PİYASA
Teknoloji

Huawei Pura 90 Plus, yeni Kirin işlemcisiyle ilk kez görüntülendi

Huawei Pura 90 Plus, yeni Kirin işlemcisiyle ilk kez görüntülendi

Özet

Huawei Pura 90 Plus modeli mağazalarda sergilenirken donanım ayrıntıları da netleşti. Çin merkezli ön sipariş süreci başlayan cihazın, 2848 x 1276 piksel çözünürlük sunan ekranla geleceği resmi ekran görüntülerine yansıdı.

Öne çıkanlar

  • Huawei Pura 90 Plus, Kirin 9025 yonga setini kullanan ilk telefon olarak öne çıkıyor.
  • Cihazın ayarlar ekranında LCI-AL00 model numarası ve 2848 x 1276 piksel çözünürlük yer alıyor.
  • Yeni işlemcinin önceki Kirin 9020 sürümüne göre performans artışı sunduğu belirtiliyor.

Haberin Detayı

Huawei, yeni akıllı telefon serisi için hazırlıklarını sürdürürken Pura 90 Plus modeli mağaza teşhir ürünleriyle gün yüzüne çıktı. Şirket, cihazı resmi olarak doğrulayarak Çin pazarında ön sipariş sürecini başlattı. Ancak bu aşamada teknik özelliklerin tamamı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Sergilenen örneklerin arayüzünde yer alan telefon hakkında bölümü, merak edilen donanım altyapısına dair ilk somut ipuçlarını barındırıyor.

Yeni nesil Kirin yonga setinin üretim ve mimari yapısı Fotoğraf: Barbara Carr · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Paylaşılan bilgilere göre yeni model LCI-AL00 model numarasıyla raflardaki yerini alacak. Ekran tarafında ise 2848 x 1276 piksel çözünürlük sunulacağı netlik kazandı. Bu teknik veriler, cihazı tanıtım öncesinde incelemek isteyen kullanıcılar için ilk resmi doğrulamayı oluşturuyor. Tasarım ve ekran özelliklerinin yanı sıra işlemci kanadındaki yenilikler de teknoloji kulislerinde yankı uyandırmayı başardı.

Pura 90 Plus modelinin en dikkat çekici donanım hamlesi, gücünü Kirin 9025 yonga setinden alan ilk cihaz olmasıyla öne çıkıyor. Sızıntı kaynakları, bu yeni işlemcinin önceki Kirin 9020 sürümünün hız aşırtılmış bir varyantı olduğunu iddia ediyor. Genel test sonuçlarına göre yeni yonga setinin önceki nesle kıyasla belirgin bir hız avantajı sunduğu ifade ediliyor.

Ayrıca Kirin 9025 işlemcisinin, serinin diğer üyeleri olan Pura 90 Pro ve Pro Max modellerinde yer alan Kirin 9030S ile benzer seviyede bir performans sergilediği öne sürülüyor. Önceki nesil Kirin 9020 işlemcili Pura 80 Pro ile kıyaslandığında yüzde 19 oranında daha yüksek sonuçlar verdiği belirtilen yeni model, markanın mobil işlemci rekabetindeki iddiasını bir üst seviyeye taşıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Şirketin yeni yonga seti stratejisi, tedarik zinciri kısıtlamalarına rağmen işlemci performansını artırma çabasını net biçimde gösteriyor. Önceki nesil Kirin 9020 modeline kıyasla elde edilen yüzde 19'luk performans farkı, günlük kullanımda hız ve verimlilik arayan kullanıcılar için kayda değer bir değişim yaratacaktır. Rakiplerin küresel pazardaki amiral gemisi modelleriyle rekabet edebilmek adına bu tür işlemci yükseltmeleri marka adına hayati bir rol oynuyor. Eğer bu donanım optimizasyonu saha testlerine de aynı şekilde yansırsa, cihaz Çin pazarındaki konumunu daha da sağlamlaştıracaktır.

Kaynak: DonanımHaber Bu içerik, kaynak metne dayalı olarak yapay zekâ destekli özetleme ve otomatik kalite denetimiyle hazırlanmıştır. Kaynağın bağlantısı açıkça verilir; vitrinde yalnızca kalite eşiğini geçen içerikler listelenir. Ayrıntı: yayın ilkelerimiz, yapay zekâ kullanımı ve içerik politikamız.
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Mobil
    • Tamindir
    Galaxy S27 Plus Modelinde Ultra Geniş Bant Desteği Kaldırılıyor

    Samsung'un 2027 başında piyasaya sürmesi beklenen Galaxy S27+ modelinde ultra geniş bant bağlantısının yer almayacağı ortaya çıktı. Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı belgelerine yansıyan detaylara göre bu teknoloji yalnızca Pro ve Ultra serilerinde sunulacak.

    • Galaxy S27+ modeli 2021'den bu yana UWB desteği olmayan ilk Plus telefon olabilir.
    • Çin MIIT kayıtları 23 Eylül 2026 tarihinde onaylandı ve modül sadece Pro ile Ultra sürümlerinde görünüyor.
    • Bluetooth 6.0 Channel Sounding özelliği UWB eksikliğini kısmen telafi edebilir.

    Teknoloji dünyasının önde gelen üreticilerinden Samsung, 2027 yılının ilk haftalarında kullanıcılarla buluşturmaya hazırlandığı yeni amiral gemisi serisinde donanım stratejisini değiştiriyor. Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından 23 Eylül 2026 tarihinde onaylanan resmi belgeler, serinin orta üst segment temsilcisi hakkında dikkat çekici bir detayı gözler önüne serdi. Sızıntılara kıyasla çok daha güvenilir bir kaynak kabul edilen resmi kayıtlar, ultra geniş bant teknolojisinin standart ve Plus varyantlarında yer almayacağını netleştirdi.

    Elde edilen resmi verilere göre UWB modülü yalnızca Galaxy S27 Pro ve en üst düzey model olan S27 Ultra'da bulunuyor. Mevcut nesil Galaxy S26+ cihazında bu bağlantı standardı yer alırken, yeni kararla birlikte Plus serisi yıllar sonra ilk kez bu kabiliyeti kaybedebilir. Sektör kulislerinde Samsung'un bu hamleyi seriye ilk kez eklenecek olan Pro modele alan açmak amacıyla yaptığı konuşuluyor. Yeni Pro sürümünün S Pen barındırmayan daha kompakt bir Ultra türevi olarak konumlandırılması bekleniyor.

    Ultra geniş bant teknolojisi, özellikle akıllı takip cihazlarının konumunu milimetrik hassasiyetle bulmayı ve otomobiller için dijital anahtar kullanımını mümkün kılıyor. Bu donanımın S27+ modelinden çıkarılması, eşya bulma operasyonlarının Bluetooth tabanlı alternatiflere kalacağı anlamına geliyor. Şirketin eylül ayında tanıttığı SmartTag3 modeliyle birlikte gelen Bluetooth 6.0 Channel Sounding özelliği 60 metreye kadar yön tayini sağlayabilse de, UWB kadar yüksek hassasiyet sunamayabileceği ifade ediliyor.

    Arka planda yaşanan bu donanım kısıtlaması, bellek maliyetleri nedeniyle artması beklenen satış etiketleriyle birleştiğinde tüketiciler açısından dezavantaj yaratabilir. Türkiye pazarında önceki nesil 12 GB RAM ve 256 GB depolamalı S26+ sürümü yüksek rakamlarla alıcı bulurken, yeni seride daha fazla ödeme yapıp daha az özellik alma ihtimali bulunuyor. SammyGuru ve GSMArena gibi teknoloji platformları bu durumun şimdilik Çin pazarına özel olabileceğini ya da nihai sürümde değişebileceğini aktarsa da, Samsung cephesinden henüz resmi bir doğrulama yapılmadı.

    AI YORUMU

    Samsung'un Plus serisinden UWB modülünü çıkarma hamlesi, orta-üst segment cihaz almayı planlayan kullanıcılar için doğrudan bir gerileme anlamı taşıyor. Özellikle 103.999 TL seviyesini gören güncel fiyat etiketleri göz önüne alındığında, daha yüksek maliyetle raflara çıkması beklenen bir telefonda temel donanım özelliklerinin kırpılması sadık müşteri kitlesini düşündürecektir. Akıllı takip etiketlerini ve dijital otomobil anahtarlarını yoğun biçimde kullanan kişilerin, standart Plus modeli es geçip doğrudan Pro veya Ultra seçeneklerine yönelmesi kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: Tamindir Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    • DonanımHaber
    Huawei ve CATL otonom batarya değişimi için 2027'yi işaret etti

    Huawei ve CATL ortaklığı, elektrikli araçların otonom olarak batarya değişim istasyonlarına yanaşmasını ve işlemin 99 saniyede tamamlanmasını hedefliyor. Geliştirilen bu yeni sistemle birlikte ilk modellerin 2027 yılında yollara çıkması planlanıyor.

    • Elektrikli araçlar istasyonlara otonom şekilde girip 99 saniyede batarya değiştirecek.
    • Ortaklık kapsamında geliştirilen ilk beş model 2027 yılında satışa sunulacak.
    • Sistem; araç, istasyon ve bulut altyapısı arasındaki veri bağlantısıyla çalışacak.

    Otomotiv ve teknoloji dünyasında yankı uyandıran yeni bir iş birliğiyle elektrikli araç kullanıcılarının en büyük zaman kayıplarından biri ortadan kalkıyor. Huawei ile CATL güçlerini birleştirerek batarya değişim süreçlerini tamamen otonom hale getirecek yeni bir altyapı üzerinde çalışmaya başladı. İki dev şirket, araçların istasyonlara sürücü müdahalesine gerek kalmadan yanaşmasını ve değişim sürecinin yalnızca 99 saniye sürmesini amaçlıyor.

    Geçtiğimiz günlerde imzalanan ortaklık anlaşması, Huawei'nin gelişmiş akıllı sürüş sistemlerini CATL'nin geniş batarya değişim ağıyla buluşturuyor. Araç, istasyon ve bulut bilişim altyapısının karşılıklı veri alışverişi sayesinde otomobiller, tesisi kendi başına bulabilecek ve değişim mekanizmasına hassas bir şekilde konumlanabilecek. Bu sayede sürücülerin istasyon içinde hassas manzaralar yapma zorunluluğu ortadan kalkacak.

    Geliştirilen bu yenilikçi teknolojinin ilk meyvelerini 2027 yılında vermesi bekleniyor. Bu tarihe kadar beş yeni modelin piyasaya sürülmesi planlanırken, ilk aracın Dongfeng ve Huawei ortaklığından doğan Epicland markasını taşıması öngörülüyor. Ayrıca GAC ile Huawei ortaklığındaki Aistaland markası da batarya değişimini destekleyen ürünleri gelecekteki planlarına dahil etti.

    Piyasaya sürülecek yeni modellerin fiyat etiketleri, teknik detayları ve kesin tanıtım takvimi henüz netlik kazanmadı. Bireysel binek otomobillerde bu tarz değişim ağlarının yaygınlığı şimdilik sınırlı kalsa da, atılan bu adım CATL'nin hizmet alanını genişletecek. CATL sadece batarya satışı yapmakla kalmayıp, araçların kullanım ömrü boyunca enerji hizmeti sunarak üreticilerle daha kalıcı bağlar kurmayı hedefliyor.

    Huawei cephesinde ise bu hamle, akıllı sürüş yazılımlarının kullanım alanlarına yepyeni bir halka ekliyor. Sürücünün istasyonda hiçbir fiziksel çaba harcamadan kısa sürede yola devam etmesini sağlayan bu altyapı, elektrikli araç pazarındaki rekabetin yönünü değiştirebilir. İki markanın ortak vizyonu, geleceğin taşımacılık ekosisteminde enerji ikmalini pratik ve hızlı bir standart haline getirmeyi amaçlıyor.

    AI YORUMU

    Batarya değişim istasyonlarının otonom hale gelmesi, elektrikli araç pazarındaki en büyük menzil ve dolum süresi kaygısını doğrudan hedef alıyor. Sürücü müdahalesini sıfırlayan bu 99 saniyelik süreç, şarj istasyonlarındaki kuyruk çilesini bitirerek geleneksel yakıt ikmalinden bile daha hızlı bir deneyim vadediyor. Ancak bu sistemin binek otomobil segmentinde kat edeceği çok yol var; çünkü otomobil üreticilerinin bu standart ekosisteme ne kadar hızlı entegre olacağı başarının asıl belirleyicisi olacak.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    Fransa protestolarındaki şebeke kesintileri internetsiz mesajlaşma uygulamasını zirveye taşıdı

    Fransa'da hayat pahalılığı gösterileri sırasında yaşanan mobil şebeke kesintileri, internetsiz ve numarasız çalışan Bitchat uygulamasının indirilme rekoru kırmasını sağladı. Jack Dorsey imzalı yazılım, App Store listelerinde zirveye yerleşti.

    • Uygulama internet veya telefon numarası gerektirmeden Bluetooth üzerinden çalışıyor.
    • Fransa'daki protestolar ve Orange ile Sosh operatörlerindeki kesintiler popülariteyi artırdı.
    • Jack Dorsey'nin geliştirdiği sistem, teorik olarak 300 metreye varan iletişim menzili sunuyor.

    Fransa genelinde düzenlenen hayat pahalılığı protestoları sırasında mobil şebekelerde yaşanan uzun süreli kesintiler, vatandaşları alternatif iletişim yöntemlerine yöneltti. Eski Fransa Başbakanı Gabriel Attal'ın sosyal medya erişim kısıtlamalarını gündeme getirmesi de bu arayışı hızlandırdı ve kullanıcılar geleneksel ağlar dışındaki seçenekleri denemeye başladı. Orange ve Sosh gibi telekomünikasyon operatörlerinin servis sağlayamadığı dönemde, akıllı telefon kullanıcıları doğrudan cihazlar arası iletişim kurabilen yazılımlara yöneldi.

    Jack Dorsey tarafından geliştirilen Bitchat, bu süreçte Fransa App Store platformunun en çok indirilen sosyal ağ uygulaması olmayı başardı. İnternet bağlantısı veya aktif bir telefon numarası istemeyen bu yapı, Bluetooth mesh teknolojisini kullanarak cihazlar arasında doğrudan veri akışı sağlıyor. Katılımcılar herhangi bir hesap açma zorunluluğu olmaksızın sisteme dahil olurken, her akıllı telefon hem mesaj yayan hem de ileten bir röle istasyonu gibi işlev görüyor.

    Sistem mimarisi sayesinde mesajlar birden fazla cihaz üzerinden aktarılarak erişim menzili genişletilebiliyor ve yoğun kalabalık ortamlarda 300 metreye varan çok atlamalı bir iletişim mesafesi elde ediliyor. Noise Protocol Framework altyapısıyla korunan özel yazışmalar uçtan uca şifrelenirken, sistemin ilk internet dönemindeki IRC protokolünü hatırlatan bir yapıda olduğu belirtiliyor. İnternet erişimi sağlandığında ise Nostr protokolü devreye girerek daha uzak mesafelerdeki kanallara ulaşılmasına imkan tanıyor.

    Uygulamanın benzer kısıtlamalarla ilk kez karşı karşıya kalmadığı, daha önce Uganda, İran ve Nepal gibi bölgelerdeki internet engellemelerinde de öne çıktığı biliniyor. Yalnızca toplumsal olaylarda değil, doğal afet sonrasında şebekelerin çöktüğü durumlarda da tercih edilen yazılım, Jamaika'daki Melissa Kasırgası sonrasındaki arama kurtarma faaliyetlerinde aktif olarak kullanılmıştı. Öte yandan Çin ve Hindistan gibi ülkeler, merkeziyetsiz yapısı ve denetlenemez akışı nedeniyle uygulamanın mağazalardan kaldırılmasını talep etmişti.

    Fransa protestolarındaki şebeke kesintileri internetsiz mesajlaşma uygulamasını zirveye taşıdı — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Devletlerin internet akışını kısıtladığı dönemlerde bu tarz merkeziyetsiz ve çevrimdışı yazılımlar, iletişim özgürlüğünü korumak adına kritik bir alternatif sunuyor. Fransa App Store listelerinde ilk sıraya tırmanan Bitchat, 300 metrelik menzil kapasitesiyle kalabalık meydanlarda test edilirken Hindistan ve Çin gibi ülkelerde resmi engellemelerle karşılaştı. Şebeke operatörlerinin çöktüğü veya erişimin kesildiği senaryolarda bu tür Bluetooth tabanlı çözümler hayati bir köprü görevi üstleniyor.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    ASELSAN, KORKUT hava savunma sistemini 9 ülkeye ihraç etti

    ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemi, insansız hava araçlarına karşı dokuz ülkede aktif göreve başladı. Sistem, yüksek maliyetli füzeler yerine 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat kullanarak kamikaze İHA'ları 10 bin doların altında bir maliyetle düşürebiliyor. Ukrayna ordusunun da envanterine kattığı bu teknoloji, şirketin ihracat oranlarını hızlı biçimde yükseltiyor.

    • KORKUT, kamikaze İHA'ları 10 bin doların altındaki toplam maliyetle imha edebiliyor.
    • ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sistemin 9 farklı ülkede kullanıldığını açıkladı.
    • Şirket, 2023'te yüzde 8 olan ihracat payını yüzde 25 seviyesine çıkardı.

    Savaş sahalarında ucuz kamikaze insansız hava araçlarının kullanımının yaygınlaşması, modern hava savunma stratejilerini ve bütçelerini doğrudan etkiliyor. Milyonlarca dolarlık savunma füzelerinin ucuz dronlara karşı harcanması bütçeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. ASELSAN imzalı KORKUT sistemi, sunduğu yakın hava savunma yaklaşımıyla bu bütçe dengesizliğine karşı somut bir alternatif oluşturuyor. 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat mermi başına yaklaşık 1.000 dolar maliyet sunarken, bir hedefi vurmak toplamda 10 bin doların altına tamamlanabiliyor.

    ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, KORKUT'un faal olarak dokuz ayrı ülkede kullanıldığını resmi olarak bildirdi. Müşteri ülkeler arasında Rusya ile çatışmaların sürdüğü Ukrayna da yer alıyor. Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri bir savunma biriminin bu sistemle donatıldığını doğruladı. Operasyonel performans ve kullanılan birim sayıları detaylandırılmasa da sistem alçak irtifadaki dron tehditlerine karşı aktif koruma sağlıyor.

    Uluslararası pazardaki bu yoğun ilgi, ASELSAN'ın küresel bazdaki finansal rakamlarına da doğrudan yansıyor. Şirketin toplam gelirleri içindeki yurt dışı satış payı 2023 yılında yüzde 8 iken günümüzde yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Yönetim, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedeflerken sipariş birikiminin 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin genel savunma ihracatı ise geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar barajına erişti.

    KORKUT aynı zamanda Türkiye'nin yerli entegre hava savunma konsepti olan Çelik Kubbe projesinin katmanlarından birini oluşturuyor. Sistem, radar ve komuta kontrol ağlarıyla entegre çalışarak uzun menzilli pahalı füzelerin gereksiz harcanmasını önlüyor. Ancak jet motorlu veya son derece hızlı hedeflere karşı operasyonel etkinliğe dair kamuya açık verilerin henüz sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakın mesafe önlemelerinde topçu sistemleri, maliyet etkinliğini korumadaki ana unsur olarak öne çıkıyor.

    ASELSAN, KORKUT hava savunma sistemini 9 ülkeye ihraç etti — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Mühimmat başı 1.000 dolarlık harcamayla milyon dolarlık füzeleri korumak, modern harp doktrinlerinde asıl belirleyici faktördür. Hava savunmasında sürdürülebilirlik sağlamak isteyen ordular, yıpratma savaşlarında füze stoklarını tüketmek yerine KORKUT benzeri topçu sistemlerine yönelmek zorundadır. Bu durum özellikle kısıtlı askeri bütçeye sahip ülkeler için doğrudan stok güvenliği anlamına geliyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25'e taşıyan bu f/p odaklı yaklaşım devam ederse, geleneksel füze üreticileri pazar payı kaybetmeye başlayabilir.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler