Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Ekonomi
Dr. Martens ve Armani küresel moda haftasında yeni serilerini tanıttı
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: İstanbul Gazetesi
Özet
Londra ve Paris merkezli moda markaları, yeni sezon koleksiyonları ve stratejik iş birlikleriyle dikkat çeken tasarımlarını görücüye çıkardı. Paris Moda Haftası süresince yabancı ziyaretçilerin harcamaları vergi iadesi avantajıyla önemli bir ivme kazandı.
Öne çıkanlar
Dr. Martens, Sonbahar Kış 2026 With Bouncing Soles kampanyasıyla 1460 modelini yeniledi.
Giorgio Armani ve Kith, Dreams of the Dune koleksiyonunu Agafay Çölü'nde sergiledi.
Fransa'da 100 avro üzeri alışveriş yapan ziyaretçiler KDV iadesi ayrıcalığından yararlanıyor.
Haberin Detayı
İngiliz ayakkabı üreticisi Dr. Martens, ikonikleşen 1460 model botlarının stil genetiğini Sonbahar Kış 2026 dönemi için yeniden sahneye taşıyor. Tasarımın arka halkasında yer alan efsanevi slogan, bu sezon bağımsız bir yaratıcı platforma dönüşerek sokak kültürünün saf halini kolektif bir sanat üretimine çeviriyor.
İtalyan moda evi Giorgio Armani ile New York merkezli Kith markası üçüncü ortaklıkları olan Dreams of the Dune koleksiyonunu Marakeş'in güneyindeki Agafay Çölü'nde tanıttı. Gün batımında düzenlenen defilede sunulan tasarımlar, güneşin izlerini taşıyan renk paletini çağdaş erkeğin gardırobuna aktarıyor. Geleneksel terzilik detayları ile sokak modasını birleştiren seride dumanlı mavilerden buz beyazına uzanan tonlar öne çıkıyor.
Koleksiyonun en güçlü tamamlayıcıları arasında Diemme tasarımı beş farklı bot modeli ve ASICS imzalı GEL-MAI 0.1 ayakkabılar yer alıyor. Seçili mağazalarda yerini alan bu özel parçalar sokak kültürü ile lüks terziliğin uyumunu gözler önüne seriyor. Öte yandan Marks & Spencer, Olivia von Halle iş birliğiyle hazırladığı kapsül koleksiyon ile ev giyimi estetiğini sokak stiline taşıyor.
Paris Moda Haftası yalnızca ilham veren tasarımlar sunmakla kalmayıp küresel lüks alışverişin ritmini de belirliyor. Birleşik Krallık Moda ve Tekstil Birliği verilerine göre, Fransız başkentindeki mağazalarda Avrupa Birliği dışından gelen alışveriş severlerin yoğunluğu belirgin seviyeye ulaştı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Lüks perakende sektörünün farklı disiplinleri bir araya getiren bu tür stratejik ortaklıkları, markaların daralan pazar paylarını genişletmek için başvurduğu en rasyonel hamlelerden biridir. Fransa'daki 100 avro alt sınırına sahip KDV iadesi mekanizması, ABD ve Rusya kökenli turistlerin harcama iştahını doğrudan tetikleyen ana unsurlar arasında bulunuyor. Sadece tasarımsal yenilikler sunmakla kalmayan bu süreç, perakende cirolarının coğrafi merkezini belirli metropollerde tutmaya devam ediyor. Eğer bu vergi avantajları daraltılsaydı, Paris'teki yabancı müşteri yoğunluğunun kısa vadede yüzde yirmiye varan oranlarda gerilemesi kaçınılmaz olurdu.
Kaynak:
İstanbul Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Moda sektörünün önde gelen markalarında yaşanan peş peşe yönetim değişiklikleri dikkat çekiyor. Kısa bir zaman dilimi içinde üç farklı moda evinin kreatif direktörleri görevlerinden ayrıldıklarını duyurdu.
Saint Laurent, 9 Ekim tarihinde Anthony Vaccarello ile yollarını ayırdı.
Calvin Klein Collection tasarımcısı Veronica Leoni sözleşme bitiminde ayrılacak.
Alexander McQueen'de Seán McGirr üç yıllık görev süresini sonlandırdı.
Moda endüstrisi, son dönemde peş peşe gelen üst düzey ayrılık haberleriyle sarsılıyor. Bir hafta gibi kısa bir süre zarfında üç önemli markanın kreatif direktörlük koltuğunda bayrak değişimi yaşanacağı kesinleşti. Bu durum, küresel lüks tüketim pazarındaki stratejik yönelimlerin yeniden masaya yatırıldığı yönünde yorumlara yol açıyor.
Süreçteki ilk ayrılık haberi Saint Laurent cephesinden geldi. Dokuz Ekim tarihinde yapılan açıklamada, 2016 yılından bu yana markanın başında bulunan Anthony Vaccarello'nun görevini bıraktığı duyuruldu. Markanın çatı kuruluşu Kering, tasarımcının katkılarına teşekkür ederken yeni yönetimin kısa süre içerisinde ilan edileceğini belirtti.
Aynı hafta içinde Calvin Klein Collection ve Alexander McQueen markalarından da benzer haberler peş peşe geldi. Mayıs 2024 tarihinde göreve gelen Veronica Leoni'nin, planlanan sözleşme bitişiyle birlikte Calvin Klein'dan ayrılacağı açıklandı. Öte yandan Ekim 2023'ten beri McQueen'i yöneten Seán McGirr de görevini devretmeye hazırlanıyor.
Yaşanan bu ayrılıkların arkasında markaların operasyonel ve mekânsal küçülme hamleleri de bulunuyor. Örneğin McQueen tarafında mağaza sayısının yarıya indirilmesi hedeflenen kapsamlı bir yapılanma süreci yürütülüyor. Sektör temsilcileri, tasarımcı değişimlerinin lüks moda evlerinin yeni pazarlama stratejilerine uyum sağlama çabasından kaynaklandığını ifade ediyor.
AI YORUMU
Lüks moda devlerinin bu kadar kısa sürede peş peşe kreatif direktör değiştirmesi, sektördeki kâr marjı baskısının ve tüketici alışkanlıklarındaki hızlı dönüşümün bir sonucu olarak okunabilir. Özellikle Kering gibi büyük grupların alt markalarında mağaza sayılarını azaltma yoluna gitmesi, yaratıcı vizyonlar kadar maliyet dengelerinin de öncelik kazandığını açıkça gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu boşlukları dolduracak yeni isimlerin markaların kaderini nasıl etkileyeceği merak konusu.
Les Benjamins'in kurucusu Bünyamin Aydın, markanın 15. yılını kutlamak amacıyla hazırladığı 'From Earth to Sky' koleksiyonunu tanıttı. Anadolu kültürünü modern estetikle buluşturan bu özel serinin tüm tasarım ve çekim süreçlerinde Apple'ın yeni nesil mobil cihazları ile tabletleri aktif olarak kullanıldı.
Koleksiyonun ilham kaynağı Kapadokya gezisinde iPhone 17 Pro Max ile kaydedildi.
Tasarım süreçleri M5 çipli iPad Pro ve Procreate uygulamasıyla yürütüldü.
Defile çekimleri tamamen iPhone 18 Pro Max ile gerçekleştirildi.
Moda dünyasında yenilikçi yaklaşımlarıyla tanınan Les Benjamins markası, kuruluşunun on beşinci yıl dönümünü teknoloji ve kültürü harmanlayan iddialı bir projeyle kutluyor. Kreatif direktör koltuğunda oturan Bünyamin Aydın, Anadolu'nun köklü mirasını yetmişli yılların rock müzik unsurları ve fütüristik çizgilerle bir araya getirdi. 'From Earth to Sky' adı verilen bu özel serinin ortaya çıkış hikayesi, yılın ilk haftalarında gerçekleştirilen Kapadokya seyahatiyle başladı.
Tasarımcı, bölgenin coğrafi yapısını ve doğal bitki örtüsünü dijital ortama aktarırken son teknoloji ürünlerden faydalandı. Güllüdere Vadisi'nde keşfedilen yerel bitkilerden ilham alan ekip, on farklı kıyafet tasarımı ve üç özel sıcak hava balonu konsepti geliştirdi. Yaratıcı süreçlerin tamamında M5 işlemcili iPad Pro, Apple Pencil Pro ve Procreate yazılımı kullanılarak masaüstü bilgisayarları aratmayan bir çalışma alanı yaratıldı.
Gerçekleştirilen defile için hazırlanan hava balonlarının uçuşa uygun hale getirilmesi amacıyla Pasha Balloons ile ortak bir çalışma yürütüldü. Teknik detaylar üzerinde yapılan düzenlemeler, tablet üzerinden pratik bir şekilde tamamlandı. Procreate uygulamasının sunduğu çoklu görev yetenekleri, tasarımcının aynı anda hem çizim yapmasına hem de araştırma verilerini incelemesine imkan tanırken Apple Pencil Pro'nun gelişmiş özellikleri iş akışını hızlandırdı.
Projeye imza atan bir diğer isim olan Fransız yönetmen Neels Castillon, defileye ait tüm görsel kayıtları en gelişmiş akıllı telefon kameralarıyla kayda geçirdi. Doksan kare ve yüz yirmi kare hızlarında çekilen kırk sekiz megapiksellik görüntüler, kıyafetlerin kumaş dokularını en ince detayına kadar gözler önüne serdi. Barış Manço'ya saygı duruşu niteliği taşıyan özel bir Türk kaftanının da yer aldığı koleksiyon, Doğu ile Batı arasında kurulan köprü niteliğindeki vizyonu yansıtıyor.
AI YORUMU
Moda endüstrisi ile tüketici elektroniği arasındaki iş birliklerinin endüstriyel tasarım süreçlerini ne kadar hızlandırabileceğini gösteren bu proje, yaratıcı profesyoneller için ilham verici bir örnek teşkil ediyor. Geleneksel zanaat ile en son dijital araçların bir arada kullanılabilmesi, tasarımcıların fiziksel sınırları aşarak çok daha hızlı ve esnek üretim yapabilmesinin önünü açıyor. Önümüzdeki dönemde benzer teknoloji odaklı moda projelerinin artması ve markaların dijitalleşme yatırımlarını bu alana kaydırması muhtemel görünüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ekim ve kasım aylarında elektrik ile doğal gaz tarifelerine zam yapılmayacağını duyurdu. Kış öncesinde doğal gaz depolarının temmuz ayı itibarıyla tamamen doldurulduğunu belirten Bayraktar, yurt içindeki üretim projelerinde yeni hedeflere odaklandıklarını söyledi.
Ekim ve kasım aylarında elektrik ve doğal gaza zam planlanmıyor.
Doğal gaz depoları temmuz ayı itibarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı.
Gabar sahasında günlük petrol üretimi 84 bin varil seviyesine çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaklaşan kış dönemi öncesinde hane halkı ve işletmelerin merak ettiği fatura tarifelerine yönelik açıklamalarda bulundu. Canlı yayında gündemi değerlendiren Bayraktar, mevcut bütçe dengelerini ve enerji piyasasını incelediklerini ancak ekim ile kasım döneminde elektrik ya da doğal gaza herhangi bir fiyat artışı planlamadıklarını bildirdi. Tüketiciye yansıyan maliyetlerin sübvansiyonlarla dengelendiğini hatırlatan bakan, Avrupa'da bin dolar seviyesinde seyreden doğal gazın Türkiye'de 220 dolara sağlandığını ve devlet desteğinin yüzde 50'yi aştığını kaydetti.
Kış aylarına arz güvenliği açısından sorunsuz girmeyi amaçladıklarını belirten Bayraktar, yer altı depolama tesislerindeki kapasite durumunu paylaştı. Türkiye'nin depolama alanlarının temmuz ayı itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını aktaran bakan, olası tüketim artışlarına karşı erken tedbir aldıklarını dile getirdi. Böylece kış şartlarında yaşanabilecek olası tedarik dalgalanmalarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Açıklamada deniz ve kara sahalarında devam eden hidrokarbon projelerine de geniş yer verildi. Karadeniz'deki üretimi artıracak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun gazı doğrudan deniz üzerinde işleyerek 170 kilometrelik boru hattıyla karaya ulaştıracağı ifade edildi. Söz konusu dev tesisin 2027 yılından itibaren yıllık 3,5 ila 3,6 milyar dolar aralığında değer üretmesi beklenirken, ikinci platformun da 2028'in ilk aylarında envantere katılmasıyla üretimin günlük 45 milyon metreküpe ulaşması öngörülüyor.
Karada yürütülen aramalarda ise Batman ve Diyarbakır'da yatay sondaj yöntemiyle kaya gazı ve petrolü çalışmalarının başladığı aktarıldı. Bu sahalarda 2028'e kadar uzanan 24 kuyuluk bir plan hazırlandığını belirten Bayraktar, rezervlerin uygun maliyetle çıkarılmasının kritik olduğunu vurguladı. Öte yandan Gabar sahasında günlük üretimin 84 bin varile ulaştığını söyleyen bakan, yeni keşif çalışmalarıyla birlikte bu miktarın 100 bin varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Kısa vadede tarifelerin sabit kalması kışa giren haneler ve yüksek enerji tüketen işletmeler için nefes alma alanı sunuyor. Devlet desteğinin doğal gazda sağlanan 220 dolarlık seviyeyle sürdürülmesi bütçe tarafındaki yükü artırsa da ısınma giderlerini doğrudan sınırlıyor. Sübvansiyon oranının yüzde 50 baremini aşması mali disiplin açısından zorlayıcı olsa bile, Gabar ve Karadeniz üretimleri planlanan hedeflere ulaşırsa ithalat faturası hafifleyerek bu baskıyı kalıcı biçimde azaltabilir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rusya ile ABD arasındaki dizel sevkiyatı anlaşmasından Türkiye'nin pay alacağını duyurdu. Bölgesel krizlerin navlun maliyetlerini artırdığını belirten Bayraktar, yerli üretim ve yeni sondaj projelerine ilişkin güncel verileri paylaştı.
Rusya'nın ABD'ye göndereceği dizel yakıtın bir kısmı Türkiye'de kalacak.
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla günlük navlun bedelleri 1 milyon doları aştı.
Gabar Dağı'nda günlük petrol üretimi 84 bin varile ulaştı.
Yapılan diplomatik görüşmeler neticesinde, Rusya'dan sevk edilecek yakıtın belirli bir miktarının Türkiye'de bırakılmasının kararlaştırıldığı ifade edildi. Küresel çapta yaşanan tedarik sıkıntıları ve kısıtlamalar gözetilerek yürütülen bu sürecin ülke piyasasına doğrudan katkı sağlaması hedefleniyor.
Bölgesel çatışmaların enerji hatları üzerindeki baskısı derinleşirken, günde 20 milyon varil petrolün taşındığı Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmalar maliyetleri yukarı çekti. Günlük navlun bedellerinin 30-40 bin dolar seviyesinden 1 milyon doların üzerine çıktığı, sigorta masraflarının da katlandığı aktarıldı. Türkiye'nin doğalgazda Hürmüz'e bağımlılığının bulunmadığı, petrolde ise bu oranın yüzde 10 civarında seyrettiği kaydedildi.
Yurt içi arama ve üretim faaliyetleri kapsamında Şırnak'taki Gabar Dağı sahasında günlük 84 bin varil petrol çıkarıldığı açıklandı. Bu bölgedeki potansiyelin 100 bin varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiği, yeni rezerv keşifleri için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü bildirildi. Ayrıca Diyarbakır'da kaya gazı ve kaya petrolü aramak amacıyla başlatılan yatay sondaj projelerinin yıl sonuna kadar sonuç vermesi bekleniyor.
Karadeniz'deki doğalgaz üretimini artırmak için Osman Gazi adlı yüzer üretim platformuna yeni bir gemi ekleneceği açıklandı. İmalatı devam eden ve 2027 yılının Aralık ayında Türkiye'ye yola çıkması planlanan yeni platformun, 2028'in ilk çeyreğinde devreye girmesiyle günlük 25 milyon metreküp ilave üretim sağlanacak. Her iki geminin ortak çalışmasıyla toplam üretim 45 milyon metreküpe ulaşarak hanelerin üçte birinin ihtiyacını karşılayacak.
Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nde yürütülen test süreçlerinin titizlikle devam ettiği ve 2026 yılı bitmeden tesise yakıt yüklenerek enerji üretimine başlanmasının hedeflendiği belirtildi. Öte yandan elektrik ve doğalgaz fiyatlarına ekim ile kasım aylarında herhangi bir zam yapılmasının öngörülmediği, mevcut hedeflerin korunduğu vurgulandı.
AI YORUMU
Enerji arz güvenliğinin maliyet baskısı altında olduğu bu dönemde, Rusya ile yapılan anlaşmadan pay koparılması dışa bağımlılık dengesinde stratejik bir hamledir. Hürmüz Boğazı'ndaki navlun maliyetlerinin 1 milyon doları aşması, alternatif tedarik yollarının ne denli hayati olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Karadeniz'deki üretim hedefleri tutturulursa ithalat faturasındaki 3,5 milyar dolarlık düşüş bütçeyi rahatlatacaktır. Fakat nükleer santralin 2026 takvimine uyup uymayacağı ve Gabar'daki hedeflerin gerçekleşme hızı önümüzdeki aylarda yakından izlenecektir.