Dünya

BM'den ABD'ye uyuşturucu operasyonları için insanlığa karşı suç çağrısı

BM'den ABD'ye uyuşturucu operasyonları için insanlığa karşı suç çağrısı Fotoğraf: Neptuul · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Özet

Birleşmiş Milletler raportörleri, ABD'nin uyuşturucu taşıdığı şüphesiyle Latin Amerika açıklarındaki teknelere düzenlediği saldırıların insanlığa karşı suç olduğunu bildirdi. Kurum, en üst düzey yetkililer hakkında soruşturma açılmasını talep etti.

Öne çıkanlar

  • ABD'nin düzenlediği 71 askeri saldırıda 239 kişi hayatını kaybetti.
  • BM raportörü Ben Saul, saldırıların en üst kademelerden gelen devlet politikası olduğunu belirtti.
  • Washington yönetimi operasyonların uluslararası hukuka ve meşru müdafaaya uygun olduğunu savundu.

Haberin Detayı

Birleşmiş Milletler bünyesindeki bağımsız raportörler, Washington yönetiminin Latin Amerika açıklarında uyuşturucu taşıdığı iddia edilen deniz araçlarına yönelik gerçekleştirdiği operasyonları masaya yatırdı. Yapılan değerlendirmelerde, küçük teknelere yöneltilen ölümcül askeri hamlelerin uluslararası hukuk nezdinde insanlığa karşı suç teşkil ettiği vurgulandı. Yetkililer, bu tür eylemlerin durdurulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini kaydetti.

Fotoğraf: Colin W · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Terörle Mücadelede İnsan Haklarının Korunması Özel Raportörü Ben Saul, sivillere yönelik sistematik operasyonların devlet politikası olarak uygulandığını ifade etti. Toplam 71 askeri hamle neticesinde 239 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Saul, uluslararası hukukun yalnızca askeri komuta zincirini değil, sivil denetim mekanizmalarını da sorumlu tuttuğunu belirtti. Bu kapsamda en üst düzey karar alıcıların yargılanması gerektiği savunuldu.

ABD tarafı ise suçlamaları reddederek yürütülen operasyonların hukuki meşruiyete sahip olduğunu savundu. Kartellerle silahlı çatışma halinde olduklarını öne süren Washington yönetimi, bu yapıları terör örgütü olarak nitelendiriyor. Resmi rakamlara göre, geçtiğimiz yıl yaklaşık 70 bin ABD vatandaşının uyuşturucu kaynaklı sebeplerle hayatını kaybettiği ve askeri hamlelerin bu trafiği durdurmayı amaçladığı ifade edildi.

BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, raportör Saul'un açıklamalarına tepki göstererek operasyonların uyuşturucu ağlarıyla mücadele açısından kaçınılmaz olduğunu savundu. BM Genel Sekreterliği ise uluslararası kurallara mutlak surette uyulması gerektiğini yineledi. Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Washington arasındaki gerilim sürerken, tarafların hukuki konulardaki zıt görüşleri çıkmaza giriyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Uluslararası mekanizmaların devletlerin askeri operasyonlarına doğrudan insanlığa karşı suç tanımı getirmesi, diplomatik ilişkilerde yeni krizlerin fitilini ateşleyebilir. Washington yönetimi iç güvenlik tehdidini gerekçe gösterirken, BM tarafı sivillere yönelik operasyonların sınırlarını sorguluyor. UCM ile ABD arasında halihazırda gergin olan yargı eksenli ilişkiler göz önüne alındığında, bu çağrıların sahada somut bir soruşturmaya dönüşmesi mevcut siyasi iklimde oldukça zor görünüyor.

Kaynak: Rudaw Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • İşçi Haber
    İran'dan BM'ye ABD ablukası için kınama ve acil müdahale çağrısı
    Fotoğraf: İşçi Haber

    İran, Birleşmiş Milletler'e resmi mektup göndererek ABD'nin deniz ablukasının sonlandırılmasını talep etti. Tahran yönetimi, uygulanan ablukanın sivilleri hedef alan bir toplu cezalandırma olduğunu vurguladı.

    • İran, ABD ablukasını durdurmak için BM'ye resmi mektup iletti.
    • 28 Şubat 2026 tarihinde devreye alınan askeri hamleler kınandı.
    • Tahran, BM Şartı'nın 51'inci maddesiyle meşru müdafaa hakkını savunacak.

    Tahran yönetimi, Washington'ın deniz ablukasına karşı net bir tutum alınması amacıyla Birleşmiş Milletler nezdinde resmi girişimlerde bulundu. İran'ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Gulamhüseyin Darzi aracılığıyla iletilen metin, uluslararası toplumun harekete geçmesini hedefliyor.

    Genel Sekreter Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Aglaia Balta'ya sunulan belgede, deniz ablukası ile askeri faaliyetlerin uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu ifade edildi. Mektupta ayrıca 28 Şubat 2026 tarihinde hayata geçirilen askeri hamlelerin sivil havacılığı ve temel ekonomik alanları vurduğu belirtildi.

    Uygulanan ambargonun gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt gibi hayati kaynaklara erişimi engellediği vurgulandı.

    Washington yönetiminin meydana getirdiği tüm maddi ve manevi kayıplardan sorumlu olduğu hatırlatıldı.

    AI YORUMU

    Uluslararası diplomasi alanında atılan bu tür resmi adımlar, küresel ticaret yollarındaki gerilimi tırmandıran ambargoların hukuki meşruiyetini tartışmaya açıyor. 28 Şubat 2026 tarihli askeri hamlelerin sivil tedarik zincirini tıkaması, bölgedeki insani maliyeti doğrudan artırıyor. Gıda ve ilaç gibi yaşamsal kaynakların kısıtlanması, taraflar arasındaki ekonomik çatışmanın sivilleri ne derece etkilediğini somut bir şekilde gösteriyor. Bu gerilimin tırmanması durumunda, enerji hatlarındaki güvenliğin tamamen zedelenmesi ve bölgesel ticaret maliyetlerinin katlanması kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: İşçi Haber Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • A Haber
    ABD’ye Küba’dan Kıskac: Halkın Günlük Yaşamını Hedef Alıyor
    Fotoğraf: A Haber

    Küba’nın roportörü Rodriguez, ABD’nin küresel ambargolarını halkın yaşamını hedef alan bir baskı aracı olarak nitelendirdi. Ülke yetkilileri, ABD’yi uluslararası hukukun çiğnenmesiyle suçlayarak, küresel diplomatik normlara saldırı yaptığını vurguladı.

    • Rodriguez, ABD’yi ‘gaddar ve kesintisiz baskı’ yaptığını öne sürdü
    • ABD’nin küresel ambargolarını ‘ekonomik abluka’ olarak tanımladı
    • ABD’yi BM Tüzüğü ve uluslararası hukuku çiğnemekle suçladı

    1. Küba’nın üst düzey temsilcisi Rodriguez, ABD’nin küresel ambargolarını Halkın günlük yaşamını hedef alan bir ‘gaddar baskı’ olarak tanımladı ve ‘militär, nükleer, ekonomik ve teknolojik bir süper güç’ olarak ABD’yi işaret etti.

    2. Rodriguez, ABD’nin BM Tüzüğü’nü ve uluslararası hukuku çiğnemekten çekinmediğini, ‘ulusların egemen iradesini şantaj ve yaptırım tehditleriyle gazbetmeye çalıştığını’ belirtti.

    3. Küba yetkilileri, ABD’nin uyguladığı ekonomik ve ticari ambargoların yalnızca bir politika değil, aynı zamanda halkın kalkınma hakkını hedef alan sistemli bir abluka olduğunu vurguladı.

    4. Rodriguez ayrıca ABD’li yetkililerin, Küba aleyhinde oy kullanmak istemeyen bazı ülkelerden ‘çekimser kalmalarını’ veya ‘salona girmemelerini’ istediğini iddia etti.

    AI YORUMU

    Bu açıklamalar, ABD’nin küresel dış politikasının derinleşen gerilimleriyle dolu bir dönemde, Küba’nın savunma stratejisinde yeni bir sesin yükseldiğini gösteriyor. Rodriguez’in güçlü söylemi, ABD’nin yaptırım politikalarına karşı uluslararası arenada duyarlılığı artırabilir.

    Kaynak: A Haber Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Canlı Gaste
    ABD Ambargoları Küba Halkını Hedef Alıyor: Dışişleri Bakanı Kritik
    Fotoğraf: Canlı Gaste

    Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD’nin küresel yaptırımlarını, Küba halkının günlük yaşamını hedef alan sistemli bir abluka olarak tanımladı. Ülke, bu eylemi hem uluslararası hukukun hem de çok taraflı diplomasi ilkelerinin çiğnenmesi olarak gördü.

    • ABD, Küba’ya yönelik ekonomik ve ticari yaptırımlarını ‘güçlü bir baskı aracı’ olarak kullanıyor.
    • Rodríguez, havludan BM Genel Kurulu öncesi baskı yaptığı iddiasıyla ABD’yi eleştirdi.
    • Küba, ABD’nin yaptırımlarını uluslararası hukukun açıkça ihlali olarak nitelendirdi.

    Havana’da düzenlenen basın toplantısında Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD’nin Küba halkını hedef alan ambargoları ‘gaddarcı ve kesintisiz bir baskı eylemi’ olarak yargıladı.

    Rodríguez, Washington yönetiminin BM Genel Kurulu oylamasından önce üye ülkelere baskı yaparak bu kurumun çok taraflı diplomasi ilkelerini sarsmaya çalıştığını belirtti.

    Ayrıca, ABD’li yetkililerin Küba’nın karşıtı ülkelerden BM temsilcilerine tehdit içeren belgeler dağıtarak oylamada çekimser kalmalarını teşvik ettiğini iddia etti.

    AI YORUMU

    Rodríguez’ün sert eleştirileri, Küba’nın ABD’ye karşı uzun süren yaptırım savaşı içinde dayanıklılığını vurguluyor. Bu açıklamalar, ABD’nin küresel yaptırım politikasının kapsamını yeniden gündeme taşıyarak uluslararası ilişkilerdeki gerilimin artabileceğini gösteriyor.

    Kaynak: Canlı Gaste Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Kamyonum
    Akaryakıt rekoru sonrasında yük taşımacılığında demiryolu dönemi
    Fotoğraf: Kamyonum

    ABD'de akaryakıt fiyatlarının rekor kırması yük taşımacılığında karayolundan demiryoluna geçişi hızlandırıyor. Şirketler maliyetleri düşürmek için trenleri tercih ederken demiryolu devleri üçüncü çeyrekte gelirlerini artırdı.

    • Dizelin galon fiyatı Amerikan Otomobil Birliği verilerine göre eylülde 6,53 dolara ulaştı.
    • Union Pacific, Norfolk Southern ve CSX üçüncü çeyrekte gelir ile kâr artışı bildirdi.
    • Intermodal taşımacılıkta tren ve kamyon kombinasyonuna talep belirgin şekilde yükseldi.

    Kuzey Amerika'da akaryakıt tarifelerinin tarihi zirvelere tırmanması nakliye sektöründe rota değişikliklerini beraberinde getiriyor. Uzun mesafeli sevkiyatlarda bütçelerini korumak isteyen firmalar karayolu yerine raylı sistemlere yöneliyor. Bu yöneliş, demiryolu işletmecilerinin bilançolarına doğrudan yansırken sektör genelinde yeni bir hareketlilik dalgası yaratıyor.

    Ülkenin önde gelen demir yolu kuruluşları Union Pacific, Norfolk Southern ve CSX geçtiğimiz günlerde üçüncü çeyrek mali tablolarını kamuoyuyla paylaştı. İlgili şirketlerin yöneticileri, kamyon nakliyesindeki kapasite daralmaları ile birlikte artan yakıt masraflarının kendi hatlarına olan ilgiyi kabarttığını ifade etti.

    Union Pacific Üst Yöneticisi Jim Vena, yatırımcılarla gerçekleştirilen telekonferans toplantısında raylı sistemlerin verimliliğine vurgu yaptı. Vena, kıta genelinde ürün nakletmenin ton başına çok daha ekonomik olduğunu, dolayısıyla akaryakıt artışlarının doğal bir rekabet avantajına dönüştüğünü dile getirdi.

    Sektör uzmanları, uzun mesafeli komple kamyon yüklerinin intermodal sistemlere kaydığını ve aktarma merkezlerinin kullanımının katlanarak arttığını aktarıyor. Bununla birlikte, jeopolitik riskler ve İran savaşı gibi etkenler sebebiyle yakıt seviyelerinin yüksek kalması, işletmecilerin kâr marjları üzerinde zaman zaman baskı yaratmaya devam ediyor.

    AI YORUMU

    Lojistik maliyetlerindeki bu tırmanış, şirketlerin geleneksel karayolu alışkanlıklarını acilen gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Eylül ayında 6,53 doları bulan dizel galon fiyatı, raylı sistemlerin sunduğu verimliliği tek alternatif haline getirdi. Uzun mesafeli sevkiyat yapan tüm üreticiler kar marjlarını korumak istiyorsa intermodal modellere entegre olmak zorunda kalacak.

    Kaynak: Kamyonum Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler