Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
İzmir, Mersin ve Osmaniye'deki faili meçhul dosyalarda operasyon
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: TRT Haber Son Dakika
Özet
Emniyet birimleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda üç farklı ildeki faili meçhul dosyalar yeniden ele alındı. İzmir, Mersin ve Osmaniye'de uzun süredir aydınlatılamayan olaylarla ilgili çok sayıda şüpheli gözaltına alındı.
Öne çıkanlar
İzmir, Mersin ve Osmaniye'de 10 ila 21 yıl önceki olaylar yeniden incelendi.
Mehmet Çabuk'un cinayetini itiraf eden şüphelinin yer göstermesiyle kemik parçalarına ulaşıldı.
Operasyonlar kapsamında toplamda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı ve tutuklandı.
Haberin Detayı
Türkiye genelindeki uzun soluklu soruşturmalar kapsamında, geçmiş yıllarda karanlıkta kalan olayların aydınlatılması adına yeni adımlar atıldı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda sürdürülen titiz çalışmalar, İzmir, Mersin ve Osmaniye illerinde somut sonuçlar vermeye başladı.
İzmir'de 2005 yılından bu yana ulaşılamayan Muharreme Oral dosyası için yeni tanık beyanları ve iletişim trafiği masaya yatırıldı. Bir kuyuya atıldığı iddiası üzerine harekete geçen ekipler, belirlenen adrese düzenledikleri operasyonda beş şüpheliyi gözaltına alarak sorguya çekti.
Mersin'de ise 2016 yılında ortadan kaybolan Mehmet Çabuk dosyası, cezaevindeki bir şüphelinin itiraflarıyla yön değiştirdi. Şüphelinin tarif ettiği evin bahçesinde yapılan kazı çalışmalarında, beton zeminin derinliklerinde insan kalıntıları bulunarak Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Osmaniye'de 2016 tarihinde kaçırılan Furkan Coşkun'un akıbetini çözmek amacıyla da yeni teknik incelemeler yapıldı. Elde edilen bağlantılar neticesinde hakkında işlem başlatılan dokuz şüpheliden yedisi yakalanırken, diğer şüphelilerin cezaevinde olduğu tespit edildi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Geçmiş yıllara ait dosyaların yeniden açılması, adli sistemin hafızasını canlı tutması açısından önemli bir kararlılık göstergesidir. Yıllar sonra gelen itiraflar ve teknik bulgular, adaletin zaman aşımına uğramayacağını somut bir şekilde ortaya koyuyor. Bu tür operasyonlar, yakınlarını arayan aileler için umut ışığı olurken suçluların cezasız kalmayacağını gösteren net bir mesaj niteliği taşıyor. Soruşturmaların derinleşmesiyle birlikte benzer diğer dosyaların da ivme kazanması bekleniyor.
Kaynak:
TRT Haber Son Dakika
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Yapımcı Erol Köse'nin şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verildi. Olay yerindeki deliller ve cihaz incelemeleri sonucunda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı.
Sarıyer'deki 40 katlı apartmanın 16. katından düşen Erol Köse soruşturmasında takipsizlik kararı alındı.
Olay yerinde bulunan üç cep telefonundan ikisinin kilidi açılamadı, açık olan cihazda ise şüpheli bulguya rastlanmadı.
Ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travmasından kaynaklandığı resmi raporlara işlendi.
Müzik yapımcısı Erol Köse'nin 23 Mart 2026 tarihinde Sarıyer bölgesinde bulunan yüksek katlı bir binanın on altıncı katından düşerek hayatını kaybetmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Yaşanan bu trajik olayın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü bir hukuki süreç başlatıldı. Soruşturma dosyası, olay mahallindeki tüm delillerin toplanması ve dijital materyallerin incelenmesi üzerine titizlikle kuruldu.
Yürütülen adli işlemler kapsamında merhumun üzerinde yer alan üç farklı cep telefonu emniyet birimlerince incelemeye alındı. Cihazlardan ikisinin kilit mekanizmalarının aşırı korumalı olması nedeniyle açılamadığı ve bu sebeple veri analizi yapılamadığı belirtildi. Açık olan diğer cep telefonunda ise savcılık ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan detaylı incelemelerde, üçüncü şahısların müdahalesini veya suç şüphesini doğrulayan herhangi bir dijital iz ya da mesaja ulaşılamadı.
Adli tıp raporları ve olay yeri inceleme tutanakları, ölümün yüksekten düşme neticesinde meydana gelen genel beden travmasından kaynaklandığını net bir şekilde ortaya koydu. Savcılık makamı, elde edilen tüm deliller ve teknik raporlar doğrultusunda olayda herhangi bir kasıt, kusur veya dış müdahale bulunmadığına kanaat getirdi. Bu doğrultuda şüpheli ya da ilgililer hakkında kamu adına dava açılmasına gerek görülmeyerek dosya kapatıldı.
Tamamlanan soruşturma evresiyle birlikte, merhum yapımcının ani ve sarsıcı ölümüyle ilgili yürütülen tüm hukuki süreç resmi olarak sonlanmış oldu. Savcılığın verdiği takipsizlik kararı, dosyada başka bir şüphe unsurunun kalmadığını ve eldeki maddi delillerin hukuki karşılığını bulduğunu kesinleştirdi.
AI YORUMU
Yargı sürecinin hızlı şekilde tamamlanması, kamuoyundaki spekülasyonların önlenmesi açısından yerinde bir adım oldu. Üç cihazdan ikisinin şifrelerinin kırılamaması dijital incelemelerde yaşanan teknik sınırlılıkları net biçimde gösteriyor. Benzer adli vakalarda şifreli cihazların soruşturma sürecini nasıl yavaşlattığı bu dosyada bir kez daha görüldü. Dosyanın takipsizlikle kapanması, olayda dış müdahale iddialarını hukuki temelde ortadan kaldırıyor.
İstanbul Kongre Merkezi'ndeki konser sonrasında fenalaşan kişilerin hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada adli tıp raporları tamamlandı. İstanbul Valisi Davut Gül, ölümlerin konser alanında tüketilen gıdalardan değil, kullanılan farklı uyuşturucu maddelerden kaynaklandığını açıkladı.
Konser sonrası fenalaşan üç kişiden ikisi hayatını kaybetti, birinin tedavisi sürüyor.
Adli tıp raporlarında kurbanların farklı uyuşturucu maddeler kullandığı tespit edildi.
İstanbul Valisi Davut Gül, soruşturmada gıda zehirlenmesi ihtimalinin bulunmadığını belirtti.
İstanbul'da gerçekleştirilen müzik etkinliğinin ardından yaşanan trajik olayla ilgili adli süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Kongre merkezindeki organizasyona katılan üç katılımcı, gece yarısından sonra saat 03.15 civarında aniden rahatsızlanarak yere yığıldı. Etkinlik alanındaki kalabalık arasında durumun fark edilmesi üzerine acil sağlık ekiplerine çağrıda bulunuldu.
Olay yerine hızla intikal eden sağlık görevlileri, durumu ağır olan kişilere ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulanslarla Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk etti. Hastane acil servisinde doktorların tüm çabalarına rağmen genç katılımcılardan ikisi kurtarılamadı. Yoğun bakım ünitesine alınan diğer kişinin ise tıbbi takip ve tedavisine devam ediliyor.
Yaşanan ani kayıpların ardından ilk aşamada şüpheli gıda veya içecek zehirlenmesi ihtimali üzerinde durulmuştu. Ancak yürütülen soruşturma kapsamında yetkili birimler tarafından toplanan gıda numuneleri incelemeye alınırken, adli tıp kurumundan gelen detaylı raporlar olayın seyrini değiştirdi. Uzman incelemeleri sonucunda, hayatını kaybeden kişilerin vücudunda farklı uyuşturucu maddelere rastlandı.
Konuyla ilgili kamuoyunu bilgilendiren İstanbul Valisi Davut Gül, iddialara netlik kazandırdı. Vali Gül, yaşanan acı olayın konser organizasyonuyla ya da mekanda satılan yiyecek ve içeceklerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurguladı. Elde edilen adli tıp verilerinin, kurbanların farklı uyuşturucu türleri kullandığını net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden yetkililer, adli soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü belirtti.
AI YORUMU
Resmî makamların yaptığı açıklamalar, toplumsal olaylarda bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi açısından belirleyici bir rol oynuyor. Olayın gıda zehirlenmesi olmadığının adli tıp bulgularıyla kanıtlanması, benzer kalabalık organizasyonlardaki güvenlik ve denetim önlemlerinin sorgulanmasına yol açıyor. Bu tür trajediler, özellikle gençlerin katıldığı büyük etkinliklerde madde bağımlılığı riskinin ne kadar ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor. Denetimlerin sadece mekan içiyle sınırlı kalmayıp madde tedarik ağlarına da odaklanması, benzer kayıpların yaşanmaması için kritik bir gerekliliktir.
Istanbul'daki bir konser alaninda fenalasarak hastaneye kaldirilan uc kisiden biri hayatini kaybetti. Olay yerinde ve hastanede yapilan ilk incelemeler, durumu agir olan diger iki katilimcinin da saglik durumunun ciddiyetini korudugunu gosteriyor.
Bes bin kisinin katildigi Istanbul Kongre Merkezi'ndeki etkinlikte uc kisi fenalasti.
Taksim Egitim ve Arastirma Hastanesi'ne kaldirilan 29 yasindaki F.A. kurtarilamadi.
Guvenlik gucleri olay yerinde alkol ve uyusturucu suphesi uzerinde inceleme baslatti.
Kentin merkezi noktalarindan Harbiye'deki Istanbul Kongre Merkezi, elektronik muzik tutkunlarinin yogun ilgi gosterdigi buyuk bir organizasyona ev sahipligi yapti. Unreal ve Jeton adli iki farkli sirketin ortaklasa duzenledigi geceye yaklasik bes bin biletli katilimci istirahat etti. Guvenlik ve giris prosedurlerinin resmi kurallara uygun olarak yurutuldugu, etkinligin saat 21.00 baslangic ve 04.00 bitis saatleri arasinda planlandigi ogrenildi.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, sabaha karsi 03.15 sularinda kalabalik arasinda bulunan F.A., T.M. ve M.S.R. isimli uc genc aniden fenalasarak yere yigildi. Cevredeki diger katilimcilarin ve gorevlilerin ihbari uzerine alana acil saglik ekipleri sevk edildi. Ilk mudahaleleri yapilan uc magdur, ambulanslarla hizla Taksim Egitim ve Arastirma Hastanesi'ne nakledildi.
Hastaneye ulastirilan yaralilardan 29 yasindaki F.A., doktorlarin tum cabalarina ragmen hayata dondurulemedi. Tedavi altina alinan diger iki katilimci T.M. ve M.S.R.'nin ise hayati tehlikelerinin surdugu ve yogun bakimda tutulduklari bildirildi. Hayatini kaybeden gencin kesin olum nedeninin saptanmasi amaciyla Adli Tip Kurumu'nda otopsi islemlerine baslandi.
Olayin ardindan emniyet birimleri konser alaninda genis capli arastirma baslatti. Guvenlik gucleri, genclerin fenalasmasinda asiri alkol veya supheli madde tuketiminin rol oynamis olabilecegi ihtimalini degerlendiriyor. Incelemelerin tamamlanmasinin ardindan kalabalik alan bosaltilirken, organizasyonun yasal duzeni ve guvenlik onlemleri de mercek altina alindi.
AI YORUMU
Bes bin kisinin katildigi genis capli bir etkinlikte yasanan bu trajik kayip, kalabalik eglence mekanlarindaki denetim ve guvenlik standartlarini yeniden tartismaya aciyor. Ozellikle uc kisinin ayni anda bilincini kaybetmesi, tuketilen maddelerin icerigi konusunda ciddi soru isaretleri barindiriyor. Adli tip raporu ve otopsi sonuclari, benzer organizasyonlarda alinan tedbirlerin yeterliligini gormek adina belirleyici birerveri olacak.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayet dosyaları üzerine yürütülen çalışmalarda 61 dosyada 68 cinayetin aydınlatıldığını açıkladı. En yeni çözüm, 2023 yılında İzmir Kemalpaşa’da ağır yaralı bulunup hastanede hayatını kaybeden Ömer Şenol’un dosyası oldu. Operasyon kapsamında 9 şüpheli gözaltına alındı, 4’ü tutuklanarak adli kontrol kararı verildi. Bakan, bu başarıların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürüldüğünü vurguladı.
61 dosyada 68 cinayet aydınlatıldı
Ömer Şenol cinayeti 15 Ekim 2026'da çözüldü
9 şüpheli gözaltı, 4 tutuklandı, 9 adli kontrol
Bakan, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışmasıyla gerçekleştiğini belirtti.
Mevcut deliller ve iletişim kayıtları yeniden incelendi; Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, İlçe Jandarma Komutanlığı ve JASAT ekiplerinin ortak yürüttüğü operasyonla 15 Ekim 2026’da eş zamanlı bir operasyonda dokuz şüpheli gözaltına alındı.
Şüphelilerin ifadeleri ve yer gösterme işlemleri sonucunda elde edilen yeni bulgularla soruşturma derinleştirildi. Dosyaya dört yeni şüpheli daha eklendi; bunların arasında dört kişi tutuklanarak adli kontrol kararları verilen dokuz kişi de aynı kararla yargı sürecine yönlendirildi. Bakan Gürlek, sürecin titizlikle yürütülmesinde emeği geçen tüm kamu görevlilerine teşekkür etti.
AI YORUMU
Cinayet dosyalarının çözülmesi, adaletin tesisi ve mağdur ailelerin hak arayışı açısından kritik bir adım. Bu tür operasyonların devam etmesi, faili meçhul suçların azalmasına ve toplumda güven duygusunun artmasına katkı sağlayabilir. Ancak süreçte şeffaflık ve yargı bağımsızlığına verilen önem, kamuoyunun güvenini korumak için hâlâ izlenmeli.