Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Teknoloji
Coros, profesyonel sporcularla geliştirdiği ekosistemi tanıttı
•1 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
Dünyaca ünlü atletlerin tercih ettiği Coros, gelişmiş GPS teknolojileri ve spor bilimine dayalı antrenman analizleriyle dikkat çekiyor. Marka, profesyonel düzeyde üretilen çözümleri geniş bir sporcu kitlesiyle buluşturuyor.
Öne çıkanlar
Kilian Jornet ve Jakob Ingebrigtsen gibi isimler Coros teknolojilerini tercih ediyor.
GPS saatleri, bisiklet bilgisayarları ve sensörler bütünsel bir ekosistem oluşturuyor.
Sistem, mesafe ve nabız ölçümünün ötesinde antrenman planlaması ve gelişti takibi sunuyor.
Haberin Detayı
Farklı disiplinlerde mücadele eden uluslararası düzeydeki atletlerin güvendiği Coros markası, dayanıklılık ve performans odaklı ürünleriyle adından söz ettiriyor. Koşudan bisiklete, triatlondan dağ sporlarına uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren üretici, uzun pil ömrü sağlayan mühendislik anlayışıyla biliniyor.
Markanın ürün gamının temelinde sporcuların sınırlarını zorlama tutkusu yatıyor. Dağ koşusunun tanınan isimlerinden Kilian Jornet ve olimpiyat madalyalı orta mesafe koşucusu Jakob Ingebrigtsen, bu teknoloji altyapısını aktif olarak kullanan profesyoneller arasında öne çıkıyor.
Sporculardan elde edilen gerçek saha verileri, doğrudan teknolojik geliştirmelere aktarılıyor. Bu sayede profesyonel seviyede test edilen donanımlar, kendi derecelerini geliştirmek isteyen amatör ve yarı profesyonel sporcuların erişimine sunuluyor.
Yalnızca hız veya nabız takibiyle sınırlı kalmayan marka; bisiklet bilgisayarları, GPS saatleri ve performans sensörleriyle kapsamlı bir ekosistem yaratıyor. Geliştirilen bu araçlar, kullanıcıların antrenmanlarını veriye dayalı olarak planlamasına ve gelişimlerini anlık olarak izlemesine zemin hazırlıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Performans teknolojilerinin sadece elit seviyedeki sporculara hitap etmeyip geniş kitlelere yayılması, spor endüstrisindeki veri odaklı dönüşümü hızlandırıyor. Kilian Jornet ve Jakob Ingebrigtsen gibi isimlerin sahadan aktardığı geri bildirimler, cihazların yazılım altyapısını doğrudan şekillendiriyor. Bu durum, ilk maratonuna hazırlanan amatör bir koşucu ile olimpiyat düzeyindeki bir atletin aynı analiz araçlarına erişebilmesini sağlıyor. Eğer bu veri entegrasyonu standart kullanıcı dostu arayüzlerle desteklenirse, giyilebilir spor pazarındaki rekabet dengeleri belirgin biçimde değişecektir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Elon Musk, 2027 yılında ABD’deki her çocuğa SpaceX hissesi dağıtmayı planladığını duyurdu. Plan, şirketin uzun vadeli büyüme hedeflerine dayanıyor ve hisse değerinin 100 trilyon doların ötesine geçebileceği öngörülüyor. Ayrıntılar henüz açıklanmamış durumda.
2027’de ABD’deki her çocuğa SpaceX hissesi dağıtılacak
SpaceX’in değeri 10 yıl içinde 100 trilyon doların üstüne çıkabilir
Planın uygulanma süreci ve yaş grubu belirlenmesi açık değil
Elon Musk, SpaceX’in CEO’su olarak, 2027 yılında ABD’deki her çocuğa şirketin hisselerini dağıtma planını açıkladı. Bu hamle, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor ve Musk, SpaceX’in piyasa değerinin önümüzdeki on yıl içinde 100 trilyon doları aşabileceğini öngörüyordu. Bu rakam, şirketin potansiyel büyüme kapasitesini vurgulayan bir göstergedir. Planın detayları hâlâ netleşmemiş olsa da, Musk’ın açıklaması hisse dağıtımının ilk adım olacağını ve gelecekte devam edeceğini belirtti. Bu belirsizlikler, planın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Musk, önceden yapay zeka şirketi Anthropic’in hisselerini doğrudan halka dağıtmanın daha etkili olabileceğini savunmuştu. Bu görüş, SpaceX’in hisse dağıtımıyla ilgili stratejik düşüncelerini yansıtıyor. SpaceX’in 2027 yılı için duyurduğu plan, yatırımcılar ve potansiyel hissedarlar için yeni bir perspektif sunuyor. Şirketin piyasa değeriyle ilgili öngörüler, SpaceX’in mevcut rekabet ortamındaki konumunu güçlendirebilir. 1 katrilyon doları aşabilecek bir değer hedefi, küresel ekonomiyle rekabet etmeye yönelik büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu hedefin gerçekçiliği, sektördeki dinamiklere bağlı olarak değişebilir. Sonuç olarak, SpaceX’in ABD’deki çocuklara hisse dağıtma planı, şirketin stratejik vizyonunu genişletirken aynı zamanda genç nesillerin finansal eğitimine yeni bir yaklaşım sunuyor. Planın uygulanmasıyla ilgili detayların netleşmesi, yatırımcıların ve kamuoyunun ilgisini daha da yoğunlaştıracaktır.
AI YORUMU
SpaceX’in çocuklara hisse dağıtma planı, yatırımcılar için yeni bir fırsat sunuyor; çünkü hisse değerinin 100 trilyon doları aşması beklentisi, yatırımcıların uzun vadeli getiriler beklemesine yol açar. Bu strateji, şirketin rekabet konumunu güçlendirebilir, ancak yaş grubu ve dağıtım mekanizması belirsizliğinin risk oluşturması kaçınılmazdır.
Tesla, soğuk hava iticileriyle havada manevra yapabilen yeni Roadster modelini Teksas'ta düzenlenen canlı bir etkinlikte tanıttı. Gösterinin ardından sosyal medyada yapay zekâ iddiaları ortaya atılırken, aracın seri üretime geçip geçmeyeceği merak konusu oldu.
Yeni Roadster, 600 litrelik basınçlı hava tankı ve 10 nozul ile havaya kalkabiliyor.
Teksas'taki canlı lansman, basın mensupları ve teknoloji meraklıları tarafından izlendi.
Rocket modelinin 2028 yılında özel davetiye ile satışa çıkması planlanıyor.
Otomotiv dünyasının uzun süredir beklediği yeni Tesla Roadster, Teksas eyaletinde gerçekleştirilen sıra dışı bir lansmanla görücüye çıktı. Geleneksel tanıtım etkinliklerinden farklı olarak tasarlanan gösteride, aracın soğuk hava iticileri yardımıyla yerden kesildiği, havada çeşitli manevralar yaptığı ve yumuşak bir iniş gerçekleştirdiği net bir şekilde görüldü. Etkinlik sırasında otomobilin 0'dan 100 kilometre hıza sadece 0,81 saniyede ulaşabildiği bilgisi de paylaşıldı.
Gerçekleştirilen bu sıra dışı gösterinin ardından sosyal medya platformlarında görüntüler hakkında çeşitli iddialar ve tartışmalar hızla yayıldı. Bazı kullanıcılar videoların üretken yapay zekâ araçlarıyla oluşturulduğunu öne sürerken, bazıları ise birkaç bin kilogram ağırlığındaki bir aracın bu yöntemle havada kalmasının fiziksel olarak imkânsız olduğunu savundu. Elon Musk, insanların bu tür şüpheye düşmesini engellemek amacıyla lansmanı kalabalık bir canlı seyirci önünde gerçekleştirdiklerini belirtti.
Tesla, bu sıra dışı uçuş yeteneği için SpaceX ile ortaklaşa geliştirilen roket teknolojisini otomobile entegre etti. Aracın gövdesinde yer alan 600 litrelik yüksek basınçlı hava tankı, soğuk hava iticileri yoluyla 10 adet nozula bağlanıyor ve dışarıya basınçlı hava veriliyor. Bu sayede kısa mesafeli havalanma ve kontrollü iniş hamleleri pratik olarak mümkün hale geliyor.
Modelin üç farklı versiyonla geleceği açıklanırken, uçuş özelliğine sahip olmayacak Performance ve Thrust seçeneklerinin piyasaya kesin olarak sürüleceği belirtiliyor. Roket donanımlı özel sürüm için ise 2028 yılı işaret ediliyor. Bu modelin yüksek fiyat etiketine sahip olması ve çok sınırlı sayıda üretilmesi bekleniyor.
AI YORUMU
Sıra dışı özelliklere sahip lüks araçların pazarlama aşamasında karşılaştığı şüpheler, markaların yenilikçi mühendislik hamlelerini kanıtlama zorunluluğunu artırıyor. Teksas'taki etkinlikte sergilenen 600 litrelik yüksek basınçlı sistem ve 10 adet nozul teknolojisi, otomotiv sektöründe alışılagelmiş sınırların dışına çıkıldığını gösteriyor. Bu tarz çok yüksek maliyetli ve sınırlı sayıda üretilecek özel sürümler, geniş kitlelerin günlük ulaşımından ziyade koleksiyoncuları ve teknoloji meraklılarını hedefliyor. 2028 yılı için hedeflenen Rocket modeli piyasaya çıkarsa, seri üretimden ziyade çok dar bir alıcı kitlesine hitap eden nadir bir statü sembolü olacak.
Intel, yapay zeka çıkarımı için 480 GB LPDDR5X bellekli yeni GPU D-serisini duyurdu. Bu donanım, Nvidia Blackwell Ultra B300’ün yerini alarak sektörde en yüksek bellekli veri merkezi GPU’su oldu. Tek kart 300 milyar parametre, sekiz kart 1 trilyon parametreye ulaşabilir.
480 GB LPDDR5X bellek, sektörde en yüksek veri merkezi GPU kapasitesi
FP8 hesaplamada 1.3 petaflops performans
350W güç tüketimi ve PCIe form faktörü, mevcut veri merkezlerine uyum sağlar
Intel, yapay zeka çıkarımı için özel olarak geliştirdiği yeni GPU D-serisini tanıttı. 480 GB LPDDR5X bellek kapasitesiyle bu donanım, Nvidia’nın Blackwell Ultra B300 modelinden yüksek bellekli veri merkezi GPU’su unvanını devraldı.
D-seri, tek bir kart üzerinde 300 milyar parametreye kadar büyük dil modellerini destekleyebiliyor. Sekiz GPU’lu bir sistem kurulduğunda kapasite 1 trilyon parametreyi aşarak karmaşık yapay zeka modellerinin işlenmesine olanak tanıyor.
Bu sayede verilerin bellek ile işlemci arasında hızlı taşınması sağlanarak sistem hızı artırılıyor.
Güç tüketimi 350W ve standart PCIe form faktörü ile özel soğutma sistemlerine ihtiyaç duyulmayan kurulum imkanı sunuyor. Ayrıca Xeon işlemcileriyle entegrasyon planlanıyor, böylece CPU’lar GPU hızlandırması gerektirmeyen görevleri yönetirken veri akışını koordine edebilecek.
Henüz ürünün satış tarihi veya fiyatı hakkında resmi açıklama yapılmadı.
AI YORUMU
Yeni GPU, 480 GB bellek kapasitesiyle veri merkezi pazarında rekabeti yeniden şekillendiriyor. 1.3 petaflops FP8 performansı, büyük dil modellerini tek kartta çalıştırma yeteneği sunarak Nvidia’nın benzer modellerine kıyasla önemli bir avantaj yaratıyor. Bu özellik, özellikle büyük veri setleriyle çalışan yapay zeka firmalarını hedef alıyor; ancak fiyat ve yazılım desteği henüz net olmadığı için benimsenme hızı belirsiz kalabilir.
Yapay zekâ destekli hareket analiz sistemiyle geliştirilen Hypershell X Serisi, Türkiye pazarında satışa sunuldu. Doğa sporlarıyla ilgilenen kullanıcıların eforunu azaltan giyilebilir teknoloji, farklı zemin koşullarına uyum sağlayan akıllı destek modları barındırıyor.
X Ultra modeli 1000 W güç çıkışı ve 12 farklı akıllı destek modu sunuyor.
Kontrollü testlerde yürüyüş anında oksijen tüketimi yüzde 20,5 oranında azaldı.
Karbon fiber ve titanyum gövde yapısına sahip cihaz, 2,5 kilonun altında ağırlıkta.
Açık havada yapılan zorlu yürüyüşlerin ve bisiklet turlarındaki yokuşların yarattığı yorgunluğu azaltmayı hedefleyen giyilebilir robotik sistemler pazara giriş yaptı. Doğa sporlarına yönelik ürünler geliştiren Hypershell markası, Türkiye'deki kullanıcılarla buluşarak açık alandaki fiziksel aktiviteleri destekleyen cihazlarını vitrine çıkardı. Yürüyüş, koşu ve dağcılık gibi farklı alanlarda kullanılabilen yeni seri, insan vücudunun doğal hareket çizgisini bozmadan ekstra güç sağlamak amacıyla tasarlandı.
Serinin teknolojik altyapısını oluşturan MotionEngine isimli yapay zekâ tabanlı hareket analiz mekanizması, kullanıcının bulunduğu zemini anlık olarak tarıyor. Ailenin gelişmiş modeli konumundaki X Ultra, merdiven çıkma ya da kumlu zemin gibi zorlu koşulları kendiliğinden algılayarak 12 farklı akıllı destek modu arasında geçiş yapabiliyor. Diğer yandan X Pro ve X Carbon alternatifleri ise kullanıcılara 10'ar farklı mod seçeneği tanıyor.
Marka tarafından paylaşılan laboratuvar ölçümlerine göre, cihazın kullanımı sırasında insan vücudundaki temel fiziksel zorlanma oranları ciddi ölçüde düşüyor. Yürüyüş esnasında ortalama kalp atış hızı yüzde 22,3 oranında gerilerken, oksijen tüketiminde de yüzde 20,5 azalma kaydedildi.
Teknik donanım tarafında öne çıkan X Ultra, tek bir şarjla 30 kilometreye varan bir kullanım menzili sunarken 1000 W güce kadar çıkabiliyor. Karbon fiber ile titanyum alaşımlı malzemelerin harmanlandığı gövde tasarımı sayesinde cihazın toplam ağırlığı 2,5 kilogramın altında tutuluyor. Bu sayede taşınabilirlik ve dayanıklılık unsurları aynı gövdede buluşuyor.
Üretici şirket, bu sistemlerin tıbbi birer rehabilitasyon aracı olmadığını, tamamen bağımsız hareket eden sporcuların ve doğa tutkunlarının performansını artırmaya yönelik geliştirildiğini belirtiyor. Taşınan yük, arazi şartları ve seçilen destek seviyesi gibi etkenler, pilden elde edilen süreyi ve verimliliği doğrudan etkiliyor.
AI YORUMU
Giyilebilir robotik teknolojilerinin tüketici elektroniği pazarında kendine yer bulması, bireysel hareketlilik alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Laboratuvar ortamında ölçülen yüzde 40'a varan oksijen ve kalp atış hızı tasarrufları, bu tarz cihazların özellikle uzun parkurlarda fiziksel sınırları yukarı taşıyabileceğini gösteriyor. Fakat 2,5 kilogramlık ek ağırlığın uzun süreli taşınabilirliğe etkisinin arazide nasıl bir deneyim sunacağı, kullanıcıların günlük kullanım geri bildirimleriyle netleşecek. Tıbbi bir cihaz olmamasına rağmen sunduğu 1000 W güç ve 30 kilometrelik menzil, outdoor tutkunları için maliyet ve performans dengesini yeniden şekillendirebilir.