Ibb yolsuzluk davasinda 7 tutuklu sanik tahliye edildi.
Dosyadaki toplam tutuklu sanik sayisi 46'ya dustu.
Ekrem Imamoglu 4 gun suren savunmasini tamamladi.
Haberin Detayı
Istanbul Buyuksehir Belediyesi yonetimine karsi surdurulen yolsuzluk sorusturmasi kapsamindaki durusmalarda yeni bir aşamaya gecildi. Mahkeme surecinde aciklanan mutalaanin ardindan savcilik makami, tutuklu yargilanan bazi isimler icin serbest birakilma talebinde bulundu.
Duruşma savcisinin talebi dogrultusunda mahkeme heyeti, Umit Polat ve Nilgin Cendek ile birlikte Tolga Hukum, Fatih Temur, Melih Gecek, Aytekin Karasalan ve Adem Baser'in tahliyesine hukmetti. Ayrica daha once tutuksuz yargilanan bazi saniklarin imza ve ev hapsi gibi adli kontrol tedbirleri kaldirildi.
Bazi saniklar hakkinda uygulanan yurt disina cikis yasaklarinin ise devam edecegi bildirildi. Yapilan son tahliyelerle birlikte davada cezaevinde bulunan tutuklu sanik sayisi 46 kisilik bir seviyeye indi.
Davanin onemli saniklari arasinda yer alan ve gorevden uzaklastirilan Ekrem Imamoglu, devam eden rüşvet ve ihale sureclerine iliskin iddialara karsi hazirladigi savunmasini tamamladi. Dort gun boyunca mahkeme heyetine karsi savunma yapan Imamoglu, kendisine yoneltilen suclamalarin tamamini reddetti.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yargi surecinin bu aşamasinda gerceklesen tahliyeler, dosyanin seyri acisindan savunma stratejilerini dogrudan etkileyebilir. Ozellikle 7 sanigin serbest kalmasi ve toplam tutuklu sayisinin 46'ya dusmesi, durusmalarin gelecek oturumlarindaki tartisma basliklarini degistirecektir. Imamoglu'nun dort gunluk savunmasini bitirmesi ise yargilamanin esas hakkindaki gidisatini hizlandiracak temel unsurlar arasinda yer aliyor.
Kaynak:
NTV Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Kamuoyunda yankı uyandıran geniş katılımlı davada mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar arasından yedi ismin tahliyesine hükmetti. Gerçekleşen son celsede ayrıca bazı sanıklar üzerindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması kararlaştırıldı.
Dava kapsamında 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda 101. duruşma yapıldı.
Tolga Kılıç, Fatih Temür ve Melih Geçek gibi yedi isim tahliye edildi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından yürütülen hukuki süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Yüzü aşkın celsedir devam eden ve yüzlerce ismin sanık sandalyesinde oturduğu yargılamada, mahkeme ara kararını duyurdu.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki özel duruşma salonunda görülen oturumda, tutukluluk halleri ve adli kontrol tedbirleri yeniden masaya yatırıldı. Uzun süredir cezaevinde bulunan bazı kamu ve özel sektör çalışanlarının durumları tek tek ele alındı.
Gerçekleştirilen incelemelerin ardından mahkeme başkanı, Park ve Bahçeler Dairesi personeli Tolga Kılıç, eski Ağaç AŞ Satın Alma Müdür Vekili Fatih Temür, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek ve eski Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaaslan'ın serbest bırakılmasına karar verdi. Bu isimlerle birlikte Adem Başer, Ümit Polat ve Nilgün Cendek de tahliye edilenler arasında yer aldı.
Heyet, geri kalan tutuklu sanıkların mevcut hallerinin sürdürülmesine hükmetti. Bununla beraber, tutuksuz yargılanan bazı kişilerin evden çıkmama ve düzenli imza verme gibi adli kontrol şartları tamamen kaldırıldı.
Ayrıca duruşmada, bazı sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasaklarının da kaldırılması yönünde hüküm kuruldu. Dava heyeti, dosyadaki delil durumu ve yargılamanın geldiği aşamayı göz önünde bulundurarak sonraki duruşma için hazırlıklarını sürdürüyor.
AI YORUMU
Yargılama sürecindeki bu tahliye kararları, davanın seyri ve tutukluluk sürelerinin hukuki sınırları açısından yakından izleniyor. Melih Geçek ve Nilgün Cendek gibi farklı kurumlarda yöneticilik yapmış isimlerin serbest kalması, ilerleyen celselerdeki savunma stratejilerini doğrudan etkileyebilir. Mahkemenin adli kontrol şartlarında esneklike gitmesi ise dosyanın kapsamlı yapısı içinde dengeli bir ilerleme arayışına işaret ediyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkındaki yolsuzluk davasında duruşma savcısı mütalaasını mahkemeye sundu. Gerçekleşen celsede, yargılamada tutuklu bulunan Ümit Polat ve Nilgün Cendek'in serbest bırakılması talep edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında mütalaa açıklandı.
Duruşma savcısı tutuklu sanıklar Ümit Polat ile Nilgün Cendek'in tahliyesini istedi.
Yargılama süreci yeni bir evreye girdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen yolsuzluk iddialarına ilişkin hukuki süreçte önemli bir aşama geride kaldı. Mahkeme salonunda görülen oturumda, savcılık makamı hazırladığı mütalaayı mahkeme heyetine sundu.
Sunulan mütalaa doğrultusunda, dosyada tutuklu statüde bulunan Ümit Polat ve Nilgün Cendek hakkında dikkat çeken bir talepte bulunuldu. Savcı, anılan iki ismin mevcut durumlarının değerlendirilmesi sonucunda tahliyelerini talep etti.
Kamuoyunun yakından takip ettiği dava dosyası, belediye kaynaklı usulsüzlük iddialarını kapsıyor. Açıklanan mütalaanın ardından savunma tarafının atacağı adımlar ve mahkemenin vereceği ara karar merakla bekleniyor.
Yargı mercilerinin yürüttüğü incelemeler kapsamında ilerleyen günlerde duruşma takviminin netleşmesi ve mahkeme heyetinin tahliye talepleriyle ilgili kararını açıklaması öngörülüyor.
AI YORUMU
Ümit Polat ve Nilgün Cendek hakkında verilen tahliye talebi, davanın seyrini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Tutuklu sanıkların serbest kalma ihtimali, sonraki duruşmalarda savunma stratejilerini ve dosyadaki genel dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı davanın dördüncü gününde hakim karşısına çıkarak savunmasını tamamladı. Silivri'deki duruşmada iddiaların tümüyle siyasi olduğunu belirten İmamoğlu, suçlamalara karşı rakam vererek yanıt verdi.
Dava Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde 101'inci gününde görülüyor.
İmamoğlu savunmasında iddia edilen meblağların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Silivri'de bulunan Marmara Kapalı Cezaevi'nde devam eden ve 53'ü tutuklu olmak üzere toplam 436 sanığın yargılandığı büyük dava, 101'inci gününde kritik aşamalardan geçiyor. Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ekim ayında başladığı savunmasının dördüncü oturumunu bugün tamamladı.
Konuşmasının başında cezaevinde geçirdiği uzun süreye değinen İmamoğlu, yargı sisteminin geldiği noktayı eleştirdi. 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik başlatılan operasyon süreçlerinin Esenyurt ile başladığını hatırlatan İmamoğlu, süreç boyunca yaşananları somut örneklerle eleştirdi.
Savunmasında kendisine yöneltilen mali iddialara da rakam vererek yanıt veren İmamoğlu, başlangıçta 560 milyar olarak konuşulan rakamların daha sonra 160 milyara indirildiğini ve bunların da bakanlık memurları eliyle yanlış hesaplandığını ifade etti. Casusluk ve örgüt üyeliği suçlamalarını reddeden İmamoğlu, delil olarak sunulan fotoğrafların hukuki temelden yoksun olduğunu vurguladı.
Duruşmanın bugünkü oturumunda sanıkların tutukluluk durumlarının gözden geçirilmesi beklenirken, İmamoğlu'nun savunmasının ardından avukatların söz alması öngörülüyor. Yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında tarafların sunumlarıyla devam edeceği kaydediliyor.
AI YORUMU
Yargılamanın bu aşamasında savunma yapılırken paylaşılan rakamsal detaylar ve operasyon süreçlerine dair yapılan eleştiriler, davanın sadece hukuki değil aynı zamanda geniş siyasi yankılar uyandıran bir boyuta sahip olduğunu gösteriyor. İlerleyen günlerde avukatların yapacağı savunmalar ve mahkemenin tutukluluk incelemesi kararları, davanın seyri açısından belirleyici olacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek pusu sistemine karşı kendini korumasını istedi. Silivri'deki duruşmada salonu dolduran kalabalık sık sık sloganlar atarken, dava süreci tüm hızıyla sürüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülüyor.
İmamoğlu dâhil 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
Davanın 101'inci gününde salonda yoğun sloganlar atıldı.
İstanbul'da görülen kapsamlı yerel yönetim davasının duruşmaları, Silivri'deki cezaevi kampüsünde yer alan salonda yoğun bir katılımla devam ediyor. Yargılanan yüzlerce isim arasında bulunan Ekrem İmamoğlu, davanın yüz birinci gününde hâkim karşısına çıkarak savunmasına kaldığı yerden devam etti. Salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından çeşitli sloganlarla karşılanan İmamoğlu, uzun süredir devam eden hukuki sürecin ülkedeki adalet düzenine olan etkilerini eleştirdi.
Yaptığı uzun savunmada yürütülen yargılamanın siyasi nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, dosyada yer alan iddiaların tamamının siyasi saiklerle hazırlandığını dile getirdi. Toplumun farklı kesimlerine seslenerek son yıllarda atılan adımların muhalefeti hedef aldığını öne sürdü. Bu sürecin ülkenin ortak geleceğine zarar verdiğini belirten sanık, yaşananların hukuki bir temelden uzak olduğunu iddia etti.
Savunmasının ilerleyen bölümlerinde doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunan İmamoğlu, ülke genelinde kurulan bazı düzenlerin tehlikelerine dikkat çekti. Bir hemşehri sıfatıyla yaptığı uyarılarda, yönetim kademelerinde yer alan isimlerin dahi bu mekanizmalardan zarar görebileceğini ifade etti. Türkiye'yi yönetenlerin bu tür olaylardan haberdar olamayabileceğini belirterek çevredeki kurgulara karşı tedbirli olunması gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'un mısralarına da yer veren İmamoğlu, İstiklal Marşı'ndaki ifadelerin bugünkü ruh haline ışık tuttuğunu söyledi. Mahkeme salonunda bulunan güvenlik görevlileriyle yurttaşlar arasında hiçbir fark olmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu vurguladı. Yargı organlarının vereceği kararların gelecekteki toplumsal barış için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu'nun 436 sanıklı devasa bir dosyada yaptığı bu savunma, sadece hukuki bir savunmanın ötesine geçerek siyasi bir manifestoya dönüşüyor. 53 tutuklu sanığın bulunduğu bu tür kilit davalar, Türkiye'deki adalet mekanizmalarının işleyişine dair tartışmaları derinleştirirken taraflar arasındaki söylem sertleşiyor. Önümüzdeki duruşmalarda mahkeme heyetinin vereceği ara kararlar, hem davanın seyrini hem de ülkedeki siyasi tansiyonun yönünü doğrudan tayin edecek.