PİYASA
Gündem

Antalya'da Elma Üreticisinin Düşük Fiyat İsyanı

Antalya'da Elma Üreticisinin Düşük Fiyat İsyanı Fotoğraf: Son Dakika

Özet

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan, Antalya Elmalı'da elmanın kilogram fiyatının dört liraya kadar düşmesine tepki gösterdi. Bir üreticinin yaşadığı mağduriyeti sosyal medya üzerinden paylaşan Ertugan, iktidara acil destek çağrısında bulundu.

Öne çıkanlar

  • Antalya Elmalı'da elmanın kilogramı 4 liradan alıcı buluyor.
  • Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan konuyu gündeme taşıdı.
  • Üreticiler artan maliyetler sebebiyle ürünlerini toplamakta zorlanıyor.

Haberin Detayı

Tarım sektöründe yaşanan maliyet artışları üreticileri zor durumda bırakmaya devam ederken, Antalya'nın Elmalı ilçesinden gelen görüntüler sektördeki daralmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Meyve üretiminin yoğun olarak yapıldığı bölgede, bir çiftçinin elmasının kilogram başına sadece dört liraya satılmasına isyan ettiği video kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Söz konusu görüntüleri kendi sosyal medya hesapları üzerinden takipçileriyle paylaşan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan, üreticinin yaşadığı ekonomik çıkmaza dikkat çekti. Paylaşımında çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamadığını vurgulayan Ertugan, mevcut tablonun hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirtti.

Artan gübre, ilaç ve işçilik giderleri karşısında dört liralık satış fiyatının maliyetleri dahi karşılamaktan uzak olduğunu ifade eden parti yetkilisi, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi. Ürünlerin dalında kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve çiftçinin borç batağına sürüklendiğini dile getiren Ertugan, yetkililere acil müdahale çağrısı yaptı.

Mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığını ve vatandaşın uygun fiyatla meyve tüketemediğini savunan Ertugan, acilen alım garantisi ve kapsamlı destek mekanizmalarının devreye sokulmasını istedi. Kendi iktidarları döneminde tarım sektörünü yeniden ayağa kaldıracaklarını iddia eden parti yönetimi, üreten kesimin her zaman destekleneceğini vurguladı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Tarım ürünlerindeki maliyet ile satış fiyatı arasındaki uçurum, gıda arz güvenliğini doğrudan tehdit eden en büyük unsurlardan biri haline geldi. Bu tür yerel krizlerin ulusal düzeyde yankı bulması, tarımsal planlamadaki yapısal sorunların artık görmezden gelinemeyeceğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde üreticilerin desteklenmemesi durumunda ekim alanlarının daralması ve fiyat artışlarının tüketicinin cebine daha ağır yansıyacağı aşikardır.

Kaynak: Son Dakika Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
Okumaya Devam Et
Teknoloji

Musa Ertugan'dan iktidara çağrı: Çiftçiyi borç altında bırakmayın

• Toplumsal Haber
Musa Ertugan'dan iktidara çağrı: Çiftçiyi borç altında bırakmayın
Fotoğraf: Toplumsal Haber

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan, Antalya Elmalı ilçesinde elmanın 4 liraya satılmasına tepki gösterdi. Üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirten Ertugan, hükümetin acilen alım ve destek mekanizmalarını çalıştırması gerektiğini ifade etti.

  • Antalya Elmalı ilçesinde elma fiyatı 4 liraya kadar geriledi.
  • Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan konuyu sosyal medyada gündeme taşıdı.
  • Ertugan, hükümetten acil tarımsal destek ve alım mekanizmaları istedi.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet artışları ve ürün fiyatlarındaki dengesizlikler tartışılmaya devam ederken, Akdeniz bölgesinden gelen görüntüler siyasetin de gündemine girdi. Antalya'nın Elmalı ilçesindeki üreticilerin karşılaştığı ekonomik çıkmaz, Zafer Partisi tarafından kamuoyuna taşındı.

Konuya ilişkin sosyal medya hesapları üzerinden açıklamalarda bulunan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan, mahsulün değer bulmamasını eleştirdi. Çiftçilerin yaşadığı mağduriyetin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Ertugan, mahsulün dalında kaldığını ve üreticinin borç sarmalına sürüklendiğini dile getirdi.

Paylaşılan videoda yer alan bir çiftçinin Elmalı'daki düşük fiyatlara isyan ettiği anlara dikkat çeken parti yöneticisi, emeğin karşılığının verilmediğini kaydetti. Üreticilerin tarlalarını ekmekten ve ürünlerini toplamaktan vazgeçecek noktaya geldiğini belirten açıklamada, mevcut tarım politikalardaki eksikliklere vurgu yapıldı.

Zafer Partisi kanadından yapılan çağrıda, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların derhal devreye girmesi talep edildi. Çiftçinin borç yükünden kurtarılması ve hak ettiği kazancı elde etmesi adına kapsamlı destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiği yinelendi.

AI YORUMU

Antalya Elmalı'da elma fiyatının 4 liraya düşmesi, girdi maliyetleri ile satış rakamları arasındaki makasın üreticiyi nasıl iflasın eşiğine getirdiğini net biçimde gösteriyor. Siyasi figürlerin konuyu gündeme taşıması önemli olsa da, asıl çözüm kalıcı tarım politikalarının ve taban fiyat güvencesinin sağlanmasından geçiyor. Aksi takdirde küçük ölçekli çiftçilik tamamen bitebilir.

Kaynak: Toplumsal Haber Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor

• CNN Türk
Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor
Fotoğraf: CNN Türk

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gıdanın bir silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek israfın önlenmesi ve tarımsal kaynakların korunması gerektiğini vurguladı. Küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında su ve toprak verimliliğinin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

  • Gıdanın ticari bir emtia değil temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.
  • Tatlı su kaynaklarının yüzde 72'si tarımsal üretimde tüketilmektedir.
  • Karadeniz Tahıl Koridoru milyonlarca ton tahılı dünya pazarlarına ulaştırdı.

İzmir Ticaret Odasında gerçekleştirilen Dünya Gıda Günü etkinliğinde konuşan Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel ölçekteki açlık ve israf çelişkisine dikkat çekti. Milyonlarca insanın sağlıklı gıdaya ulaşamamasına rağmen yiyeceklerin büyük bir bölümünün tüketilmeden ziyan edildiğini ifade eden Kasapoğlu, bu durumun sadece yiyecek kaybı olmadığını, aynı zamanda su, enerji ve emek kaybı anlamına geldiğini dile getirdi.

Savaşların ve çatışmaların gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini belirten Kasapoğlu, Gazze örneği üzerinden sivillerin suya ve yiyeceğe erişiminin engellenmesini eleştirdi. Açlığın insan eliyle bir araç haline getirilmesine tepki gösteren siyasetçi, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi gibi projelerle kriz bölgelerine destek sağladığını hatırlattı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinen Kasapoğlu, azalan su kaynakları ve kuraklık karşısında geleneksel tarım yöntemlerinin bilimsel birikimle birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Tatlı suyun büyük kısmının tarımda kullanıldığına işaret eden yetkili, sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve atık suların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Tarımsal kalkınmanın ancak güçlü bir insan kaynağıyla mümkün olabileceğini belirten Kasapoğlu, kadınların ve gençlerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının şart olduğunu ifade etti. Üniversiteler, teknoparklar ve üreticiler arasındaki iş birliğinin artırılmasının hem şehre hem de ülkeye katma değer sağlayacağını sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun tatlı su kaynaklarının yüzde 72'sinin tarımda kullanıldığına yönelik hatırlatması, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil eylem planlarının devreye sokulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yerel dinamiklerin üniversite ve teknoparklarla ortak akıl üretmesi, plansız tarımın yarattığı maliyetleri düşürmek adına hayati bir eşik oluşturuyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Sahte polis kılığına giren şüpheli evde suçüstü yakalandı

• Yeni Şafak
Sahte polis kılığına giren şüpheli evde suçüstü yakalandı
Fotoğraf: Yeni Şafak

Antalya'nın Aksu ilçesinde kendisini polis olarak tanıtıp evden para çalan F.Y. isimli şüpheli tutuklandı. Emniyet güçlerinin yürüttüğü soruşturma neticesinde yakalanan zanlının yanında sahte arama kararları da ele geçirildi.

  • Antalya'nın Aksu ilçesinde gerçekleşen olayda F.Y. tutuklandı.
  • Şüpheli kendisini polis olarak tanıtıp evde arama yaptı.
  • Zanlının operasyon sırasında kullandığı sahte arama kararları ele geçirildi.

Antalya Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki asayiş birimleri, son dönemde artış gösteren nitelikli dolandırıcılık vakalarına karşı kapsamlı bir operasyon süreci başlattı. Yürütülen titiz çalışmalar kapsamında, Aksu ilçesinde yaşayan E.E. isimli vatandaşın evine giren bir kişinin güvenlik güçlerini taklit ettiği bilgisine ulaşıldı.

Şüphelinin meskenine girdiği mağdura karşı kendisini kolluk kuvveti mensubu olarak tanıttığı ve ellerine eldiven takarak şüphe uyandırmayacak şekilde konutta arama gerçekleştirdiği tespit edildi. Bu esnada ev sahibinin cüzdanında bulunan bir miktar nakit parayı alan zanlının olay yerinden hızla uzaklaştığı belirlendi.

Elde edilen deliller ve mağdurun ifadeleri doğrultusunda hareket eden ekipler, kısa süre içerisinde kimliğini tespit ettikleri F.Y. adındaki şüpheliyi düzenlenen operasyonla gözaltına aldı. Operasyon anında zanlının suçta kullandığı sahte arama kararları da polis memurları tarafından muhafaza altına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uzmanlar, meskenlere bu tür gerekçelerle gelen kişilere karşı vatandaşların kimlik ve resmi belge ibrazını ısrarla talep etmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

AI YORUMU

Antalya Aksu'da yaşanan bu olay, güvenlik güçlerinin adını kullanarak gerçekleştirilen dolandırıcılık taktiklerinin ne denli cüretkar boyutlara ulaştığını gösteriyor. E.E. isimli vatandaşın evinde sahte belgelerle arama yapılıp cüzdandaki paralara el uzatılması, hırsızların kullandığı yöntemlerin çeşitlendiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle resmi kurum adını kullanan kişilere karşı ev sahiplerinin daha şüpheci yaklaşması ve kolluk görevlilerinden resmi kimlik sorması gerekiyor.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı

• Hürriyet Gündem
Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı
Fotoğraf: Hürriyet Gündem

Eski bakan ve milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü buluşmasında gıdanın silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Toplantıda tarımsal verimlilik, su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi konuları ele alındı.

  • Mehmet Muharrem Kasapoğlu İzmir Ticaret Odasındaki etkinlikte konuştu.
  • Küresel gıda israfının su, toprak ve çiftçi emeğini de yok ettiği vurgulandı.
  • Tatlı suyun yüzde 72 sinin tarımsal üretimde harcandığı hatırlatıldı.

İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşen 16 Ekim Dünya Gıda Günü programında, küresel açlık tehlikesi ve sürdürülebilir tarım politikaları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, beslenmenin kurumsal sorumlulukların ötesinde insani bir ödev olduğunu dile getirdi. Teknolojik ilerlemelere rağmen milyonlarca bireyin sağlıklı gıdaya ulaşamamasının büyük bir tezat oluşturduğunu kaydetti.

Gıda kayıplarının sadece çöpe atılan yiyeceklerden ibaret olmadığının altı çizildi. Her israf edilen lokmayla birlikte üretim sürecinde harcanan suyun, enerjinin ve harcanan emeğin de heba olduğu ifade edildi. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık vizyonunun küresel çapta karşılık bulduğuna değinilerek israfın engellenmesinin tarımsal devamlılık için zorunluluk olduğu aktarıldı.

Konuşmada çatışma bölgelerinde gıdanın araçsal kullanılmasının vicdani ve hukuki olarak kabul edilemez olduğu vurgulandı. Özellikle Gazze halkının temiz su ve gıdaya erişiminin engellenmesine dikkat çekilerek beslenme hakkının temel bir yaşam unsuru olduğu yinelendi. Türkiye'nin yürüttüğü Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi sayesinde binlerce ton ürünün dezavantajlı bölgelere ulaştırıldığı hatırlatıldı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinilerek artan kuraklık riskine karşı su tasarrufunun şart olduğu belirtildi. Tatlı su kaynaklarının çoğunun tarımda kullanıldığına işaret edilerek sulama teknolojilerinin modernize edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca gençlerin ve kadın üreticilerin tarım sektöründe daha aktif roller üstlenmesinin kalkınma için belirleyici olacağı kaydedildi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun İzmir'deki toplantıda tatlı suyun yüzde 72'sinin tarımda harcandığına dikkat çekmesi, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil önlem alınması gerektiğini somut bir veriyle ortaya koyuyor. Gıdanın siyasi bir araç olarak kullanılmasını eleştiren bu yaklaşım, yalnızca yerel değil uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği açısından da yeni bir perspektif sunuyor. Önümüzdeki süreçte gençlerin biyoteknoloji ve akıllı tarım uygulamalarına yönlendirilmesi, gıda krizleriyle mücadelede en kalkan unsurlardan biri olmaya aday.

Kaynak: Hürriyet Gündem Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

İlgili Haberler