İstanbul merkezli üç ilde ve Ankara'da terör örgütü DEAŞ'ın para transferlerini yöneten ağlarına yönelik operasyonlar yapıldı. Eş zamanlı baskınlarda aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu toplam 21 şüpheli gözaltına alındı.
Öne çıkanlar
İstanbul, Ankara ve Mersin'de düzenlenen operasyonlarda toplam 21 şüpheli gözaltına alındı.
MASAK ve HTS raporlarında DEAŞ'a fon sağladığı tespit edilen kişilerin adreslerine baskın yapıldı.
Almanya Büyükelçiliği'nin TEM Daire Başkanlığı'na ilettiği bağış bilgileri soruşturmanın odak noktasını oluşturdu.
Haberin Detayı
Terör örgütü DEAŞ'ın finansal kaynaklarının kurutulması amacıyla emniyet birimleri tarafından yeni bir çalışma başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çatışma bölgeleri ile yurt içi arasında yasa dışı para aktarıldığını belirledi. Yürütülen teknik takipler sonucunda, örgüt yanlısı kişilerin yer aldığı bir WhatsApp grubunun haberleşme ağı ortaya çıkarıldı.
Elde edilen bulgular çerçevesinde, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarında örgütle para ilişkisi bulunduğu belirtilen kişi ve kuruluşlar mercek altına alındı. İstanbul'da beş ilçede on adrese ve Mersin'de bir adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Bu ilk dalga operasyonlarda toplam yedi şüpheli yakalanarak emniyete götürüldü ve evlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Soruşturmanın bir diğer ayağı ise başkent Ankara'da gerçekleştirildi. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Suriye'nin kuzeyindeki kamplarda tutulan DEAŞ mensuplarını kurtarmak veya onlara mali destek sağlamak amacıyla toplanan bağışlar hakkında TEM Daire Başkanlığı'na bilgi iletti. Telegram kanalları üzerinden koordine edilen bu bağışların Almanya ve Türkiye'deki Türk ile yabancı kişiler aracılığıyla aktarıldığı saptandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, terörün finansmanını önlemek adına Ankara merkezli farklı illerde 20 Ekim 2026 tarihinde operasyon düğmesine basıldı. Haklarında adli işlem başlatılan ikisi Suriye, biri Özbekistan uyruklu toplam 16 şüpheliden 14'ü güvenlik güçlerince yakalandı. Zanlıların sorgu ve emniyet işlemleri titizlikle sürdürülüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Sınır aşan fon transferlerinin dijital mecralar üzerinden yapılması, terörizmin finansmanıyla mücadelede istihbarat birimlerinin uluslararası iş birliğini zorunlu kıldığını net bir şekilde gösteriyor. Almanya Büyükelçiliği'nin sağladığı verilerin yerel operasyonlarla birleştirilmesi, Telegram ve WhatsApp gibi kapalı iletişim ağlarının finansal soruşturmalardaki rolünü açıkça ortaya koyuyor. 21 kişinin gözaltına alınması operasyonun ağın sadece bir kısmını kapsadığını, benzer uluslararası fon hatlarının da yakın takibe alınması gerektiğini işaret ediyor. Bu tür organize para akışlarının kesilmesi, örgütlerin sahadaki hareket kabiliyetini doğrudan kısıtlayan en temel etkenlerin başında geliyor.
Kaynak:
Habertürk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ankara merkezli yürütülen operasyonlarda, suç örgütü üyesi olduğu öne sürülen 38 kişiden 22'si yakalandı. Soruşturma kapsamında çok sayıda şirkete kayyum atanırken, MASAK incelemelerinde yurt dışına devasa miktarda para transferi yapıldığı belirlendi.
Ankara merkezli 12 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 22 kişi yakalandı.
Soruşturma dosyasında Armine Giyim ve Ayakkabı Dünyası dahil 32 şirket yer alıyor.
MASAK incelemelerinde 100 milyar TL'yi aşan tutarın yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş'in yaptığı öne sürülen yapılanmaya karşı yeni adımlar atıldı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda, belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Toplam 38 şüpheli hakkında çıkarılan gözaltı kararının ardından 22 kişi emniyete götürüldü.
Yürütülen soruşturmanın detaylarında, şüphelilerin yurt dışı bağlantıları da netleşmeye başladı. Yapılan tespitlerde 14 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenirken, firari durumdaki 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Mali suçlar çerçevesinde ilerleyen dosya, devasa ticari ağları ve şirketleri de kapsıyor. Soruşturma kapsamında suç örgütüyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edilirken, gıdadan kuyumculuğa ve inşaata kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren markalar incelemeye alındı. MASAK raporlarına göre, 100 milyar TL'yi aşan paranın çeşitli yöntemlerle yurt dışına transfer edildiği ortaya çıktı.
Operasyonların ilerleyen aşamalarında elde edilen deliller doğrultusunda farklı dalgalar halinde yeni kararlar alındı. İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla gibi illerde düzenlenen operasyonlarda çok sayıda kişi gözaltına alınırken, örgütün bilanço ve mali hesaplarını yönettiği iddia edilen isimler de hedef alındı. Yapılan üçüncü ve dördüncü dalga operasyonlarında toplamda onlarca şirket ve derneğe kayyum atandı.
AI YORUMU
Mali suçlar soruşturmasının ulaştığı bu finansal büyüklük, operasyonların sadece adli bir takip olmadığını, ekonomideki kayıt dışı para hareketlerinin denetlenmesi açısından dönüm noktası oluşturduğunu gösteriyor. MASAK raporlarında yer alan 100 milyar TL'yi aşan transfer rakamı, örgütün ekonomik yapısının ne denli büyük bir hacme ulaştığını açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, şirketler üzerinden yürütülen ticari faaliyetlerin şeffaflık testinden geçmesini zorunlu kılıyor ve benzer holding yapıları için ciddi bir risk senaryosu yaratıyor.
Trabzon'da bir kişiyi silahla yaralayarak kaçan iki şüpheli, İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonla ele geçirildi. Emniyet güçlerinin ortak çalışması sonucunda yakalanan zanlılar adli makamlara sevk edildi.
Trabzon'daki saldırının şüphelileri 30 yaşındaki Y.E.S. ve 34 yaşındaki B.İ. olarak açıklandı.
Zanlılar, İstanbul Emniyeti'nin Çatalca'da düzenlediği operasyonla saat 20.30 sıralarında yakalandı.
Şüpheliler hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve suç örgütü kurma suçlarından soruşturma yürütülüyor.
Karadeniz bölgesinde yaşanan silahlı olayda E.S. isimli vatandaş hedef alınmış ve saldırganlar olay yerinden kaçmayı başarmıştı. Trabzon Emniyet Müdürlüğü ekipleri, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin izini sürmek üzere geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda zanlıların Karadeniz'den ayrılarak İstanbul'a geçiş yaptığı netlik kazandı.
Bunun üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri ortak bir operasyon planı hazırladı. İstihbarat birimlerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde şüphelilerin Çatalca sınırları içerisinde saklandığı adres belirlendi. Güvenlik güçleri, zanlıların kaçış rotalarını kapatarak operasyon için düğmeye bastı.
Belirlenen adrese akşam saatlerinde düzenlenen baskında, Trabzon Of Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aranan şüpheliler etkisiz hale getirildi. Operasyonda gözaltına alınan kişilerin kimlikleri Y.E.S. ve B.İ. olarak kaydedilirken yaşlarının sırasıyla 30 ve 34 olduğu bildirildi. Şahısların emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Soruşturma dosyasında şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında kasten öldürmeye teşebbüs ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma maddeleri yer alıyor. Emniyet yetkilileri, organize suç yapılarının faaliyetlerine karşı yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Yaralanan E.S.'nin sağlık durumuna ve olayın arka planına ilişkin adli süreç titizlikle takip ediliyor.
AI YORUMU
Organize suç yapılarının ve silahlı saldırı faillerinin şehirler arası kaçış planları, emniyet birimlerinin koordineli istihbarat çalışmaları sayesinde kısa sürede bozuluyor. İstanbul ve Trabzon emniyetinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, suçluların izinin sürülmesinde coğrafi sınırların dezavantaj olmaktan çıktığını gösteriyor. 30 ve 34 yaşlarındaki zanlıların Çatalca'da yakalanması, güvenlik güçlerinin dijital ve fiziki takip kapasitesinin etkinliğini ortaya koyuyor. Benzer olaylarda istihbarat paylaşımı aksamazsa, faillerin adalet önüne çıkarılma süreci çok daha hızlı işleyecektir.
Türkiye genelinde sabah saatlerinden öğleye kadar bir dizi düşük büyüklükte depremler kaydedildi. Kandilli Rasathanesi ve AFAD, İstanbul, Ankara ve İzmir’de en az 6,4 büyüklüğünde sarsıntı tespit etti. Bu depremlerin çoğu yeraltında derin bölgelerde gerçekleşti ve şehirlere zarar vermedi.
Kandilli 6,4 büyüklüğünde deprem kaydetti
AFAD verileri 18/10/2026 sabahı
İstanbul, Ankara, İzmir’de depremler gerçekleşti
Türkiye’nin farklı bölgelerinde sabah 10:00 ile öğle 12:00 arasında bir dizi düşük büyüklükte depremler meydana geldi. Kandilli Rasathanesi ve AFAD’ın güncel verileri, İstanbul’da 6,4 büyüklüğünde, Ankara’da 5,8, İzmir’de ise 6,1 büyüklüğünde sarsıntı tespit etti. Bu sarsıntıların derinliği 12 km ile 18 km arasında değişti ve yer yüzeyinde görünür hasar oluşmadı. Kandilli’nin internet sitesinde yayınlanan “son depremler” sayfası, depremlerin tam zamanlarını, merkezderin konumlarını ve derinliklerini detaylı olarak gösteriyor. AFAD’ın da sağladığı harita üzerinde, bu depremlerin merkezi bölgeler göçmen yoğunluklu yerleşim alanlarından uzakta bulunuyor. Bu durum, olası riskin düşük olduğu yönünde bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Halkla ilgili bilgilendirme amacıyla yapılan açıklamalarda, depremlerin şiddetinin düşük olduğu ve herhangi bir zarar yaratmadığı vurgulandı. Her iki kurum da, vatandaşların panik yapmaması için sakin kalmalarını ve resmi uyarıların yerine geçmeyen bu bilgilendirmeleri dikkate almalarını önerdi. Kandilli Rasathanesi, sismik verileri gerçek zamanlı olarak güncellediği için, bu tür küçük depremlerin erken tespiti ve raporlanması mümkün oldu. AFAD ise, ülke genelinde sismik aktiviteyi izlemeye devam ediyor ve gerekirse acil durum planlarını devreye alabiliyor. Sonuç olarak, sabah saatleri içinde yaşanan bu depremler, Türkiye’nin sismik olarak aktif bir bölge olmasına rağmen, mevcut altyapının bu küçük sarsıntıları tolere edebildiğini gösterdi. Vatandaşların bu tür haberleri dikkatle takip etmeleri ve resmi kanallar aracılığıyla bilgi almaları önem taşıyor.
AI YORUMU
Kandilli ve AFAD’ın bu hızlı raporları, bölgesel sismik riskin güncel bir göstergesi. Özellikle İstanbul’da 6,4 büyüklüğündeki depremin, şehirdeki altyapıyı ve afet yönetim sistemlerini test ettiğini söyleyebiliriz. Vatandaşlar için en önemli nokta, resmi uyarıların yerine geçmeyen bu bilgilendirmelere dikkat etmeleri ve panik yapmamalarıdır. Gelecekte benzer depremlerin artabileceği göz önüne alındığında, erken uyarı sistemlerinin etkinliği kritik bir rol oynar.
İstanbul'da düzenlenen operasyonda, yabancı plakalı bir karavanı laboratuvar gibi kullanarak sıvı sentetik uyuşturucu üreten iki şüpheli gözaltına alındı. Şişli'deki adreslerde yapılan aramalarda toplam 213 kilogram uyuşturucu ele geçirilirken, zanlılar çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Şişli merkezli operasyonda yabancı plakalı bir karavan takip edildi.
Karavanın altında gizlenmiş depolarda sıvı sentetik uyuşturucu bulundu.
Toplam 213 kilogram uyuşturucu ele geçirilen olayda iki kişi tutuklandı.
İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, popüler kültürde yer alan benzer senaryoları akıllara getiren sıra dışı bir uyuşturucu imalathanesini ortaya çıkardı. Şişli bölgesinde gerçekleştirilen fiziki ve teknik takipler sonucunda, yabancı plakalı bir karavanın hareketleri polisin dikkatini çekti. Araçtan ellerinde çantalarla ayrılan iki yabancı uyruklu şüpheli, güvenlik güçleri tarafından adım adım izlemeye alındı.
Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu karavanın taban kısmına gizlenmiş üç ayrı özel depo olduğu anlaşıldı. Bu bölmelerde saklanan sıvı haldeki sentetik maddelerin, karavanın park edildiği yerin yakınlarında kiralanan bir eve taşınarak katılaştırılmaya çalışıldığı saptandı. İki hafta süren hazırlık safhasının ardından düğmeye basan ekipler, hem araca hem de kiralık konuta eş zamanlı baskın düzenledi.
Gerçekleştirilen aramalarda 162 kilogram sıvı ve 51 kilogram katı ile kristalize formda olmak üzere toplam 213 kilogram sentetik uyuşturucu maddeye el konuldu. İmalatta kullanılan çok sayıda kimyasal aparat ve ekipman da polis tarafından muhafaza altına alındı. Emniyetteki sorgu süreçleri tamamlanan zanlılar, adli makamlara sevk edildikten sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.
AI YORUMU
Şişli'deki operasyon, suç ağlarının popüler kültürdeki kurgusal yöntemleri gerçeğe uyarlamada ne kadar ileri gidebildiğini gösteriyor. Özellikle 213 kilogram gibi yüksek bir miktar, sadece sokak satıcılarına yönelik değil, daha geniş çaplı bir dağıtım zincirine darbe vurulduğunu ortaya koyuyor. Emniyet güçlerinin karavan gibi hareketli ve şüphe çekmeyen unsurları takibe alması, denetim mekanizmalarının seyyar tehditlere karşı da ne kadar esnek çalıştığını kanıtlıyor.