PİYASA
Teknoloji

İsrail'in yeni füze anlaşmasında Azerbaycan iddiası yer aldı

İsrail'in yeni füze anlaşmasında Azerbaycan iddiası yer aldı Fotoğraf: Krzysztof Popławski · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

İsrailli savunma sanayii şirketi Elbit Systems, 235 milyon dolar değerinde PULS roketatar ve mühimmat tedariki için sözleşme imzaladı. İsrail basını, anlaşmanın gizli tutulan alıcı tarafının Azerbaycan olduğunu öne sürdü.

Öne çıkanlar

  • Elbit Systems, 235 milyon dolarlık PULS roketatar ve mühimmat sözleşmesi imzaladı.
  • İsrail basını, anlaşmanın yapıldığı Avrupa ülkesinin Azerbaycan olduğunu iddia etti.
  • Pakette 80 kilometre menzilli EXTRA-MR hassas güdümlü roketler yer alıyor.

Haberin Detayı

İsrail savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinden Elbit Systems, uluslararası alanda dikkat çeken yeni bir askeri tedarik anlaşmasına imza attı. Yaklaşık üç yıl sürmesi planlanan tedarik süreci, İsrail Savunma Bakanlığı ile ismi paylaşılmayan bir ülkenin savunma bakanlığı arasındaki hükümetler arası mekanizma üzerinden yürütülüyor.

Fotoğraf: SSgt Vernon Young Jr. · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons

Anlaşmanın resmi detaylarında alıcı ülkenin kimliği gizli tutulurken, İsrail basınında çıkan haberler farklı bir iddiayı gündeme taşıdı. Globes ve CTech gibi önde gelen ekonomi ve teknoloji yayınları, kaynaklarına dayandırdıkları bilgilerle 235 milyon dolarlık bu askeri sevkiyatın Azerbaycan ile gerçekleştirildiğini öne sürdü. Buna rağmen ne Elbit Systems ne de ilgili ülkelerin resmi makamları alıcı tarafın kimliğini doğrulayan resmi bir açıklama yapmadı.

Tamamen modüler bir yapıya sahip olan PULS sistemi; 122 mm ve 160 mm Accular roketleri, 150 kilometre menzilli standart EXTRA ve 300 kilometreye kadar ulaşabilen Predator Hawk mühimmatlarını tek platformdan ateşleyebiliyor.

Yeni tedarik paketinde yer alan EXTRA-MR mühimmatı, aynı ailenin daha uzun menzilli versiyonlarına kıyasla orta menzilli bir seçenek olarak tasarlandı. Mevcut komuta ve kontrol altyapılarıyla tam uyumlu çalışan sistem, tekerlekli veya paletli farklı araçlara kolayca entegre edilebiliyor. Yunanistan'ın da Nisan 2026 döneminde benzer bir PULS tedariği için yaklaşık 750 milyon dolarlık anlaşma imzaladığı bilinirken, Elbit Systems'in son sözleşmesiyle birlikte pazar payını genişlettiği görülüyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Askeri ihracat anlaşmalarında gizlilik unsuru, tarafların stratejik tercihlerine göre şekillenmeye devam ediyor. İki yüz otuz beş milyon dolarlık bütçe, projenin sadece roket alımından ibaret olmayıp entegre lojistik ve platform desteğini de kapsadığını net biçimde gösteriyor. Savunma pazarındaki bu tür büyük hacimli alımlar, ülkelerin sınır güvenliği stratejilerini güncellemelerine zemin hazırlarken bölgesel denge hesaplarını da doğrudan etkiliyor.

Kaynak: Haber Aero Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Dünya
• Haber Aero
İsrail, 145 milyar dolarlık yeni savunma doktrinini açıkladı
Fotoğraf: Haber Aero

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun operasyonel yapısını ve yerli üretim kapasitesini baştan aşağı yenilemeyi hedefleyen kapsamlı bir savunma planı paylaştı. Yeni strateji, Türkiye ile doğrudan çatışmadan kaçınma arzusunu belirtirken sınır ötesi operasyonlara ve insansız hava araçlarına karşı teknolojik yatırımlara odaklanıyor.

  • Savunma bütçesine yaklaşık 145 milyar dolar tutarında ilave kaynak tahsis edilecek.
  • Fiber optik ve SIM kart bağlantılı kamikaze İHA tehditlerine özel birim kuruluyor.
  • Dışa bağımlılığı bitirmek adına yer altında mühimmat üretim tesisleri inşa edilecek.

İsrail yönetimi, 7 Ekim sonrasındaki güvenlik açıklarını kapatmak ve bölgesel tehditlere karşı askeri kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir ulusal doktrin hazırladı. Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından açıklanan strateji belgesi, ordunun hazır olma düzeyini artırmayı, istihbarata dayalı önleyici vuruşlar yapmayı ve füze savunma altyapısını güçlendirmeyi esas alıyor.

Bölgesel dengelere değinen Netanyahu, Türkiye ile doğrudan bir askeri hesaplaşmaya girmek istemediklerini ve bu ihtimali engellemek için çaba gösterdiğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ile Ankara konusunda farklı görüşlere sahip olduklarını aktaran İsrail Başbakanı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin güneyine yayılmasına ve bölgedeki belirli hava üslerine yerleşmesine engel olmak adına adımlar attıklarını ileri sürdü.

Açıklanan yol haritası kapsamında İsrail savunma bütçesine yaklaşık 450 milyar şekel, yani 145 milyar dolar civarında devasa bir ilave bütçe aktarılacak. Tel Aviv yönetimi bu kaynağı kullanarak dış sevkiyatlara bağımlılığı sona erdirmeyi planlıyor. Bu doğrultuda kritik mühimmat, füze ve silahların ülke sınırları içerisinde, doğrudan yer altında inşa edilecek fabrikalarda üretilmesi kararlaştırıldı.

Yeni güvenlik çerçevesinde hava sahasını tehdit eden modern silahlara özel bir başlık açıldı. Bir ton patlayıcı taşıyan balistik füzelerin yanı sıra kablo güdümlü fiber optik dronlar ile hücresel ağ üzerinden çalışan İHA'lara karşı erken uyarı ve sensör ağları kurulacak. Yapay zekâ, kuantum, siber ve uzay savunma teknolojilerine yapılacak yatırımlarla askeri altyapının küresel ölçekte üst sıralara taşınması hedefleniyor.

AI YORUMU

Askeri operasyonları dış desteğe bağlı kalmadan yürütme arzusu, savunma harcamalarını sürdürülemez bir bütçe açığı sarmalına sokacaktır. Açıklanan 145 milyar dolarlık devasa kaynak, ülke içi sanayiyi ayağa kaldırmayı hedeflese de bölgedeki sivil halkın güvenliğini artırmak yerine gerilimi doğrudan tırmandırıyor. Yer altı cephanelikleri ve önleyici saldırı doktrini tavizsiz uygulanırsa, sınır hattındaki komşu ülkeler arasındaki sürtüşmeler anlık diplomatik krizlerden geri dönülemez fiili çatışmalara evrilebilir.

Kaynak: Haber Aero Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• ShiftDelete

Türkiye'nin S-400 tercihi nedeniyle programdan çıkarılmasıyla ABD'de kalan 6 adet F-35A uçağının geleceği belirsizliğini koruyor. Aynı savunma sistemine sahip Hindistan'ın Amerikan uçaklarıyla tatbikat yapması ise savunma politikalarındaki çifte standart tartışmalarını alevlendirdi.

  • Türkiye programdan çıkarılırken ABD'de kalan 6 adet F-35A depolarda tutuluyor.
  • Türkiye projeye ortak olarak katılmış ve yaklaşık 1,4 milyar dolar ödeme yapmıştı.
  • Hindistan'ın S-400 kullanmasına rağmen F-35 tatbikatına katılması soru işaretleri yarattı.

Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçakları programından çıkarılmasıyla birlikte Washington'da bekletilen uçakların durumu yeniden gündeme geldi. Ankara, 2002 yılında Müşterek Taarruz Uçağı projesine ortak olarak dahil olmuş ve süreç boyunca 100 adet F-35A almayı planlamıştı. Bu kapsamda savunma sanayii şirketleri üretimde rol üstlenirken Türkiye toplamda yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ödeme gerçekleştirdi.

Ancak Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin tedarik edilmesi iki ülke arasında kriz çıkardı. Temmuz 2019 tarihinde ABD yönetimi Türkiye'yi programdan resmi olarak çıkardı. Türk pilotların eğitimi için üretilen ve test aşamasında kullanılan 6 adet F-35A savaş uçağı ise ABD'deki depolarına çekilerek teslim edilmedi.

Washington yönetimi bu kararın arkasındaki temel gerekçe olarak S-400 radarlarının F-35 uçaklarının düşük görünürlük verilerini toplayabilme riskini gösterdi. Siyasi krizin ardından Aralık 2020'de Savunma Sanayii Başkanlığına CAATSA yaptırımları uygulandı. Ayrıca 2020 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın 1245. maddesi, S-400 meselesi çözülmeden uçakların transferini yasal olarak engelliyor.

Tartışmaları alevlendiren son gelişme, Hindistan'da düzenlenen Tarang Shakti 2026 tatbikatına ABD'ye ait F-35A uçaklarının katılması oldu. Benzer şekilde Rus hava savunma sistemine sahip olan Hindistan'ın bu tatbikatta yer alması, uygulanan politikaların tutarlılığı konusunda soru işaretleri doğurdu. Öte yandan Hint personelinin uçaklara erişiminin sıkı güvenlik tedbirleriyle sınırlandırıldığı bildirildi.

Yaşanan bu süreç sadece geçmişteki yatırımları değil, Türkiye'nin uzun vadeli hava gücü stratejisini de etkiliyor. Düşük görünürlük ve gelişmiş sensör kabiliyetlerine sahip bu uçakların yokluğunda, Türkiye bir yandan milli muharip uçak KAAN projesiyle dışa bağımlılığı azaltmayı ve kendi teknolojisini geliştirmeyi hedefliyor.

AI YORUMU

S-400 ve F-35 ikilemi, yalnızca teknik güvenlik endişelerinden ibaret olmayıp iki ülke arasındaki stratejik dengelerin somut bir yansımasıdır. Türkiye'nin projeye yaptığı 1,4 milyar dolarlık ödemenin karşılığını alamaması ve uçakların ABD hangarlarında bekletilmesi, savunma sanayiinde tedarik güvenliğinin ne denli kırılgan olabileceğini gösteriyor. Benzer sistemleri kullanan diğer ülkelerle kurulan farklı ilişkiler göz önüne alındığında, Ankara'nın kendi savaş uçağı projesi olan KAAN'a yönelmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu durum, yerli üretim hamlelerinin hızlandırılmaması durumunda dışa bağımlılığın operasyonel kabiliyetleri doğrudan riske atacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• Sabah
Başkan Erdoğan'dan Özdemir Bayraktar paylaşımı
Fotoğraf: Sabah

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi'nin simge isimlerinden Özdemir Bayraktar'ı vefatının beşinci yılında yâd etti. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada merhum Bayraktar'ın savunma sanayisindeki hedeflere sunduğu katkılar vurgulandı.

  • Özdemir Bayraktar, vefatının beşinci yıl dönümünde anıldı.
  • Başkan Erdoğan sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.
  • Paylaşımda Millî Teknoloji Hamlesi'ne yapılan katkılar hatırlatıldı.

Türk savunma sanayisinin tam bağımsızlık yolculuğunda kritik bir vizyon çizen Özdemir Bayraktar, vefatının beşinci yıl dönümünde devlet erkânı tarafından unutulmadı. Millî Teknoloji Hamlesi'nin öncülerinden olan mühendis ve iş insanı, aradan geçen zamana rağmen ulusal projelerdeki mirasıyla anılmaya devam ediyor. Bu kapsamda siyasi isimler ve kurumlar hatırasına yönelik mesajlar paylaştı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı resmi paylaşımda merhum Bayraktar'a duyulan özlemi ve saygıyı dile getirdi. Paylaşımında savunma sanayisinde tam bağımsızlık ülküsüne adanan bir ömre dikkat çeken Erdoğan, duygu dolu ifadeler kullandı. Mesajında mihmandarlık rolünün altını çizen Erdoğan, merhuma rahmet ve makamının âli olması temennisinde bulundu.

Ülkenin savunma alanındaki dışa bağımlılığını azaltmak adına atılan ilk adımlarda aktif rol oynayan Bayraktar ailesinin bu süreçteki öncülüğü, teknoloji çevrelerinde sıkça hatırlanıyor. Geride kalan beş yıllık süreçte havacılık ve savunma alanında kaydedilen gelişmeler, atılan temellerin ne denli kalıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Paylaşılan anma mesajları da bu vizyonun toplumsal hafızadaki yerini taze tutuyor.

AI YORUMU

Bir ülkenin teknolojik bağımsızlık mücadelesi, yalnızca kurumsal kararlarla değil, bu yola baş koymuş öncü isimlerin kişisel fedakârlıklarıyla şekillenir. Beş yıllık zaman dilimi, atılan temellerin ne kadar sağlam olduğunu ve yerli projelerin bugün hangi noktaya ulaştığını net bir şekilde gösteriyor. Sektördeki mühendisler ve genç girişimciler için bu tür dönüm noktaları, gelecekteki projelerde izlenecek rota açısından rehber niteliği taşıyor.

Kaynak: Sabah Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• Haber Aero
İsrail Savunma Bakanlığı Yeni Apache Helikopterleri İçin Fon Onayladı
Fotoğraf: Haber Aero

İsrail, ABD'den 12 adet AH-64E Apache taarruz helikopteri tedarik edebilmek amacıyla yaklaşık 1 milyar dolarlık finansman paketine onay verdi. Maliye ve savunma bakanlıkları arasındaki bütçe anlaşmazlığı, Arap toplumunun kalkınma fonundan aktarılan kaynakla çözüldü.

  • İsrail ordusu için 12 adet AH-64E Echo model Apache helikopteri alınacak.
  • Toplam maliyet yaklaşık 1 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
  • Bütçe açığını kapatmak için kalkınma fonundan 1 milyar şekel aktarıldı.

İsrail Savunma Bakanlığı, hava gücünü tahkim etmek üzere Washington yönetimiyle yeni bir askeri tedarik sözleşmesi imzaladı. Yapılan anlaşma çerçevesinde en modern Apache versiyonu olan AH-64E Echo modelinden 12 adet taarruz helikopteri envatrare dahil edilecek.

Sipariş sürecinde bakanlıklar arasında yaklaşık 288 milyon dolarlık finansal uyuşmazlık yaşandı ve süreç bir süre askıda kaldı. Hükümet kanadı, yaşanan tıkanıklığı aşmak amacıyla farklı bir bütçe kalemi üzerinde düzenleme yapma kararı aldı.

Arap toplumunun kalkınması amacıyla ayrılan beş yıllık programın 2027 ile 2029 yılları arasındaki diliminden yaklaşık 1 milyar şekel savunma fonuna yönlendirildi. Ek olarak 2026 yılı devlet bütçesinden 68 milyon şekel daha ayrılarak toplam finansman sağlandı.

Yeni nesil hava araçlarının ilk teslimatlarının önümüzdeki on yılın başlarında başlaması planlanıyor. Ülkenin halihazırda 48 adetlik bir Apache filosuna sahip olduğu biliniyor.

Savunma Bakanı Israel Katz, gerçekleştirilen hamlenin silahlı kuvvetlerin gelecekteki operasyonel kabiliyetlerini artıracağını dile getirdi. ABD tarafı ise daha önce geniş kapsamlı bir potansiyel satışa yeşil ışık yakmıştı.

AI YORUMU

Askeri alımlarda yaşanan bütçe krizlerinin iç kaynakların yer değiştirmesiyle çözülmesi, ülkenin güvenlik önceliklerinin mali politikaları nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Yaklaşık 1 milyar dolarlık bu devasa siparişin, kalkınma fonlarından kesinti yapılarak finanse edilmesi toplumsal kesimler arasında dengelerin nasıl kurulduğuna dair somut bir örnek sunuyor. Önümüzdeki süreçte savunma harcamalarının sivil bütçe kalemleri üzerindeki baskısının nasıl yönetileceği merak konusu.

Kaynak: Haber Aero Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…