Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Otomobil
Chery, 1.440 kW gücündeki yeni Volt-dragon şarj sistemini duyurdu
•2 dk okuma
Paylaş
HOtomobil
Fotoğraf: DonanımHaber
Özet
Chery, 1440 kW güce ulaşan yeni Volt-dragon şarj teknolojisini tanıttı. Sistem, uygun koşullarda beş dakikada 500 kilometre menzil kazanımı vadederken küresel bir istasyon ağı kurulmasını hedefliyor.
Öne çıkanlar
Volt-dragon sistemi 5 dakikalık şarjla 500 kilometre menzil kazandırabiliyor.
Batarya doluluğu yüzde 10 seviyesinden yüzde 97 seviyesine 7 dakikadan kısa sürede ulaşıyor.
Chery, 2029 yılına kadar dünya genelinde 20 binden fazla istasyon kurmayı planlıyor.
Haberin Detayı
Otomotiv sektöründeki elektrikli araç rekabeti hız kesmeden devam ederken Chery markası altyapı alanında dikkat çekici bir hamle yaptı. Şirket tarafından geliştirilen Volt-dragon isimli şarj teknolojisi, tam 1.440 kW anlık tepe gücüne ulaşabiliyor. Bu yeni sistem, Çin pazarındaki ultra hızlı şarj yarışında markayı CATL'nin gerisinde ikinci sıraya taşıyor.
Yapılan açıklamalara göre altyapı, uygun koşullar sağlandığında beş dakikalık bir dolum süresiyle 500 kilometre menzil sunuyor. Aynı bataryanın yüzde 10 oranından yüzde 97 doluluk oranına erişmesi ise yalnızca 6 dakika 50 saniye sürüyor. Ancak şirket, bu verilerin hangi araç modeli ve batarya kapasitesiyle elde edildiği konusunda henüz detay vermedi.
Megavat seviyesindeki devasa enerji aktarımı sırasında oluşan ısıyı kontrol altında tutmak için daldırmalı sıvı soğutma teknolojisinden faydalanılıyor. Yeni nesil silisyum karbür güç elektroniği sayesinde şebekeden konnektöre kadar olan toplam sistem verimliliği yüzde 96,5 olarak açıklandı. Ayrıca kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla kablo ve konnektör ağırlığı 2 kilograma düşürülürken, çalışma gürültüsü 50 dBA sınırının altında tutuluyor.
Daha temkinli senaryoları da göz önünde bulunduran üretici, 8 dakikada 500 kilometre menzil sağlayan alternatif bir senaryo da paylaşıyor. İstasyonlar, araçtan şebekeye enerji aktarımı sağlayan V2G teknolojisini de destekleyerek kullanıcıların bataryadaki elektriği şebekeye satmasına imkan tanıyacak. İlk aşamada Çin'in 10 şehrinde 100 istasyon devreye alınırken, 2029 sonuna kadar dünya genelinde 20 binden fazla noktaya ulaşılması hedefleniyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Beş dakikalık sürede 500 kilometre menzil vadeden bu teknolojinin, elektrikli araç sahiplerinin en büyük çekincesi olan şarj süresi sorununu kökten değiştirmesi bekleniyor. 1.440 kW gibi devasa bir tepe gücünün şebeke yükü ve batarya sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri henüz netlik kazanmadı. Çin dışındaki ülkelere yönelik kurulum takviminin açıklanmamış olması, küresel pazardaki kullanıcılar için belirsizliği koruyor.
Kaynak:
DonanımHaber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Huawei ve CATL ortaklığı, elektrikli araçların otonom olarak batarya değişim istasyonlarına yanaşmasını ve işlemin 99 saniyede tamamlanmasını hedefliyor. Geliştirilen bu yeni sistemle birlikte ilk modellerin 2027 yılında yollara çıkması planlanıyor.
Elektrikli araçlar istasyonlara otonom şekilde girip 99 saniyede batarya değiştirecek.
Ortaklık kapsamında geliştirilen ilk beş model 2027 yılında satışa sunulacak.
Sistem; araç, istasyon ve bulut altyapısı arasındaki veri bağlantısıyla çalışacak.
Otomotiv ve teknoloji dünyasında yankı uyandıran yeni bir iş birliğiyle elektrikli araç kullanıcılarının en büyük zaman kayıplarından biri ortadan kalkıyor. Huawei ile CATL güçlerini birleştirerek batarya değişim süreçlerini tamamen otonom hale getirecek yeni bir altyapı üzerinde çalışmaya başladı. İki dev şirket, araçların istasyonlara sürücü müdahalesine gerek kalmadan yanaşmasını ve değişim sürecinin yalnızca 99 saniye sürmesini amaçlıyor.
Geçtiğimiz günlerde imzalanan ortaklık anlaşması, Huawei'nin gelişmiş akıllı sürüş sistemlerini CATL'nin geniş batarya değişim ağıyla buluşturuyor. Araç, istasyon ve bulut bilişim altyapısının karşılıklı veri alışverişi sayesinde otomobiller, tesisi kendi başına bulabilecek ve değişim mekanizmasına hassas bir şekilde konumlanabilecek. Bu sayede sürücülerin istasyon içinde hassas manzaralar yapma zorunluluğu ortadan kalkacak.
Geliştirilen bu yenilikçi teknolojinin ilk meyvelerini 2027 yılında vermesi bekleniyor. Bu tarihe kadar beş yeni modelin piyasaya sürülmesi planlanırken, ilk aracın Dongfeng ve Huawei ortaklığından doğan Epicland markasını taşıması öngörülüyor. Ayrıca GAC ile Huawei ortaklığındaki Aistaland markası da batarya değişimini destekleyen ürünleri gelecekteki planlarına dahil etti.
Piyasaya sürülecek yeni modellerin fiyat etiketleri, teknik detayları ve kesin tanıtım takvimi henüz netlik kazanmadı. Bireysel binek otomobillerde bu tarz değişim ağlarının yaygınlığı şimdilik sınırlı kalsa da, atılan bu adım CATL'nin hizmet alanını genişletecek. CATL sadece batarya satışı yapmakla kalmayıp, araçların kullanım ömrü boyunca enerji hizmeti sunarak üreticilerle daha kalıcı bağlar kurmayı hedefliyor.
Huawei cephesinde ise bu hamle, akıllı sürüş yazılımlarının kullanım alanlarına yepyeni bir halka ekliyor. Sürücünün istasyonda hiçbir fiziksel çaba harcamadan kısa sürede yola devam etmesini sağlayan bu altyapı, elektrikli araç pazarındaki rekabetin yönünü değiştirebilir. İki markanın ortak vizyonu, geleceğin taşımacılık ekosisteminde enerji ikmalini pratik ve hızlı bir standart haline getirmeyi amaçlıyor.
AI YORUMU
Batarya değişim istasyonlarının otonom hale gelmesi, elektrikli araç pazarındaki en büyük menzil ve dolum süresi kaygısını doğrudan hedef alıyor. Sürücü müdahalesini sıfırlayan bu 99 saniyelik süreç, şarj istasyonlarındaki kuyruk çilesini bitirerek geleneksel yakıt ikmalinden bile daha hızlı bir deneyim vadediyor. Ancak bu sistemin binek otomobil segmentinde kat edeceği çok yol var; çünkü otomobil üreticilerinin bu standart ekosisteme ne kadar hızlı entegre olacağı başarının asıl belirleyicisi olacak.
General Motors, dördüncü nesil elektrikli araç mimarisini resmen tanıttı. Geliştirilen yeni platform, önceki nesillere kıyasla ağırlığı azaltırken üretim verimliliğini belirgin şekilde artırıyor.
Dördüncü nesil mimari yüzde 15 daha hafif ve yüzde 20 daha verimli tasarlandı.
Lityum-manganez açısından zengin batarya hücreleri maliyeti kayda değer oranda düşürüyor.
Merkezi elektronik altyapı sayesinde kablo kullanımı yüzde 30 oranında azaltıldı.
Otomotiv devi General Motors, dördüncü nesil elektrikli araç mimarisini duyurarak gelecekteki modelleri için önemli bir altyapı değişikliğine gitmeye hazırlanıyor. Tanıtılan yeni platform, yüksek verimlilik oranları ve hafifletilmiş gövde yapısıyla üretim maliyetlerini aşağı çekmeyi hedefliyor. Şirket yönetimi, bu mimarinin hangi spesifik modellerde yer alacağını henüz netleştirmese de özellikle crossover SUV segmentindeki araçlarda yaygınlaşmasını bekliyor.
Yeni platformun temel yapı taşını lityum-manganez açısından zengin batarya hücreleri oluşturuyor. Bu kimyasal yapı, yüksek nikel içeren bataryalara kıyasla daha ekonomik bir çözüm sunarken lityum demir fosfat hücrelere göre yüzde 33 daha yüksek enerji yoğunluğu sağlıyor. Batarya kapasitesinde planlanan yüzde 20 oranındaki azaltmaya rağmen benzer menzil seviyelerinin korunması hedefleniyor.
Mühendislik çalışmaları kapsamında elektrik motorları ve güç elektroniği de baştan sona yeniden tasarlandı. Yapılan optimizasyonlar sonucunda her bir motor içerisindeki parça sayısının yüzde 40 oranında azaltıldığı açıklandı. Bu sadeleşme, hem üretim süreçlerini hızlandırıyor hem de toplam sistem maliyetlerinin düşmesine doğrudan katkı sağlıyor.
Donanım tarafındaki yenilikler elektronik altyapıyla da destekleniyor ve araç içi kablo karmaşası ortadan kaldırılıyor. Geliştirilen merkezi bilgi işlem mimarisi sayesinde kablo kullanımında yüzde 30 azalma sağlanırken işlem gücü 40 kat artırılıyor. Hücresel bağlantı hızındaki yüzde 50'lik iyileştirme ise uzaktan yazılım güncellemelerinin çok daha kapsamlı şekilde yapılmasına olanak tanıyor.
AI YORUMU
Otomobil endüstrisindeki batarya maliyeti baskısı, üreticileri sadece kimya değişimine değil köklü mimari dönüşümlere de zorluyor. Ağırlığı yüzde 15 azaltırken batarya yoğunluğunu optimize etmek, elektrikli araçların geleneksel modellerle fiyat rekabetine girmesini kolaylaştırabilir. Özellikle parça sayısının yüzde 40 oranında düşürülmesi, tedarik zincirindeki olası dar boğazların etkisini hafifletecek nitelikte bir hamledir. Şirketin bu yeni altyapıyı seri üretim hatlarına ne kadar hızlı yansıtabileceği, önümüzdeki dönemdeki pazar payını doğrudan belirleyecektir.
Subaru, Toyota ortaklığından bağımsız olarak tasarladığı çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli yeni elektrikli altyapısını Outback gövdeli prototiple sergiledi. Yaklaşık 510 beygir güç üreten sistem, markanın 2029 yılından sonra üreteceği modellerin altyapısını oluşturacak.
Prototip, çift motorlu sistemiyle 510 beygir güç üretiyor ve 0-100 hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamlıyor.
Yeni batarya paketi yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşuyor ve önceki nesle göre yüzde 25 daha hafif tasarlandı.
Toyota ile ortaklık bitmiyor; Solterra ve Getaway gibi ortak projeler planlandığı gibi devam edecek.
Otomotiv dünyasında elektrikli araç yatırımları hız kesmeden sürerken Subaru cephesinden dikkat çekici bir hamle geldi. Marka, Toyota ile yürüttüğü ortak projelerden ayrı olarak kendi mühendislik ekibinin geliştirdiği tamamen elektrikli yeni altyapısını gün yüzüne çıkardı. Test amacıyla Outback gövdesinin kullanıldığı bu prototip, markanın önümüzdeki yıllarda yollara çıkaracağı bataryalı araçların teknolojik altyapısını gözler önüne seriyor.
Yeni geliştirilen çift motorlu sistem, dört tekerlekten çekiş kabiliyetiyle birlikte yaklaşık 510 beygir güç üretiyor. Aracın ön aksında Aisin imzalı 150 kW gücünde bir ünite yer alırken, arka aks ise 230 kW güç üreten daha güçlü bir elektrik motoruna ev sahipliği yapıyor. Toplamda 380 kW seviyesine ulaşan bu güç aktarımı sayesinde prototip, 0-100 km/s hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamlama başarısı gösteriyor.
Subaru mühendisleri, bu yeni mimariyi Solterra modelinde kullanılan e-TNGA platformundan tamamen bağımsız olarak kurguladı. Amaç, içten yanmalı simetrik dört tekerlekten çekiş geleneğini elektrikli çağa uyarlamak ve tork dağılımını markanın sürüş karakterine göre optimize etmek. Batarya tarafında ise yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşan, öncekilere kıyasla yüzde 25 daha hafif bir paket tercih edildi.
Yeni şasi mimarisinde motor, batarya ve yazılım işlevlerini tek merkezden yöneten entegre bir kontrol ünitesi bulunuyor. Bu yapı, uzaktan yazılım güncellemelerini destekleyerek araç teslim edildikten sonra bile performans özelliklerinin yenilenmesine imkan tanıyor. Şirket yöneticileri, bu prototipte test edilen teknolojilerin 2029 yılından itibaren seri üretim araçlarda boy göstereceğini belirtiyor.
Öte yandan bu bağımsız ar-ge hamlesi, Toyota iş birliğinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Subaru, mevcut ortak platformlar üzerinden yükselen Solterra, Trailseeker, Uncharted ve üç sıra koltuklu Getaway gibi modellerini planlanan takvime uygun şekilde satışa sunmaya devam edecek.
AI YORUMU
Subaru, elektrikli dönüşümde tamamen başkasına bağımlı kalmamak adına kritik bir denge arayışına giriyor. 510 beygirlik bu prototip, markanın sürüş dinamiklerinden ödün vermeden kendi gücünü kanıtlama çabasını net biçimde gösteriyor. Solterra gibi ortak modeller pazar payını korurken, bu yeni mimari uzun vadede Subaru'nun sportif kimliğini elektrikli sınıfa taşıyacak. 2029 hedefi, markaya batarya ağırlığı ve enerji yoğunluğu konularında yeterli ar-ge zamanı kazandıracaktır.
Çinli otomobil üreticisi Chery, yeni ‘Volt‑Dragon’ hızlı şarj sistemiyle 1,44 MW gücünde şarj sunuyor. Sistemin 5 dakikada 500 km yol kat etmeye yeterli enerji aktarması beklendiği gibi, 10 %’ten 97 %’ye şarj süresi 6 dk 50 sn ile tamamlanabiliyor.
1,44 MW’lik güç ile 5 dakikada 500 km yol kat edebilen ‘Volt‑Dragon’ sistemi
Şarj seviyesini %10’dan %97’ye 6 dk 50 sn içinde yükseltme
Geely 2,2 MW, BYD 1,5 MW şarj altyapılarıyla rekabet
Chery, yeni ‘Volt‑Dragon’ hızlı şarj sistemiyle elektrikli araçlar için 1,44 MW’lik bir güç seviyesi duyurdu. Bu yüksek güç, uyumlu araçlara sadece beş dakikada 500 kilometre yol kat etmeye yeterli enerji aktarabiliyor.
Şirketin açıklamasına göre, şarj seviyesini yüzde on’dan yüzde doksan yediye yükseltmek yalnızca altı dakika yedi yüz seksen saniye sürüyor. Böylece uzun sürüşler için bekleme süresi büyük ölçüde azaltılmış oluyor.
1,44 MW, rakiplerinden bir adım önde görünse de, Çinli rakip Geely’in 2,2 MW’lik yeni akıllı şarj istasyonları ve BYD’nin 1,5 MW’lık altyapısı gibi projelerle rekabet hâlâ önemli.
Bu gelişme, elektrikli araç pazarında hızlı şarj altyapısının evrimleşmesine işaret ediyor. Aynı zamanda Chery’nin dünya çapında şarj erişilebilirliğini artırma stratejisini pekiştiriyor.
AI YORUMU
Chery’nin yeni şarj sistemi, 5 dakikada 500 km yol kabiliyetini vurgulayarak, elektrikli araç kullanıcıları için pratik çözümler sunmayı hedefliyor. Rekabetçi güç seviyesi, Çin otomotiv sektöründe inovasyonun hızını artırırken, uzun menzilli şarj sürelerinin kısalması tüketici deneyimini önemli ölçüde iyileştirecek.