PİYASA
Ekonomi

Altın Ateş Group, 2026 yılı için 1 milyar dolar ciro hedefini açıkladı

Altın Ateş Group, 2026 yılı için 1 milyar dolar ciro hedefini açıkladı Fotoğraf: David Medcalf · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

Altın Ateş Group, üretim ve lojistik alanındaki yatırımlarıyla 2026 sonunda 1 milyar dolar ciroya ulaşmayı planlıyor. Yıllık yüzde 50 büyüme kaydeden grup, toplam 50 milyon dolarlık yeni tesis yatırımları gerçekleştirdi.

Öne çıkanlar

  • Altın Ateş Group, 2026 yılı sonunda yaklaşık 1 milyar dolar ciro hedefliyor.
  • Kahramanmaraş, İskenderun ve İstanbul'daki yatırımların toplamı 50 milyon doları buldu.
  • Şirketin yıllık toplam satış hacmi polimer ve gübre ağırlıklı olmak üzere 2 milyon tona ulaşıyor.

Haberin Detayı

Altın Ateş Group CEO’su Burak Ateş, şirketin önümüzdeki döneme yönelik büyüme stratejilerini ve yatırım hamlelerini paylaştı. Grubun yıllık ortalama yüzde 50 oranında bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Ateş, bu başarının depolama altyapısı ve üretim kapasitesini artıran hamlelerle desteklendiğini ifade etti. Yapılan açıklamaya göre, ciro hedefinin yanı sıra küresel ticaret ağının genişletilmesi de öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Fotoğraf: Jim Smillie · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Şirket son dönemde toplam 50 milyon dolarlık üç büyük yatırımı hayata geçirdi. Kahramanmaraş'ta yaklaşık 10 milyon dolarlık bütçeyle kurulan hazır beton tesisi, deprem sonrasında bölgenin yeniden yapılanma sürecine katkı sunuyor. Ayrıca İskenderun’da 20 milyon dolarlık antrepo yatırımı yapılırken, İstanbul’da da yine 20 milyon dolar bedelle yeni bir plaza binası gruba kazandırıldı.

Grubun operasyonel hacmi incelendiğinde, yıllık 1 milyon 250 bin ton gübre ve 350 bin ton plastik satışı dikkat çekiyor. Polimer bölümündeki 350 bin tonluk yıllık satış rakamının 500 bin tona çıkarılması hedeflenirken, portföye geri dönüştürülmüş polimerler ile düşük karbon ayak izli ürünler dahil edilecek. İskenderun'daki 150 bin metrekarelik alana yayılan yedi tesis ise toplam 750 bin tonluk depolama kapasitesi sunuyor.

Lojistik ve enerji alanındaki yatırımlarını da sürdüren grup, İskenderun'daki operasyonlarında tek gemiyle 103 bin 566 ton gübre taşıyarak günlük 20 bin ton tahliye kapasitesine ulaştı. Depo çatılarında kurulan güneş enerjisi sistemlerinin gücü ise 9 megawata yükseldi. Ayrıca 2025 yılında kurulan girişim yatırım holdingi aracılığıyla teknoloji ve gayrimenkul projelerine de kaynak aktarılıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yıllık yüzde 50 büyüme hızı ve 50 milyon dolarlık altyapı hamlesi, şirketin sadece ticaretle kalmayıp lojistik kapasitesini de kalıcı olarak tahkim ettiğini gösteriyor. Özellikle İskenderun'daki 750 bin tonluk depolama gücü ve gübre taşımasındaki günlük 20 bin tonluk tahliye kapasitesi, küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalara karşı esneklik sağlayan somut birer eşik konumunda. Küresel emtia piyasasındaki navlun maliyetlerine rağmen alternatif taşıma modellerinin devreye alınması, 1 milyar dolarlık ciro hedefine giden yolda en büyük operasyonel güvenlik duvarını oluşturuyor.

Kaynak: N24 Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ekonomi
• Investing.com Türkiye
Hedge fonlar teknoloji hisselerini rekor hızla portföylerinden çıkardı
Fotoğraf: Investing.com Türkiye

Yatırım dünyasının dev oyuncuları teknoloji sektöründeki varlıklarını benzeri görülmemiş bir hızla elden çıkardı. Gerçekleştirilen bu büyük çaplı satış dalgası piyasalarda hareketliliğe neden oldu.

  • Hedge fonlar teknoloji hisselerini tarihin en hızlı döneminde elden çıkardı
  • Piyasa analistleri fonların portföy dağılımında stratejik değişikliğe gittiğini belirtti
  • Satış dalgasının ardından sektördeki hisse senetlerinde dalgalanmalar görüldü

Küresel piyasalarda faaliyet gösteren hedge fonlar, teknoloji odaklı yatırımlarını hızla azaltma yoluna gitti. Elde edilen son veriler, büyük sermaye gruplarının sektördeki pozisyonlarını rekor bir ivmeyle kapattığını ortaya koyuyor. Bu ani yön değişimi, borsalarda işlem gören teknoloji şirketlerinin hisse değerleri üzerinde baskı oluşturdu.

Fon yöneticilerinin portföylerini yeniden dengeleme çabası, özellikle yazılım ve donanım alanında faaliyet gösteren devleri doğrudan etkiledi. Uzmanlar, yatırımcıların risk algısındaki değişimin bu kararda belirleyici olduğunu ifade ediyor. Yüksek enflasyon ve faiz oranlarındaki belirsizlikler, fonları güvenli liman arayışına yönlendiren temel etkenler arasında yer alıyor.

Büyük sermayenin teknoloji hisselerinden çıkış hızı, sektördeki büyüme beklentilerini de kısa vadede gölgeledi. Analistler, bu tür operasyonların piyasa genelinde dalga boyunu artırdığını ve bireysel yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki dönemde fonların nakit akışını hangi alanlara yönlendireceği merakla bekleniyor.

AI YORUMU

Sermaye gruplarının varlıklarını hızla elden çıkarması, piyasadaki risk iştahının ne kadar kırılgan olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Yazılım ve donanım devlerine yatırılan milyarlarca doların yön değiştirmesi, bireysel yatırımcıların kısa vadede daha yüksek volatiliteyle karşılaşacağı anlamına geliyor. Eğer bu satış dalgası derinleşirse, teknoloji endekslerindeki mevcut destek seviyeleri ciddi şekilde test edilebilir.

Kaynak: Investing.com Türkiye Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• DW Türkçe
Almanya'nın dev altyapı yatırımları personel açığına takıldı
Fotoğraf: DW Türkçe

Almanya altyapısının modernizasyonu için ayrılan devasa fonun kullanılmasında nitelikli işgücü sıkıntısı kritik bir engel yaratıyor. Alman Ekonomi Enstitüsü'nün araştırmasına göre, projeleri hayata geçirecek yüz binlerce teknik eleman eksikliği bulunuyor.

  • Temmuz 2025 ile Haziran 2026 arasında yatırım gündemi için 148 bin 47 nitelikli işgücü eksik.
  • Altyapı fonu için ayrılan bütçe 500 milyar euro olarak belirlendi.
  • Büyüme beklentileri bu yıl yüzde 1,3, 2027'de yüzde 1,1 ve 2028'de yüzde 0,6 olarak öngörülüyor.

Avrupa'nın en büyük ekonomisinde altyapı projelerinin yenilenmesi amacıyla ayrılan kaynakların harcanmasında ciddi engeller bulunduğu ortaya çıktı. Alman Ekonomi Enstitüsü tarafından hazırlanan kapsamlı çalışma, finansal kaynağın tek başına yeterli kapasite üretmekten uzak olduğunu gözler önüne serdi. Planlama aşamasından inşaat ve işletme sürecine kadar her adımda görev alacak uzman personel bulma konusunda büyük zorluklar yaşanıyor.

Özellikle enerji dönüşümü, dijitalleşme ve genel altyapı sahalarında mesleki kadroların dolmadığı tespit edildi. Enstitü verilerine göre, belirtilen bir yıllık dönem içerisinde ilgili sektörlerin orta vadeli açığı 148 binin üzerinde seyrediyor. Tüm meslek dallarındaki toplam açığın neredeyse yarıya yakını doğrudan bu üç kritik sektöre odaklanıyor.

Fiziksel altyapı çalışmalarını yürütecek teknik eleman eksikliği en çok tesisat, elektrik ve mekanik gibi branşlarda hissediliyor. Mesleki eğitimini başarıyla tamamlamış çalışan havuzunun dar olması, devlet tarafından sağlanan fonların yeni bir talep dalgası yaratmasıyla daha da belirginleşecek. Kararlı önlemler alınmadığı takdirde mevcut işgücü arzı bu büyüklükteki bir talebi karşılamakta zorlanıyor.

Ülke ekonomisine dair resmi tahminler yukarı yönlü revize edilse de yapısal sorunlar varlığını sürdürüyor. Demografik dinamiklerden kaynaklanan ve dış göçle de tam anlamıyla kapatılamayan personel açığı inovasyon gücünü tehdit ediyor. Öte yandan küresel varlık yönetim şirketi BlackRock gibi aktörler zanaat sektöründeki açığı kapatmak amacıyla özel finansman programları devreye sokuyor.

AI YORUMU

Devlet destekli milyarlarca euroluk bütçelerin sahada somut projelere dönüşmesi, nitelikli insan kaynağı yaratılmadan kağıt üstünde kalmaya mahkûmdur. Yaklaşık 150 bin kişilik bu açık, ülkenin üretim potansiyelinden milyarlarca euro kaybetmesine yol açarken uzun vadeli inovasyon kapasitesini de törpülüyor. İşverenler ve sanayi kuruluşları, mesleki eğitime yapılan yatırımlar hızlanmadığı sürece fonların hedefine ulaşamayacağını net biçimde görüyor. Finansal gücün insan kaynağıyla desteklenememesi, Avrupa genelindeki büyük ölçekli hamlelerin en zayıf halkasını oluşturuyor.

Kaynak: DW Türkçe Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Ekonomim
Nouriel Roubini, altın ve Bitcoin yatırımlarını masaya yatırdı
Fotoğraf: Ekonomim

2008 krizini öngören ekonomist Nouriel Roubini, Dubai'deki bir konferansta altın ve kripto para piyasalarını karşılaştırdı. Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde altının portföylerde daha güçlü yer bulacağını savundu.

  • Roubini alternatif yatırımlar arasında altını tercih ettiğini açıkladı
  • Yatırımcılara portföylerini coğrafi olarak çeşitlendirmeleri çağrısı yapıldı
  • Açıklamalar Dubai'de düzenlenen SuperReturn konferansında gerçekleştirildi

Küresel finans çevrelerinde 2008 krizine yönelik doğru tahminleriyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yatırım tercihlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Dubai'de gerçekleştirilen SuperReturn konferansının oturum aralarında konuşan ünlü isim, piyasalardaki güncel durumu ele aldı. Açıklamalarında özellikle jeopolitik belirsizlikler ve küresel ekonomik riskler üzerinde durdu.

Portföy yönetiminde coğrafi çeşitliliğin önemine değinen Roubini, Asya, Orta Doğu ile gelişmekte olan piyasaların yatırımcılara farklı fırsatlar sunduğunu belirtti. Alternatif yatırım araçları kıyaslandığında ise geleneksel güvenli liman olan altının ağırlık kazanması gerektiğini savundu. Kripto varlıklara yönelik mesafeli duruşunu sürdüren ekonomist, belirsizlik ortamlarında altının daha avantajlı olduğunu ifade etti.

Söz konusu konferansta yalnızca yatırım araçları değil, yapay zeka piyasalarından ABD ile Çin arasındaki küresel rekabete kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Roubini, sermaye sahiplerinin risk yönetimi yaparken geleneksel varlık sınıflarına odaklanmasının daha güvenli bir strateji olabileceğini vurguladı.

AI YORUMU

Piyasalardaki belirsizlik ortamında güvenli liman arayışının somut bir karşılığı olarak altının öne çıkarılması, risk iştahının düşük olduğu dönemlerde rasyonel bir tercihtir. Roubini'nin Dubai'deki konferansta dile getirdiği coğrafi çeşitlendirme önerisi, sermayenin tek bir bölgeye bağımlı kalma riskini azaltır. Dijital varlıkların volatilitesi göz önüne alındığında, sermaye sahiplerinin geleneksel varlıklara yönelmesi piyasa dalgalanmalarına karşı koruma sağlar.

Kaynak: Ekonomim Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Yeni Şafak
Yetkisiz Atölyelerde Basılan İkinci Baskı Altınlar Piyasada Yayılıyor
Fotoğraf: Yeni Şafak

Piyasa değerinden daha uşuz satılan ve Darphane dışındaki atölyelerde üretilen ikinci baskı altınlar yatırımcıları tehdit ediyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan bu ürünlerde ayar ve gramaj düşüklüğü riski bulunduğunu belirtti.

  • Darphane dışındaki atölyelerde basılan altınlarda ayar düşüklüğü görülüyor.
  • İkinci baskı altınlar dış görünüş olarak gerçeğinden neredeyse farksız üretiliyor.
  • Uzmanlar kurumsal kuyumculardan alışveriş yapılmasını ve fatura alınmasını tavsiye ediyor.

Altın piyasasındaki hareketli günler devam ederken tüketicileri hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi hızla yaygınlaşıyor. Resmi kurumların denetimi dışında merdiven altı atölyelerde üretilen ve orijinaline birebir benzetilen ürünler, tasarruf sahipleri açısından ciddi mali kayıplara yol açabiliyor.

Normal satış fiyatının bir miktar altında alıcı bulan bu ürünler, ilk bakışta gerçeğinden ayırt edilemiyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altını gibi en çok tercih edilen türlerde sahtecilik riskinin arttığını ifade ederek sektörel uyarılarda bulundu.

Yasal olarak altın basma yetkisinin yalnızca Darphane'ye ait olduğunu hatırlatan Sönmez, yetkisiz üretimlerde gramaj ve altın ayarının düşük tutulduğunu vurguladı. Bu durum genellikle vatandaşlar tarafından fark edilemiyor ancak kuyumcuların gelişmiş hassas ayar cihazları yardımıyla bozdurma aşamasında ortaya çıkıyor.

Darphane standartlarına göre ikinci baskı ürünlerin üzerindeki Atatürk portresi ve yazılarda pürüzler ya da netlik eksiklikleri bulunabiliyor. Baskı kalitesi ve metalin sertlik derecesi gibi teknik detaylar ipucu verse de, bu ince farkları yalnızca meslek ehli kişiler kolaylıkla ayırt edebiliyor.

Tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için köklü ve güvenilir kuyumcuları tercih etmesi gerektiği belirtiliyor. Alışveriş sırasında mağazanın kendi özel kutusunun, kurdelesinin ve tanıtım etiketlerinin bulunmasına dikkat edilmesi, ayrıca ürünlere ait fiş ya da faturaların mutlaka saklanması hayati önem taşıyor.

AI YORUMU

Timuçin Sönmez tarafından dile getirilen ikinci baskı riski, tasarruflarını korumaya çalışan küçük yatırımcıların karşı karşıya olduğu sinsi tehlikeleri net biçimde gösteriyor. Gramaj ve ayar oynamaları bireysel tüketicinin gözüyle neredeyse hiç fark edilemediği için, pazarlık uğruna merdiven altı yerlerden alışveriş yapmak büyük bir kumar anlamına geliyor. Önümüzdeki süreçte kurumsal kuyumculuk bilincinin artması ve faturalı alışverişin zorunluluk haline gelmesi, bu tür haksız kazançların önüne geçilmesinde kilit rol oynayacaktır.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…