Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
Yemen'deki çatışmalar arasında hayatta kalmaya çalışan ikizler
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: BBC World
Özet
Yemen'deki şiddetli çatışmalar ve artan gıda krizi, erken doğan ikiz bebekleri ölümcül bir açlıkla baş başa bıraktı. Ailenin üç günlük yaya yolculuğu sonrasında ulaştığı hastanede, tıbbi malzeme ve fon yetersizliği nedeniyle kritik vakalara zorlukla müdahale edilebiliyor.
Öne çıkanlar
Yemen'de çatışmaların şiddetlenmesiyle yaklaşık 800 bin kişi yardımdan mahrum kaldı.
Erken doğan yedi haftalık ikizler Raghad ve Raad, şiddetli akut yetersiz beslenme tanısıyla hastaneye kaldırıldı.
Aden'deki al-Sadaqah hastanesinin beslenme ünitesinde 22 yatak bulunmasına rağmen yalnızca 13 kritik hasta kabul ediliyor.
Haberin Detayı
Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasında uzun süredir devam eden iç savaş, sivillerin günlük yaşamını doğrudan tehdit etmeye devam ediyor. Kahboub dağlarındaki köylerinden ayrılmak zorunda kalan beş çocuklu aile, patlamalar ve dron saldırıları arasında yollara düşerek üç gün boyunca yürüdü. Yanlarında yalnızca battaniyelerle kaçan aile, liman kenti Aden'e ulaştığında bebeklerin sağlık durumu son derece kötüleşmişti.
Anne Lina, yürüyüş sırasında toz ve soğuk hava nedeniyle çocuklarının kusma ve ishal şikayetlerinin arttığını belirtti. Al-Sadaqah hastanesine vardıklarında doktorlar bebekleri deri ve kemik kalmış halde buldu. Savaşın süt fiyatlarını tırmandırması sebebiyle baba Bajash Ali Sagir Hassan, ikizleri yalnızca suyla ve günde iki öğün besleyebildiğini aktardı.
Hastanede yapılan hızlı teşhis, bebeklerin ölümcül seviyede akut yetersiz beslenmeyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ateşkesin çöküşünün ardından çeyrek milyondan fazla insan yerinden edildi ve gıda fiyatları fırladı. Savaşın yarattığı ekonomik yıkım, temel gıdaya erişimi tamamen imkansız hale getiriyor.
Aden'deki hastanenin müiniyet biriminde görevli personel, uluslararası fon ve ekipman eksikliği yüzünden büyük zorluklar yaşıyor. Solunum cihazları ve oksijen tüpleri gibi temel tıbbi donanımların yetersizliği, doktorların hastaları kaybetmesine yol açıyor. Bazı bebekler taburcu edildikten kısa süre sonra aynı şikayetlerle yeniden hastaneye geri dönüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Savaş ortamındaki ekonomik yıkım ve gıda krizinin en ağır faturasını savunmasız çocuklar ödüyor. Uluslararası fonların kesilmesi ve sağlık altyapısının çökmesi, hastanelerdeki tedavi kapasitesini doğrudan sınırlıyor. Benzer insani krizlerde acil dış yardım mekanizmaları devreye girmediği sürece bebek ölüm oranları tırmanmaya devam edecektir.
Kaynak:
BBC World
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Batı Şeria bölgesinde artış gösteren saldırılar, yerel halkın temel gıdaya erişimini zorlaştırarak ciddi bir kriz riskini beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler yetkilileri, bölgedeki ekonomik ve sosyal dengelerin sarsıldığını vurguladı.
Batı Şeria'da artan saldırılar gıda krizine yol açıyor
Birleşmiş Milletler durumun vahametine dikkat çekti
Temel ihtiyaç maddelerine erişim her geçen gün zorlaşıyor
Dünya genelinde yaşanan krizleri izleyen uluslararası kurumlar, Ortadoğu'daki yeni bir tehlikeye karşı uyarılarda bulunmaya devam ediyor. Son dönemde artış kaydeden saldırı dalgası, tarım ve ticaret faaliyetlerini sekteye uğratarak bölge halkını zor durumda bırakıyor. Birleşmiş Milletler kaynakları, sahadaki hareketliliğin durma noktasına geldiğini ve tedarik zincirlerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü belirtti.
Bölgede yaşayan siviller, temel gıda maddelerine ve suya ulaşmakta her geçen gün daha fazla engelle karşılaşıyor. Birleşmiş Milletler yetkilileri, tarlalara ve pazarlara erişimin kısıtlanmasının doğrudan doğruya beslenme yetersizliğini tetiklediğini ifade etti. Yerel üreticiler ürünlerini pazara ulaştıramazken, piyasadaki fiyat artışları halkın alım gücünü tamamen tüketiyor.
Uluslararası toplumun acil müdahale çağrılarına rağmen bölgedeki güvenlik sorunları çözülebilmiş değil. Yardımların ulaştırılmasında yaşanan bürokratik ve fiziksel engeller, krizin derinleşmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, tedbir alınmaması durumunda bölgedeki insani tablonun daha da kötüleşeceği konusunda uyarıyor.
Bölge ekonomisinin büyük ölçüde tarım ve küçük esnafa dayalı olması, yaşanan her çatışmayı doğrudan halkın sofrasına yansıtıyor. Birleşmiş Milletler raporları, üretimin düşmesiyle birlikte ithalata bağımlılığın arttığını ancak lojistik hatlardaki aksamalar nedeniyle bu durumun da sürdürülemez olduğunu ortaya koyuyor. Yetkililer, insani yardım koridorlarının derhal açılması gerektiğini savunuyor.
AI YORUMU
Uluslararası toplumun diplomatik baskıyı artırmaması, krizin bölgesel bir felakete dönüşme ihtimalini her geçen gün güçlendiriyor. Mevcut yardımların yerel halkın en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzak olduğu göz önüne alındığında, lojistik kanalların acilen açılması şarttır. Aksi takdirde, milyonlarca insan için geri dönülemez bir insani yıkım senaryosu kaçınılmaz hale gelecektir.
Suudi rejimi destekli savaş uçakları Yemen'in Taiz kentinde sivillerin barındığı okulları ve yerleşim bölgelerini hedef aldı. Saldırılarda kadın ve çocuklar yaşamını yitirirken, insan hakları kurumları yaşananları savaş suçu olarak nitelendirdi.
Ceyl el-Cedid Okulu son 24 saat içinde iki kez hava saldırısına uğradı.
El-Maafir ilçesindeki saldırılarda dört kişi ağır yaralandı, bir sivil hayatını kaybetti.
Taiz'deki insan hakları ofisi saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.
Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde askeri hareketlilik sürerken, Suudi rejimi destekli güçlerle Sanaa hükümetine bağlı birlikler arasında çatışmalar yaşanıyor. Bölgedeki cephe hatlarında altı saatten uzun süren çatışmaların yanı sıra sivil yerleşimler de ağır bombardıman altında kalıyor. Suudi savaş uçakları ve topçu birlikleri, sivillerin sığındığı noktaları ve stratejik geçiş yollarını doğrudan hedef alıyor.
Saldırıların ana hedefi olan Ceyl el-Cedid Okulu, Ensarullah kontrolündeki bölgelerden kaçarak Taiz'e sığınan sivillere barınak sağlıyordu. Okul binası iki ayrı hava saldırısıyla vurulurken, eğitim faaliyetleri tamamen durdu ve binanın bir kısmı yıkıldı. Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, okulda öğrencilerin bulunduğu sırada yapılan bombardımanın kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini bildirdi.
Bölgedeki insan hakları otoriteleri tarafından paylaşılan son verilere göre, El-Maafir ve Taizziye ilçelerinde sivil kayıplar artıyor. Neşme bölgesinde düzenlenen dört hava saldırısında bir sivil hayatını kaybederken, üçü çocuk ve biri kadın olmak üzere dört kişi ağır yaralandı. Hudran bölgesine yönelen topçu ateşi ise iki kadının ölümüne ve dört kişinin yaralanmasına yol açtı.
Şemayiteyn ve Misrah ilçeleri de hava operasyonlarından nasibini alırken, Câre bölgesindeki çiftliklerde bulunan çok sayıda hayvan telef oldu. Saada kentinin doğu kesimine de füze saldırısı düzenlendiği bildirildi. Taiz'deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi, sivil kurumların ve çocukların hedef alınmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu vurgulayarak Birleşmiş Milletler'i ve uluslararası örgütleri göreve çağırdı.
AI YORUMU
Sivil altyapının ve okulların doğrudan hedef alınması, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ve çatışma hukukunun tamamen devre dışı bırakıldığını gösteriyor. Son 24 saat içinde aynı okulun iki kez vurulması, can kayıplarının artmasına ve temel insan haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlıyor. Uluslararası kurumların sessiz kalması durumunda, sivil halk üzerindeki baskı daha da katlanacak ve bölgedeki yerinden edilme dalgası büyüyecektir.
İran, Birleşmiş Milletler'e resmi mektup göndererek ABD'nin deniz ablukasının sonlandırılmasını talep etti. Tahran yönetimi, uygulanan ablukanın sivilleri hedef alan bir toplu cezalandırma olduğunu vurguladı.
İran, ABD ablukasını durdurmak için BM'ye resmi mektup iletti.
28 Şubat 2026 tarihinde devreye alınan askeri hamleler kınandı.
Tahran yönetimi, Washington'ın deniz ablukasına karşı net bir tutum alınması amacıyla Birleşmiş Milletler nezdinde resmi girişimlerde bulundu. İran'ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Gulamhüseyin Darzi aracılığıyla iletilen metin, uluslararası toplumun harekete geçmesini hedefliyor.
Genel Sekreter Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Aglaia Balta'ya sunulan belgede, deniz ablukası ile askeri faaliyetlerin uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu ifade edildi. Mektupta ayrıca 28 Şubat 2026 tarihinde hayata geçirilen askeri hamlelerin sivil havacılığı ve temel ekonomik alanları vurduğu belirtildi.
Uygulanan ambargonun gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt gibi hayati kaynaklara erişimi engellediği vurgulandı.
Washington yönetiminin meydana getirdiği tüm maddi ve manevi kayıplardan sorumlu olduğu hatırlatıldı.
AI YORUMU
Uluslararası diplomasi alanında atılan bu tür resmi adımlar, küresel ticaret yollarındaki gerilimi tırmandıran ambargoların hukuki meşruiyetini tartışmaya açıyor. 28 Şubat 2026 tarihli askeri hamlelerin sivil tedarik zincirini tıkaması, bölgedeki insani maliyeti doğrudan artırıyor. Gıda ve ilaç gibi yaşamsal kaynakların kısıtlanması, taraflar arasındaki ekonomik çatışmanın sivilleri ne derece etkilediğini somut bir şekilde gösteriyor. Bu gerilimin tırmanması durumunda, enerji hatlarındaki güvenliğin tamamen zedelenmesi ve bölgesel ticaret maliyetlerinin katlanması kaçınılmaz görünüyor.
ABD yönetimi, Yemen'deki Husilerin saldırılarının bölgeye yayılabileceği endişesiyle Suudi Arabistan'daki zorunlu olmayan diplomatik personelinin tahliyesini istedi. Son haftalarda sivil havalimanları ve petrol sahaları hedef alınırken uluslararası hava yolu şirketleri de bazı uçuşlarını askıya aldı.
ABD, Riyad'daki zorunlu olmayan diplomatik personeli ile ailelerine tahliye talimatı verdi.
Aramco petrol sahasındaki İHA düşmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti.
Lufthansa ve Air France gibi hava yolu şirketleri kasım ortasına kadar Riyad uçuşlarını durdurdu.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Yemen merkezli Husilerin gerçekleştirdiği son saldırı dalgasının ardından Suudi Arabistan'daki diplomatik misyonu için acil bir tedbir aldı. Bölgedeki çatışmaların yayılma riski barındırması nedeniyle zorunlu görevde bulunmayan diplomatik personel ve hükümet çalışanlarının yakınlarına ülkeden ayrılma talimatı iletildi.
Yapılan açıklamada, Husilerin sivil havalimanlarını ve kritik altyapı tesislerini hedef almasının sivillerin ölümüne ve ulaşımda büyük aksamalara yol açtığı vurgulandı. Washington yönetimi, Amerikan hükümeti personelinin ülkedeki herhangi bir havalimanını kullanabilmesi adına özel izin alma zorunluluğu getirdiğini duyurdu.
Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, ekim ayındaki saldırının ardından geçici olarak uçuşlara kapatılmıştı. Havacılık otoritelerinin sınırlı operasyon izni vermesiyle bazı yerel hava yolu şirketleri seferlerine dönerken, yabancı taşımacılardan Lufthansa ve Air France kasım ayının ortasına kadar bu kente olan seferlerini iptal etme kararı aldı.
Öte yandan ülkenin güneydoğusundaki Aramco petrol tesisine yönelik insansız hava aracı saldırısında iki kişi yaşamını yitirdi, iki kişi yaralandı. Koalisyon güçleri ise Medine ve doğu bölgeleri üzerinde etkisiz hale getirilen çok sayıda İHA tespit edildiğini açıkladı.
AI YORUMU
Bölgesel güvenlik dengelerindeki bu ani daralma, diplomatik misyonların operasyonel kapasitesini doğrudan sınırlayan somut bir kırılmayı işaret ediyor. Diplomatik personelin geri çekilmesi kararı, yalnızca Riyad'daki büyükelçilik faaliyetlerini aksatmakla kalmayıp diğer Körfez ülkelerindeki Amerikan temsilciliklerini de güvenlik protokollerini gözden geçirmeye zorlayacaktır. Sivil havacılık ve enerji altyapısına yönelik bu tür saldırıların sürmesi halinde, uluslararası şirketlerin bölgeye yönelik sefer iptallerini daha da uzatması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.