İmamoğlu Silivri'deki Duruşmada İktidara Sert Tepki Gösterdi
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: Euronews Türkçe
Özet
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri'de devam eden davasında dört gün süren savunmasını tamamlayarak iktidara yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Rakiplerin cezaevinde tutulduğu bir düzenin meşru olamayacağını savunan İmamoğlu, muhalefet partilerine sandık güvenliği için ortak hareket etme çağrısı yaptı.
Öne çıkanlar
Ekrem İmamoğlu Silivri'deki duruşmada dört gün süren savunmasını 17 Ekim'de bitirdi.
İmamoğlu davanın 101'inci gününde yaklaşık 600 gün sonra söz hakkı aldığını belirtti.
Savunmada 560 milyar liralık iddiaların düşerek 160 milyara indirildiğini ifade etti.
Haberin Detayı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, 53'ü tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı davanın 101'inci oturumunda hakim karşısına çıktı. Marmara Cezaevi'nde kaldığı koğuşun penceresinden baktığı 12 metrekarelik alanın kendisine tüm ülkeyi hatırlattığını belirten İmamoğlu, savunmasını 17 Ekim Cumartesi günü tamamladı. Yaklaşık 600 günlük tutukluluk sürecinin ardından mahkemede konuşan belediye başkanı, yargılamanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü öne sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerini sertleştiren İmamoğlu, siyasi rakiplerin Edirne ve Silivri cezaevlerinde tutulmasının meşruiyet tartışması doğuracağını dile getirdi. Kayyum politikalarıyla güçlü bir devlet inşa edilemeyeceğini savunan İmamoğlu, kendisinin ve milyonlarca seçmenin iradesinin yargı masasına yatırıldığını söyledi. İddianamede yer alan suçlamaların somut kanıtlardan yoksun olduğunu vurgulayan belediye başkanı, mali iddialardaki rakamların sürekli değiştirildiğini kaydetti.
Dava dosyasında yer alan rakamların başlarda 560 milyar lira olarak lanse edildiğini ancak ortada bu tutara dair en ufak bir delil bulunamadığını belirten İmamoğlu, daha sonra bu rakamın 160 milyar liraya çekildiğini hatırlattı. Örgüt, rüşvet ve casusluk suçlamalarını kesin bir dille reddeden İmamoğlu, delil olarak sunulan unsurların sıradan ziyaret fotoğraflarından ibaret olduğunu ifade etti. Kendisi için ayrıcalıklı bir hukuk talebinde bulunmadığını, herkes için adil bir düzen istediğini dile getirdi.
Savunmasının son bölümünde Türkiye'ye dair vizyonunu paylaşan İmamoğlu, bağımsız kurumların ve güçlü bir Meclis denetiminin şart olduğunu vurguladı. Ekonomide güven ikliminin yeniden tesis edilmesi için esnafı, çiftçiyi ve sanayiciyi kapsayan bir iktisat seferberliği önerisinde bulundu. Avrupa Birliği entegrasyonunu jeopolitik bir zorunluluk olarak nitelendiren belediye başkanı, adalet, demokrasi ve cumhuriyet ilkelerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek konuşmasını sonlandırdı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki duruşmada dile getirdiği 160 milyar liralık iddia değişimi ve cezaevindeki rakipler vurgusu, davanın sadece hukuki değil doruk noktada siyasi bir hesaplaşma olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 600 gün sonra yapılan bu kapsamlı savunma, muhalefet cephesinde yeni bir stratejik hat çekilmesine zemin hazırlayabilir. İlerleyen süreçte hem yerel yönetimlerin işleyişi hem de sandık güvenliği tartışmaları bu argümanlar üzerinden şekillenecektir.
Kaynak:
Euronews Türkçe
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek pusu sistemine karşı kendini korumasını istedi. Silivri'deki duruşmada salonu dolduran kalabalık sık sık sloganlar atarken, dava süreci tüm hızıyla sürüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülüyor.
İmamoğlu dâhil 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
Davanın 101'inci gününde salonda yoğun sloganlar atıldı.
İstanbul'da görülen kapsamlı yerel yönetim davasının duruşmaları, Silivri'deki cezaevi kampüsünde yer alan salonda yoğun bir katılımla devam ediyor. Yargılanan yüzlerce isim arasında bulunan Ekrem İmamoğlu, davanın yüz birinci gününde hâkim karşısına çıkarak savunmasına kaldığı yerden devam etti. Salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından çeşitli sloganlarla karşılanan İmamoğlu, uzun süredir devam eden hukuki sürecin ülkedeki adalet düzenine olan etkilerini eleştirdi.
Yaptığı uzun savunmada yürütülen yargılamanın siyasi nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, dosyada yer alan iddiaların tamamının siyasi saiklerle hazırlandığını dile getirdi. Toplumun farklı kesimlerine seslenerek son yıllarda atılan adımların muhalefeti hedef aldığını öne sürdü. Bu sürecin ülkenin ortak geleceğine zarar verdiğini belirten sanık, yaşananların hukuki bir temelden uzak olduğunu iddia etti.
Savunmasının ilerleyen bölümlerinde doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunan İmamoğlu, ülke genelinde kurulan bazı düzenlerin tehlikelerine dikkat çekti. Bir hemşehri sıfatıyla yaptığı uyarılarda, yönetim kademelerinde yer alan isimlerin dahi bu mekanizmalardan zarar görebileceğini ifade etti. Türkiye'yi yönetenlerin bu tür olaylardan haberdar olamayabileceğini belirterek çevredeki kurgulara karşı tedbirli olunması gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'un mısralarına da yer veren İmamoğlu, İstiklal Marşı'ndaki ifadelerin bugünkü ruh haline ışık tuttuğunu söyledi. Mahkeme salonunda bulunan güvenlik görevlileriyle yurttaşlar arasında hiçbir fark olmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu vurguladı. Yargı organlarının vereceği kararların gelecekteki toplumsal barış için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu'nun 436 sanıklı devasa bir dosyada yaptığı bu savunma, sadece hukuki bir savunmanın ötesine geçerek siyasi bir manifestoya dönüşüyor. 53 tutuklu sanığın bulunduğu bu tür kilit davalar, Türkiye'deki adalet mekanizmalarının işleyişine dair tartışmaları derinleştirirken taraflar arasındaki söylem sertleşiyor. Önümüzdeki duruşmalarda mahkeme heyetinin vereceği ara kararlar, hem davanın seyrini hem de ülkedeki siyasi tansiyonun yönünü doğrudan tayin edecek.
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, devam eden dava sürecindeki savunmasında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun davanın siyasi olmadığı yönündeki ifadelerine tepki gösteren İmamoğlu, yargılamanın temelinde siyasi husumet yattığını savundu.
İmamoğlu davanın üçüncü günündeki savunmasına devam etti.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına sert bir dille karşılık verdi.
Altı yılda bin 600 denetimden aklanarak çıktıklarını belirtti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yargılanan Ekrem İmamoğlu, mahkeme salonundaki savunmasını sürdürürken dikkat çekici çıkışlara imza attı. Duruşmanın üçüncü gününde, geçmişteki yönetim modeline yönelik eleştirilere ve çeşitli siyasi figürlerin iddialarına yanıt veren İmamoğlu, hakkındaki suçlamaların hukuki değil siyasi saiklerle hazırlandığını öne sürdü.
Savunması sırasında CHP'nin genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun dava sürecine ilişkin değerlendirmelerine değinen İmamoğlu, bu söylemlere karşı sert ifadeler kullandı. Ortaya koydukları yönetim anlayışının bir başarı hikayesi barındırdığını ve İstanbul İttifakı modeliyle şehri yönettiklerini dile getiren İmamoğlu, bu başarının bazı kesimlerde rahatsızlık yarattığını ifade etti.
Görevde kaldıkları altı yıllık süre zarfında geçmiş dönemlere kıyasla çok daha yoğun bir denetim sürecinden geçtiklerini belirten İmamoğlu, bin 600'den fazla incelemeden sorunsuz şekilde ayrıldıklarını kaydetti. Ayrıca belediye kaynaklarının belirli kişi veya gruplara aktarılmadığını, aksine şeffaf bir bütçe politikası izlediklerini vurgulayarak burs dağıtımı gibi konularda önceki yönetimle aralarındaki farklara dikkat çekti.
Duruşma salonunda izleyicilerin yoğun tezahüratlarıyla karşılaşan İmamoğlu, İstanbul'daki olumsuz hava koşulları ve altyapı sorunları nedeniyle yaşanan can kayıplarına da değindi. Merkezi yönetimle ilişkilerinde yaşadıkları sıkıntıları aktaran belediye başkanı, iktidarın kendilerini sandıkta yenemediği için farklı yöntemler denediğini iddia ederek savunmasına devam etti.
AI YORUMU
Bu dava, Türkiye'deki yerel ve ulusal siyaset dengelerinin nasıl bir gerilim hattı üzerinde ilerlediğini açıkça gösteriyor. Yerel yönetimlerin merkezi iktidarla olan mücadelesi sadece hukuki bir platformda kalmıyor, aynı zamanda muhalefet içi dinamikleri de doğrudan etkiliyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında taraflar arasındaki bu sert söylemlerin siyasi ittifaklara ve seçmen tabanına yansımaları yakından takip edilecektir.
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı davanın dördüncü gününde hakim karşısına çıkarak savunmasını tamamladı. Silivri'deki duruşmada iddiaların tümüyle siyasi olduğunu belirten İmamoğlu, suçlamalara karşı rakam vererek yanıt verdi.
Dava Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde 101'inci gününde görülüyor.
İmamoğlu savunmasında iddia edilen meblağların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Silivri'de bulunan Marmara Kapalı Cezaevi'nde devam eden ve 53'ü tutuklu olmak üzere toplam 436 sanığın yargılandığı büyük dava, 101'inci gününde kritik aşamalardan geçiyor. Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ekim ayında başladığı savunmasının dördüncü oturumunu bugün tamamladı.
Konuşmasının başında cezaevinde geçirdiği uzun süreye değinen İmamoğlu, yargı sisteminin geldiği noktayı eleştirdi. 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik başlatılan operasyon süreçlerinin Esenyurt ile başladığını hatırlatan İmamoğlu, süreç boyunca yaşananları somut örneklerle eleştirdi.
Savunmasında kendisine yöneltilen mali iddialara da rakam vererek yanıt veren İmamoğlu, başlangıçta 560 milyar olarak konuşulan rakamların daha sonra 160 milyara indirildiğini ve bunların da bakanlık memurları eliyle yanlış hesaplandığını ifade etti. Casusluk ve örgüt üyeliği suçlamalarını reddeden İmamoğlu, delil olarak sunulan fotoğrafların hukuki temelden yoksun olduğunu vurguladı.
Duruşmanın bugünkü oturumunda sanıkların tutukluluk durumlarının gözden geçirilmesi beklenirken, İmamoğlu'nun savunmasının ardından avukatların söz alması öngörülüyor. Yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında tarafların sunumlarıyla devam edeceği kaydediliyor.
AI YORUMU
Yargılamanın bu aşamasında savunma yapılırken paylaşılan rakamsal detaylar ve operasyon süreçlerine dair yapılan eleştiriler, davanın sadece hukuki değil aynı zamanda geniş siyasi yankılar uyandıran bir boyuta sahip olduğunu gösteriyor. İlerleyen günlerde avukatların yapacağı savunmalar ve mahkemenin tutukluluk incelemesi kararları, davanın seyri açısından belirleyici olacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının yüzüncü gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu, yargılama sürecine ve ailesine yönelik suçlamalara tepki gösterdi. Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada ticari faaliyetleri ile siyasi hayatının ayrı tutulduğunu vurgulayan İmamoğlu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini savundu.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma 100. gününü geride bıraktı.
İmamoğlu ailesine ait ticari işlemlerin suçlama konusu yapılmasına tepki gösterdi.
Belediye başkanlığı döneminde farklı siyasi partilerden yerel yönetimlerle projeler yürüttüklerini belirtti.
İstanbul'da görülen kapsamlı dava, Marmara Kapalı Cezaevi'nin bulunduğu kampüsteki salonda devam ederken, sanık kürsüsüne çıkan isimlerin açıklamaları gündemdeki yerini koruyor. Yargılama sürecinin yüzüncü gününde hâkim karşısına çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, savunmasının üçüncü etabını tamamladı. Duruşma salonundaki gerilim, yöneltilen suçlamaların niteliğine ve aile bireylerinin hedef alınmasına gösterilen sert reaksiyonlarla tırmandı.
Savunmasında yakınlarına yönelik iddialara ayrıntılı biçimde değinen İmamoğlu, geçmişten bugüne ticari işleriyle kamu görevleri arasında kesin bir çizgi çektiğini belirtti. Şirket çalışanlarına sunulan konut satışlarının soruşturma dosyasına suç unsuru olarak eklendiğini ifade ederek, bu işlemlerin yasal belgelerle desteklendiğini savundu. Ayrıca, babasının emekli maaşındaki kısıtlamalar ile oğlunun yurt dışı çıkış yasağını eleştirerek bu uygulamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürdü.
Yalnızca İstanbul sınırları içinde değil, ülkenin farklı bölgelerinde hayata geçirilen projelere de değinen belediye başkanı; parti ayrımı gözetmeksizin pek çok farklı yerel yönetimle ortak çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Deprem bölgelerinden kırsal kalkınma hamlelerine kadar pek çok farklı alanda 44 ilde projeye imza attıklarını hatırlattı. Birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, partizanlığın toplumsal barışa zarar verdiğini dile getirdi.
Ekonomik istikrar ve mülkiyet hakkı konusundaki endişelerini de paylaşan İmamoğlu, hukuki güvencenin sarsılmasının yatırımları olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Duruşma bitiminde salonda bulunan siyasi parti temsilcilerine ve destekçilerine teşekkür ederek ayrıldı.
AI YORUMU
Bu dava, yalnızca yargılanan isimlerin hukuki mücadelesi olmanın ötesinde, mülkiyet hakkı ve ticaretin sınırları gibi kritik ekonomik ve siyasi tartışmaları da tetikliyor. Alınacak kararlar, ilerleyen dönemde yerel yönetimlerin projeleri ile ticari faaliyetlerin denetim mekanizmalarını doğrudan etkileyebilir. Sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi, kamuoyundaki güven algısının sarsılmaması adına büyük bir önem taşıyor.