Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
Lockheed Martin, Spike NLOS füzesini ISV-U aracından 17 kez fırlattı
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: ssbulten.com.tr
Özet
Lockheed Martin, Spike NLOS füze sistemini ISV-U askeri kara aracına entegre ederek Utah'taki test sahasında başarıyla ateşledi. Üç gün süren gerçek atış gösteriminde hareketli araç üzerinden farklı menzillerdeki hedeflere 17 hassas vuruş gerçekleştirildi. Yapılan bu testlerin ardından nihai sistem prototiplerinin ABD Ordusuna teslim edileceği üçüncü aşamaya geçilmesi planlanıyor.
Öne çıkanlar
Utah'ta üç gün süren atış testlerinde hareketli araçtan 17 başarılı fırlatma yapıldı.
Spike NLOS füzesi, hafif piyade aracı ISV-U platformuna ilk kez başarıyla entegre edildi.
Başarılı testlerin ardından nihai prototiplerin ABD Ordusuna teslim edileceği üçüncü aşamaya geçiliyor.
Haberin Detayı
ABD merkezli savunma sanayii devi Lockheed Martin, görüş hattı ötesi vuruş kabiliyetine sahip Spike NLOS füze sisteminin saha performansını yeni bir platformda sergiledi. Şirket, ABD'nin Utah eyaletinde yer alan Dugway Test Sahası'nda gerçekleştirilen atış gösteriminde füzeyi Piyade Manga Aracı olan ISV-U platformundan fırlattı. Toplam üç gün süren kapsamlı test faaliyeti boyunca, kara birliğinin hareket kabiliyetini artıran bu yeni hafif araç mimarisi mercek altına alındı.
Denemeler sırasında askerler, Spike NLOS füzesini hareket halindeki ISV-U aracından güvenli ve sorunsuz bir şekilde ateşlemeyi başardı. Farklı muharebe menzillerinde yer alan ve simüle edilen hedeflere yönelik tam 17 hassas angajman icra edildi. Atışların tamamında hedeflerin yüksek hassasiyetle vurulduğu ve aracın atış anındaki dengesinin korunduğu kaydedildi. Gösterimde ABD Ordusunun Temas Halinde Dönüşüm birlikleri de yer alarak sahada doğrudan geri bildirim sundu.
Elde edilen veriler ışığında, füze sisteminin ilk operasyonel üretimi ve nihai prototiplerinin ordunun kullanımına sunulması hedefleniyor. Bu doğrultuda projenin, teslimat süreçlerini kapsayan üçüncü aşamasına resmi olarak geçilmesi planlanıyor.
Spike NLOS füzesinin ISV-U platformuna entegrasyonu, Mobil Tugay Muharebe Timi için uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli bir taarruz gücü oluşturuyor. Yüksek yoğunluklu çatışma ortamlarında birliklerin muharebe çevikliğini artırması ve karar verme süreçlerini belirgin şekilde kısaltması hedefleniyor. Ayrıca NATO ve müttefik ülkelerin tedarik zincirleri açısından bu doğrulama, gelişmiş füze sistemlerinin sahaya intikal hızını gösteren somut bir referans niteliği taşıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Hafif piyade araçlarına uzun menzilli güdümlü füze entegre etmek, tank savar konseptinde tamamen yeni bir taktik esneklik yaratıyor. Utah'taki testlerde 17 fırlatmanın başarıyla tamamlanması, ağır zırhlı araçlara bağımlı olan vurucu gücü doğrudan hafif tabanlı birliklere kaydırıyor. Bu durum özellikle hızlı intikal ihtiyacı duyan kara forces için yüksek hareketlilik sağlarken, operasyonel maliyetleri geleneksel zırhlı unsurlara kıyasla belirgin şekilde düşürecektir. Taktik tekerlekli araçlardan bu ölçekte atış yapılabilmesi, önümüzdeki dönemde yerli savunma sanayii projelerimiz için de doğrudan takip edilmesi gereken bir muharebe trendine işaret ediyor.
Kaynak:
ssbulten.com.tr
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Pentagon ve Lockheed Martin arasında on yıllık yeni bir F-35 üretim ve bakım çerçeve anlaşması yapıldı. On yıl içinde en az 850 savaş uçağının ABD envanterine katılması hedeflenirken üretici firma milyarlarca dolarlık yatırım taahhüdünde bulundu.
Lockheed Martin, F-35 programına en az 7 milyar dolarlık yatırım taahhüdü verdi.
On yıl içinde ABD için en az 850 adet F-35 savaş uçağı üretilecek.
Anlaşmanın hayata geçmesi için ABD Kongresinin onayı ve bütçe tahsisi gerekiyor.
Amerikan savunma makamları ile havacılık devi Lockheed Martin arasında F-35 programının geleceğini şekillendirecek yeni bir döneme girildi. Yapılan resmi açıklamalar doğrultusunda, F-35 Lightning II model savaş uçaklarının imalatı, bakımı ve modifikasyon süreçlerini kapsayan uzun vadeli bir çerçeve mutabakata varıldığı duyuruldu.
Belirlenen stratejik plan çerçevesinde, önümüzdeki on yıllık süreçte yalnızca ABD kuvvetleri için en az 850 adet modern savaş uçağının banttan inmesi planlanıyor. Üretim faaliyetlerinin yanı sıra küresel filonun bakım hizmetleri ve gerekli parça tedariki de bu kapsamlı ortaklık metninin temel unsurları arasında yer alıyor.
Üretici şirket aynı zamanda F-35 programının operasyonel kapasitesini artırmak amacıyla en az 7 milyar dolarlık finansal kaynak aktarımı yapacağını taahhüt etti. Yıllık üretim temposunun ise 156 uçağa ulaşması yönünde hedefler konulduğu aktarıldı.
Ancak taraflar arasında imzalanan bu çerçeve metnin yürürlüğe girebilmesi ve operasyonel aşamaya geçilebilmesi için ABD Kongresi tarafından resmi onay verilmesi ve gerekli ödeneklerin tahsis edilmesi şart koşuluyor.
AI YORUMU
On yıllık devasa bir savunma tedarik sürecinin resmiyete dökülmesi, küresel havacılık sektöründeki üretim kapasitesini uzun süre meşgul edecektir. Şirketin üstleneceği en az 7 milyar dolarlık yatırım, tedarik zincirindeki aksamaları azaltmayı hedeflerken Kongre onayının beklenmesi sürecin siyasi dinamiklere bağlı olduğunu gösteriyor. Yıllık 156 uçaklık üretim hedefine ulaşılamaması durumunda, küresel filonun bakım ve modernizasyon maliyetleri beklenenden yüksek seviyelere çıkabilir.
ABD Savunma Bakanlığı, gelecek on yılda en az 850 adet F-35 savaş uçağı tedarik etmek üzere üretici firma ile çerçeve anlaşma imzaladı. Onay aşamasındaki dev proje, küresel uçak filosunun bakımını ve milyarlarca dolarlık yeni yatırımları kapsıyor.
On yılda en az 850 adet F-35 Lightning II üretilecek.
Lockheed Martin F-35 programına en az 7 milyar dolar yatırım yapacak.
Anlaşmanın hayata geçmesi için ABD Kongresi onayı gerekiyor.
Amerikan Savunma Bakanlığı ile savunma sanayi şirketi Lockheed Martin, savaş uçağı üretimi alanında uzun vadeli yeni bir iş birliği hamlesi başlattı. Taraflar arasında imzalanan son çerçeve anlaşma, önümüzdeki on yıllık süreçte ordu envanterinin güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda ABD güçleri için çok sayıda gelişmiş uçağın imalatı gerçekleştirilecek.
Yapılan resmi açıklamalara göre söz konusu mutabakat sadece yeni uçak üretimini değil, aynı zamanda kritik parça teminini ve modifikasyon kitlerinin sağlanmasını da içeriyor. Dünyanın dört bir yanında görev yapan F-35 filosunun bakım ve onarım süreçleri bu planlamanın merkezinde yer alıyor. Üretim hızının yılda 156 adet seviyesine ulaştırılması planlanıyor.
Ayrıca imalatçı şirketin F-35 programına en az 7 milyar dolarlık sermaye yatırımı yapacağı bildirildi. Sözleşmenin resmiyet kazanması ve sahada uygulanabilmesi için ABD Kongresi tarafından onaylanması ve gerekli ödeneklerin tahsis edilmesi şart koşuluyor.
AI YORUMU
Savunma bütçelerinin bu ölçekte uzun vadeli taahhütlere bağlanması, tedarik zincirindeki dalgalanmaları azaltma amacı taşıyor. Anlaşılan 850 adetlik devasa hacim, küresel havacılık pazarında üretim kapasitesini on yıl boyunca tek bir merkezde yoğunlaştıracak. Kongre onayının gecikmesi durumunda ise projeye ek bütçe ve süre baskısı binebilir.
ABD Kara Kuvvetleri, Javelin tanksavar sistemleri için Lockheed Martin ve Raytheon ortaklığına 215 milyon dolarlık üretim anlaşması verdi. Yeni dönemde üretilecek komuta ve fırlatma birimleri ağırlık ve boyut açısından ciddi oranda küçülecek.
Sözleşmenin toplam bedeli 215 milyon dolar olarak açıklandı.
Yeni LWCLU birimleri yüzde 25 daha hafif ve yüzde 30 daha küçük üretiliyor.
Geliştirilen sistem önceki modellere kıyasla iki kat daha yüksek hedef tespit kapasitesi sunuyor.
Askeri alandaki modernizasyon çalışmalarını sürdüren ABD Kara Kuvvetleri, envanterinde bulunan tanksavar kapasitesini artırmak adına yeni bir adım attı. Bu kapsamda Raytheon ve Lockheed Martin şirketlerinin ortak girişimine, Javelin füze sistemlerinin yenilenmesi amacıyla 215 milyon dolarlık resmi bir bütçe aktarıldı. Yapılan anlaşma çerçevesinde, sahada görev yapan birliklerin yükünü hafifletecek teknolojik güncellemelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
İmzalanan anlaşmanın en dikkat çekici unsuru, LWCLU adı verilen komuta ve fırlatma birimlerinin fiziksel özelliklerindeki değişim oldu. Geliştirilen yeni nesil donanım, önceki sürümlere kıyasla yüzde 25 oranında hafifletilirken hacim olarak da yüzde 30 küçültüldü. Bu boyut ve ağırlık avantajı sayesinde askerlerin intikal hızının artması ve operasyonel esneklik kazanması bekleniyor.
Boyutlarındaki küçülmeye rağmen donanım tarafında kapasite artışına gidilmesi projeyi öne çıkaran bir diğer detay oldu. Yeni sistem, eskiye kıyasla iki kat daha yüksek hedef tespit ve tanıma başarısı göstererek askerî personele kritik bir avantaj sağlıyor. Ayrıca bu birimlerin, Javelin ailesinin halihazırdaki bütün füze varyantlarıyla tam uyumlu çalışabildiği belirtiliyor.
Üretim hattından çıkan ilk parti teslimatların halihazırda ABD Kara Kuvvetlerine ulaştırıldığı ifade edildi. Sahadaki birliklerin yeni ekipmanları test etmeye başladığı ve operasyonel geri bildirimlerin toplandığı öğrenildi. Savunma sanayiinde hafifleme ve yüksek performans odaklı bu tür projelerin, gelecekteki tedarik süreçlerine de yön vermesi öngörülüyor.
AI YORUMU
Ordu envanterindeki taşınabilir tanksavar teknolojilerinin ağırlık merkezini değiştiren bu adım, piyade birliklerinin mobilite ihtiyacını doğrudan karşılıyor. Önceki nesil ağır donanımlarla kıyaslandığında yüzde 25 hafifleme, zorlu arazi koşullarında görev yapan askerlerin intikal süresini doğrudan kısaltacaktır. 215 milyon dolarlık bütçenin teknolojik verimliliğe dönüştüğü bu süreç, savunma devlerinin ortak üretim modellerinin hız kazandığını gösteriyor. Gelecekte benzer hafifletme projelerinin diğer füze ailelerine de uyarlanması kaçınılmaz bir yönelim olacaktır.
Savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Lockheed Martin şirketi, son dönemde artan hipersonik tehlikelere karşı geliştirilen PAC-3 Edge önleyici füze sistemini duyurdu. Tanıtılan yeni teknoloji, modern hava savunma mimarilerinde kritik bir dönüm noktası oluşturmayı hedefliyor. Gelişmiş harp başlıkları ve füze tasarımlarına karşı etkili olması beklenen sistem, sektörde geniş yankı uyandırdı.
Lockheed Martin tarafından geliştirilen PAC-3 Edge sistemi resmen tanıtıldı.
Yeni teknoloji özellikle hipersonik tehditlere karşı savunma amacı taşıyor.
Sistem modern hava savunma mimarilerinin etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Küresel savunma teknolojilerinin öncülerinden biri olan Lockheed Martin, hava savunma alanındaki ürün yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Şirket son olarak, günümüz askeri operasyonlarında en zorlu meydan okumalar arasında gösterilen hipersonik silahlara karşı özel olarak tasarlanan yeni önleyici sistemini kamuoyuna açıkladı.
PAC-3 Edge adını taşıyan bu yenilikçi konsept, mevcut hava ve füze savunma ağlarının kapasitesini üst seviyeye taşımak üzere kurgulandı. Uzmanlar, hızla yayılan ve manevra kabiliyeti yüksek olan hipersonik tehditlerin durdurulmasının geleneksel sistemler için oldukça zor olduğunu belirtiyor.
Yeni tanıtılan savunma konfigürasyonunun, bu tür karmaşık hedefleri etkisiz hale getirmede ordu güçlerine stratejik üstünlük sağlaması öngörülüyor. Sektör temsilcileri, sistemin entegrasyon süreçlerinin ve harp sahasındaki performansının önümüzdeki dönemde yakından takip edileceğini ifade ediyor.
AI YORUMU
Askeri teknolojilerde hipersonik silahlara karşı geliştirilen bu tür hamleler, küresel güç dengelerini ve caydırıcılık stratejilerini doğrudan şekillendiriyor. Savunma bütçelerinin bu alana kayması beklenirken, ülkelerin hava savunma mimarilerini güncellemesi kaçınılmaz hale geliyor. Önümüzdeki süreçte bu teknolojilerin maliyet etkinlikleri ve tedarik zinciri süreçleri en çok tartışılan konular arasında yer alacaktır.