Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Ünlü Model Paulina Porizkova İlerleyen Yaşında Yeniden Evlendi
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Hürriyet
Özet
Geçmişin tanınmış süper modellerinden Paulina Porizkova, uzun süren bekarlık döneminin ardından televizyon yazarı Jeff Greenstein ile hayatını birleştirdi. Çek asıllı 61 yaşındaki model, olgunluk döneminde flört piyasasında yaşadığı zorlukları ve yeni evliliğe uzanan süreci paylaştı.
Öne çıkanlar
Paulina Porizkova üç yıllık birlikteliğin ardından temmuz ayında evlendi.
Çift, Raya adlı flört uygulaması üzerinden tanışarak ilişkiye başladı.
Eşi Jeff Greenstein, Will & Grace gibi yapımların senaristliğini üstleniyor.
Haberin Detayı
Moda dünyasında uzun yıllar zirvede yer alan ve adını geniş kitlelere duyuran Paulina Porizkova, özel hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu. İlk eşi Ric Ocasek'i 2019 yılındaki boşanma süreci tamamlanmadan kaybeden model, uzun bir süre yalnız kaldıktan sonra yeniden flört dünyasına adım attı. Ancak ellili yaşlarının sonuna geldiğinde, daha önceki dönemlerde yaşadığı ilginin aksine toplumsal hayatta ve dijital platformlarda görmezden gelindiğini fark etti.
Raya isimli özel flört uygulamasını beş yıl boyunca kullandığını belirten manken, bu süreçte olgun kadınların sistem içinde neredeyse yok sayıldığını ifade etti. Günlük sosyal yaşamda da benzer bir dışlanma hissettiğini, kendi yaşıtı erkeklerin genç kadınlara yöneldiğini kendi gözleriyle gözlemlediğini dile getirdi. Gençlik yıllarındaki popülaritesinin ardından bu değişimin kendisi için şaşırtıcı bir deneyim olduğunu vurguladı.
Yaşadığı bu zorlu ve şaşırtıcı sürecin ardından dijital platformda televizyon yazarı Jeff Greenstein ile yolları kesişti. İkili ilk olarak uygulama üzerinden iletişim kurmaya başladı, ardından görüntülü görüşmelerle bağlarını güçlendirdi. Uzun süren dijital sohbetler zamanla gerçek hayattaki güçlü bir birlikteliğe dönüştü ve çift ilişkilerini evlilikle taçlandırmaya karar verdi.
Senarist eşi Greenstein tarafından oldukça zeki, dört dil bilen ve kültürel birikimi yüksek biri olarak tanımlanan Porizkova, yakaladığı bu yeni mutluluktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Will & Grace gibi tanınmış dizilerin yazarlığını yapan Greenstein ile kurduğu bu yeni düzen, modelin hayatında yepyeni bir sayfa açtı. Çiftin temmuz ayındaki nikahı magazin dünyasında geniş yankı uyandırdı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yetmişli ve seksenli yılların en popüler yüzlerinden biri olan Paulina Porizkova'nın 61 yaşında evlenmesi, magazin basınının ötesinde yaş ayrımcılığı tartışmalarını alevlendiriyor. Sanat ve moda dünyasında kadınların yaş aldıkça görünmezleştiği gerçeği, onun gibi küresel bir figürün bile bu marjinalizasyonu yaşamış olmasıyla net bir şekilde ortaya çıkıyor. Dijital platformların ve sosyal algının olgun bireylere yaklaşımı, bu evlilik hikayesi üzerinden yeniden masaya yatırılmayı hak ediyor.
Kaynak:
Hürriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ünlü rock sanatçısı Teoman, 13 yaşındaki kızı Zeyno ile birlikte alışveriş merkezinde objektiflere yansıdı. Muhabirlerin sorularını yanıtlayan müzisyen, hava koşulları yüzünden ertelenen konserini ve önümüzdeki döneme ait sahne planlarını paylaştı.
Teoman kızı Zeyno ile Akmerkez'de alışveriş yaparken görüntülendi.
15 Ekim tarihli Harbiye Açıkhava konseri yağış nedeniyle iptal edildi.
Sanatçı 2027 sonrasına kadar dolu bir konser takvimi olduğunu belirtti.
Türk rock müziğinin sevilen isimlerinden Teoman, babalık görevleri ve yoğun sahne temposu arasında vakit yaratarak kızıyla birlikte objektiflerin karşısına çıktı. Ayşe Kaya ile evliliğinden dünyaya gelen 13 yaşındaki kızı Zeyno ile birlikte bir alışveriş merkezinde gezinti yapan başarılı müzisyen, sade tarzı ve sempatik halleriyle dikkatleri üzerine çekti. Baba kızın neşeli halleri çevredeki vatandaşların da ilgisini çekerken, ikili alışverişin ardından mola vererek keyifli vakit geçirdi.
Basın mensuplarının sorularını ayaküstü yanıtlayan sanatçı, geçtiğimiz günlerde yaşanan hava muhalefeti nedeniyle müzikseverleri üzen bir iptal kararından bahsetti. Planlar arasında yer alan 15 Ekim tarihindeki Harbiye Açıkhava konserini şiddetli yağışlar yüzünden gerçekleştiremediklerini ifade eden şarkıcı, güvenlik ve konfor odaklı bu kararın kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Buna rağmen müzik çalışmalarına ara vermeden devam edeceğini ve yeni tarihler için hazırlıkların sürdüğünü vurguladı.
Önümüzdeki dönemde müzikseverleri bekleyen sürprizleri ve sahne rotasını da paylaşan deneyimli isim, yakın zamanda Aydın'daki bir festivalde sahne alacağını duyurdu. Aralık ayında sahnelere kısa bir soluklandırma vereceklerini söyleyen sanatçı, ocak ayı itibarıyla konser maratonunun kaldığı yerden süreceğini aktardı. Ayrıca ramazan ayında tekrar bir mola verileceğini belirten müzisyen, özellikle Anadolu turnelerine büyük değer verdiğini dile getirdi.
Anadolu'daki dinleyicileriyle buluşmanın kendisi için ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten rockçı, taşra konserlerinin yaygınlaşmasını arzuladığını ifade etti. 2027 yılı ve sonrasına yönelik şimdiden oldukça yoğun bir takvim oluşturduklarını söyleyen sanatçı, yurt dışındaki hayranlarını da unutmayarak uluslararası turne planlarının netleşmeye başladığını müjdeledi.
AI YORUMU
Sanatçının 13 yaşındaki kızıyla kameralar karşısına geçmesi magazin basınının ilgisini çekerken, asıl odak noktası paylaştığı uzun soluklu turne takvimi oldu. 15 Ekim'deki Harbiye konserinin iptal edilmesine rağmen 2027 sonrasına kadar dolu bir program açıklaması, müziğe olan bağlılığın ve sahne temposunun kesintisiz süreceğini gösteriyor. Özellikle Anadolu turnelerine duyduğu ilginin altını çizmesi, yerel dinleyici kitlesiyle kurduğu bağı canlı tutma stratejisinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Ünlü oyuncu Nilperi Şahinkaya, katıldığı bir programda erkeklerde dış görünüş yerine ses tonuna ve karizmaya öncelik verdiğini belirterek Brad Pitt'i beğenmediğini söyledi. Kendi tarzına en yakın ismin Fransız oyuncu Vincent Cassel olduğunu ifade eden Şahinkaya, etkileyici ses tınılarının kendisinde anlık bir çekim yarattığını vurguladı.
Nilperi Şahinkaya ses tonu ve karizmaya öncelik verdiğini belirtti.
Hollywood yıldızı Brad Pitt'i beğenmediğini açıkça ifade etti.
Fransız oyuncu Vincent Cassel'i kendi tarzına yakın bulduğunu söyledi.
Televizyon ekranlarında sevilen oyuncu Nilperi Şahinkaya, konuk olduğu bir programda ilişkilerdeki tercihlerine dair samimi açıklamalarda bulundu. Karşısındaki kişide aradığı kriterlerin başında fiziksel özelliklerin gelmediğini, ses tonu ile karizmanın çok daha baskın olduğunu dile getirdi. Yakışıklı bulmak ile romantik anlamda çekim hissetmenin birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat çekti.
Açıklamaları sırasında Hollywood dünyasının en popüler isimlerinden biri olan Brad Pitt'i örnek gösteren Şahinkaya, bu ismi estetik açıdan beğenmediğini ifade etti. Seyircilerin şaşkınlıkla karşılayabileceğini öngörerek düşüncelerini sakınmadan paylaşan oyuncu, çok yakışıklı birini uzun süre incelemenin tıpkı bir heykeli izlemeye benzediğini ve bu durumun kendisinde herhangi bir çekim yaratmadığını belirtti.
Beğendiği erkek profilini de detaylandıran ünlü isim, Fransız sinemasının tanınan yüzü Vincent Cassel'in kendi zevkine tam olarak uyduğunu kaydetti. Cassel'in özellikle ses tınısına hayranlık duyduğunu belirten Şahinkaya, kusursuz bir diksiyondan ziyade sesin renginin kendisini etkilediğini vurguladı. Ses tonundaki etkileyiciliğin kendisinde anlık bir aşk duygusu uyandırabileceğini de sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Fiziksel estetik algısının popüler kültürde bu kadar dayatıldığı bir dönemde, bir oyuncunun ses tonu ve karakter odaklı bir çekim tarif etmesi oldukça farklı bir perspektif sunuyor. Vincent Cassel gibi kendine has tarzı olan isimlerin öne çıkarılması, standart Hollywood yakışıklılığı kalıplarının dışına çıkıldığını gösteriyor. Bu yaklaşım, modern ilişkilerde kişisel çekimin standart dışı detaylar üzerinden şekillenebileceğini kanıtlıyor.
Oyuncu Barış Arduç, senaryosunu eşi Gupse Özayın yazdığı yeni filmin galasında hayat arkadaşına övgüler yağdırdı. Çift, 13 yıllık birlikteliklerini ve aile hayatlarını basın mensuplarıyla paylaştı.
Barış Arduç eşi Gupse Özayı 13 yıldır her adımıyla gururla takip ettiğini belirtti.
Gupi ve Gülmeyen Kral filminin galası sanat ve cemiyet hayatından ünlü isimleri buluşturdu.
Çift 2020 yılında evlenmiş, 2022de kızları Jan Asyayı kucaklarına almıştı.
Türk sinemasının üretken isimlerinden Gupse Özayın çocukluk yıllarından esinlenerek kaleme aldığı yeni yapımı Gupi ve Gülmeyen Kral, sinemaseverlerle buluşmak üzere gün sayarken görkemli bir galaya ev sahipliği yaptı. Daha önceki komedi filmleriyle gişede büyük ses getiren yazar ve oyuncu, bu kez animasyon tadındaki yeni hikayesiyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Gerçekleşen özel gösterime sinema ve sanat dünyasından pek çok tanınmış sima katılarak genç ekibe destek verdi.
Gösterim öncesi kırmızı halıda basının sorularını yanıtlayan isimler arasında, Gupse Özayın eşi Barış Arduç da yer aldı. Başarılı oyuncu, eşinin kaleme aldığı karakterlerin gerçek hayattaki birleştirici yönüne dikkat çekerek övgü dolu ifadeler kullandı. Arduç, eşinin sadece yazarlıkta değil sosyal çevresinde de insanları bir araya getiren özel bir ruha sahip olduğunu dile getirdi.
Basın mensuplarının eşinin hangi özelliğiyle gurur duyduğu yönündeki sorusunu yanıtlayan Arduç, geride kalan 13 yıllık sürece vurgu yaptı. Birlikte geçirdikleri uzun yıllar boyunca atılan her adımdan mutluluk duyduğunu belirten oyuncu, bu özel günde de aynı gururu paylaşmak için salonda bulunduğunu ifade etti.
Kariyerlerinin yanı sıra örnek aile hayatlarıyla da magazin basınının ilgi odağı olan ikili, yollarını ilk kez Deliha filminin setinde kesştirmişti. Yıllar süren birlikteliklerini 2020 yılında nikah masasına taşıyan ünlü çift, 2022 tarihinde kızları Jan Asyayı kucaklarına alarak ebeveynlik sevinci yaşamıştı.
AI YORUMU
Sanat dünyasında uzun süreli birlikteliklerin sürdürülebilirliği nadir görülen bir durumken, 13 yılı geride bırakan bu çiftin birbirine olan desteği sektöre örnek teşkil ediyor. Barış Arduçun galada yaptığı samimi açıklamalar, sadece magazin basını için değil, birlikte üreten çiftlerin dinamikleri açısından da ilham verici bir detay olarak öne çıkıyor.
Ünlü şarkıcı Ebru Gündeş, 1999 yılında stüdyoda geçirdiği rahatsızlık nedeniyle uzun süredir konser repertuvarından çıkardığı Dön Ne Olur parçasını İstanbul'daki konserinde yeniden seslendirdi. Sanatçının bu sürprizi hayranları tarafından sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Ebru Gündeş, Dön Ne Olur şarkısını 27 yıl sonra sahnede söyledi.
Şarkıcı, konserin açılışını bu unutulmaz parçayla gerçekleştirdi.
Sanatçı, konserin ikinci yarısında Assala Nasri'nin hediyesi olan büstiyeri giydi.
Türk müziğinin güçlü seslerinden biri olan Ebru Gündeş, İstanbul'daki Volkswagen Arena'da gerçekleştirdiği konserde müzikseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Sanatçı, konser programının açılışında oldukça anlamlı bir tercihe imza atarak yıllardır sahne repertuvarına almadığı bir eseri seslendirdi.
Gündeş'in seslendirdiği bu parça, 1999 senesinde kariyerinde dönüm noktası olan talihsiz bir olayı hatırlattı. O dönem yeni albümünün tanıtımı sırasında basın mensuplarının karşısındayken fenalaşan ve beyin kanaması geçirdiği anlaşılan şarkıcı, uzun süren bir tedavi ve dinlenme döneminin ardından sahnelere dönmüştü.
Yaşadığı sağlık sorunundan sonra söz konusu eseri konserlerinde okumaktan kaçınan sanatçı, yıllar sonra bu kuralı bozarak hayranlarına duygusal dakikalar yaşattı. Konser alanındaki izleyicilerin yanı sıra sosyal medya kullanıcıları da bu sürpriz performans hakkında çok sayıda paylaşımda bulundu.
Gecenin ilerleyen saatlerinde repertuvarının yanı sıra kıyafet tercihiyle de dikkatleri üzerine çeken Gündeş, konserin ikinci bölümünde farklı bir tarzla sahneye çıktı. Suriyeli meslektaşı Assala Nasri tarafından kendisine hediye edilen el yapımı altın renkli büstiyeri giyen sanatıcı, şıklığıyla göz doldurdu.
AI YORUMU
Sanatçıların kariyerlerindeki travmatik anlarla yüzleşmesi ve bunları sanat yoluyla geride bırakması her zaman hayran kitlesi üzerinde derin bir etki bırakır. 1999 yılındaki talihsiz olayda stüdyoda yere yığıldığı anlar hafızalardan silinmeyen Ebru Gündeş'in, bu şarkıyı çeyrek asrı aşkın bir süre sonra tekrar söylemesi yalnızca nostaljik bir an değil, aynı zamanda kişisel bir zafer niteliği taşıyor. Bu tür cesur adımlar, sanatçılar ile dinleyicileri arasındaki bağı daha da kuvvetlendiriyor.