Van'ın Erciş ilçesi, 23 Ekim 2011 depremi’nin 15. yıl dönümünde 644 kayıp için anma töreni düzenledi. Seyit Muhammed Kabristanı’nda dualar okunurken Kızılay tarafından fotoğraf sergisi ve çorba ikramı yapıldı. Kaymakam, askeri ve yargı temsilcileri de etkinliğe katıldı.
Öne çıkanlar
15 Ekim 2011 depreminin 15. yıldönümünde anma töreni yapıldı
Seyit Muhammed Kabristanı'nda 644 kayıp için dualar okundu
Türk Kızılayı fotoğraf sergisi ve çorba ikramıyla destek verdi
Haberin Detayı
Erciş ilçesinde 23 Ekim 2011 tarihli büyük deprem, 15 yıl sonra da toplumsal hafızada taze bir yara olarak yer alıyor. Bu yılki anma programı, ilçenin merkezindeki Seyit Muhammed Kabristanı’nda sabah saatlerinden itibaren binlerce katılımcıyı bir araya getirdi. Kaymakam Ahmed Çelik, 108.
Fotoğraf: Fotoğraf: www.havadis.com
Tören sırasında, depremde hayatını kaybeden 644 kişinin mezarları başında Kur'an-ı Kerim tilaveti okundu ve gözyaşları kaçınılmaz oldu. Kabristanda bırakılan karanfiller, acının ilk günkü tazeliğini yansıtarak duygusal bir atmosfer oluşturdu. Etkinliğin bir diğer unsuru olarak Türk Kızılay Erciş Şubesi, Kaymakamlık bahçesinde düzenlediği fotoğraf sergisiyle deprem anındaki yıkım ve dayanışma anılarını görsel bir hatırlatma sundu. Sergi boyunca katılımcılara sıcak çorba ikramı yapıldı, bu da toplumsal dayanışmanın somut bir göstergesi oldu.
Fotoğraf: Fotoğraf: www.havadis.com
Anma programının organizasyonunda yer alan Türk Kızılayı Erciş Şubesi Başkanı Kurbani Özdaş, bu tür etkinliklerin toplumsal hafızayı canlı tutmak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özdaş, 2011’den bu yana her yıl benzer anma törenlerinin düzenlendiğini ve bu uygulamanın deprem gerçeğini unutulmaması için bir gelenek haline geldiğini belirtti. Erciş’teki bu etkinlik, kayıpların acısını paylaşmanın yanı sıra bölge halkının dayanışma ruhunu da pekiştirdi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Deprem anma töreni, 644 kaybın somut sayısı üzerinden toplumsal hafızayı canlandırdığı için kritik bir rol oynuyor. 15 yıllık yıldönümde gerçekleşen bu etkinlik, bölge sakinlerinin acılarını ortak bir çerçevede yeniden yaşamasına imkan tanıyor. Vatandaşlar ve yerel yöneticiler bu tür anma günlerinden duygusal destek alıyor; benzer anma etkinlikleri, önceki yıllara göre daha geniş katılımla gerçekleşiyor ve toplumsal bağları güçlendiriyor. Eğer bu tür organizasyonlar sürdürülebilir olmazsa, deprem travması unutulma riskine maruz kalabilir.
Kaynak:
www.havadis.com
Bu haber, ilgili kaynaktan derlenen veriler doğrultusunda HaberinAi Haber Merkezi tarafından hazırlanmış ve editoryal incelemeden geçirilmiştir.
Yayın ilkelerimiz ve içerik politikamız hakkında bilgi edinebilirsiniz.
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Van depreminde hayatını kaybedenler, felaketin 15. yıl dönümünde düzenlenen törenlerle anıldı. Erciş ilçesinde gerçekleştirilen programlarda mezar ziyaretleri yapılarak dualar okundu.
23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremde 644 kişi yaşamını yitirdi.
Erciş'teki anma törenleri kapsamında protokol üyeleri Seyit Muhammed Kabristanlığı'nı ziyaret etti.
Kara Yusuf Paşa Camii'nde vefat edenler için mevlit okutularak Kızılay tarafından çorba ikram edildi.
Van ilinin Erciş ilçesinde 23 Ekim 2011 tarihinde gerçekleşen 7.2 büyüklüğündeki yıkıcı depremin üzerinden 15 yıl geçti. Bu acı olayın yıl dönümünde ilçe genelinde çeşitli anma etkinlikleri düzenlenerek hayatını kaybeden vatandaşlar unutulmadı.
Anma programları kapsamında Erciş Kaymakamı Ahmet Çelik ile birlikte kurum amirleri Beyazıt Mahallesi'ndeki Seyit Muhammed Kabristanlığı'na gitti. Ziyaret sırasında depremde yaşamını yitirenlerin mezarlarına karanfiller bırakılırken, İlçe Müftüsü Muhammet Divani tarafından dualar okundu.
Mezarlık ziyaretinin ardından kaymakamlık binasının önünde Erciş Depremi konulu bir fotoğraf sergisi açıldı. Alanda Kızılay tarafından vatandaşlara çorba ikramında bulunulurken, Kızılay kan bağış aracı da vatandaşların katılımıyla bağış topladı.
Gün boyunca süren etkinlikler çerçevesinde Kara Yusuf Paşa Camii'nde mevlit okutularak vefat edenler için dualar edildi. Kaymakam Ahmet Çelik, mezarlıkta kızı depremde hayatını kaybeden bir vatandaşla yakından ilgilenerek başsağlığı dileklerini iletti.
AI YORUMU
Yedinci nesil mobil cihazların hayatımıza girmesiyle birlikte yerel afet bilincinin dijital arşivlerde saklanması hayati bir sorumluluk haline geliyor. Erciş'teki bu yıllık buluşmalar, toplumsal hafızanın tazelenmesi açısından geçmiş acıların unutulmadığını gösteren somut birer nişanedir. Yetkililerin katılımıyla gerçekleşen törenler, resmi kurumlar ile halk arasındaki dayanışma bağını güçlendiriyor. Aradan geçen 15 yıla rağmen kayıpların anılması, benzer afetlere karşı alınacak tedbirlerin sorgulanmasını tetikliyor.
Van depreminin merkez üssü Erciş'te büyük kayıplar yaşayan Koçak kardeşler, felaketin acısını ilk günkü gibi yüreklerinde taşıyor. Aradan geçen zamana rağmen sarsıntı anının bıraktığı izler hayatlarından silinmedi.
Koçak kardeşler Erciş depreminde aile bireylerini yitirmenin üzüntüsünü yaşıyor.
Felaket anının bıraktığı hatıralar aradan geçen yıllara rağmen canlı kalmaya devam ediyor.
Depremzede ailelerin günlük yaşamdaki mücadelesi ve hatıralarla imtihanı sürüyor.
Türkiye'nin hafızasında derin izler bırakan Van depremi, özellikle Erciş ilçesinde yıkıcı sonuçlar doğurmuştu. Bu büyük felaket sırasında yakınlarını toprağa veren aileler, aradan geçen sürece rağmen acı dolu anıları unutamıyor. Koçak kardeşler de bu trajedinin ortasında kalan ve hayatları tamamen değişen isimler arasında yer alıyor.
O felaket gününde yaşanan kayıplar, geride kalanların yaşam çizgisini kalıcı olarak etkiledi. Koçak kardeşler, kaybettikleri sevdiklerinin yokluğunu her gün yeniden hissediyor. Yaşanan sarsıntının büyüklüğü ve bıraktığı fiziksel yıkım kadar, aile bağlarının kopmasının yarattığı boşluk da kapanmıyor.
Depremin yıl dönümleri ve anma günleri, geride kalanlar için acının tazelendiği zaman dilimleri oluyor. Koçak kardeşler gibi pek çok afetzede, yaşanan büyük felaketin izlerini silmeye çalışırken hatıralarla yaşamayı öğreniyor. Toplumsal hafızada yer edinen bu tür olaylar, geride kalanların yaşam mücadelesini gözler önüne seriyor.
Aradan geçen yıllar kayıpların yerini doldurmasa da, aile bireyleri birbirine tutunarak hayata tutunmaya çalışıyor. Erciş'te yaşanan bu acı olay, afetbilinci ve dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu her fırsatta hatırlatıyor. Koçak kardeşlerin hikayesi, deprem gerçeğinin insan hayatında açtığı derin yaraların simgelerinden biri olarak kalmaya devam ediyor.
AI YORUMU
Büyük felaketlerin bıraktığı travmalar, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin toplumsal hafızada ve bireysel hayatlarında silinmez izler bırakmaya devam ediyor. Koçak kardeşlerin yaşadığı bu derin acı, afetlerin sadece binaları değil, aileleri ve geleceği de nasıl sarstığını açıkça gösteriyor. Bu durum, özellikle deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde hazırlıkların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Gelecekte benzer felaketlerin yaşanmaması için atılacak her somut adım, bu tür acıların tekrar etmesini engellemek adına kritik bir sorumluluk taşıyor.
Van depreminde birinci derece yakınlarını yitiren Koçak kardeşler, felaketin yıl dönümünde mezarlıkta dua etti. Hayatın devam ettiğini belirten aile bireyleri, yapıların depreme dayanıklı inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
2011 yılındaki 7.2 büyüklüğündeki depremde Van genelinde 604 kişi hayatını kaybetti.
Koçak kardeşler eş, anne, evlat ve kardeş gibi birçok yakınını aynı afette yitirdi.
Aile fertleri, Kahramanmaraş merkezli deprem bölgesine de giderek yardım faaliyetlerine katıldı.
Van ilinin Erciş ilçesinde on beş yıl önce yaşanan yıkıcı sarsıntının izleri hafızalardaki yerini koruyor. Merkez üssü Tabanlı Mahallesi olan 7.2 büyüklüğündeki felaket, binlerce insanın yaralanmasına ve yüzlerce vatandaşın yaşamını yitirmesine yol açmıştı. Yıkımın en ağır hissedildiği yerlerden biri olan Erciş'te kayıplar veren aileler, her yıl dönümünde kabir ziyareti gerçekleştiriyor.
Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda anma programı düzenleyen Kılıçarslan ve Murat Koçak kardeşler, kaybettikleri aile bireyleri için dua etti. Kılıçarslan Koçak, eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini aynı gün yitirdiğini belirterek aradan geçen zamana rağmen acının hala taze olduğunu ifade etti. Benzer felaketlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Koçak, her şeye rağmen hayatın bir şekilde sürdüğünü dile getirdi.
Murat Koçak ise toplu kayıpların yarattığı travmanın zorluğuna dikkat çekti. Yaşanan acı tecrübelerin başkalarına ders olması gerektiğini savunan Koçak, evlerin ve iş yerlerinin mutlaka deprem yönetmeliğine uygun şekilde inşa edilmesi çağrısında bulundu. Toplumun her kesiminin bu konuda bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Geçtiğimiz yıllarda Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde de sahaya indiklerini aktaran aile, bölgedeki vatandaşların acılarını derinden hissettiklerini kaydetti. Afet bölgesine giderek ellerinden gelen maddi ve manevi desteği sağladıklarını, devletin ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışmalara katkı sunduklarını ifade ettiler.
AI YORUMU
Toplumun afet bilincini artırmak için bireysel tedbirlerin denetlenmesi ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Van ve Kahramanmaraş depremlerinde yaşanan büyük kayıplar, yapı stokunun güvenliğinin ertelenemez bir gerçek olduğunu açıkça gösteriyor. Yetkililer ile vatandaşların ortaklaşa atacağı adımlar, benzer felaketlerdeki can kayıplarını minimum seviyeye indirebilir.
Van depreminin 15. yıl dönümünde yakınlarını kaybeden Koçak kardeşler mezarlık ziyareti yaptı. Afetzedeler, dayanıklı yapılaşma çağrısında bulunarak benzer acıların yaşanmamasını istedi.
23 Ekim 2011 tarihindeki 7,2 büyüklüğündeki Van depreminde resmi kayıtlara göre 604 kişi hayatını kaybetti.
Koçak kardeşler Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda yakınlarının kabirlerini ziyaret edip dua etti.
Depremzedeler, Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgeye giderek afetzedelere destek oldu.
Merkez üssü Tabanlı Mahallesi olan 7,2 büyüklüğündeki 23 Ekim 2011 Van depremi, bölgede derin yaralar açarak binlerce insanı etkiledi. Resmi verilere göre 604 kişinin yaşamını yitirdiği, bin 966 kişinin yaralandığı felaketin en çok vurduğu yerlerin başında Erciş ilçesi geldi. Aradan geçen 15 yıla rağmen acıların tazeliğini koruduğu günde, kaybettikleri yakınlarını anmak isteyen aileler mezarlıklara akın etti.
Afette eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini yitiren Kılıçarslan Koçak, her fırsatta kabir ziyaretleri gerçekleştirdiğini belirtti. Yaşadıkları yıkımın kolay atlatılamayacağını dile getiren Koçak, anma gününde duygularını yâd etmek amacıyla mezarlıkta bulunduğunu ifade etti. Benzer felaketlerin kimse tarafından tecrübe edilmemesini temenni eden Koçak, zorluklara rağmen hayatın bir şekilde devam etme mecburiyetinde olduğunu vurguladı.
Aynı afette aile fertlerinin büyük kısmını kaybeden bir diğer isim Murat Koçak ise toplu ölümlerin getirdiği ağırlığa dikkat çekti. Konutların ve çalışma alanlarının sağlam temeller üzerine kurulması gerektiğini savunan Koçak, deprem kuşağında yer alan ülkede tedbir almanın şart olduğunu aktardı. Yaşanan kayıplardan sonra hayata tutunma mücadelesi verdiklerini dile getiren vatandaş, acıların içlerinde saklı kaldı̆ını belirtti.
Geçmişte yaşadıkları büyük sarsıntının, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerdeki mağdurların durumunu anlamalarını kolaylaştırdığını anlatan Murat Koçak, bölgeye giderek yardım faaliyetlerine katıldıklarını söyledi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımlarla yaraların sarılmaya çalışıldığını aktaran Koçak, devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının sahada gösterdiği çabaya minnettarlığını dile getirdi.
AI YORUMU
Yıkıcı depremlerin üzerinden kaç yıl geçerse geçsin toplumsal hafızadaki izleri silinmiyor ve afet bilincinin kazandırılması hayati önem taşıyor. Koçak kardeşlerin yaşadığı kayıplar, yapı denetimlerinin ve sağlam konut inşasının ne kadar elzem olduğunu somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde bireylerin ve yerel yönetimlerin alacağı tedbirler, benzer felaketlerdeki can kayıplarını doğrudan azaltma potansiyeline sahip.