PİYASA
Ekonomi

Flutter, artan vergiler nedeniyle 1.400 kişiyi işten çıkarıyor

Flutter, artan vergiler nedeniyle 1.400 kişiyi işten çıkarıyor Fotoğraf: ehnmark · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

Paddy Power'ın sahibi olan oyun devi Flutter, çevrim içi kumar vergilerindeki artışı gerekçe göstererek 1.400 çalışanıyla yollarını ayırıyor. Birleşik Krallık, İrlanda, Portekiz ve Romanya'daki operasyonları etkileyecek süreç, sektördeki maliyet baskılarını artırdı.

Öne çıkanlar

  • Çevrim içi kumar ve casino vergilerindeki artış, 1.400 kişinin işini riske attı.
  • Uzaktan oyun vergisi nisan ayında yüzde 21'den yüzde 40 oranına yükseltildi.
  • Şirket, vergi yükünün temmuz ayına kadar olan dönemde 299 milyon dolar zarar yazmasına yol açtığını duyurdu.

Haberin Detayı

Hükümetin kasım ayındaki bütçe düzenlemesinde çevrim içi casino ve spor bahislerine getirdiği ek yükümlülükler sektörü derinden sarstı. Paddy Power, Sky Bet ve Betfair gibi büyük markaların çatı kuruluşu olan Flutter, artan maliyetlerin altından kalkamayacaklarını belirterek küçülme kararı aldı. Şirket yönetimi, bu vergi oranlarını tamamen sineye çekmelerinin imkansız olduğunu ve maliyet tablosunu daraltmak zorunda kaldıklarını vurguladı.

Fotoğraf: forextime.com · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

İşten çıkarmalardan etkilenecek personel Birleşik Krallık, İrlanda, Portekiz ile Romanya'daki tesislerde görev yapıyor. Hangi departmanların risk altında olduğu henüz netleşmezken, yönetim geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemek adına yapıyı yeniden şekillendiriyor. Sektör temsilcileri daha önce bu tür maliyet artışlarının istihdam kaybına ve ofis kapanmalarına yol açacağını dile getirmişti.

Son mali raporlara göre Flutter, haziran ayıyla sona eren üç aylık süreçte 299 milyon dolar vergi öncesi zarar açıkladı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 205 milyon dolar kâr elde eden dev şirket, satış gelirlerini yüzde 3 oranında artırarak 4,3 milyar dolara taşıdı. Özellikle ada genelindeki çevrim içi oyunlara olan ilginin sürmesi gelirlerde yüzde 4 artış sağlasa da, vergi yükü kârlılığı eritti.

Nisan ayında yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte uzaktan oyun vergisi yüzde 21 seviyesinden yüzde 40 oranına çıkarıldı. Önümüzdeki nisan ayında ise genel bahis vergisinin çevrim içi kanalda yüzde 15'ten yüzde 25'e yükseltilmesi bekleniyor. Şirket hesaplamalarına göre, bu vergilerin 2027 yılına kadar temelde 540 milyon dolarlık bir kâr kaybı yaratacağı öngörülüyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Vergi politikalarının doğrudan şirket bilançolarını ve istihdamı nasıl sarstığı, 1.400 kişilik bu hamleyle açıkça görülüyor. 299 milyon dolarlık zarar tablosu ve yüzde 40'a çıkan vergi oranları, dev oyun şirketlerinin bile bu yükü kaldıramayacağını gösteriyor. Eğer benzer mali baskılar sürtünmesiz pazarları lisanssız mecralara iterse, sektörün genel dengesi tamamen bozulabilir.

Kaynak: BBC Business Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ekonomi
• BBC Business
İngiltere Maliye Bakanı Healey, sermaye kazancı vergisi artışına kapıyı kapattı
Fotoğraf: BBC Business

İngiltere Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini yükseltme yönündeki baskıları reddetti. Hükümet yetkililerinin uyarıları ve Hazine verileri, olası bir artışın vergi gelirlerini azaltabileceğini gösteriyor.

  • Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini artırmayacağını açıkladı.
  • HMRC verilerine göre oranların artırılması Hazine gelirlerini 3,6 milyar sterlin azaltabilir.
  • Bakanlar kurulundaki bazı isimler gelirin adil dağılımı için vergi eşitliği savunuyordu.

İngiltere kabinesinde yer alan bazı etkili isimler, sermaye kazancı vergisi ile gelir vergisinin eşitlenmesini savunuyordu. Ancak Maliye Bakanı John Healey, bütçe öncesinde bu vergi türünde bir artışa gitmeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Şirket hisseleri veya ikincil mülklerin satışından elde edilen kârlar üzerinden alınan bu verginin mevcut oranları yüzde 18 ile yüzde 24 arasında değişiyor.

Söz konusu hamle, varlıklı bireylerin ülkeyi terk edebileceği veya varlık satışlarını erteleyebileceği yönündeki endişelerin ardından geldi. Geçtiğimiz yıl Hazine ve Gümrük İdaresi tarafından paylaşılan tahminler, yüksek oranlı vergi artışının Hazine gelirlerinde milyarlarca sterlinlik kayba yol açabileceğini ortaya koymuştu. Bu durum, vergi yükünün tabana yayılması yerine sermaye kaçışını tetikleyebileceği kaygılarını artırdı.

Kabine içindeki bazı bakanlar, çalışma gelirlerinin dezavantajlı duruma düşmesini engellemek amacıyla vergilerin eşitlenmesini talep ediyordu. Başbakanın ilk sekreteri Louise Haigh ve Savunma Bakanı Wes Streeting gibi isimler daha önce bu yönde açıklamalar yapmıştı. Buna karşın Healey, geçtiğimiz ay yaptığı konuşmada işletmelerin kâr etmesinin ve yatırım güveninin teşvik edilmesinin öncelikli olduğunu vurgulamıştı.

Muhalefet partileri ve iş dünyası temsilcileri de bütçe öncesinde atılacak adımları yakından izliyor. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, devlet harcamalarının kısılması ve borçlanmanın azaltılması çağrısında bulunurken, Liberal Demokratlar banka kârlarına yönelik ek vergi getirilmesini öneriyor. 28 Ekim tarihinde açıklanacak ilk bütçe, artan maliyetler ve savunma harcamaları dengesinde kritik bir eşik oluşturuyor.

AI YORUMU

Maliye Bakanlığının bu kararı, sermaye kaçışını önleme odaklı pragmatik bir hamle olarak öne çıkıyor. Hazine verilerine göre yüzde 10'luk bir artışın devlete milyarlarca sterlin kaybettirecek olması, siyasi söylemlerin ekonomik gerçeklikle çarpıştığını net biçimde gösteriyor. Yatırımcı güvenini koruma hedefi, dar gelirli kesimlerin vergi yükü altındaki ezilme tartışmalarını ise uzun süre gündemde tutacaktır. Borçlanma kuralları ve artan harcamalar göz önüne alındığında, hükümetin gelir artırıcı alternatifleri oldukça kısıtlı kalıyor.

Kaynak: BBC Business Haberin tam sayfası →

Dünya
• NTV Dünya
Almanya bütçeyi dengelemek için sigara ve alkol vergisini artırıyor
Fotoğraf: NTV Dünya

Almanya federal yönetimi, bütçe gelirlerini artırmak ve halkın tüketim alışkanlıklarını dönüştürmek amacıyla tütün mamulleri, şekerli meşrubatlar ile yüksek alkollü içkilerin vergilerinde kapsamlı artışlara gidiyor. Meclis ve kabine onayından geçen yeni düzenlemelerle devlet kasasına milyarlarca avroluk ek kaynak girmesi hedeflenirken, muhalefet kanadı karara tepki gösteriyor.

  • 2027-2030 yılları arasında tütün vergisi artışıyla bütçeye 12 milyar avrodan fazla ek gelir bekleniyor.
  • Düzenlemenin ardından Almanya'da bir paket sigaranın ortalama fiyatının on yılın sonuna doğru 11 avroyu aşması öngörülüyor.
  • Temmuz 2027'de yürürlüğe girecek şeker vergisiyle litre başına 0,26 ile 0,32 avro arasında ek kesinti yapılacak.

Alman federal yönetimi, kamu maliyesine ek kaynak yaratmak ve vatandaşların zararlı tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak doğrultusunda yeni vergi paketlerini hayata geçiriyor. Federal Meclis ile hükümet kanadının eş zamanlı olarak onayladığı düzenlemeler, temel ihtiyaç kategorisinde yer almayan ürünler üzerinden milyarlarca avroluk ek gelir elde edilmesini amaçlıyor. Özellikle son dönemde artan bütçe gereksinimleri, parlamentoyu bu tür dolaylı vergi artışlarına yönelten ana etkenler arasında bulunuyor.

Meclis milletvekillerinin onay verdiği tütün mamulleri vergi paketi, ülkedeki sigara fiyatlarını yukarı çekecek en önemli adım olarak öne çıkıyor. Uluslararası ajansların aktardığına göre, planlanan bu mali adımların on yılın sonuna doğru devlet hazinesine 12 milyar avrodan fazla katkı sunması bekleniyor. Bu süreçle beraber bir paket sigaranın ortalama perakende satış fiyatının 11 avro sınırını aşacağı hesaplanıyor. Siyasi muhalefet ise bu politikanın dar gelirli tüketiciler üzerinde baskı oluşturacağını savunarak, yüksek fiyatların karaborsa faaliyetlerini tetikleyebileceği yönünde uyarılar yapıyor.

Tütün ürünlerinin yanı sıra gıda ve içecek sektörü de yeni vergilerden nasibini alıyor. Federal kabinenin kabul ettiği meşrubat düzenlemesine göre, belirli bir miktar şeker içeren içeceklerden litre başına kademeli olarak ek vergi alınacak. Maliye Bakanlığı, bu uygulamadan elde edilecek fonların federal sağlık sigortası sistemindeki açıkların kapatılmasında kullanılacağını belirtiyor. Yetkililerin hesaplamalarına göre, şekerli içecek tüketiminin ülkeye yıllık maliyeti milyarlarca avroyu buluyor.

Alkollü içecek pazarında ise dengeli bir vergi politikası izleniyor. Bira ve klasik sofra şarapları mevcut vergi yapısında bırakılırken, yüksek alkollü içkiler ile köpüklü şarapların vergilerinde yüzde 20 oranında bir artış planlanıyor. İlk defa yirminci yüzyılın başlarında donanmayı finanse etmek için uygulamaya konulan köpüklü şarap vergisinin günümüze kadar taşınması dikkat çekiyor. Avrupa genelindeki benzer uygulamalarla paralel ilerleyen bu süreç, hükümetlerin tüketim alışkanlıklarını mali araçlarla şekillendirme eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.

AI YORUMU

Vergi politikalarının sadece bütçe açığını kapatma aracı olmaktan çıkıp kamusal sağlık politikalarını yönlendiren birer müdahale aracına dönüştüğünü net bir şekilde görüyoruz. Özellikle sigara ve şekerli içeceklere getirilen ek yükler, kısa vadede devlete ciddi bir finansal rahatlama sağlasa da, enflasyonist ortamda tüketicinin alım gücünü daha da zorlayabilir. Önümüzdeki süreçte bu tür mali baskıların kayıt dışı ticareti ne ölçüde tetikleyeceği ve hedeflenen sağlık bilincinin gerçekten sağlanıp sağlanamayacağı yakından takip edilmelidir.

Kaynak: NTV Dünya Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Investing.com Türkiye
Reuters anketine göre Fed faiz adımı için aralık ayını bekliyor
Fotoğraf: Investing.com Türkiye

Küresel piyasaların odağındaki Amerika Merkez Bankası'nın faiz politikasına dair yeni beklentiler netleşiyor. Gerçekleştirilen son anket çalışmasına göre kurumun ekim ayındaki toplantıda kararı pas geçeceği öngörülüyor.

  • Reuters tarafından hazırlanan yeni anket çalışmasının sonuçları yayımlandı.
  • Amerikan Merkez Bankası'nın ekim ayındaki toplantıda faiz artırması beklenmiyor.
  • Beklentiler aralık ayında faiz artırımına gidileceği yönünde şekilleniyor.

Küresel ekonomide yön belirleyen merkez bankalarının hamleleri yatırımcılarca yakından izlenmeye devam ederken yeni anket sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Küresel haber ajansı Reuters tarafından düzenlenen kapsamlı anket, Amerika Merkez Bankası'nın önümüzdeki döneme ilişkin para politikası adımlarını ele aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda elde edilen veriler, bankanın faiz artırımı konusunda acele etmeyeceğini gösteriyor.

Anket katılımcılarının ortak tahmini, Amerika Merkez Bankası'nın ekim ayında gerçekleştireceği para politikası toplantısında mevcut faiz oranlarında değişikliğe gitmeyeceği yönünde birleşiyor. Kurumun bu ayki toplantıyı faiz artırım kararı almadan atlaması beklenirken yılın son ayına yönelik beklentiler ise farklılık gösteriyor. Finans çevrelerinin öngörülerine göre banka, ekimdeki duraklamanın ardından aralık ayındaki toplantıda faiz artırımı hamlesini devreye sokacak.

Piyasa analistleri, enflasyon verileri ve istihdam rakamlarının bu kararlar üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini vurguluyor. Amerika Merkez Bankası yetkililerinin yapacağı açıklamalar ile gelecek ekonomik göstergeler, aralık ayındaki olası faiz artırımı kararının kesinleşmesinde rol oynayacak en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

AI YORUMU

Merkez bankalarının hamlelerini takvim odaklı okumak yerine veriye dayalı stratejilerle değerlendirmek gerekiyor. Açıklanan anket verileri, ekim ayında atılacak adımların sınırlı kalacağını ancak aralık ayında baskının artabileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, döviz ve emtia piyasalarında pozisyon alan yatırımcıların yıl sonuna kadar temkinli bir duruş sergilemesini zorunlu kılıyor. Geçmiş dönemlerdeki sıkılaştırma döngüsüyle kıyaslandığında, bankanın bu kez daha yavaş ve temkinli bir patika izlediği görülüyor.

Kaynak: Investing.com Türkiye Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• CNN Türk
Elazığ vişne mermeri ihracatını uçurdu: Çin talebi yüzde 30 arttı
Fotoğraf: CNN Türk

Elazığ'ın Alacakaya ilçesinde çıkarılan özel vişne mermeri, uluslararası pazarlarda rekor ilgi görüyor. Ürünün Çin'e yapılan sevkiyatı yılın ilk yarısında geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 30 oranında yükseldi.

  • Çin'e yapılan vişne mermeri sevkiyatı 2026'nın ilk yarısında yüzde 30 arttı.
  • Özel taş; Dubai, ABD, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelere de satılıyor.

Türkiye'nin doğal taş sektöründeki en önemli varlıklarından biri olan vişne mermeri, uluslararası alanda adından söz ettirmeye devam ediyor. Elazığ'ın Alacakaya ilçesindeki ocaklardan çıkarılan bu özel taş, kendine has renk tonları ve damarlı yapısıyla mimarlık projelerinde öne çıkıyor. Küresel pazardaki alıcıların yoğun ilgi gösterdiği ürün, özellikle üst segment yapı tasarımlarında kendine yer buluyor.

Uzak Doğu'nun en büyük ekonomisi konumundaki Çin, bu dönemde en fazla sevkiyat yapılan bölgelerin başında geldi. Çinli alıcıların tercihi genellikle blok mermerden yana olurken moloz satışları ise sınırlı tutuluyor.

İhracat rakamlarındaki artışın yanı sıra işletmenin üretim kapasitesi de dikkat çekiyor. Tesis yıllık bazda fabrikada yaklaşık 200 bin metrekare, blok üretiminde ise 15 ile 20 bin ton arasında kapasiteye sahip. Süreçlerin daha verimli hale getirilmesiyle birlikte küresel müşterilere daha hızlı sevkiyat yapılması hedefleniyor.

Sadece Çin pazarıyla sınırlı kalmayan vişne mermeri; Dubai, ABD, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi farklı coğrafyalara da gönderiliyor. Avrupa pazarındaki talebin de sürdüğünü belirten yetkililer, lüks mimari projeler için görüşmelerin devam ettiğini ve gelecek döneme dair beklentilerin yüksek olduğunu vurguluyor.

AI YORUMU

Yerel kaynakların küresel pazarda katma değer yaratması, bölge ekonomisinin dış ticaret dengesi açısından belirleyici bir rol üstleniyor. Yılın ilk altı ayında yakalanan yüzde 30'luk artış oranı, hammadde ihracatında doğru pazar stratejisinin somut bir karşılığıdır. Çin gibi devasa bir pazardan gelen büyük ölçekli siparişler karşılanmazsa, küresel rekabette başka ülkelerin öne çıkma riski doğabilir. Şirketlerin kapasiteyi 200 bin metrekare seviyesinde tutarak sevkiyat hızını artırması bu tür riskleri dengeleyen temel unsurdur.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…