ByteDance, OmniHuman 2.0 ile Tek Görselden 5 Dakikaya Video Üretiyor
•1 dk okuma
Paylaş
HYapay Zeka
Fotoğraf: Webrazzi
Özet
ByteDance, TikTok'un ana şirketi, yeni yapay zeka video üretim modeli OmniHuman 2.0'ı duyurdu. Model, tek bir görselden en fazla beş dakikalık video oluşturabilen bir çözüm sunuyor ve BytePlus platformu üzerinden kullanılabilir.
Öne çıkanlar
OmniHuman 2.0 resmi olarak BytePlus'ta kullanıma sunuldu
Tek görselden 5 dakikaya kadar video üretebiliyor
TikTok içerik üreticileri için AI destekli araç olarak tasarlandı
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu gelişme, kısa formatlı video içerik üretiminde yapay zekanın rolünü hızla artırıyor. Özellikle TikTok ve benzeri platformlarda içerik oluşturucular, zamandan ve maliyetten tasarruf ederek daha fazla yaratıcı deneme yapabilecek. Ancak otomatik video üretiminin kalite ve telif hakları konularında denetim ihtiyacı doğurabileceği unutulmamalı.
Kaynak:
Webrazzi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Akademi, çevrim içi olarak düzenlediği “Yapay Zekâ Gazetecinin Asistanı Olabilir mi?” adlı sertifikalı eğitim programını sonlandırdı. Programda yapay zekânın haber üretimindeki uygulamaları ve gazetecilik süreçlerine katkıları ele alındı. Katılımcılara eğitim sonunda sertifika verildi.
TİMBİR Akademi’nin çevrim içi sertifikalı eğitimi tamamlandı
Prof. Dr. Selman Tunay Kamer moderatör, Prof. Dr. Aylin Tutgun Ünal eğitimi verdi
Türkiye ve yurt dışından çok sayıda gazeteci katıldı
TİMBİR Akademi, yapay zekânın haber odalarındaki potansiyelini inceleyen bir sertifikalı program düzenledi. “Yapay Zekâ Gazetecinin Asistanı Olabilir mi?” başlığıyla açılan kurs, tamamen çevrim içi platformda gerçekleştirildi ve katılımcılara interaktif oturumlar sundu. Program süresince yapay zekânın veri toplama, metin üretme ve haber analizi gibi alanlardaki teknik özellikleri ayrıntılı olarak işlendi.
Eğitimin moderatörlüğünü Kastamonu Üniversitesi Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer üstlendi. Oturumları ise İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Tutgun Ünal yönetti. Her iki akademisyen de yapay zekâ ve iletişim bilimleri konularında uzmanlıklarını katılımcılarla paylaştı ve sorulara yanıt verdi. Katılımcılar, gerçek haber örnekleri üzerinden yapay zekâ araçlarının nasıl uygulanacağını gördü.
Programda, yapay zekânın haber üretim sürecindeki rolü, editoryal karar destek sistemleri ve otomatik içerik oluşturma gibi konular ele alındı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli haber yazımının etik sınırları ve doğruluk kontrol mekanizmaları hakkında da bilgilendirildi. Eğitim sonunda, katılımcılara TİMBİR Akademi tarafından resmi sertifika verildi ve bu belge, gelecekteki mesleki gelişimlerinde referans olarak kullanılabilecek.
Eğitime yerli ve yabancı birçok gazeteci, haber odası yöneticisi ve medya profesyoneli katıldı. Katılımcıların büyük bir bölümü, eğitim sonrasında yapay zekâ temelli iş akışlarını kendi kuruluşlarına entegre etmeyi planladığını belirtti. TİMBİR Akademi, bu tür sertifikalı programları düzenleyerek medya sektöründe dijital dönüşümün hızlanmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
AI YORUMU
Bu eğitim, gazetecilerin yapay zekâ araçlarını güvenli ve etkili bir şekilde kullanmasını sağlamak açısından kritik. Prof. Dr. Selman Tunay Kamer ve Prof. Dr. Aylin Tutgun Ünal gibi akademik liderlerin katılımı, programın içerik kalitesini artırdı. Katılımcıların çoğunun bu bilgileri kendi haber odalarına taşıması, sektörde veri odaklı haber üretiminin yaygınlaşmasını tetikleyebilir. İlerleyen dönemde, sertifikalı eğitimlerin sayısının artması, yapay zekâ etiği ve doğruluk kontrollerine daha fazla odaklanılmasını gerektirebilir.
Pekin Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi araştırmacıları, yalnızca kısa açıklamalarla sonsuz üç boyutlu sahneler üretebilen MetaEarth3D yapay zeka modelini geliştirdi. Sistem, devasa doğal manzaralardan karmaşık kentsel bloklara kadar fiziksel parametrelere uygun yapay evrenler kurabiliyor.
Araştırma ekibi Pekin Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi'nden Shi Zhenwei ve Zou Zhengxia'dır.
MetaEarth3D modeli 4,6 milyar parametreye sahip olup 17 kilometrekarelik alanı iki saatte oluşturabilir.
Sistem yapay zeka destekli insansız hava araçlarının uzamsal algılama yeteneğini yüzde 22,85 oranında artırdı.
Yapay zeka teknolojilerinde bugüne kadar ağırlıklı olarak metin, görsel ve medya formatları üzerinde yoğunlaşılırken mekansal boyut alanı uzun süre keşfedilmemişti. Pekin Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi bünyesindeki bilim insanları, arXiv arşivinde paylaşılan ve National Science Review tarafından kabul edilen yeni bir araştırma ile bu eksikliği gidermeye yönelik önemli bir adım attı. Geliştirilen model, uzaktan algılama verilerini temel alarak dünya ölçeğinde eksiksiz üç boyutlu sahnelerin tasarlanmasını sağlıyor.
Operatörlerin sisteme yalnızca kısa bir cümle girmesi veya uydu görüntüsü sağlaması, dağlar, çöller, kıyı şeritleri ve modern şehirler gibi detaylı alanların anında belirmesi için yeterli oluyor. Sadece görsel bir çıktı sunmakla kalmayan bu ortamlar; gerçek fiziksel yükseklik, mesafe ve orijinal mekansal parametreleri de barındırıyor. Elde edilen simüle edilmiş veriler, özellikle alçak irtifa insansız hava araçlarının eğitilmesinde kullanıldığında bu cihazların algılama başarısında ciddi bir yükseliş görüldü.
Google Earth gibi geleneksel platformlar önceden toplanmış hava fotoğraflarını ve nokta bulutlarını saklayan devasa veri depoları olarak çalışırken yüksek maliyet ve hazırlık süreci gerektirir. MetaEarth3D ise mevcut dünyaları kopyalamak yerine tamamen yapay sinir ağları üzerinden sıfırdan sahneler kuruyor. Jeomorfoloji, yükseklik ve istatistiksel yasalara tam uyumlu olan bu yaklaşım, daha önce hiç var olmamış ama gerçeği birebir yansıtan dijital alanlar yaratılmasına imkan tanıyor.
Yaklaşık 10 milyon görsel içeren küresel bir veritabanını olasılık kaydırma çerçevesiyle birleştiren ekip, pahalı tarama maliyetlerinin önüne geçmeyi başardı. 4,6 milyar parametreli model, standart bir NVIDIA RTX 3090 grafik kartı vasıtasıyla kısa sürede geniş kentsel alanlar üretebiliyor. UE veya Unity gibi popüler grafik yazılımlarıyla doğrudan uyumlu çalışabilen bu altyapı, otonom araçlar ve akıllı robotlar için benzersiz bir test sahası sunuyor.
AI YORUMU
MetaEarth3D modelinin sunduğu 4,6 milyar parametrelik altyapı, simülasyon teknolojilerinde maliyetleri düşürerek yapay zeka eğitim süreçlerini kökten değiştirmeye aday görünüyor. Gerçek hayatta karşılaşılması zor olan tehlikeli senaryoların dijital ortamda test edilebilmesi, otonom sistemlerin güvenliğini artırmada kilit rol oynayacak. Donanım gereksinimlerinin standart grafik kartlarıyla sınırlı kalması, bu teknolojinin akademik çevrelerden endüstriyel uygulamalara hızla yayılmasını sağlayacaktır.
Meta'nın 30 Ekim tarihinde yürürlüğe sokacağı yeni ticari koşullar, işletmelerin internet sitelerindeki içeriklerin yapay zeka modellerinin eğitimi amacıyla taranmasına kapı aralıyor. Hukukçular ve uzmanlar, bu durumun yayıncılar ile şirket arasında telif hakları bağlamında yeni ihtilaflar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Meta'nın yeni ticari kullanım şartları 30 Ekim tarihinde devreye girecek.
Hukukçular, metnin site içeriklerinin yapay zeka eğitimi için kullanılabileceğini savunuyor.
Şirket, site sahiplerinin robots.txt dosyalarıyla erişimi yönetebileceğini belirtiyor.
Teknoloji devi Meta'nın önümüzdeki dönemde uygulamaya koymayı planladığı güncellenmiş ticari koşullar metni, dijital yayıncılık dünyasında geniş yankı uyandırdı. Şirketin iş ortaklarına ve işletmelere sunduğu yeni sözleşme, otomatik yazılımların internet sitelerini tarayarak veri toplamasını ve bu verilerin yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılmasını yasal olarak destekleyebilecek ifadeler barındırıyor.
Konuyu inceleyen hukuk uzmanları, söz konusu maddelerin oldukça geniş bir yetki alanı tanıdığını ifade ediyor. Cornell Üniversitesi'nden James Grimmelmann ve diğer hukukçular, bu düzenlemenin Meta'ya yayıncıların verilerini kendi yapay zeka modellerini eğitmek üzere işleme hakkı verebileceğini, bunun da uzun vadede içerik üreticileriyle doğrudan bir rekabet yaratabileceğini dile getiriyor.
Yayıncılar açısından bu durum ciddi bir ikilem yaratırken, işletmelere sunulan seçenekler oldukça kısıtlı tutuluyor. Şirket, yeni koşulları kabul etmek istemeyen ticari kullanıcıların ilgili araçları kullanmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirtiyor ve alternatif bir ara yol sunmuyor. Ayrıca, sözleşmenin ödeme duvarlarıyla korunan özel içerikleri kapsayıp kapsamadığı konusu belirsizliğini korumaya devam ediyor.
Meta cephesinden yapılan açıklamalarda ise güncellemelerin tarama mekanizmasında köklü bir değişiklik yaratmayacağı savunuluyor. Yetkililer, web sitesi yöneticilerinin robots.txt dosyaları aracılığıyla arama botlarını ve tarayıcı yazılımlarını denetlemeye devam edebileceğini vurguluyor. Ancak uzmanlar, sözleşmedeki genel hükümlerin bu tür engelleme talimatlarını hukuki olarak aşabileceği yönünde endişeler taşıyor.
Yapay zeka modellerinin telifli içeriklerle eğitilmesi konusundaki küresel hukuki süreçler hız kesmeden sürerken, bu yeni sözleşme metni mevcut gerilimi daha da tırmandırabilir. Mayıs ayında beş büyük kitap yayıncısının Llama modellerinin eğitimi nedeniyle açtığı dava hatırlatılırsa, Meta'nın yeni ticari adımlarının mahkemelerde nasıl bir karşılık bulacağı önümüzdeki dönemin en kritik hukuki başlıkları arasında yer alıyor.
AI YORUMU
Meta'nın sözleşme metninde yaptığı bu güncelleme, yapay zeka devleri ile içerik üreticileri arasındaki güç dengesini teknoloji şirketleri lehine biraz daha değiştirebilir. Milyonlarca dolarlık lisans bedellerinin söz konusu olduğu bir pazarda, işletmelerin araçlara erişebilmek için veri paylaşımına zorlanması telif hukuku açısından yeni dava dalgalarını tetikleyecektir. Yayıncıların robots.txt gibi geleneksel savunma mekanizmalarının mahkemelerde bu sözleşme maddelerine karşı ne kadar direnç göstereceği, dijital medyanın geleceği adına belirleyici olacaktır.
ABD Federal Havacılık İdaresi, hava trafik yönetimi yazılımı geliştiren Air Space Intelligence şirketinden hisse almak amacıyla görüşmeler yürütüyor. 875,9 milyon dolarlık sözleşme ilişkisi bulunan kurumun bu hamlesi havacılık sektöründe tartışma yaratırken, Kongre üyeleri sistemin denetlenmesini talep ediyor.
FAA, Air Space Intelligence şirketinde hisse sahibi olmak için masaya oturdu.
SMART adlı yapay zeka sistemi yaklaşık 200 farklı veri akışını analiz ediyor.
Kongre üyeleri yeterli test yapılmadığı gerekçesiyle uygulamanın durdurulmasını istiyor.
Amerikan havacılık otoriteleri, uçuş güvenliğini artırmak ve rotaları optimize etmek amacıyla teknoloji yatırımlarını sürdürüyor. Konuya yakın kaynakların paylaştığı bilgilere göre, ülkenin sivil havacılık teşkilatı, daha önceden yüksek bütçeli bir sözleşmeyle bağlandığı yazılım firmasında ortaklık hakkı elde etmeyi hedefliyor.
Boston merkezli girişimin geliştirdiği SMART isimli teknolojik altyapı, hava durumu koşullarından uçuş rotalarına, anlık trafik yoğunluğundan görevli kontrolör sayısına kadar yaklaşık 200 farklı veri akışını aynı anda işleyebiliyor. Bu sayede olası gecikmelerin önüne geçilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
Söz konusu yapay zeka tabanlı yazılım, Eylül ayının sonundan itibaren başkent Washington çevresindeki hava sahasında deneme amaçlı devreye alındı. Ancak bu adım, havacılık camiasında ve yasama organında farklı tepkilerle karşılandı.
Bazı milletvekilleri, teknolojinin operasyonel yeterlilik testlerinden tam olarak geçip geçmediği konusunda soru işaretleri barındırdığını savunuyor. Özellikle kontrolörlerin aldığı eğitim sürecine dair endişelerini dile getiren meclis üyeleri, Washington Reagan, Dulles ve Baltimore havacılık merkezlerindeki denemelerin askıya alınmasını talep ediyor.
Kurumun doğrudan kendi yüklenicisi konumundaki bir teknoloji girişimine ortak olma girişimi, havacılık yönetiminde alışılagelmişin dışında bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Henüz nihai bir sonuca ulaşmayan müzakereler için belirlenen ön koşulların takvimi 2026 yılının sonuna kadar geçerliliğini koruyor.
AI YORUMU
Kurumun 875,9 milyon dolarlık devasa bütçeli bir sözleşme imzaladığı tedarikçisine doğrudan ortak olma girişimi, havacılık sektöründe regülasyon ve tarafsızlık sınırlarının yeniden çizilebileceğini gösteriyor. Yazılımın Washington çevresindeki havalimanlarında test edilmesine rağmen milletvekillerinden gelen güvenlik ve eğitim odaklı itirazlar, otoritelerin teknolojiye geçiş sürecinde toplumsal ve siyasi dirençle karşılaşabileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde 2026 sonuna kadar sürecek bu ortaklık müzakerelerinin, kamu kurumlarının teknoloji tedarikçileriyle kuracağı organik bağlar açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.