan kayyımla ilgili ortaya çıkan iddialar tartışmalara konu oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası kapsamında hâkim karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu'nun savunma yaptığı oturumlar siyasi partilerin ve kamuoyunun yakın takibinde sürdürülüyor.
Duruşmayı izleyen isimler arasında yer alan muhalefet temsilcileri, sürecin hukuki boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak adaletin önemine dikkat çekti.
Yapılan açıklamalarda, belediye kaynaklarının kullanım alanları ve projeler detaylı şekilde ele alınırken, yöneltilen suçlamalara karşı delile dayalı savunmalar yapıldığı ifade edildi.
Özellikle son dönemde idari atamalar ve bazı görevden almalar sonrasında ortaya atılan iddialar, duruşma salonu dışındaki siyasi tartışmaların da ana eksenini oluşturdu.
AI YORUMU
Yargılama süreçlerinin bu denli yoğun siyasi figür katılımıyla izlenmesi, davanın hukuki niteliğinin ötesinde siyasi bir platforma dönüştüğünü net bir şekilde gösteriyor. Tarafların karşılıklı iddiaları ve idari atamalara yönelik eleştiriler, önümüzdeki dönemde yerel yönetimler üzerindeki denetim tartışmalarını daha da alevlendirecektir. Bu durum, hem iktidar hem de muhalefet cephesinde stratejik hamlelerin hukuki zemin üzerinden yürütüleceğini doğruluyor.