Gündem

Van deprem raporu yayımlandı: Binlerce yapının akıbeti belirsiz

Van deprem raporu yayımlandı: Binlerce yapının akıbeti belirsiz Fotoğraf: Van Olay

Özet

HÜDA PAR Van İl Başkanlığı tarafından hazırlanan deprem raporunda kentteki yapılaşma sorunları ve riskler paylaşıldı. Rapora göre on binlerce hasarlı binanın dönüşüm sürecinde teknik ve idari aksaklıklar yaşanıyor.

Öne çıkanlar

  • Orta hasarlı binaların yasal sürede güçlendirilmemesi durumunda yıkım kararı uygulanması gerekiyor.
  • Sahil bandındaki alüvyonal tabakalarda ve yüksek yeraltı su seviyesine sahip alanlarda sıvılaşma riski bulunuyor.

Haberin Detayı

Van'da 23 Ekim 2011 tarihinde yaşanan yıkıcı depremlerin üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen kentin olası yeni afetlere karşı hazırlık seviyesi tartışma konusu olmaya devam ediyor. HÜDA PAR Van İl Başkanlığı tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, kent merkezindeki yapı stokunun durumunu, denetim mekanizmalarındaki aksaklıkları ve zemin güvenliğini gözler önüne serdi. Açıklamalarda bulunan İl Başkanı Rasim Sayğın, can kayıplarının en aza indirilebilmesi adına acil tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Resmi veriler ve saha taramalarına dayandırılan raporda il genelindeki hasar bilançosu net bir şekilde paylaşıldı. Kent merkezindeki 44 bin binayı kapsayan saha taramalarında ise 12 bin 236 yapının ağır, 3 bin 244 yapının orta ve 15 bin 510 yapının az hasarlı olduğu tespit edildi.

Raporda, 2011 sonrasında orta hasarlı tescil edilen binaların güçlendirilmesi hususundaki yasal süreçlerin aksadığına dikkat çekildi. İlgili kanun gereği orta hasarlı yapıların bir yıl içinde güçlendirme ruhsatı alması zorunluluğu bulunurken, çok ortaklı yapılar ve finansal imkânsızlıklar nedeniyle binlerce binada bu adım atılamadı. Resmi olarak ağır hasarlı statüsüne düşen bu binaların birçoğunda ise taşıyıcı sistem müdahalesi yerine yalnızca kozmetik boya ve sıva tadilatları yapılarak kullanılmaya devam edildiği vurgulandı.

Şehrin batı aksına, İpekyolu hattının alt kesimlerine ve Van Gölü kıyısına uzanan bölgelerin zemin yapısı da raporda ayrıntılı olarak ele alındı. Bu alanlardaki yüksek yeraltı suyu ve alüvyonal tabakalar nedeniyle deprem anında sıvılaşma riskinin çok yüksek olduğu belirtildi. Zemin taşıma kapasitesi en fazla 3 ila 4 katlı hafif yapılara uygun olan sahil şeridinde, gerekli derin temel ve zemin iyileştirmeleri yapılmadan 7-8 katlı betonarme binaların inşa edildiği tespit edildi.

Kent merkezindeki kaçak yapılaşma sorununa da değinen Sayğın, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamındaki idari para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğunu ifade etti. Yapı sahiplerinin cezaları ödedikten sonra mühendislik ve ruhsat şartlarını tamamlamadan inşaata devam etmesinin sistemde büyük bir boşluk yarattığı belirtildi. Belediyelerin uyguladığı yüksek ruhsat harçlarının dar ve orta gelirli vatandaşları kaçak yapılaşmaya yönlendirdiği, bu durumun da deprem riskini katladığı ifade edildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Mevcut yapı stokunun yasal süreçlerle denetlenememesi, Van gibi aktif bir deprem bölgesinde riskin her geçen gün katlanmasına neden oluyor. Binlerce orta hasarlı binanın taşıyıcı sistemleri güçlendirilmeden yalnızca makyaj tadilatlarıyla kullanılmaya devam etmesi, olası bir sarsıntıda felaketin boyutunu büyütebilir. Özellikle sıvılaşma riski taşıyan alüvyon zeminlerdeki çok katlı yapılaşmaya karşı yerel yönetimlerin idari yaptırımları artırması ve ruhsat süreçlerini kolaylaştırması hayati bir zorunluluktur.

Kaynak: Van Olay Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • Kıbrıs Türk Haber
    Van'da 2011 depremlerinin ardından 25 binden fazla kalıcı konut yapıldı
    Fotoğraf: Kıbrıs Türk Haber

    Van depremlerinden sonra başlatılan çalışmalar kapsamında kentteki yapı stoku yenilendi. AFAD eliyle tamamlanan yirmi beş binin üzerinde konut sahiplerine teslim edilirken yeni kamu binaları da inşa edildi.

    • Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde 25 binden fazla konut tamamlandı.
    • Karayolları, DSİ, Emniyet ve Adliye gibi kurumlar yeni binalarına taşındı.

    Geçmişte yaşanan iki büyük sarsıntının ardından büyük hasar alan Van'da konut seferberliği hız kesmeden uygulandı. AFAD ve ilgili bakanlıkların koordinesinde yürütülen projelerle birlikte binlerce yapı baştan aşağı yenilendi. Erciş, Tuşba, Edremit ve İpekyolu ilçelerinde inşa edilen kalıcı konutlar afetzedelere anahtar teslimiyle verildi.

    Barınma ihtiyacının yanı sıra eğitim ve ibadethaneler de unutulmadı. Bölgede onyedi okul, otuz üç cami, dokuz alışveriş merkezi ve üç bin yüz doksan dört ahır hizmete girdi. Ayrıca eğitim altyapısını güçlendirmek amacıyla son dört yılda yüz altmış yedi anaokulu dahil yaklaşık üç yüz okul eğitime açıldı.

    Yeni yüzyıl konut girişimi çatısı altında altı bin sekiz yüz üç konutun yapımına da hız verildi. Şehirdeki pek çok kamu kurumu, eski ve riskli alanlardan çıkarılarak depreme dayanıklı modern hizmet binalarına taşındı. Bunlar arasında Karayolları on birinci bölge, DSİ on yedinci bölge müdürlükleri, emniyet binası ve adliye sarayı da yer alıyor.

    Kentsel dönüşüm hamleleri ve güncel yönetmeliklere uygun inşaat faaliyetleri sayesinde şehirdeki toplam yapı kalitesi yükseltildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Prof. Dr. Onur Şatır, afet öncesi ve sonrasında yapılan yapıların mühendislik denetimlerinden geçtiğini belirtti. Şatır, TOKİ standartlarına uygun projelerin zemin etütleriyle birlikte sağlam zeminlere kurulduğunu vurguladı.

    AI YORUMU

    Afet bölgelerindeki inşa süreçlerinde zemin etüdü ve bağımsız mühendislik denetimleri hayati bir güvenlik kalkanı oluşturuyor. Van örneğinde otuz binin üzerinde konut ve iş yerinin zarar görmesi, yapı stoğunun yenilenmesini zorunlu kıldı. Bu dönüşüm tamamlanmasaydı gelecekteki sarsıntılarda yaşanabilecek can kayıpları katlanabilirdi. Güncel yönetmeliklere uyulması firmalara sorumluluk yüklerken vatandaşların da güvenli evlerde oturmasını sağlıyor.

    Kaynak: Kıbrıs Türk Haber Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • dikGAZETE.com
    Van depremlerinin ardından şehir merkezi ve yapılar yenilendi
    Fotoğraf: dikGAZETE.com

    Van genelinde 2011 yılında yaşanan sarsıcı depremlerin ardından yapı stoku kapsamlı bir şekilde güçlendirildi. Kentin gelecekteki afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için yürütülen çalışmalar aralıksız sürdürülüyor.

    • 2011 Van depremlerinin ardından yapı stoku güçlendirildi
    • Kentin yapısal direnci artırılarak olası afetlere hazırlandı
    • Şehir genelinde yenileme ve sağlamlaştırma projeleri uygulandı

    Tarihinde yıkıcı sarsıntılar yaşayan Van, 2011 yılındaki büyük felaketlerin ardından yapı stoğunu dönüştürmek için geniş çaplı adımlar attı. Şehir genelinde sürdürülen bu çalışmalar, bölgenin sismik risklere karşı daha güvenli bir altyapıya kavuşmasını hedefliyor. Yapılan müdahalelerle birlikte binaların dayanıklılık sınırları yükseltildi.

    Geçmişte yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarılarak hayata geçirilen projeler, sadece konutları değil kamusal yapıları da kapsayacak biçimde planlandı. Mühendislik standartlarının en üst düzeyde uygulandığı süreçte, riskli binalar tespit edilerek yenilendi veya güçlendirildi. Böylece vatandaşların güvenle yaşayabileceği yaşam alanları oluşturuldu.

    Yerel yönetimler ve merkezi idarenin koordinesiyle yürütülen bu dönüşüm süreci, kentin mimari kimliğini de modernize etti. Yapı denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması sayesinde yeni inşa edilen yapılar modern güvenlik kriterlerine tam uyum sağlıyor. Şehrin geleceği adına atılan bu adımlar, benzer felaketlerde can ve mal kayıplarının en aza indirilmesini amaçlıyor.

    AI YORUMU

    Geçmişte yaşanan afetlerin ardından şehirlerin yapı stokunu dönüştürmek, gelecekteki sismik risklere karşı atılabilecek en rasyonel adımdır. 2011 yılında yaşanan yıkımın izlerini silmek amacıyla yapılan bu güçlendirme hamleleri, bölge halkının güvenliğini doğrudan artırıyor. Eğer benzer dönüşüm projeleri ülke genelindeki tüm riskli bölgelerde aynı kararlılıkla uygulanmazsa, olası sarsıntılarda yaşanacak kayıplar kaçınılmaz olacaktır. Bu kapsamlı yenileme çalışmaları, standart binalarla kıyaslandığında bölgenin direncini üst seviyeye taşıyor.

    Kaynak: dikGAZETE.com Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Artı Gerçek
    TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu: Depremin 15. yılında sorumluluk afetten önce başlar
    Fotoğraf: Artı Gerçek

    Van depreminin üzerinden geçen on beş yılın ardından kentte anma töreni düzenlendi. TMMOB temsilcileri, kayıpları anmanın yanı sıra bilimsel planlama ve yapı güvenliği vurgusu yaptı.

    • Van depreminin 15'inci yıldönümünde TMMOB tarafından anma ve basın açıklaması yapıldı.
    • TMMOB Sözcüsü Ahmet Ortakçı, asıl sorumluluğun afet gerçekleşmeden önce başladığını vurguladı.
    • Belediyeler ve meslek odalarının ortak çalışmasıyla riskli yapı stokunun denetlenmesi gerektiği belirtildi.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Van İl Koordinasyon Kurulu öncülüğünde, kentteki deprem anıtı önünde bir araya gelen vatandaşlar on beş yıl önce yaşanan felakette hayatını kaybedenleri andı. Çelenk bırakma ve saygı duruşuyla başlayan etkinlikte, dönemin izlerinin hafızalardaki tazeliğini koruduğu ifade edildi. Katılımcılar yalnızca geçmişteki acıları tazelemekle kalmayıp, aradan geçen sürede risklere karşı atılan adımları da masaya yatırdı.

    Basın metnini okuyan TMMOB Wan İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Ahmet Ortakçı, depremin bir doğa olayı olduğunu fakat yıkımın büyüklüğünün idari kararlarla doğrudan bağlantılı bulunduğunu belirtti. Bilimsel yöntemlerle yapılan planlamaların ve sıkı denetim mekanizmalarının can kayıplarını en aza indirmede kilit rol oynadığını dile getirdi. Hazırlıkların yalnızca felaket sonrasındaki müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğinin altı çizildi.

    Açıklamada, kentin risk profili çıkarılırken önceliğin hastaneler, okullar ve kamu binalarına verilmesi gerektiği kaydedildi. Toplanma alanlarının korunması ile birlikte altyapı ve tahliye planlarının güncel tutulmasının hayati önem taşıdığı aktarıldı. Merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin şeffaf bir koordinasyonla çalışmasının zorunlu olduğu ifade edildi.

    Yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan ise sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı bilimsel raporların göz ardı edildiğini dile getirdi. Yerel yönetimlerde etkin önlemler alınabilmesi için iradenin gasp edilmemesi gerektiğini savunarak, meslek odaları ve merkezi hükümet iş birliğinin afetlerin önlenmesindeki ilk adım olduğunu kaydetti.

    AI YORUMU

    On beş yıl önce yaşanan yıkıcı felaket, yerel yönetimler ile meslek odaları arasındaki eş güdüm eksikliğinin bedelini acı bir şekilde hatırlatıyor. Bilimsel raporların dikkate alınmadığı iddiaları, kentin olası yeni sarsıntılara karşı ne kadar korumasız kalabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Karar vericilerin denetim mekanizmalarını işletmemesi durumunda, benzer felaketlerin tekrarlanması kaçınılmaz bir senaryo olarak duruyor.

    Kaynak: Artı Gerçek Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Diriliş Postası
    TOKİ deprem sonrası Van'da 25 binden fazla konutu tamamladı
    Fotoğraf: Diriliş Postası

    Van depremlerinin ardından başlatılan çalışmalarla Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş'te binlerce kalıcı konut hak sahiplerine teslim edildi. Kent genelinde okul, iş yeri ve ibadethane inşası da tamamlanarak yeni yerleşim alanları oluşturuldu.

    • Van'da AFAD öncülüğünde 25 binden fazla konut tamamlanarak depremzedelere teslim edildi.
    • Eski ve riskli yapıların yerine yeni yönetmeliklere uygun güvenli yapılar yapıldı.

    Geçmiş yıllarda yaşanan iki büyük sarsıntının ardından bölgede başlatılan büyük ölçekli imar ve inşaat hamlesi hız kesmeden sürdürülüyor. Afet döneminde binlerce konut, iş yeri ve ahır ağır hasar alırken, devlet kurumları koordinesinde hızla yeni yaşam alanları planlandı. Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde yürütülen çalışmalar sonucunda çok sayıda aile kalıcı yuvalarına kavuştu.

    Konut projelerinin yanı sıra bölgenin eğitim, ibadet ve ticaret altyapısı da baştan aşağı yenilendi. Bu kapsamda çok sayıda okul, cami ve alışveriş merkezi hizmete açılırken, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü, DSİ 17. Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü ile Van Adliyesi gibi kritik kurumlar da depreme dayanıklı modern binalarına taşındı. Ayrıca Yeni Valilik binası inşası Kurubaş mevkisinde devam ediyor.

    Uzmanlar, afet sonrasında yapılan zemin etütlerinin ve bağımsız yapı denetim mekanizmalarının önemine dikkat çekiyor. Mühendislik hizmetlerinin titizlikle yürütülmesi ve firmaların yeni yönetmeliklere tam uyum sağlaması, olası risklerin en aza indirilmesinde kritik rol oynuyor. TOKİ projelerinde uygulanan tip projeler sayesinde statik hesaplamalar güvenli bir şekilde bölgelere uyarlanıyor.

    Şehirdeki yapı stoğunun güçlendirilmesi sürecinde sadece konut kalitesi değil, aynı zamanda afet sonrası toplanma alanları ve ulaşım planlaması da öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, nüfusun acil durumlarda güvenli bölgelere tahliyesi için yeşil alanların ve geniş arterlerin korunmasının hayati değer taşıdığını vurguluyor.

    AI YORUMU

    Van'ın yapı stoğunun yenilenmesi, afet yönetimi ve güvenli kentleşme açısından önemli bir referans oluşturuyor. 25 binin üzerindeki kalıcı konutun hak sahiplerine verilmesi barınma krizini çözerken, denetimli mühendislik hizmetleri gelecekteki olası sarsıntılara karşı riski azaltıyor. Planlı kentleşme ve zemin etüdü süreçlerinin aksatılmadan sürdürülmesi, benzer coğrafyadaki diğer yerleşimler için de örnek bir model sunuyor.

    Kaynak: Diriliş Postası Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler