İçeriğe geç
PİYASA
Teknoloji

HMD, yeni Nokia 2360 Flip modelini tanıttı: Uzaktan yönetim desteği

HMD, yeni Nokia 2360 Flip modelini tanıttı: Uzaktan yönetim desteği

Özet

HMD, özellikle yaşlılar ve çocuklar için geliştirdiği yeni kapaklı telefonu Nokia 2360 Flip'i resmi olarak tanıttı. Uzaktan yönetim imkanı sunan Family Assist uygulamasıyla dikkat çeken cihaz, sadece 2G şebekelerinde çalışması nedeniyle sınırlı bir kullanım alanı vaat ediyor.

Öne çıkanlar

  • Nokia 2360 Flip, sadece 2G şebekelerinde çalışıyor ve 4G desteği sunmuyor.
  • Family Assist uygulaması ile rehber ve SOS ayarları uzaktan yönetilebiliyor.
  • Cihaz, 1.450 mAh bataryasıyla 15 güne kadar bekleme süresi vadediyor.

Haberin Detayı

HMD, retro tasarımı modern güvenlik özellikleriyle birleştiren yeni kapaklı tuşlu telefonu Nokia 2360 Flip modelini piyasaya sürdü. Cihaz, özellikle dijital dünyaya uyum sağlamakta zorlanan yaşlı kullanıcılar veya ebeveyn kontrolüne ihtiyaç duyan okul çağındaki çocuklar için özel olarak tasarlandı. Telefonun en ayırt edici özelliği, aile üyelerinin kendi akıllı telefonları üzerinden cihazı uzaktan yapılandırabilmesine olanak tanıyan Family Assist uygulamasıdır.

Teknik açıdan bakıldığında 2,8 inçlik QVGA ana ekranın yanı sıra kapağın dış kısmında 1,77 inçlik ikincil bir ekran bulunuyor. Bu yapı, kullanıcının kapağı açmadan gelen aramaları görmesini sağlarken, büyük menü simgeleri ve yüksek sesli hoparlörler kullanım kolaylığını artırıyor. Cihaz, 4 MB RAM ve 4 MB dahili depolama ile gelirken, 32 GB'a kadar microSD kart desteğiyle genişletilebilir bir alan sunuyor.

Güvenlik odaklı bir yaklaşım benimseyen modelin arka kısmında yer alan SOS tuşu, tek bir dokunuşla beş farklı kişiye yardım mesajı gönderebiliyor. Family Assist aracılığıyla aile üyeleri, telefonun ses seviyesini ayarlayabiliyor, rehbere numara ekleyebiliyor veya hatırlatıcılar kurabiliyor. Tüm bu iletişim süreci mobil veri paketine ihtiyaç duymadan, standart SMS altyapısı üzerinden gerçekleştiriliyor.

Cihazın en büyük sınırlaması, yalnızca 2G şebekelerini desteklemesi olarak öne çıkıyor. Günümüzde birçok ülkede operatörlerin 2G altyapısını kapatması, telefonun kullanım alanını coğrafi olarak kısıtlıyor. Bu nedenle, satın alım öncesinde kullanıcıların kendi bölgelerindeki operatörlerin 2G hizmetini sürdürüp sürdürmediğini kontrol etmeleri büyük bir zorunluluk teşkil ediyor.

Okul modu ismi verilen kısıtlayıcı bir işletim sistemi işleviyle donatılan telefon, ebeveynlere oyun ve kamera gibi uygulamaları tamamen engelleme şansı veriyor. Sadece saat ve acil arama özelliklerine izin veren bu mod, çocukların dikkat dağınıklığını önlemeyi hedefliyor. 1.450 mAh kapasiteli çıkarılabilir batarya, tek şarjla 15 güne kadar bekleme ve yaklaşık 27 saat konuşma süresi sunarak uzun süreli bir kullanım performansı vadediyor.

Koyu gri, bordo ve petrol yeşili olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle tasarlanan telefon, 121 gram ağırlığıyla oldukça taşınabilir bir yapıda. Filipinler'de 2.790 Filipin pesosu fiyat etiketiyle satışa çıkan ürünün Türkiye pazarına girip girmeyeceği veya yerel satış fiyatının ne olacağı konusu belirsizliğini koruyor. 4G bağlantı arayışında olan kullanıcılar için şirketin daha önce duyurduğu HMD 2660 Flip gibi alternatiflerin tercih edilmesi daha mantıklı görünüyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Nokia 2360 Flip, sadece 2G ağlarında çalışması nedeniyle günümüz teknolojik standartlarının gerisinde kalsa da, teknolojik araçlara mesafeli olan yaşlılar için pratik bir çözüm sunuyor. Cihazın Filipinler'de 2.790 peso gibi erişilebilir bir fiyatla çıkması, şirketin gelişmekte olan pazarlardaki sadık kullanıcı kitlesini korumayı hedeflediğini gösteriyor. 4G desteği sunan HMD 2660 Flip modeli ile kıyaslandığında, bu cihazın temel amacı iletişimden ziyade aile içi kontrolü basitleştirmek. Operatörlerin 2G altyapılarını aşamalı olarak sonlandırdığı bir dönemde, bu telefonun uzun vadeli kullanım ömrü, bulunduğunuz bölgedeki ağ altyapısının durumuna göre değişkenlik gösterecektir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Teknoloji
    2026'da Alınabilecek En İyi Tuşlu Telefonlar ve Güncel Fiyatları

    Türkiye'de 2G ve 3G şebekelerinin 2029 itibarıyla kapanacak olması, tuşlu telefon seçimini daha teknik bir hale getiriyor. Kullanıcılar için 4G desteği, pil ömrü ve WhatsApp erişimi gibi kriterler ön plana çıkarken, güncel modeller 1.248 TL ile 6.999 TL arasında değişen farklı fiyat seçenekleriyle satışa sunuluyor.

    • Türkiye'de 2G ve 3G şebekeleri 2029 yılına kadar kademeli olarak kapatılacak.
    • Nokia 300 Charge, 3700 mAh bataryasıyla 40 günü aşan bekleme süresi sunuyor.
    • WhatsApp kullanımı için Duoqin Qin F22 gibi Android tabanlı tuşlu telefonlar gerekiyor.

    Akıllı telefonların sunduğu karmaşık özelliklere ihtiyaç duymayan ya da dijital detoks yapmak isteyen kullanıcılar için tuşlu telefon pazarı 2026 yılında da varlığını koruyor. Ancak Türkiye'deki telekomünikasyon altyapısında yaşanan değişimler, eski modellerin kullanım ömrünü doğrudan kısıtlıyor. 2029 yılına kadar 2G ve 3G şebekelerinin tamamen kapatılacak olması, bu cihazları satın alırken 4G ve VoLTE desteğini zorunlu hale getiriyor.

    WhatsApp desteği, tuşlu telefon kullanıcılarının en büyük beklentilerinden biri olmaya devam ediyor. KaiOS veya S30+ gibi kapalı işletim sistemlerine sahip cihazlarda WhatsApp uygulaması ya hiç bulunmuyor ya da desteğini yitirmiş durumda. Bu nedenle, fiziksel tuş takımından vazgeçmeden mesajlaşma uygulamalarını kullanmak isteyenler, Android tabanlı modellere yönelmek zorunda kalıyor.

    Nokia 105 4G modeli, 2.725 TL başlangıç fiyatıyla uygun bir 4G çözümü sunarken, kamerasız tasarımıyla askerlik hizmeti yapanlar için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Cihaz, 1450 mAh batarya ve Bluetooth 5.0 gibi temel ihtiyaçları karşılarken, küçük ekranı ve Micro-USB girişi gibi teknik kısıtlamalarla geliyor. Daha modern bir deneyim arayanlar için ise 25. yıl dönümüne özel üretilen Nokia 3210 4G, USB-C bağlantı noktası ve 2 MP kamerasıyla 6.999 TL seviyesinden listeleniyor.

    Pil ömrü konusunda rakipsiz olan Nokia 300 Charge, 3700 mAh kapasiteli bataryasıyla 40 günü bulan bekleme süresi vadediyor. Bu cihaz, aynı zamanda başka akıllı cihazları şarj edebilecek bir powerbank işlevi görüyor ancak yalnızca 2G şebekesini desteklediği için uzun vadeli kullanımda kullanıcıları zorlayabilir. Fiyatı 5.799 TL olan bu cihaz, yüksek batarya kapasitesiyle acil durumlar için farklı bir alternatif sunuyor.

    Duoqin Qin F22 modeli ise Android 11 işletim sistemiyle tuşlu telefon formunda akıllı özellikler vadediyor. Wi-Fi ve hotspot desteği bulunan cihaz, WhatsApp gibi uygulamaları sorunsuz çalıştırabiliyor. Yaklaşık 6.943 TL fiyat etiketine sahip olan bu ithal cihazın, Türkiye'deki IMEI kayıt durumu ve garanti şartları satın alma kararında belirleyici rol oynuyor. En düşük bütçeli çözüm arayanlar için ise 1.248 TL fiyatıyla Samsung B310E, yalnızca arama ve mesajlaşma odağında kalarak en ucuz kamerasız seçenek olmayı sürdürüyor.

    Sonuç olarak, bir tuşlu telefon seçerken kullanılacak hattın ve cihazın desteklediği şebeke teknolojisi, cihazın ömrünü doğrudan belirliyor. Sadece temel iletişim için Samsung B310E gibi modeller yeterli olabilirken, uzun vadeli kullanım ve modern bağlantı standartları için 4G destekli Nokia modelleri daha güvenli bir yatırım sunuyor. Satın almadan önce yerel mağazaların fiyat karşılaştırmalarını yapmak, değişken piyasa koşullarında tasarruf sağlayabilir.

    AI YORUMU

    Tuşlu telefon alırken 2029 yılındaki şebeke değişimini hesaba katmadan yapılan her alışveriş, kısa sürede çöp olacak bir cihaz satın almak demektir. WhatsApp gibi modern uygulamaları kullanmak isteyenler için Android tabanlı Duoqin Qin F22 gibi modeller, S30+ sistemine sahip Nokia 3210 gibi rakiplerine göre çok daha işlevsel bir deneyim sunuyor. Özellikle askerlik veya dijital detoks gibi amaçlar dışında, düşük kapasiteli ve sadece 2G destekleyen cihazlara 1.000 TL üzerinde harcama yapmak yerine 4G destekli modellere yönelmek, kullanıcıyı uzun vadede ek masraftan koruyacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    HMD Pulse Pro 2nd Edition: Helio G99 ile 120Hz Ekran ve 8GB RAM

    Tayland’da 4.990 baht (yaklaşık 148 $) etiketli HMD Pulse Pro 2nd Edition, Helio G99 işlemci, 120Hz yenileme hızı ve 8 GB RAM ile dikkat çekiyor. İlk modelin yerini geçen yeni sürüm, 256 GB depolama ve daha güçlü ekran performansı sunuyor.

    • Helio G99 işlemciyle %45 daha hızlı performans
    • 120Hz yenileme hızı ve 8 GB RAM, 256 GB depolama
    • Tayland fiyatı 4.990 baht (yaklaşık 148 $), Avrupa sürümleri farklı seçeneklerle bekleniyor

    HMD Pulse Pro 2nd Edition, Tayland’da bir mağaza listesinde görünerek karşımıza çıktı. Telefonun 4.990 baht (yaklaşık 148 $) fiyatla piyasaya sürülmesi, mobil pazarın rekabetçi fiyatlandırma stratejisinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Tasarım açısından ilk Pulse Pro ile aynı görünüm sergileyen cihaz, siyah renkli modelleriyle dikkat çekiyor.

    En belirgin yenilik ise işlemci değişikliği. İlk Pulse Pro, Unisoc T606 yonga setiyle donatılmışken, yeni sürüm MediaTek Helio G99 çipini kullanıyor. HMD’nin iddialarına göre Helio G99, önceki yonga setine göre %45 daha güçlü bir performans sunuyor. Bu yükseltme, oyun ve çoklu görev performansını önemli ölçüde artırabilir.

    Ekran tarafında ise 120Hz yenileme hızı sunulması, 6,65 inç 720p çözünürlükle birleşerek akıcı bir görsel deneyim vaat ediyor. İlk modelin 90Hz sınırlı ekranına kıyasla, 120Hz hızı kaydırma ve oyun sırasında daha akıcı bir görüntü akışı sağlıyor. 8 GB RAM ve 256 GB depolama ise, kullanıcıların çoklu uygulama ve oyun deneyimlerinde daha fazla esneklik sunuyor.

    Avrupa sürümü ise 6,56 inç HD+ ekran, 120Hz yenileme hızı ve 50 MP optik görüntü sabitlemeli ana kamera gibi ek özelliklerle bekleniyor. Pil kapasitesi 5 000 mAh ve 20 W hızlı şarj desteği, uzun süreli kullanımda önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca, HMD’nin gelecekteki 2nd Edition sürümlerinde Snapdragon 7S Gen 2 ve Dimensity 7025 gibi farklı işlemcilerle geniş bir seçenek yelpazesi planladığı iddia ediliyor.

    Bu gelişmeler, HMD’nin mobil pazarında rekabetçi bir konuma geçmesini hedefleyen stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Helio G99’un getirdiği güç artışı ve 120Hz ekran, özellikle oyun severler ve multimedya tüketen kullanıcılar için cazip bir kombinasyon sunuyor.

    AI YORUMU

    HMD Pulse Pro 2nd Edition, fiyat ve performans dengesiyle giriş seviyesi piyasayı yeniden şekillendirebilir. Helio G99’un sunduğu güç artışı, oyun ve günlük kullanımda belirgin fark yaratacaktır. 120Hz ekran ve yüksek RAM kapasitesi, mobil oyun deneyimini üst seviyeye taşıyacak; ancak Avrupa sürümünün beklenen fiyatlandırması, rekabetçi bir konum elde etmesini zorlaştırabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    İstanbul dijital makete dönüştü: Şehrin tümü sanal dünyaya aktarıldı

    İstanbul'un tüm yapısal dokusu yüksek çözünürlüklü verilerle dijital bir maket haline getirildi. Şehrin mimari detaylarını sanal ortamda eksiksiz yansıtan bu çalışma, kentsel planlama ve dijital inceleme süreçlerinde yeni bir dönemi başlatıyor.

    • İstanbul'un tamamı yüksek çözünürlüklü detaylarla dijital bir şehir maketi olarak modellendi.
    • Sanal model kentsel planlama, mimari analiz ve simülasyon çalışmaları için kullanıma hazır hale geldi.
    • Şehrin fiziksel dokusu dijital ortamda birebir ölçekle yeniden inşa edildi.

    İstanbul'un karmaşık dokusu, ileri teknolojiler kullanılarak bütünüyle dijital bir makete dönüştürüldü. Gazete Oksijen kaynaklı bilgilere göre, kentin tarihi ve modern yapıları arasındaki tüm geçişler, sanal ortamda gerçeğe en yakın şekilde yeniden modellendi. Bu çalışma, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda şehrin yapısal envanterini dijital dünyaya taşıyarak arşivleme sürecine yeni bir boyut getiriyor.

    Dijital maket üzerinde yapılan incelemeler, şehrin dokusunun ne kadar ayrıntılı işlendiğini ortaya koyuyor. Sokak düzeyindeki detaylardan yüksek binaların mimari özelliklerine kadar her unsur, bu dijital kopyada kendine yer buluyor. Verilerin işlenme süreci, kentsel dönüşüm ve altyapı projelerinde ihtiyaç duyulan hassas ölçümlerin dijital ortamda yapılmasına olanak sağlıyor. Kullanıcılar, fiziksel olarak gitmeleri gereken pek çok alanı artık bu platform üzerinden inceleyebiliyor.

    Mimari analizler için sunulan bu model, şehir plancıları ve mühendisler adına büyük bir kolaylık sağlıyor. Şehrin tamamının bir bütün olarak dijitalleşmesi, büyük ölçekli projelerin simüle edilmesini mümkün kılıyor. Bu teknolojik adım, geçmişteki geleneksel maket yöntemlerinin yerini alarak daha hızlı ve hatasız veriye ulaşılmasını sağlıyor. Kentin dijitalleşmesi, özellikle büyükşehirlerin karmaşıklığını yönetmek isteyen yerel yönetimler için somut bir araç haline geldi.

    Dijital maket teknolojisi, turizmden eğitime kadar pek çok farklı sektörde yeni kullanım alanları yaratma potansiyeli taşıyor. İstanbul gibi tarihsel derinliği olan bir şehrin dijital ortamda modellenmesi, kültürel mirasın korunması konusunda da yeni bir yol sunuyor. Özellikle deprem veya diğer doğal afetlerin şehir dokusu üzerindeki olası etkilerinin önceden tahmin edilebilmesi adına, bu tür dijital ikizler stratejik bir rol üstleniyor. Verilerin güncellenebilir olması, şehrin sürekli değişen yüzünün dijital ortamda da canlı kalmasını sağlıyor.

    Gelecek dönemde bu dijital maketin, akıllı şehir uygulamalarıyla entegre bir şekilde çalışması hedefleniyor. Şehrin dijital kopyası, trafik akışından enerji yönetimine kadar geniş bir yelpazede analizler yapılmasına olanak tanıyacak. Fiziksel sınırların ötesine geçen bu çalışma, İstanbul'un sadece bugünkü halini değil, gelecekteki olası değişimlerini de dijital olarak modelleyebilecek kapasiteye sahip. Teknolojinin imkanları arttıkça, bu dijital maketin çok daha fazla interaktif özellik kazanması bekleniyor.

    AI YORUMU

    İstanbul'un dijital ikizinin oluşturulması, kentsel veri yönetimini geleneksel yöntemlerden tamamen dijital analiz süreçlerine taşıyan zorunlu bir evrimdir. Fiziksel maketlerin aksine, bu model anlık veri girişiyle sürekli güncellenebilir olduğu sürece kentsel planlamadaki hataları minimize eder. Şehir plancıları ve mühendisler artık sahaya gitmeden, milimetrik hesaplamalarla altyapı projelerini simüle edebilir. Ancak sistemin başarısı, veri setlerinin güncelliğine ve sistemin entegrasyon kapasitesine bağlıdır; eğer veriler statik kalırsa, dijital model kısa sürede güncelliğini yitirerek sadece görsel bir animasyona dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Samsung, ekran altı kamera teknolojisini katlanabilir telefonlara geri getiriyor

    Samsung, kitap tarzı katlanabilir telefon serisinde ekran altı kamera teknolojisini yeniden kullanmaya hazırlanıyor. İddialara göre şirket, 2027 yılında tanıtacağı yeni cihazında inceliği koruyarak ekran altı kamera çözümünü entegre etmeyi hedefliyor. Bu hamle, cihazın iç ekranında kesintisiz bir görsel deneyim sunma isteğini yansıtıyor.

    • Samsung, 2027 yılında ekran altı kameralı yeni bir katlanabilir telefon tanıtmayı planlıyor.
    • Yeni cihazın açıkken 3,9 mm ve kapalıyken 7,9 mm kalınlığında olması bekleniyor.
    • Şirket, Galaxy Z Fold 3 ile başladığı bu teknolojiyi Z Fold 7 serisinde bırakmıştı.

    Samsung, kitap tarzı katlanabilir akıllı telefon modellerinde büyük bir tasarım değişikliğine gitmeye hazırlanıyor. Sektörden gelen son bilgilere göre, şirket daha önce kullandığı ancak daha sonra terk ettiği ekran altı kamera teknolojisini yeni nesil cihazlarına geri getiriyor. Bu sızıntı, teknolojiyi yakından takip eden bir kullanıcı tarafından X platformu üzerinden paylaşıldı ve önümüzdeki yıllarda piyasaya sürülmesi planlanan bir cihazı işaret ediyor.

    Yeni cihazın fiziksel ölçüleri, kullanıcıların en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Sızdırılan teknik verilere göre, telefon tamamen açık durumdayken 3,9 mm, katlanmış haldeyken ise 7,9 mm kalınlığa sahip olacak. Samsung, bu yeni kamera kurulumunu yerleştirmek için cihazın genel tasarımında radikal bir incelik değişikliğine gitmeyi düşünmüyor. Şirket, tasarımın inceliğini bozmadan gelişmiş optik teknolojisini mevcut kasaya sığdırmayı amaçlıyor.

    Bu geri dönüş süreci, Samsung'un katlanabilir telefon stratejisi hakkında da önemli ipuçları veriyor. Teknoloji devi, ekran altı kamerayı ilk olarak 2021 yılında çıkan Galaxy Z Fold 3 modelinde kullanıcılarla buluşturmuştu. Bu yapı Galaxy Z Fold 6 modeline kadar korunsa da, 2025 yılındaki Galaxy Z Fold 7 serisinde daha klasik olan delik tipi kamera tasarımına geçiş yapılmıştı. Güncel Fold 8 modellerinde de bu delikli tasarımın tercih edilmesi, şirketin fotoğraf kalitesini ön planda tuttuğunu gösteriyordu.

    Apple'ın yakın zamanda duyurduğu iPhone Duo modelindeki ekran altı kamera tercihi, piyasadaki rekabetin yönünü de değiştirmiş durumda. Apple'ın bu kamerayı düşük ışık veya detay performansı nedeniyle özellikle FaceTime görüşmeleri için optimize etmesi, Samsung'un da benzer bir yol izleyebileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Ekran altı kameraların en büyük avantajı, iç ekran üzerinde herhangi bir kesik veya delik bulunmaması sayesinde daha temiz bir görüntü deneyimi sunması olarak öne çıkıyor.

    Buna karşın teknolojinin en büyük zorluğu, delik tipi kameralara kıyasla fotoğraf kalitesindeki olası düşüş olarak biliniyor. Samsung'un bu iki yıllık aradan sonra geri dönerken optik sensörler konusundaki kalite sorunlarını çözüp çözmediği ise şimdilik belirsizliğini koruyor. Sızıntı içerisinde cihazın resmi ismi, net çıkış tarihi veya fiyatlandırmasına dair herhangi bir somut veri bulunmuyor. Yine de teknoloji dünyasındaki beklentiler, bu yeni ekran altı teknolojisinin 2027 yılı içerisinde kullanıcılarla buluşacağı yönünde yoğunlaşıyor.

    AI YORUMU

    Samsung'un bu adımı, akıllı telefon tasarımında estetik ile donanım performansı arasındaki dengeyi bulma arayışını temsil ediyor. Ekran altı kamera teknolojisi, kusursuz bir ekran deneyimi sunma konusunda başarılı olsa da fotoğraf kalitesindeki zafiyet, kullanıcıların günlük kullanımını doğrudan etkileyen bir engel olmaya devam ediyor. Özellikle iPhone Duo gibi rakiplerle karşılaştırıldığında, Samsung'un sadece tasarımı inceltmesi yeterli olmayacak. Şirket, 2027 yılına kadar sensör teknolojisinde devrimsel bir iyileştirme yaparsa, bu geri dönüş gerçek bir tercih sebebi haline gelebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler