Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Kamu iştiraklerinin 2027 yılı yatırım bütçesi 754 milyar lirayı aştı
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
iFotoğraf: ehnmark · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Kamu iktisadi teşebbüslerinin 2027 yılında gerçekleştireceği toplam yatırım miktarı Resmi Gazete kararıyla belirlendi. En yüksek pay TPAO ve TCDD gibi dev kurumlara ayrıldı.
Öne çıkanlar
KİT'lerin 2027 yılı toplam yatırım hedefi 754,2 milyar lira olarak açıklandı.
En büyük pay 353,8 milyar lirayla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına verildi.
İşletmeler bütçelerini en geç 31 Aralık tarihine kadar ilgili kurumlara bildirecek.
Haberin Detayı
Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bağlı ortaklıklarının önümüzdeki dönemde hayata geçireceği harcama ve finansman planı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdi. Açıklanan program çerçevesinde kamu işletmelerinin toplam 754 milyar 196 milyon 990 bin lira tutarında sermaye harcaması yapması öngörülüyor. Söz konusu süreçte kurumların kurumsal yönetim ilkelerine uyarak verimlilik ve kârlılık oranlarını yükseltmesi hedefleniyor.
Yeni dönemde işletmelerin üretim maliyetlerini düşürmesi, atıl durumdaki gayrimenkullerini değerlendirmesi ve insan kaynakları politikalarını daha etkin çalıştırması bekleniyor. Ayrıca teknolojik gelişmelerin yakından takip edilmesi, araştırma geliştirme projelerine ağırlık verilmesi ve organizasyon yapıların yenilenmesi planlanıyor. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yapılan üretimin artırılması da temel amaçlar arasında bulunuyor.
Finansal disiplini sağlamak amacıyla teşebbüslerin ticari kredi kullanımlarını asgari düzeyde tutması ve olası risklere karşı tedbir alması zorunlu kılınıyor. İşletmeler hazırlayacakları bütçeleri en geç yıl sonuna kadar Hazine ve Maliye Bakanlığına ya da Özelleştirme İdaresi Başkanlığına teslim edecek. Kurumlar, ürettikleri mal ve hizmetlerin tarifelerini ekonomik programın hedefleri doğrultusunda kendileri belirleyebilecek.
Yatırım programından en büyük payı alan kurum 353 milyar 808 milyon 640 bin liralık hedefle Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı oldu. Bu kurumu 122 milyar 744 milyon liralık bütçeyle TCDD ve 75 milyar 684 milyon liralık hedefle TEİAŞ takip ediyor. Listenin devamında BOTAŞ için 70 milyar lira, TCDD Taşımacılık için 45 milyar lira ve DHMİ için 26 milyar lira öngörülüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Devletin üretim ve altyapı projelerine ayırdığı bu devasa bütçe, önümüzdeki yıllarda enerji ve ulaşım alanındaki hamlelerin hız kesmeyeceğini gösteriyor. 754 milyar liralık toplam harcama içinde aslan payının enerji ve demir yollarına verilmesi, stratejik sektörlerin önceliklendirildiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle TPAO ve TCDD gibi kurumların bütçedeki ağırlığı göz önüne alındığında, bu yatırımların istihdam ve yerli üretim üzerinde doğrudan etki yaratması bekleniyor. Kaynakların ne kadar verimli kullanılacağı ise yıl sonunda verilecek bütçe raporlarıyla netleşecek.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
JPMorgan Asset Management, 2027 uzun vadeli sermaye piyasası öngörülerini içeren kapsamlı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Gelişmiş piyasaların getiri potansiyelinde ilk kez öne çıktığı raporda, yapay zekâ hamlelerinin küresel büyüme üzerindeki somut etkilerine yer verildi.
ABD büyük ölçekli hisse senetleri getiri beklentisi %7,5 seviyesine yükseltildi.
Toplam tahvil endeksleri getirisi %5,3'e ulaşarak son 20 yılın en yüksek tahminini gördü.
Yapay zekâ yatırımlarının toplam faktör verimliliğini %50 oranında artırması öngörülüyor.
JPMorgan Asset Management, önümüzdeki 10 ila 15 yıllık dönemi kapsayan yeni yatırım varsayımlarını içeren raporunu yayımladı. Küresel ölçekte merakla takip edilen çalışmada, yapay zekâ odaklı harcamaların ve yüksek reel faizlerin uzun vadeli beklentileri yukarı çektiği vurgulandı. ABD şirket hisselerinden emtialara kadar geniş bir alanda yapılan güncellemeler, yatırım dünyasının stratejilerini yeniden belirlemesine zemin hazırlıyor.
Rapor tarihinin ilk dönüm noktası olarak, gelişmiş piyasa getiri potansiyelinin gelişmekte olan ülkeleri geride bırakması dikkat çekti. ABD büyük ölçekli hisse senetlerinin getiri tahmini 80 baz puan artışla yüzde 7,5 oranına çıkarıldı. Bu artışta yüzde 15'i aşan kâr marjları ve teknoloji yatırımlarının yarattığı verimlilik dalgası başrol oynadı. Küresel hisselerin dolar bazlı tahmini de yüzde 7,5 olarak güncellenirken, gelişmekte olan piyasalar yüzde 7,1 seviyesinde kaldı.
Küresel toplam tahvil endeksleri için öngörülen getiri oranı yüzde 5,3 seviyesine ulaştı. Yıllar önce yüzde 2,1 gibi oldukça düşük bir orana gerileyen bu veri, son yirmi yılın en yüksek tahmin rekorunu kaydetmiş oldu. Kurum, yapay zekâ entegrasyonunun 2040 yılına kadar sürecek küresel hamlelerle toplam faktör verimliliğini yüzde 50 oranında artırabileceğini ve büyüme rakamlarına 120 baz puanlık katkı sunacağını belirtti.
Geleneksel olarak yüzde 60 hisse ve yüzde 40 tahvilden oluşan dengeli bir portföyün yıllık tahmini yüzde 7,0 olarak hesaplandı. Ancak portföy dağılımına yüzde 30 oranında alternatif yatırımların eklenmesi durumunda, yıllık getirinin yüzde 7,5 oranına yükseleceği ve risk-getiri dengesini gösteren Sharpe oranının yüzde 21 daha verimli çalışacağı ifade edildi. Özel sermaye yatırımları yüzde 9,8 getiri beklentisiyle öne çıkarken, altyapı projeleri de beklentilerini yukarı yönlü revize etti.
AI YORUMU
Yapay zekâ ve teknoloji altyapılarına yapılan devasa harcamaların somut finansal getirileri, geleneksel portföy yönetim modellerini kökten değiştiriyor. ABD büyük ölçekli hisselerindeki getiri beklentisinin yüzde 7,5 seviyesine çıkması, teknoloji odaklı kâr marjlarının sürdürülebilirliğine duyulan güveni doğrulamaktadır. Yüksek kamu açıkları ve jeopolitik risklerin enflasyonda yaratacağı dalgalanmalar göz önüne alındığında, yatırımcıların alternatif varlık sınıflarına yönelmesi artık bir tercih değil zorunluluktur.
Kripto para borsası Binance TR, kullanıcıların aşina olduğu altın ölçüleriyle işlem yapmasını sağlayan yeni bir menüyü devreye soktu. Mobil uygulama üzerinden erişilebilen bu özellik sayesinde yatırımcılar, ons tabanlı varlıkları geleneksel birimlere göre kolayca alıp satabiliyor.
XAUT ve PAXG işlemleri gram, çeyrek, yarım ve tam altın ölçüleriyle yapılabiliyor.
İşlemler yaklaşık 0,0032 gram altına denk gelen kripto varlık miktarından başlıyor.
Türkiye'deki yatırımcıların alışkanlıklarını göz önünde bulunduran Binance TR, finansal işlemlerini yerel dinamiklere uyarlamak adına yeni bir adım attı. Altın Endeksli Kripto Varlıklar Menüsü adını taşıyan bu yenilik, mobil uygulamanın son sürümüyle birlikte kullanıcıların erişimine açıldı. Böylece ons esasına dayanan dijital varlıklar, vatandaşların günlük hayatta sıklıkla tercih ettiği ölçü birimleriyle eşleştirildi.
Yeni menü yapısı; gram, çeyrek, yarım ve tam altın cinsinden yaklaşık değerlerin dijital piyasadaki karşılıklarını anlık olarak ekrana getiriyor. Sistem üzerinden işlem yapmak isteyenler, istedikleri Türk Lirası tutarını ya da doğrudan gram bazındaki referans miktarını girerek alım satım gerçekleştirebiliyor. Yaklaşık 0,0032 gram altına denk gelen en düşük miktar, küçük bütçeli yatırımcıların da sisteme dahil olmasına olanak tanıyor.
Sunulan bu arayüzde yer alan varlıkların fiziki veya kaydi altın niteliği taşımadığının altı çiziliyor. XAUT ve PAXG sembolleriyle işlem gören dijital birimler, yalnızca fiyatı altına endekslenen kripto varlıklar olarak konumlanıyor ve fiziki teslimat imkanı barındırmıyor. Geleneksel birimlerin yalnızca referans amacıyla kullanıldığı bu yapı, dijital piyasalardaki karmaşık ölçüleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
Türk kullanıcıların birikim alışkanlıklarında altının yeri oldukça köklü bir geçmişe dayanıyor. Nitekim BDDK verilerine göre, bankalardaki altın mevduatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 21,5 oranında bir artış göstererek 4,1 trilyon TL seviyesine yükseldi. Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, bu alışkanlığı dijital dünyaya taşıdıklarını belirterek uygulamanın yerel ihtiyaçlara odaklanan bir SüperApp dönüşümünün parçası olduğunu ifade etti.
AI YORUMU
Yerleşik tasarruf alışkanlıkları ile dijital varlık piyasaları arasındaki uçurumu kapatan bu hamle, özellikle küçük yatırımcının işlem ekranlarında yaşadığı kafa karışıklığını gidermeyi hedefliyor. BDDK verilerine göre 4,1 trilyon TL'ye ulaşan altın mevduatı büyüklüğü, bu alandaki kitlenin ne denli geniş olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ons tabanlı yabancı terimler yerine geleneksel birimlerin kullanılabilmesi, platformun yerel benimsenme oranını doğrudan artırabilir. Ancak kullanıcıların bu araçların fiziki karşılık barındırmadığını ve yüksek fiyat dalgalanmalarına açık olduğunu unutmaması gerekiyor.
Piyasa analisti Tuna Kaya, altın ve gümüş yatırımcıları için 3 Kasım tarihi işaret ederek önemli seviyeleri paylaştı. Kıymetli maden piyasalarındaki son hareketliliği değerlendiren uzman isim, yatırımcıların dikkat etmesi gereken kritik eşikleri açıkladı.
Piyasa analisti Tuna Kaya 3 Kasım için altın ve gümüş seviyelerini açıkladı
Yatırımcıların kıymetli madenlerdeki dalgalanmalara karşı temkinli olması istendi
Piyasada yaşanabilecek olası değişimler ve kritik eşikler masaya yatırıldı
Altın ve gümüş piyasalarındaki son durum yatırımcıların yakın takibinde kalmaya devam ederken, uzman isimlerden gelen değerlendirmeler yön arayışındaki piyasalara ışık tutuyor. Piyasaları yakından izleyen analist Tuna Kaya, özellikle 3 Kasım tarihi üzerinden yaptığı değerlendirmelerle dikkat çekti. Kıymetli madenlerde yaşanan anlık fiyat hareketleri, yatırımcıların pozisyonlarını gözden geçirmesine neden oluyor.
Yapılan son analizlerde, altın ve gümüş cephesindeki fiyat dalgalanmalarının yatırımcı stratejilerini doğrudan etkilediği vurgulanıyor. Küresel piyasalardaki ekonomik gelişmeler ve enflasyon beklentileri, kıymetli madenlerin ons ve gram fiyatlarında belirleyici olmaya devam ediyor. Uzmanlar, yatırımcıların bu süreçte ani kararlar almak yerine teknik seviyeleri dikkatle takip etmesi gerektiğini belirtiyor.
Piyasa uzmanı Tuna Kaya'nın paylaştığı kritik seviyeler, özellikle kısa vadeli alım satım yapan yatırımcılar için yol gösterici nitelikte değerlendiriliyor. Destek ve direnç noktalarının yakından izlenmesi gerektiği, aksi takdirde yaşanabilecek ani hareketlerin risk oluşturabileceği ifade ediliyor. Yatırımcıların portföylerini çeşitlendirirken bu tür kritik tarihleri göz önünde bulundurması öneriliyor.
Küresel ekonomideki belirsizliklerin sürmesi, güvenli liman olarak görülen altın ve gümüşe olan ilgiyi canlı tutuyor. Ancak piyasalardaki sert dalgalanmalar, tecrübeli isimlerin uyarılarını daha da önemli hale getiriyor. Açıklanan kritik seviyelerin, önümüzdeki günlerde piyasanın yönü açısından belirleyici bir referans noktası olması bekleniyor.
AI YORUMU
Piyasalardaki yön arayışı sürerken yapılan bu tür teknik uyarılar, bireysel yatırımcıların risk yönetimi açısından temkinli hareket etmesini zorunlu kılıyor. Uzmanın işaret ettiği kritik eşikler, özellikle ani fiyat kırılmalarına karşı koruma sağlarken, bilinçsiz pozisyon almanın maliyetini artırabilir. Geniş kitlelerin birikimlerini değerlendirdiği kıymetli madenler pazarında, anlık dalgalanmalara karşı strateji belirlemeyenler kayıp riskiyle karşılaşabilir.
Altın Ateş Group, üretim ve lojistik alanındaki yatırımlarıyla 2026 sonunda 1 milyar dolar ciroya ulaşmayı planlıyor. Yıllık yüzde 50 büyüme kaydeden grup, toplam 50 milyon dolarlık yeni tesis yatırımları gerçekleştirdi.
Altın Ateş Group, 2026 yılı sonunda yaklaşık 1 milyar dolar ciro hedefliyor.
Kahramanmaraş, İskenderun ve İstanbul'daki yatırımların toplamı 50 milyon doları buldu.
Şirketin yıllık toplam satış hacmi polimer ve gübre ağırlıklı olmak üzere 2 milyon tona ulaşıyor.
Altın Ateş Group CEO’su Burak Ateş, şirketin önümüzdeki döneme yönelik büyüme stratejilerini ve yatırım hamlelerini paylaştı. Grubun yıllık ortalama yüzde 50 oranında bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Ateş, bu başarının depolama altyapısı ve üretim kapasitesini artıran hamlelerle desteklendiğini ifade etti. Yapılan açıklamaya göre, ciro hedefinin yanı sıra küresel ticaret ağının genişletilmesi de öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Şirket son dönemde toplam 50 milyon dolarlık üç büyük yatırımı hayata geçirdi. Kahramanmaraş'ta yaklaşık 10 milyon dolarlık bütçeyle kurulan hazır beton tesisi, deprem sonrasında bölgenin yeniden yapılanma sürecine katkı sunuyor. Ayrıca İskenderun’da 20 milyon dolarlık antrepo yatırımı yapılırken, İstanbul’da da yine 20 milyon dolar bedelle yeni bir plaza binası gruba kazandırıldı.
Grubun operasyonel hacmi incelendiğinde, yıllık 1 milyon 250 bin ton gübre ve 350 bin ton plastik satışı dikkat çekiyor. Polimer bölümündeki 350 bin tonluk yıllık satış rakamının 500 bin tona çıkarılması hedeflenirken, portföye geri dönüştürülmüş polimerler ile düşük karbon ayak izli ürünler dahil edilecek. İskenderun'daki 150 bin metrekarelik alana yayılan yedi tesis ise toplam 750 bin tonluk depolama kapasitesi sunuyor.
Lojistik ve enerji alanındaki yatırımlarını da sürdüren grup, İskenderun'daki operasyonlarında tek gemiyle 103 bin 566 ton gübre taşıyarak günlük 20 bin ton tahliye kapasitesine ulaştı. Depo çatılarında kurulan güneş enerjisi sistemlerinin gücü ise 9 megawata yükseldi. Ayrıca 2025 yılında kurulan girişim yatırım holdingi aracılığıyla teknoloji ve gayrimenkul projelerine de kaynak aktarılıyor.
AI YORUMU
Yıllık yüzde 50 büyüme hızı ve 50 milyon dolarlık altyapı hamlesi, şirketin sadece ticaretle kalmayıp lojistik kapasitesini de kalıcı olarak tahkim ettiğini gösteriyor. Özellikle İskenderun'daki 750 bin tonluk depolama gücü ve gübre taşımasındaki günlük 20 bin tonluk tahliye kapasitesi, küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalara karşı esneklik sağlayan somut birer eşik konumunda. Küresel emtia piyasasındaki navlun maliyetlerine rağmen alternatif taşıma modellerinin devreye alınması, 1 milyar dolarlık ciro hedefine giden yolda en büyük operasyonel güvenlik duvarını oluşturuyor.