PİYASA
Teknoloji

Güney Kore, uygulama mağazası ihlalleri nedeniyle Google ve Apple'a ceza kesti

Güney Kore, uygulama mağazası ihlalleri nedeniyle Google ve Apple'a ceza kesti

Özet

Güney Koreli yetkililer, uygulama mağazalarındaki ödeme sistemi kısıtlamaları ve geliştirici baskısı nedeniyle Google ve Apple şirketlerine toplam 47,5 milyon dolar para cezası verdi. Soruşturma sonucunda, teknoloji devlerinin geliştiricileri kendi ödeme sistemlerine zorunlu bıraktığı ve inceleme süreçlerini kasıtlı şekilde aksattığı tespit edildi.

Öne çıkanlar

  • Google 32 milyon, Apple ise 15,5 milyon dolar ceza ödeyecek.
  • Şirketler geliştiricileri kendi ödeme sistemlerini kullanmaya zorlayarak harici linkleri engelledi.
  • Uygulama inceleme süreçlerinin şeffaf olmayan şekilde geciktirildiği kayıt altına alındı.

Haberin Detayı

Güney Kore Medya ve İletişim Komisyonu tarafından yürütülen uzun soluklu soruşturma, dijital uygulama mağazalarında hakim konumda bulunan iki teknoloji devine karşı ağır yaptırımlarla sonuçlandı. Komisyon, Google ve Apple şirketlerinin uygulama geliştiricileri üzerindeki baskıcı politikalarının 2021 yılında yürürlüğe giren yerel yasaları ihlal ettiğine hükmetti. Bu kapsamda, küresel teknoloji pazarında operasyon yürüten iki şirket, uygulama mağazası pazarındaki konumlarını kötüye kullanmakla suçlandı.

Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre şirketler, uygulama içi ödemelerde kendi sistemlerini dayatarak harici internet siteleri üzerinden gerçekleştirilen ödeme kanallarını tamamen devre dışı bıraktı. Teknik altyapıda üçüncü taraf ödeme sistemlerine izin veriliyormuş gibi görünse de geliştiricilerden yüzde 26 gibi yüksek bir oranda komisyon kesilmesi, onları fiilen kendi kapalı sistemlerine mecbur bıraktı. Ayrıca komisyon, bu sistemlerin dışına çıkmak isteyen geliştiricilerin uygulama inceleme süreçlerinin keyfi şekilde uzatıldığını ve gerekçesiz bırakıldığını tespit etti.

Alınan yaptırım kararları uyarınca Google'a 32 milyon dolar, Apple'a ise 15,5 milyon dolar tutarında idari para cezası kesilmesi kararlaştırıldı. Kurum, sadece para cezasıyla yetinmeyerek şirketlere Güney Koreli uygulama geliştiricilerin kendi harici ödeme bağlantılarını kullanmalarına olanak tanımaları konusunda kesin talimat verdi. Ayrıca, uygulama onay süreçlerinde şeffaflığın artırılması ve inceleme prosedürlerinin daha anlaşılır hale getirilmesi için gerekli iyileştirmelerin yapılması şart koşuldu.

Bu durum, teknoloji devlerinin dijital pazar yerlerindeki tek taraflı hükümranlığına karşı yerel otoritelerin aldığı en somut adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Geliştiriciler uzun süredir uygulama içi ödeme komisyonlarının yüksekliğinden ve Apple ile Google'ın mağaza politikalarından şikayetçi durumdaydı. Güney Kore'nin bu kararı, diğer ülkelerdeki benzer antitröst soruşturmaları için de emsal teşkil edebilecek bir nitelik taşıyor.

Bundan sonraki süreçte şirketlerin, uygulama mağazası politikalarını Güney Kore yasalarına tam uyumlu hale getirmesi bekleniyor. Uygulama inceleme süreçlerindeki belirsizliklerin giderilmesi, yazılımcıların mağaza deneyimini doğrudan iyileştirecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Komisyon, şirketlerin yeni düzenlemelere ne ölçüde uyum sağladığını ve geliştiricilere sunulan özgürlüklerin kapsamını yakından izlemeye devam edeceğini duyurdu.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Güney Kore'nin verdiği bu ceza, teknoloji devlerinin kapalı devre ekosistemlerine yönelik yerel düzenlemelerin ne kadar etkili olabileceğini somut olarak gösteriyor. Toplam 47,5 milyon dolarlık bu tutar, devasa yıllık ciroları yanında küçük kalsa da geliştiricilerin maruz kaldığı yüzde 26'lık komisyon yüküne karşı verilen net bir tepki niteliğinde. Özellikle inceleme süreçlerindeki belirsizlikleri ortadan kaldırma zorunluluğu, yerel pazardaki yazılımcıların daha adil bir rekabet ortamına kavuşmasını sağlayabilir. Bu yaptırım, Google ve Apple'ın küresel ölçekte uyguladığı katı komisyon politikalarının, farklı ülkelerde benzer yasal engellerle karşılaşabileceğini kanıtlıyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    Trump'ın Beyaz Saray Balo Salonu Projesine 333 Milyon Dolar Bağış

    Donald Trump'ın Beyaz Saray bahçesinde başlattığı balo salonu inşası için 67 kişi ve kurumdan 333 milyon dolar toplandı. Nvidia ve Apple 25'er milyon dolarlık destekle listenin zirvesine yerleşirken, Google da projeye 22 milyon dolar aktardı. Bütçenin tamamı özel bağışlarla karşılanıyor.

    • Nvidia ve Apple, 25'er milyon dolar vererek bağış listesinde ilk sıraya yerleşti.
    • Balo salonu projesine 67 kişi ve kurumdan toplam 333 milyon dolar toplandı.
    • Google 22 milyon dolar, Comcast ise projeye 7,5 milyon dolar taahhüt etti.

    Beyaz Saray yerleşkesine kazandırılması planlanan yeni balo salonu için toplanan özel kaynakların ayrıntıları sızan kayıtlarla netleşti. Washington Post gazetesinin ulaştığı dökümlere göre, projeye 10 bin doların üzerinde maddi destek sağlayan 67 farklı kişi ve kuruluş bulunuyor. Toplam bağış tutarının 333 milyon dolara ulaşması, yapının kamu bütçesi yerine tamamen varlıklı çevrelerce finanse edildiğini gösteriyor.

    Açıklanan listenin zirvesinde Silikon Vadisi'nin en güçlü teknoloji devleri yer alıyor. Donanım üreticisi Nvidia ve tüketici elektroniği devi Apple, projeye 25'er milyon dolarlık taahhütte bulunarak mali tablonun en tepesine oturdu. Alphabet çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Google ise 22 milyon dolarlık katkısıyla listenin ikinci büyük teknoloji destekçisi olarak kayıtlara geçti. Teknoloji ve medya grubu Comcast de 7,5 milyon dolarlık kaynak aktarımıyla sürece dahil oldu.

    Yüksek tutarlı finansman desteği yalnızca teknoloji üreticileriyle sınırlı kalmadı. İsrail'e sağladığı destekle tanınan Adelson ailesi ve telekom şirketi Dish Network'ün kurucusu Charles Ergen de 25'er milyon dolarlık bağış yaptı. Ayrıca Laura & Isaac Perlmutter Vakfı proje için 20 milyon dolarlık kaynak tahsis etti. Böylece en üst kademedeki bağışçıların her biri yirmişer milyon dolarlık çıtayı aşmış oldu.

    Beyaz Saray yönetimi daha önce inşaatı destekleyen 37 kişi, şirket ve vakfın adını kamuoyuna duyurmuş ancak aktarılan tutarları gizli tutmuştu. İnşaat çalışmalarının başında konuşan ABD Başkanı Donald Trump, projenin tüm maliyetini bizzat kendisinin ve bazı arkadaşlarının üstlendiğini belirtmişti. Basına sızan son mali veriler, kamu kasasından tek kuruş harcanmadan yürütülen yapının arkasındaki sermaye ortaklığını tüm rakamlarıyla ortaya koyuyor.

    AI YORUMU

    Büyük teknoloji şirketlerinin siyasi yönetimlerle kurduğu doğrudan finansal köprüler, ticari çıkarları koruma refleksinin bir uzantısıdır. Nvidia ve Apple gibi devlerin tek seferde 25 milyon dolar gibi devasa bir meblağı Beyaz Saray'ın fiziki yapısına aktarması, düzenleyici kurumlar nezdinde şirketler lehine bir kalkan oluşturabilir. Bu durum, antitröst soruşturmalarında ve yapay zekâ düzenlemelerinde karar vericilerin tarafsızlığını doğrudan tüketici aleyhine baskılar. Eğer Beyaz Saray'a aktarılan 333 milyon dolarlık bu özel sermaye ileride imtiyazlı politikalara zemin hazırlarsa, serbest piyasa dengesi kurumsal bağışçıların lehine bozulacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    ChatGPT, iCloud Mail ve Apple Takvim entegrasyonu başlattı

    OpenAI, ChatGPT platformuna Apple servislerini doğrudan bağlayan yeni bir özellik getirdi. Kullanıcılar artık iCloud Mail ve Apple Takvim verilerini sohbet ekranı üzerinden yöneterek e-postalarını özetleyebiliyor veya takvim etkinliklerini hızlıca düzenleyebiliyor.

    • iCloud Mail ve Apple Takvim servisleri artık doğrudan ChatGPT üzerinden yönetilebiliyor.
    • Entegrasyon ücretsiz ChatGPT hesaplarında web, masaüstü ve iOS cihazlarda aktif kullanılabiliyor.
    • Güvenlik için Apple hesabı üzerinden uygulama bazlı özel şifre oluşturulması gerekiyor.

    OpenAI, popüler yapay zeka asistanı ChatGPT için Apple ekosistemine yönelik geniş kapsamlı bir entegrasyonu kullanıma sundu. Bu yeni özellik sayesinde kullanıcılar, iCloud Mail ve Apple Takvim servislerini doğrudan ChatGPT arayüzü içerisinden yönetebilme imkanına kavuştu. Artık gelen kutusundaki e-postaları kontrol etmek veya takvimdeki yoğun haftalık programı gözden geçirmek için uygulamalar arasında sürekli geçiş yapma gerekliliği ortadan kalkıyor.

    Söz konusu entegrasyonun en dikkat çekici yanlarından biri, herhangi bir ücretli abonelik gerektirmemesi olarak öne çıkıyor. Hem ücretsiz hem de ücretli kullanıcılar; web, masaüstü uygulaması ve iOS mobil sürümü üzerinden bu hizmetten yararlanabiliyor. Böylece ChatGPT, Apple kullanıcıları için yalnızca bir sohbet botu olmaktan çıkıp, günlük dijital iş akışlarını merkezden yönetebilecekleri bir dijital asistan formuna dönüşüyor.

    Sistemi aktif hale getirebilmek için Apple'ın güvenlik protokollerine uygun küçük bir kurulum süreci gerekiyor. Apple, standart kullanıcı hesap şifrelerinin üçüncü taraf platformlarla paylaşılmasını engellemek amacıyla uygulama bazlı özel şifre oluşturulmasını şart koşuyor. Kullanıcılar, Apple hesap ayarları üzerinden elde edecekleri bu özel şifreyi kullanarak ChatGPT ile iCloud bağlantısını güvenli bir şekilde kurabiliyor.

    Kurulum işlemi başarıyla tamamlandığında @icloud.com, @me.com veya @mac.com uzantılı kişisel e-posta adresleri sisteme tanımlanabiliyor. Gerekli izinlerin verilmesiyle birlikte yapay zeka modeli, gelen kutusundaki e-postaları okuyup özetleyebiliyor veya takvimdeki etkinlikleri güncelleyebiliyor. Bu sayede kullanıcılar, aradıkları bir mesajı bulmak için karmaşık arama filtreleriyle uğraşmak yerine, sadece doğal dille ChatGPT'ye sorarak sonuçlara ulaşabiliyor.

    Bu geliştirme, özellikle profesyonel iş hayatında veya kişisel planlamada vaktini verimli kullanmak isteyen bireyler için pratik bir çözüm sunuyor. Farklı platformlar arasında uygulama geçişi yapmadan gerçekleştirilen bu işlemler, dijital ortamdaki zaman kaybını minimize etmeyi hedefliyor. Apple servislerini yoğun kullananlar, yeni entegrasyon sayesinde hem e-posta yanıtlarını daha hızlı planlayabiliyor hem de takvim karmaşasını çok daha düzenli bir hale getirebiliyor.

    Amazon platformunda 500 TL ve altındaki fiyat etiketine sahip, günlük yaşamı kolaylaştırabilecek çeşitli ürün grupları da bu entegrasyonun pratik kullanım alanlarıyla paralel olarak teknoloji severlerin ilgisine sunuluyor. Kullanıcılar artık Apple cihazlarıyla tam uyumlu bir yapay zeka deneyimi yaşarken, dijital araçlarını tek bir merkezden yönetmenin sunduğu avantajları deneyimleyebilecek.

    AI YORUMU

    Apple servislerini yapay zeka ile doğrudan birleştirmek, kullanıcıların günlük dijital asistan ihtiyacını yerleşik uygulamalara bağımlı kalmadan gidermesini sağlıyor. Özellikle e-posta özetleme ve takvim yönetimi gibi işlevlerin ücretsiz sunulması, platformun geniş kitlelere ulaşması açısından büyük bir hamle. Rakiplerin genellikle ücretli aboneliklerin arkasına sakladığı bu tür verimlilik araçlarını, OpenAI'ın genel erişime açması rekabet dengesini kökten değiştiriyor. Kullanıcıların uygulama bazlı şifreleme gibi güvenlik adımlarını doğru takip etmesi durumunda, bu entegrasyon dijital dağınıklığı tek bir sohbet ekranında eritme potansiyeline sahip.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Samsung Galaxy S21 ve S22 serisi için verilen performans cezası kesinleşti

    Güney Kore Adil Ticaret Komisyonu, Samsung’a oyun performansını kısıtlayan GOS sistemi nedeniyle para cezası kesti. Şirketin cihazlarda yüksek oyun deneyimi vadedip arka planda performansı düşürmesi yanıltıcı bulundu.

    • Güney Kore FTC, oyun performansını kısıtlayan GOS sistemi nedeniyle Samsung'a para cezası verdi.
    • Galaxy S21 ve S22 serisi cihazlarda işlemci hızı kullanıcıdan gizlenerek otomatik düşürülüyordu.
    • Samsung, Mart 2022'de yayınladığı güncellemeyle kullanıcıların performans kısıtlamalarını kaldırmasına izin verdi.

    Güney Kore Adil Ticaret Komisyonu (FTC), teknoloji devi Samsung'a yönelik yeni bir yaptırım kararı açıkladı. Söz konusu ceza, şirketin popüler Galaxy S21 ve S22 serisi akıllı telefon modellerinde uyguladığı oyun performansı kısıtlamaları ve bu konudaki yanıltıcı pazarlama faaliyetleri nedeniyle verildi. Kurum, Samsung'un tüketicilere sunduğu üstün oyun deneyimi iddialarının, cihazlarda çalışan yazılımsal kısıtlamalarla çeliştiğini tespit etti.

    Bu kısıtlama, kullanıcıların cihazlarından beklediği yüksek performans seviyesine ulaşmasını engellerken, özellikle zorlayıcı oyunlarda kare hızı düşüşlerine ve takılmalara neden oldu. Yapılan incelemeler, bu performans kayıplarının kullanıcıların cihaz donanım kalitesine dair beklentilerini karşılamadığını ve büyük bir memnuniyetsizlik yarattığını gösterdi.

    Şirket, GOS sisteminin temel amacının cihaz güvenliğini sağlamak, aşırı ısınmayı önlemek ve oyun esnasında stabiliteyi korumak olduğunu savundu. Samsung yetkilileri, bu yazılımın donanım kapasitesini sınırlamak yerine uzun süreli oyun seanslarında güvenli bir kullanım deneyimi sunmak üzere tasarlandığını belirtti. Ancak FTC, bu ön ayarların kullanıcıya açıkça bildirilmediği gerekçesiyle pazarlama faaliyetlerinin şeffaflıktan uzak ve yanıltıcı olduğu kanısına vardı.

    Gelen yoğun tepkilerin ardından Samsung, Mart 2022 tarihinde bir yazılım güncellemesi yayınlayarak kullanıcıların GOS tarafından uygulanan performans sınırlarını kendilerinin devre dışı bırakmasına olanak tanıdı. Bu adım, Galaxy S21, S22 ve Galaxy Tab S8 serisi kullanıcılarının cihazlarının donanım gücünden daha özgür bir şekilde yararlanabilmelerini sağladı. Kullanıcıların birçoğu, bu kısıtlamaların kaldırılmasının ardından telefonlarının beklenen performans değerlerine ulaştığını ifade etti.

    Yaşanan bu hukuki süreçte Samsung, herhangi bir yanlış uygulama yapmadığını belirterek FTC tarafından verilen cezaya karşı temyiz yoluna başvuracağını açıkladı. Şirket, GOS güncellemesinin tepkilerin hemen ardından yayına alındığını savunarak cezai yaptırımın haksız olduğunu iddia ediyor. Hukuk dünyasında benzer davaların birçoğunun sonuçlanmış veya geri çekilmiş olması, Samsung'un temyiz sürecinde haklılığını kanıtlamak için dayandığı en temel referans noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

    Teknoloji dünyasında bu tür donanım kısıtlamaları ve üreticilerin şeffaflık sınırları yeniden tartışılmaya başlandı. Samsung'un sunduğu güvenlik savunmasının mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceği, gelecekte benzer durumdaki diğer teknoloji şirketleri için önemli bir emsal teşkil edecek. Kullanıcılar ve uzmanlar, cihaz üreticilerinin pazarlama söylemleri ile teknik gerçeklik arasındaki tutarlılığın, tüketici hakları açısından nasıl bir dengeye oturtulması gerektiğini yakından izliyor.

    Samsung Galaxy S21 ve S22 serisi için verilen performans cezası kesinleşti — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Samsung'un donanım performansını güvenlik gerekçesiyle kısıtlaması, kullanıcının satın aldığı ürünün gerçek gücünü gizlemesi açısından büyük bir risk barındırıyor. Şirket, GOS sistemiyle cihazın termal yönetimini iyileştirdiğini savunsa da, bu tercihin kullanıcıya bilgi verilmeden yapılması güven sarsıcı bir durum. Kullanıcılar, ödedikleri fiyatın karşılığında tam performans beklerken, arka planda çalışan yazılımların bu kapasiteyi sınırlaması, marka sadakatini de zayıflatıyor. Sektördeki rakiplerle kıyaslandığında, şeffaf bir performans yönetimi sunan markalar kullanıcı tarafında daha güvenilir bir konum elde ediyor.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Apple, ekran sorunu yaşayan iPhone Duo cihazları için değişim başlattı

    Satışa sunulmasının ardından ekranlarında çatlaklar ve çizgiler oluşan iPhone Duo cihazları için Apple harekete geçti. Teknoloji devi, arızalı cihazların değişimi için kullanıcıları şirketle iletişime geçmeye çağırırken, etkilenen kullanıcıların mağazalara yöneldiği belirtiliyor. Söz konusu donanımsal kusurlar cihazın menteşe yapısıyla ilişkilendiriliyor.

    • Apple, ekranında sorun çıkan iPhone Duo cihazları için ücretsiz değişim süreci başlattı.
    • Kullanıcılar ekran kıvrımında çatlaklar ve cihazı açarken duyulan çatırtı seslerinden şikayet ediyor.
    • En üst modeli 3 bin 199 sterline satılan cihaz, markanın bugüne kadarki en pahalı telefonu.

    Apple, yeni piyasaya sürdüğü katlanabilir telefonu iPhone Duo için yaşanan ekran sorunlarına yönelik hızlı bir çözüm süreci duyurdu. Satışa çıkışının üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, çok sayıda kullanıcı cihazın iç ekranında beliren çizgiler ve çatlaklar nedeniyle sosyal medya platformlarında tepkilerini paylaştı. Şirket yönetimi, telefonların küçük bir kısmını etkileyen bu donanımsal kusurun farkında olduklarını kabul ederek, mağdur olan tüm kullanıcıların değişim için kendileriyle iletişime geçmesini talep etti.

    Cihazla ilgili gelen şikayetler sadece görsel kusurlarla sınırlı kalmıyor; bazı kullanıcılar telefonlarını açarken menteşe bölgesinden gelen rahatsız edici çatırtı seslerinden bahsediyor. Justin Lokos isimli bir kullanıcı, ekranın sağ bölümünde oluşan belirgin çizgileri kanıtlayan fotoğraflar paylaşarak yaşadığı süreci detaylandırdı. Lokos, New York'taki bir Apple mağazasına başvurarak arızalı cihazını yeni bir modelle değiştirdiğini ve teknik ekibin destek süreçlerine teşekkür ettiğini belirtti.

    Apple henüz kaç adet cihazın bu teknik sorundan etkilendiğine dair resmi bir rakam açıklamış değil. Bazı uzmanlar, internette dolaşan arızalı ekran görsellerinin bir kısmının yapay zeka araçlarıyla üretilmiş olabileceği şüphesini dile getiriyor. Cihazın 7,6 inçlik (19,3 santimetre) geniş iç ekranı, karmaşık bir mühendislik yapısına sahip olan merkezi bir menteşe ile katlanabiliyor. Bu tasarımın benzer kusurlara yol açtığı daha önce Samsung Galaxy Fold modelinde de görülmüş, 2019 yılındaki ilk çıkış döneminde de benzer ekran kırılma sorunları yaşanmıştı.

    iPhone Duo, Apple'ın yaklaşık yirmi yıldır gerçekleştirdiği en kapsamlı tasarım değişimi olarak konumlandırılıyor ve markanın katlanabilir cihaz pazarındaki rakiplerine karşı verdiği rekabette kritik bir yer tutuyor. Eylül ayında göreve gelen üst yönetici John Ternus, tanıtım sırasında Duo'nun katlanabilir teknoloji deneyimini yeniden tanımlayacağını iddia etmişti. Ancak cihazın 3 bin 199 sterline varan fiyat etiketi, onu Apple'ın bugüne kadarki en pahalı telefonu haline getirirken, gelen şikayetler yüksek beklentilerin karşılanması noktasında yeni bir sınav yaratıyor.

    Android tabanlı rakiplerinin yıllardır geliştirdiği katlanabilir telefon teknolojisi karşısında Apple, Duo ile oldukça iddialı bir giriş yapmayı hedeflemişti. Ternus, piyasadaki diğer ürünleri birbirine yapıştırılmış iki telefona benzeterek eleştirirken, Duo'nun sunduğu kusursuz ekran deneyimine vurgu yapmıştı. Yaşanan bu teknik aksaklık, markanın ürün yelpazesini canlandırma çabalarında bir duraksamaya yol açsa da, hızlı değişim politikasıyla kullanıcı güvenini korumaya yönelik bir strateji izleniyor.

    AI YORUMU

    Apple'ın yeni katlanabilir cihazındaki bu menteşe ve ekran kusuru, yüksek fiyatlı bir ürünün piyasaya sürülme sürecindeki mühendislik stres testlerinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. 3 bin 199 sterlinlik etikete sahip bir cihazda kullanıcıların henüz birkaç günde çatlaklarla karşılaşması, markanın premium algısı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Rakip katlanabilir modellerin 2019'daki benzer başlangıç hataları düşünüldüğünde, Apple'ın bu sorunu ne kadar hızlı çözdüğü gelecekteki sadakat oranını belirleyecek. Sorunun menteşe kaynaklı olduğu kanıtlanırsa, sadece ekran değişimi değil, tüm menteşe mekanizmasının revize edilmesi gerekebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler