İçeriğe geç
PİYASA
Dünya

Eski İsrailli asker ordu birimindeki manipülasyonları ifşa etti

Eski İsrailli asker ordu birimindeki manipülasyonları ifşa etti i

Özet

İsrail ordusunda görev yapmış Ayelet Kroizer, sözcülük biriminin askeri operasyonlara dair bilgileri sistemli bir şekilde manipüle ettiğini açıkladı. Masum sivillerin terörist olarak etiketlendiğini belirten eski asker, halkla ilişkiler faaliyetlerinin gerçeklerin önüne geçtiğini vurguladı.

Öne çıkanlar

  • Ayelet Kroizer, ordu sözcülüğünün bilgileri halkla ilişkiler amacıyla manipüle ettiğini itiraf etti.
  • Sivillerin ölüm haberlerine otomatik olarak üzüntü cümlesi eklendiği belirtildi.
  • Kroizer, ordunun operasyonel meşruiyeti korumak için gerçekleri gizlediğini öne sürdü.

Haberin Detayı

İsrail ordusunun halkla ilişkiler ve medya operasyonlarını yürüten birimlerinde görev almış olan Ayelet Kroizer, kurumun şeffaflıktan uzak çalışma biçimlerini kamuoyu ile paylaştı. Daha önce ordu bünyesinde hizmet veren ve şimdilerde 'Sessizliği Bozmak' adlı sivil toplum kuruluşunun sözcülüğünü üstlenen Kroizer, Gazze ve Batı Şeria’daki askeri faaliyetlerin medyaya yansıtılma şekline dair çarpıcı detaylar sundu. Görev yaptığı süreçte, devletin savunulması adına ordunun kamu algısını yönetmek için gerçeklerden uzaklaştığını gözlemlediğini ifade etti.

Kroizer, ordu sözcülüğü bünyesindeki günlük rutinlerini anlatırken, bilginin nasıl şekillendirildiğini detaylarıyla açıkladı. Özellikle masum Filistinli bireylerin hedef kitleye uygun şekilde 'terörist' olarak damgalandığını ve bu süreçte gerçeğin ikinci plana atıldığını savundu. Askeri bir kurumdan ziyade, bir halkla ilişkiler ajansı titizliğiyle çalışıldığını aktaran eski asker, medya servislerinin operasyonel meşruiyet oluşturma odaklı hazırlandığını vurguladı. Açıklamalarında, bu tür manipülasyonların uluslararası kamuoyunu yönlendirmek için bir araç olarak kullanıldığının altını çizdi.

Hizmet süresi boyunca yaşadığı bir diğer durumu ise sivil kayıplara yönelik hazırlanan metinler üzerinden örneklendirdi. Tek bir saldırıda onlarca kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, hazırlanacak haber metnine otomatik olarak 'olaya karışmayan sivillerin zarar görmesinden üzüntü duyuyoruz' ifadesinin eklendiğini belirtti. Bu durumun operasyonel bir rutin haline geldiğini aktaran Kroizer, haksızlık karşısında sessiz kalmamak adına bu itiraflarda bulunduğunu söyledi. Kendi görev yaptığı dönemde devleti savunduğuna inandığını ancak zamanla kurumun işleyişine karşı ciddi şüpheler duymaya başladığını belirtti.

Haredi Yahudi toplumunda yetişen ve muafiyet hakkını iptal ettirerek gönüllü olarak orduya katılan Kroizer, geçmişteki inancının yerini derin bir hayal kırıklığına bıraktığını da dile getirdi. Ordunun kamuoyuna güven aşılama çabasının, haber alma hakkını kısıtladığını ifade eden sözcü, bu durumun hem İsrail içindeki vatandaşlar hem de küresel ölçekteki izleyiciler için yanıltıcı bir gerçeklik algısı oluşturduğunu iddia etti. Bu açıklamalar, İsrail’deki bazı sivil toplum örgütleri tarafından da desteklenerek işgalin gerçeklerine dair bir tanıklık olarak tanımlandı.

Sürecin sonunda susmayacağını belirten Kroizer, savaş döneminde görev almış diğer askerlere de yaşadıklarını paylaşmaları için çağrıda bulundu. 'Sessizliği Bozmak' örgütü ise bu itirafların işgalin arka planını anlamak açısından önemli olduğunu vurgulayarak, eski askerin katılımından duydukları memnuniyeti sosyal medya üzerinden paylaştı. Bu tanıklıklar, ordu içerisinden gelen nadir eleştirilerden biri olması bakımından tartışmaları yeniden alevlendirirken, medya yönetimi süreçlerinin sorgulanmasına yol açtı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Ordu bünyesinde 3 yıl görev yapmış bir ismin kamuoyu algısına yönelik itirafları, devlet kurumlarının halkla ilişkiler stratejilerinin gerçeklikten ne kadar kopabileceğini kanıtlıyor. Kurumsal güvenin korunması adına uygulanan otomatik üzüntü cümleleri ve etiketleme yöntemleri, kriz dönemlerinde şeffaflığın nasıl bir kurban olarak seçildiğini gösteriyor. Bu durum, sivil halkın orduya olan güvenini sorgularken, uluslararası medyanın servis edilen bilgileri teyit etme sorumluluğunu daha da ağırlaştırıyor. Resmi açıklamaların ötesine geçemeyen bir medya izleyicisi, bu tür manipülasyonlar karşısında manipüle edilmeye mahkumdur.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    İsrail'in Gazze saldırıları sonucunda sekiz sivil hayatını kaybetti

    Gazze'nin farklı bölgelerine düzenlenen İsrail hava saldırılarında aralarında bir çocuğun da bulunduğu en az sekiz kişi yaşamını yitirdi. Ateşkes ilanına rağmen süren askeri hareketlilik sonucunda, Han Yunus ve Gazze Şehri'ndeki sivil yerleşim alanları ile polis noktaları hedef alındı.

    • İsrail saldırıları sonucu bir çocuk dahil sekiz sivil hayatını kaybetti.
    • Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre çatışmaların başından beri 74 bin 594 kişi öldü.
    • Han Yunus bölgesindeki drone saldırısında beş polis memuru yaşamını yitirdi.

    Gazze Şeridi'nde devam eden askeri operasyonlar, ateşkes ilanına rağmen sivil can kayıplarına yol açmaya devam ediyor. Hastane yetkililerinin paylaştığı verilere göre, kuzeydeki Gazze Şehri'nde bulunan Al-Rimal mahallesindeki Cairo Okulu yakınlarında gerçekleştirilen füze saldırısı sonucunda üç sivil hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında dört yaşında bir çocuğun bulunması, bölgedeki insani durumun vahametini bir kez daha ortaya koyuyor.

    Güneydeki Han Yunus şehrinde ise Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Al-Mawasi bölgesindeki bir drone saldırısının polis memurlarını hedef aldığı belirtildi. Rutin görevlerini icra ettikleri sırada vurulan beş polis memurunun yaşamını yitirdiği saldırı, yetkililer tarafından bir katliam olarak nitelendirildi. Hayatını kaybeden memurların 23 ile 53 yaşları arasında olduğu kaydedildi.

    İsrail ordusu, söz konusu hava saldırılarının askeri hedeflere yönelik gerçekleştirildiğini iddia etse de operasyonlara dair herhangi bir kanıt veya detaylı bilgi paylaşmadı. Şifa Hastanesi önünde toplanan kalabalık, hayatını kaybedenlerin cenazeleri başında dua ederken, görgü tanıkları saldırının beklenmedik bir anda gerçekleştiğini ifade etti. Bölgedeki sivillerin çadırlarında oturdukları sırada vurulduklarına dair tanıklıklar, sahadaki güvenlik risklerinin boyutunu gözler önüne seriyor.

    Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen bölgedeki hava saldırılarının neredeyse günlük bir rutin haline gelmesi, barış umutlarını zayıflatıyor. Birleşmiş Milletler tarafından güvenilir kabul edilen verilere göre, savaşın başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze'de hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 74 bin 594 kişiye ulaştı. Ateşkes döneminde rehinelerin serbest bırakılması ve çatışmaların sona erdirilmesi hedeflenmiş olsa da mevcut süreçte barış planı durma noktasına gelmiş durumda.

    İsrail'in Hamas'ı hedef aldığını savunmasına rağmen saldırıların sivil yerleşim yerlerinde yoğunlaşması, uluslararası toplumun tepkisiyle karşılaşıyor. BBC Verify tarafından yapılan araştırmalar, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği yüzlerce saldırı soruşturmasının henüz şeffaf bir şekilde sonuçlanmadığını gösteriyor. Taraflar arasındaki çatışmaların belirsizliği sürerken, sahadaki sivil halk her gün yeni bir saldırı riskiyle karşı karşıya kalarak yaşam mücadelesini sürdürmeye çalışıyor.

    AI YORUMU

    Bölgedeki ateşkes ilanına rağmen askeri saldırıların sürmesi, diplomatik çözüm yollarının tıkanmış olduğunu gösteriyor. İsrail'in askeri operasyonlarını sivil alanlara taşıması, 74 bin 594 kişilik toplam ölü sayısının artmasına doğrudan neden oluyor. Taraflar arasında güven tesis edilmedikçe, askeri çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılma riski her zamankinden daha yüksek görünüyor. Mevcut tablo, bölgesel barış planlarının sahada karşılık bulmadığı sürece yalnızca kağıt üzerinde kaldığını kanıtlıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    İsrail ordusunun Gazze saldırıları 8 sivilin hayatına mal oldu

    Han Yunus ve Gazze kentlerine yönelik hava saldırılarında, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 8 Filistinli yaşamını yitirdi. Ateşkes ilan edilmesine rağmen devam eden askeri operasyonlar sonucu 6 kişi de yaralandı.

    • Ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda 8 Filistinli öldü, 6 kişi yaralandı.
    • Han Yunus'ta bir okul yakınına yapılan saldırıda 5 sivil hayatını kaybetti.
    • Gazze kentindeki Es-Sevra Caddesi'nde bir çocuk saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.

    İsrail ordusunun Gazze Şeridi genelinde sürdürdüğü askeri hareketlilik, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde can kayıplarına yol açmaya devam ediyor. Yerel kaynaklardan ve sağlık kuruluşlarından gelen verilere göre, Han Yunus ve Gazze şehir merkezleri hedef alınan noktalar oldu. Bu saldırıların neticesinde toplam 8 Filistinli sivil hayatını kaybederken, 6 sivilin de çeşitli yerlerinden yaralandığı bildirildi.

    Han Yunus bölgesinde yaşanan olayda, kentin batısındaki Mevasi mevkisinde bulunan bir okulun çevresi İsrail hava saldırılarıyla sarsıldı. Bölgedeki kaynaklar, saldırının doğrudan yerleşim veya sivil alan yakınında gerçekleştiğini ve 5 kişinin olay yerinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Hayatını kaybedenler arasında görevlerini icra eden polis memurlarının da bulunduğu Gazze İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklandı.

    Gazze kentindeki Şifa Hastanesi kaynaklı bilgilere göre ise kentin batı tarafında yer alan Es-Sevra Caddesi de saldırıların hedefi haline geldi. Burada düzenlenen hava saldırısında, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 3 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı kaydedildi. Aynı saldırı sonucunda yaralanan 6 kişinin tedavisi için hastaneye kaldırıldığı ifade ediliyor.

    Bölgedeki çatışmaların arka planı incelendiğinde, 10 Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkes sürecine rağmen İsrail ordusunun askeri faaliyetlerini sürdürdüğü görülüyor. Ateşkesin resmi olarak yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar geçen sürede, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre toplam 1580 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca bu süreçte yaralananların sayısı 5 bin 711 gibi oldukça yüksek bir seviyeye ulaşmış durumda.

    Ekim 2023 itibarıyla bölgedeki saldırıların toplam bilançosu ise insani krizin boyutlarını ortaya koyuyor. İsrail ordusunun Gazze Şeridi üzerindeki operasyonları sonucunda bugüne dek toplam can kaybı 74 bin 594 rakamına çıktı. Yaralı sayısı ise 175 bin 834 olarak kayıtlara geçmiş durumda ve bölgedeki hastanelerin kapasiteleri üzerindeki baskı devam ediyor.

    AI YORUMU

    Ateşkesin yürürlükte olduğu bir süreçte askeri saldırıların devam etmesi, bölgedeki güvenlik garantilerinin uygulanabilirliğini zayıflatıyor. Sadece Ekim ayından bu yana 1580 kişinin hayatını kaybetmiş olması, sahada hiçbir insani koruma kalkanının işlemediğini gösteriyor. Sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırılar, uluslararası toplumun bölgedeki ateşkes çabalarının pratikte karşılıksız kaldığını kanıtlıyor. Mevcut tablo değişmediği sürece, toplam 74 bin 594 olan can kaybı sayısının çok daha hızlı artması kaçınılmaz görünüyor.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    İsrail, Ateşkesine Rağmen Gazze'ye Saldırdı; 2 Yaşındaki Kız Çocuğu Yaralandı

    İsrail, 10 Ekim 2025 tarihli ateşkesin yürürlükte olduğu dönemde Gazze Şeridi'nin güneyine bombalı saldırı düzenledi ve 2 yaşındaki Filistinli bir kız çocuğu başından yaralandı. Saldırılar aynı zamanda Han Yunus ilçesindeki evleri, çadırları ve sağlık tesislerini de hedef aldı, ölüm ve yaralanma sayıları yükseldi.

    • İsrail, 10 Ekim 2025 ateşkesine rağmen Gazze'ye bombalı saldırı yaptı
    • Han Yunus'ta 2 yaşındaki kız çocuğu başından yaralandı, hastaneye kaldırıldı
    • Gazze Sağlık Bakanlığı, ateşkes sonrası 1.580 ölü ve 5.711 yaralı bildiriyor

    10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin hâlâ geçerli olduğu bir dönemde, İsrail güçleri Gazze Şeridi'nin güneyinde, özellikle Han Yunus ilçesine yoğun bombalı saldırı gerçekleştirdi. Saldırı, bölgedeki sivil altyapıyı hedef alarak geniş çaplı yıkıma yol açtı ve uluslararası toplumdan yeni tepkiler topladı.

    Saldırının en dramatik sonuçlarından biri, 2 yaşındaki Filistinli bir kız çocuğunun başından aldığı yaralanmaydı. Çocuk, Nasır Hastanesi'ne sevk edildi ve burada tedavi altına alındı. Yerel raporlara göre, aynı operasyon sırasında birçok ev ve mülteci çadırı da vuruldu, bölge sakinleri büyük bir korku içinde kalakaldı.

    Bu saldırı, yalnızca son günlerdeki tek olay değil; birkaç gün önce İsrail, Deyr el‑Belah kentine yaptığı operasyonla İbrahim Adil Said adlı bir Filistinliyi ağır yarattı ve aynı sabah bu kişi yaşamını yitirdi. Bu gelişmeler, ateşkesin uygulanabilirliğini ve tarafların taahhütlerini sorgulayan uluslararası eleştirileri artırdı.

    Gazze Sağlık Bakanlığı, ateşkesin başlamasından bu yana toplam 1.580 kişinin hayatını kaybettiğini ve 5.711 kişinin yaralandığını açıkladı. Ayrıca, Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıların toplam can kaybının 74.594, yaralı sayısının ise 175.834 olduğunu belirtti. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.

    Uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve sivillerin korunması gerektiğini vurguluyor. Bölgedeki hastanelerin ve sağlık çalışanlarının artan baskı altında çalıştığı, temel yaşam destek hizmetlerinin ise ciddi şekilde kesintiye uğradığı bildirildi. Öte yandan, Gazze'deki sivil halkın günlük yaşamı, eğitim ve ekonomik faaliyetleri de bu saldırıların gölgesinde büyük zarar gördü.

    AI YORUMU

    İsrail'in ateşkes döneminde gerçekleştirdiği saldırı, sivillerin korunması ilkesini ciddi şekilde ihlal ediyor. 1.580 ölü ve 5.711 yaralı rakamı, bu ihlalin insan hayatına olan somut etkisini gösteriyor. Sivil nüfus, özellikle küçük çocuklar ve hastane personeli en çok risk altında. Bu durum, uluslararası hukukun uygulanması konusunda daha sıkı denetim ve yaptırım ihtiyacını ortaya koyuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    İsrail'in tank ateşinde yaralanan Filistinli yaşamını yitirdi

    Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Masdar köyünde İsrail tanklarının saldırısıyla ağır yaralanan İbrahim Adil Said bu sabah yaşamını yitirdi. Ateşkes kararına rağmen devam eden askeri hareketlilik bölgedeki can kayıplarını artırmayı sürdürüyor. Açıklanan resmi verilere göre ateşkes sürecinde bin 500'den fazla insan yaşamını kaybetti.

    • Deyr el-Belah'ta İsrail tankının hedef aldığı İbrahim Adil Said vefat etti.
    • 10 Ekim 2025 ateşkesinden bu yana Gazze'de 1.580 kişi yaşamını yitirdi.
    • Ekim 2023'ten beri toplam can kaybı 74 bin 594'e yükseldi.

    Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Deyr el-Belah kentine bağlı Masdar köyünde birkaç gün önce askeri hareketlilik yaşandı. İsrail tanklarından bölgeye atılan mermiler neticesinde ağır şekilde yaralanan İbrahim Adil Said isimli Filistinli, hastanedeki yaşam mücadelesini bu sabah kaybetti. Filistin resmi ajansı WAFA tarafından aktarılan bilgiler, saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen alınan yaraların ölümle sonuçlandığını doğruladı. Bölgedeki sağlık yetkilileri ağır yaralı sivillerin kurtarılması için yoğun çaba harcandığını bildiriyor.

    İsrail ordusu ile Filistin tarafı arasında 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren resmi bir ateşkes anlaşması bulunuyordu. Ancak sahadan gelen raporlar, mutabakatın ilan edilmesine rağmen askeri operasyonların ve silahlı müdahalelerin tamamen durmadığını gösteriyor. Filistinlilerin yaşadığı yerleşim yerlerine yönelik ateş açma olayları, ateşkes şartlarının sahada tam anlamıyla uygulanamadığını ortaya koyuyor. Masdar köyündeki son olay da anlaşma sonrasında yaşanan ölümcül saldırıların son halkasını oluşturdu.

    Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son veriler, ateşkes sürecinin başından bu yana yaşanan kayıpların boyutunu netleştiriyor. Resmi duyuruya göre 10 Ekim tarihinden itibaren düzenlenen saldırılarda 1580 kişi hayatını kaybederken, 5 bin 711 kişi de çeşitli derecelerde yaralandı. Ateşkese rağmen devam eden bu can kayıpları, sağlık altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Hastanelerin kısıtlı imkanlarla hizmet vermeye çalıştığı bölgede yaralıların tedavisi her geçen gün zorlaşıyor.

    Çatışmaların başladığı Ekim 2023 tarihinden günümüze kadar geçen toplam süre değerlendirildiğinde ortaya çıkan insani bütünü kavramak kolaylaşıyor. Toplam can kaybı sayısının 74 bin 594'e ulaştığı Gazze Şeridi'nde yaralı sayısı ise 175 bin 834 olarak kayıtlara geçti. Uzun süredir devam eden askeri operasyonlar kentlerin altyapısını tahrip ederken sivil halkın yaşam alanlarını da doğrudan etkiliyor. Sağlık yetkilileri ölenlerin ve yaralananların önemli bir kısmını kadın ve çocukların oluşturduğunu belirtiyor.

    Sivil yerleşim alanlarında meydana gelen tank atışları ve hedef gözetmeksizin yapılan müdahaleler bölgedeki güvenlik endişelerini tırmandırıyor. Yaralanan kişilerin tıbbi imkânsızlıklar ve ilaç yetersizliği sebebiyle günlerce yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetmesi sıklıkla yaşanıyor. İbrahim Adil Said'in vefatı da günlerce süren yoğun bakım sürecinin ardından gerçekleşen son acı kayıp olarak kaydedildi. Uluslararası toplumun ateşkese uyulması yönündeki çağrıları ise sahada karşılık bulmakta güçlük çekiyor.

    Filistin ajansı WAFA'nın aktardığı detaylar, yerel halkın günlük yaşamını sürdürürken bile askeri hedef olma riskiyle karşı karşıya kaldığına işaret ediyor. Masdar köyü gibi tarım ve sivil yerleşimin yoğun olduğu alanlarda gerçekleşen bu tür atışlar insani krizin derinleşmesine yol açıyor. Can kayıplarının artmasıyla birlikte ateşkes şartlarının yeniden gözden geçirilmesi yönündeki talepler yükseliyor. Sivil halkın korunması ve saldırıların tamamen kesilmesi beklentisi bölgede geçerliliğini koruyor.

    AI YORUMU

    Ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana 1580 kişinin yaşamını yitirmesi, masadaki diplomatik mutabakatların sahadaki sivil nüfusu korumakta tamamen yetersiz kaldığını kanıtlıyor. Masdar köyünde tank ateşiyle vurulan bir Filistinlinin günler sonra hayatını kaybetmesi, insani aranın kağıt üzerinde kalarak Gazze'de yaşayan halkın günlük hayati riskini sonlandırmadığını gösteriyor. Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybının 74 bin 594 sınırına dayanması, mevcut denetim mekanizmaları sertleştirilmediği takdirde sivil bilançonun katlanarak artacağını işaret ediyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler