Wi-Fi 7 Destekli Yeni Nesil Router Modelinin Teknik Özellikleri
•1 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
Keenetic markasının yeni üst segment yönlendiricisi Titan SE, Wi-Fi 7 teknolojisi ve gelişmiş donanım özellikleriyle duyuruldu. Cihaz, çoklu bant desteği, entegre M.2 SSD yuvası ve zengin port seçenekleriyle dikkat çekiyor.
Öne çıkanlar
Mediatek MT7988D üç çekirdekli işlemci ve 1024 MB RAM ile donatıldı.
Wi-Fi 7 standardı sayesinde 2.4 ve 5 GHz bantlarında yüksek hız sunuyor.
Gövdesinde yer alan M.2 NVMe SSD yuvası ile kişisel bulut alanı oluşturulabiliyor.
Haberin Detayı
Ev ve ofis ağlarında performans standartlarını yukarı çeken Keenetic markasının yeni amiral gemisi Titan SE, modern tasarımıyla dikkat çekiyor. Geleneksel dış anten kalabalığını ortadan kaldıran dikey ve estetik kasası, endüstriyel standartlara uygun güçlü bir mühendislik altyapısını barındırıyor.
Donanım gücünü 1800 MHz frekansında çalışan üç çekirdekli MediaTek işlemci ve 1024 MB kapasiteli bellekten alan ürün, yoğun veri trafiğinde bile kararlı bir performans sergiliyor. Ayrıca yazılım güncellemeleri sırasında yaşanabilecek olası elektrik kesintilerine karşı çift imajlı flash bellek mimarisiyle veri güvenliği sağlanıyor.
Kablosuz iletişimde 802.11be standardını temel alan cihaz, toplamda 10 adet PCB anten dizilimiyle sinyal kalitesini en üst düzeye çıkarıyor. Çoklu bağlantı operasyonu ve radar kanallarını kesintisiz tarayan özel teknolojiler sayesinde kablosuz ağdaki gecikme süreleri minimuma indiriliyor.
Geniş bağlantı seçenekleri sunan arka panelde çok sayıda yönetilebilir port yer alırken, ürünün en radikal özelliklerinden biri dahili SSD yuvası olarak öne çıkıyor. Bu yuva ve çeşitli ağ protokolleri sayesinde harici bir sunucuya ihtiyaç duymadan kişisel bulut depolama alanı kurmak mümkün hale geliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu tarz gelişmiş ağ donanımları, evlerde artan akıllı cihaz yoğunluğu ve yüksek veri ihtiyacı karşısında kritik bir rol oynamaktadır. Kullanıcılara ekstra cihaz maliyeti çıkmadan depolama ve modem özelliklerini tek kasada sunması, ağ pazarındaki rekabet dengelerini değiştirebilecek nitelikte bir adımdır.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
BİM marketleri 18 Ekim tarihinde LG markalı QNED Mini LED televizyon modellerini ve ses sistemlerini raflarına taşıyor. Sınırlı stoklarla sunulacak teknolojik ürünler arasında 65 inç ve 55 inç ekran seçenekleri yer alıyor.
65 inç 4K QNED Mini LED televizyon 45.900 TL fiyatla satışa sunuluyor.
55 inç QNED televizyon modeli ise 37.500 TL etiket taşıyor.
2.1 kanal ses desteğine sahip LG soundbar 4.990 TL'den alıcı bekliyor.
Perakende sektörünün yaygın zincirlerinden biri olan BİM, teknoloji meraklılarının ev eğlence sistemlerini yenilemelerine imkan tanıyacak yeni ürünleri mağazalarına getirmeye hazırlanıyor. Önümüzdeki haftanın güncellenen aktüel listesinde öne çıkan cihazlar arasında görüntü kalitesiyle iddialı olan akıllı televizyonlar bulunuyor.
Katalogdaki en büyük ekranlı seçenek olan 65 inçlik model, 4K çözünürlük sunan QNED Mini LED paneliyle dikkat çekiyor. İşlemci tarafında 9. nesil Alpha 7 AI 4K yonga setinden güç alan bu cihaz, 60Hz yenileme hızına sahip ve arka bölümünde bir adet USB ile üç adet HDMI bağlantı yuvası barındırıyor.
Daha standart boyut arayan tüketiciler için hazırlanan 55 inçlik alternatif de aynı gelişmiş işlemci altyapısını ve bağlantı portu sayılarını koruyor. Kompakt yapılı bu ikinci model, farklı bütçe aralıklarına hitap eden fiyatlandırmasıyla raflarda yerini alacak.
Yalnızca ekran değil, işitsel performansı artırmak isteyenler için de katalogda özel bir çevre birimi yer alıyor. İki nokta bir kanal desteği sunan ve seksen üç desibel ses çıkış gücüne ulaşabilen LG markalı soundbar, ev sineması kurmak isteyenler için alternatif oluşturuyor.
Belirtilen tüm bu elektronik cihazlar ülke genelindeki mağazalarda sınırlı adetlerle satışa çıkacak. Yoğun ilgi görmesi beklenen kampanyadan yararlanmak isteyen alıcıların erken saatlerde şubeleri ziyaret etmesi tavsiye ediliyor.
AI YORUMU
BİM gibi yaygın market zincirlerinin üst segment televizyonları raflarına taşıması, yüksek teknolojili ürünlerin erişilebilirliğini artırıyor. Özellikle 45.900 TL ve 37.500 TL gibi ciddi bütçe gerektiren qned ekranlı cihazların perakende zincirleri üzerinden satılması, geleneksel teknoloji mağazalarına alternatif bir pazar oluşturuyor. Tüketicilerin bu ürünleri alırken sınırlı stok koşullarını ve bölgeye göre değişen mağaza imkanlarını göz önünde bulundurması gerekiyor.
Apple'ın yeni akıllı telefon modeli iPhone Duo için iki farklı koruma kılıfı görücüye çıktı. Yapışkanlı modelin yanı sıra mıknatıslı ve stant özellikli folio kılıf da kullanıcılara sunuldu.
iPhone Duo Duo kılıfı iki parçadan oluşuyor ve iç kenar yapışkanlarıyla telefona sabitleniyor.
Mıknatıslı Stantlı iPhone Duo Folio kılıfın fiyatı 8.000 TL olarak belirlendi.
Cihazın Türkiye'deki başlangıç fiyatı 230.000 TL seviyesinde bulunuyor.
Teknoloji devi Apple'ın yeni akıllı telefon serisi için hazırladığı aksesuar seçenekleri netleşti. Cihazla birlikte piyasaya sürülen iki farklı kılıf tasarımı, farklı kullanım alışkanlıklarına hitap eden özellikler taşıyor. Ürün yelpazesinde yer alan ilk seçenek polikarbonattan üretilirken, arka kamera çıkıntısını ve ön dış ekran etrafını muhafaza etmeyi amaçlıyor.
Söz konusu polikarbonat yapıdaki model, cihazın gövdesine yapışkan şeritler yardımıyla tutunuyor. Kutu içeriğindeki talimatları izleyen kullanıcıların koruyucu filmleri sökerek parçaları telefona bastırması gerekiyor. Kum beji ve lacivert renk alternatifleriyle raflardaki yerini alan bu aksesuarın yanında, alternatif bir folio model de bulunuyor.
Manyetik bağlantı teknolojisi kullanan Stantlı iPhone Duo Folio ise yapışkan gerektirmeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Yan yüzeyleri açıkta bırakan bu ürün, kapalı konuma geldiğinde ön ekranı tamamen örtüyor ve 8.000 TL fiyat etiketleriyle satılıyor. Ekran kullanımı gerektiğinde ise mıknatıslar sayesinde pratik biçimde arkaya katlanabiliyor.
Ön sipariş süreci başlayan cihazlar, ilk alıcılara önümüzdeki haftadan itibaren ulaşmaya başlayacak. Mağazalarda bugünden itibaren sergilenmeye başlayan ilk stoklar kısa sürede tükenirken, 25 Ocak tarihi yeni teslimat zamanı olarak görünüyor. Türkiye pazarı, modelin globaldeki en yüksek fiyatla listelendiği ülke konumunda yer alıyor.
AI YORUMU
Cihazın Türkiye'de 230.000 TL'den başlayan fiyat etiketiyle satılması, aksesuar maliyetlerinin de ne denli yüksek olabileceğini gösteriyor. 8.000 TL tutarındaki mıknatıslı kılıf gibi seçenekler, kullanıcıların bütçesini cihazın kendisinden sonra da zorlamaya devam edecek. Telefonu koruma altına almak isteyenler için yapışkanlı ve manyetik çözümler arasında yapılacak tercihler, hem kullanım deneyimini hem de uzun vadeli maliyeti doğrudan şekillendirecek.
Huawei, İtalya'da düzenlenen etkinlikte yerel şirketlerin teknoloji entegrasyonunu kolaylaştıran SCALE programını hayata geçirdi. Yeni çerçeve, bölgedeki 5 binden fazla iş ortağının hizmet kalitesini artırmayı ve sektörel çözümleri optimize etmeyi hedefliyor.
Program Floransa'daki Huawei Connect Europe etkinliğinde duyuruldu.
Avrupa genelinde 5 binden fazla iş ortağıyla ortak çalışma yürütülüyor.
Girişim yerel sektörlerin ihtiyaçlarına göre çözüm geliştirmeyi amaçlıyor.
Teknoloji devi Huawei, kıta genelindeki dijitalleşme faaliyetlerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Şirket, İtalya'nın Floransa şehrinde kapılarını açan Huawei Connect Europe buluşmasında kurumsal iş ortakları için özel olarak tasarlanan SCALE programının lansmanını gerçekleştirdi. 15 Ekim tarihinde kamuoyuna duyurulan bu yapı, yerel pazar dinamiklerine uygun teknolojik altyapıların sunulmasını ve hizmet süreçlerinin hızlandırılmasını merkeze alıyor.
Etkinlik kapsamında açıklamalarda bulunan üst düzey yöneticiler, bölgedeki iş ekosisteminin önemine dikkat çekti. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı David Wang, kıta genelinde 5 binden fazla ortakla aktif bir şekilde çalıştıklarını belirterek yapay zeka ve benzeri yenilikçi araçların verimlilik artışındaki rolünü paylaştı. Kurumsal Satışlar biriminin yöneticisi Leo Chen ise yerel sektörlerin somut ihtiyaçlarına yanıt veren ürün tasarımları ile saha hizmetlerinin aynı çatı altında birleştirileceğini ifade etti.
Yeni çerçeve programı; senaryo bazlı çözüm üretimi, ortak yenilik faaliyetleri, pazarlama uyumu ve yerel destek hizmetleri gibi çeşitli başlıkları kapsıyor. Mevcut Huawei + Partners modelinin üzerine inşa edilen bu strateji, kalite standardını korumayı ve iş birliği süreçlerini daha verimli kılmayı amaçlıyor. Ancak paylaşılan ilk bilgilerde ortaklara aktarılacak finansal kaynak miktarı veya ülkelere özel takvim detayları yer almadı.
Fortezza da Basso'da 11. kez düzenlenen zirvenin ana gündem maddesini dijital ve çevresel dönüşümün eş zamanlı ilerletilmesi oluşturdu. İki gün süren organizasyon boyunca 2 bin metrekarelik sergi alanında veri depolama, optik ağlar, bulut sistemleri ve elektrikli araç şarj altyapıları gibi birçok farklı konu masaya yatırıldı. SCALE programının somut çıktıları, ilerleyen dönemde iş ortaklarının sahada sunacağı yeni hizmetler ve şirketin yapacağı ek açıklamalarla netleşecek.
AI YORUMU
Beş binin üzerinde iş ortağıyla yürütülen bu operasyon, markanın bölgedeki yerelleşme stratejisinin somut bir göstergesidir. Finansal detayların henüz paylaşılmamış olması, projenin şimdilik altyapı ve koordinasyon odaklı ilerleyeceğini düşündürtüyor. Önümüzdeki dönemde yerel entegratörlerin bu yeni modeli kendi hizmetlerine ne kadar hızlı uyarlayacağı pazarın yönünü belirleyecektir.
Keşfedilen Controlium adlı platform, internet faaliyetleri ve IP adresleri üzerinden hedefli casus yazılım saldırıları gerçekleştirilmesine imkan tanıyor. Al Jazeera çalışanlarını hedef alan bu faaliyetlerin ardından güvenlik uzmanları yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
Controlium platformu hedef cihazlara casus yazılım bulaştırılmasına olanak sağlıyor.
Al Jazeera Medya Ağı çalışanları 2024 ve 2025 yıllarında hedef alındı.
ABD yönetimi İsrailli Candiru şirketini 2021 yılında kara listeye almıştı.
Discover-Tech firması bünyesindeki Controlium isimli altyapı, internet kullanıcılarının dijital izlerini ve cihaz bilgilerini toplayarak hedefleme süreçlerini kolaylaştırıyor. Araştırmacılar, sistemin kullanıcı kimliklerini ve ağ konumlarını saptayabildiğini, ardından seçilen kişilerin cihazlarına zararlı yazılım sızdırılmasını mümkün kıldığını ifade ediyor. Bu durum, dijital güvenliğin ne kadar kırılgan olabileceğini gözler önüne seriyor.
Sistemin operasyonel etkileri en net biçimde Katar merkezli Al Jazeera Medya Ağı bünyesinde görüldü. Kurumun teknoloji birimi, bazı gazetecilerin kullandığı cihazlarda 2024 yılında olağan dışı hareketlilikler saptadı. Benzer belirtilerin 2025 sezonunda da tekrarlanması üzerine yönetim, konunun detaylı incelenmesi için Citizen Lab platformundan teknik destek talep etti.
Citizen Lab tarafından sağlanan ağ kayıtlarının incelenmesi, saldırıların ardındaki zaman çizelgesini net bir şekilde ortaya koydu. Al Jazeera yönetimi yaşanan olayları basın özgürlüğüne yönelik açık bir müdahale olarak tanımlarken, sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Kurum yetkilileri, çalışanlarının güvenliğini sağlamak amacıyla teknik tedbirleri artıracaklarını duyurdu.
Söz konusu zararlı yazılım sistemlerinin tespit edilmesini engellemek amacıyla şifreli haberleşme protokolleri tercih edildiği ve elde edilen verilerin parçalar halinde aktarıldığı belirtiliyor. Yaklaşık maliyeti milyonlarca doları bulduğu tahmin edilen bu altyapıların, gazeteciler, aktivistler, diplomatlar ve iş insanları gibi kritik isimleri hedef aldığı biliniyor.
ABD yönetimi, benzer siber operasyonlar ve kötü amaçlı faaliyetler gerekçesiyle İsrail merkezli Candiru şirketini 2021 yılında yaptırım listesine dahil etmişti. Uzmanlar, Discover-Tech üzerinden yürütüldüğü iddia edilen faaliyetlerin tüm boyutlarının henüz tam olarak aydınlatılamadığını belirterek ilgili mercileri acil müdahaleye davet ediyor.
AI YORUMU
Al Jazeera çalışanlarının hedef alınması, dijital gözetim araçlarının artık basın mensupları ve muhalifler üzerinde ne kadar sistematik kullanıldığını net bir şekilde gösteriyor. Milyonlarca dolarlık maliyetlerle geliştirilen bu casus yazılımlar, bireysel güvenliğin ötesinde kurumsal ve ulusal düzeyde ciddi güvenlik açıklarına yol açıyor. Kurumların ve bireylerin gelişmiş siber tehditlere karşı çok katmanlı savunma stratejileri geliştirmesi artık zorunlu hale gelmiştir.