Borsa Yükselişinin Çoğu Yapay Zekâ Odaklı Hisselerden Geldi
Fotoğraf: RayHaber Özet
ABD piyasalarındaki son dönem artışının üçte ikisinden fazlası yapay zekâ bağlantılı hisselerden kaynaklandı. Bu durum, piyasa genişliğinin son yılların en düşük düzeyine gerilemesine ve yatırım stratejilerinin çeşitlendirilmesi tartışmalarının hız kazanmasına yol açtı.
Öne çıkanlar
- Yapay zekâ bağlantılı 42 hisse senedi S&P 500 getirisinin yüzde 67'sini oluşturdu.
- Eşit ağırlıklı endeks son dört yıldır standart endeksin gerisinde kaldı.
Haberin Detayı
Küresel finans piyasalarının kalbi olan ABD borsalarında son yıllarda gözlenen yukarı yönlü hareketin arkasındaki ana dinamikler netleşmeye başladı. The Kobeissi Letter tarafından paylaşılan verilere göre, iki bin yirmi dördüncü yılın başından bu yana yapay zekâ teknolojileriyle bağlantılı kırk iki hisse senedi, S&P 500 endeksinin toplam fiyat getirisinin yüzde altmış yedi gibi devasa bir oranını sırtladı. Bu yoğunlaşma, piyasadaki büyümenin geneline yayılmadığını ve kazançların dar bir teknoloji havuzunda toplandığını gösterdi.
Beş yüz büyük şirketi bünyesinde barındıran S&P 500 endeksi her ne kadar yeni rekorlar kırsa da Goldman Sachs analizleri, piyasa genişliğinin dot-com döneminden bu yana en sığ seviyelerine gerilediğini doğruladı. Standart endekste teknoloji sektörünün ağırlığının yüzde kırka yaklaşması, yatırımcıların dev şirketlerin performansına olan bağımlılığını tehlikeli biçimde artırdı. Buna karşılık, şirketlerin payını eşitlemeyi hedefleyen alternatif modellerde teknoloji payı sadece yüzde on altı civarında kalıyor.
DataTrek Research tarafından hazırlanan raporlar, eşit ağırlıklı endekslerin son dört yıldır piyasa değeri ağırlıklı endekslerin gerisinde kaldığını ortaya koydu. İki bin yirmi iki yılından beri en uzun haftalık kayıp serisini yaşayan eşit ağırlıklı fonlar, eylül ayında yüzde dörtten fazla değer kaybetti. Uzmanlar, iki bin dörtten iki bin on dörde kadar geçen sürede eşit ağırlıklı modelin daha iyi performans gösterdiğini, ancak iki bin on beş sonrasında bu eğilimin tamamen tersine döndüğünü vurguluyor.
Piyasadaki bu dengesizlik karşısında uzman isimler portföy stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesini tavsiye ediyor. TMX VettaFi yöneticisi Todd Rosenbluth, yatırımcıların farklı fon yapılarını harmanlamasını önerirken, Baird Strategas analisti Todd Sohn ise orta ölçekli şirketler, enerji, metal ve madencilik gibi teknoloji sektörüyle düşük korelasyona sahip alternatif alanların risk dağılımı açısından değerlendirilebileceğini belirtiyor.
S&P 500 endeksindeki getirilerin yüzde 67 gibi ezici bir oranının sadece 42 hisseye dayanması, finansal sistemdeki risklerin ne denli dar bir alanda kümelendiğini net biçimde gösteriyor. Yatırımcıların tek bir sektöre bağımlı kalması, olası bir teknoloji düzeltmesinde portföylerin tamamını savunmasız bırakabilir. Önümüzdeki dönemde bireysel ve kurumsal yatırımcıların enerji veya madencilik gibi alternatif sektörlere yönelmesi kaçınılmaz görünüyor.