Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Türkiye’de 22 Ekim’de Bir Dizi Küçük Deprem Kayıt Edildi
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Haber.com
Özet
22 Ekim 2026 Perşembe günü Türkiye’nin aktif fay hatları üzerindeki bir dizi küçük depreme tanık oldu. AFAD verilerine göre gün boyunca 30’dan fazla sarsıntı farklı illerde kaydedildi. Halk, bu depremlerin yerini ve büyüklüğünü merak ederek online araştırmalara yöneldi.
Öne çıkanlar
AFAD’ın günlük listesinde 22 Ekim’de 30’dan fazla küçük deprem kaydedildi
Sarsıntılar Balıkesir, Antalya, Adana, Bursa gibi illerde hissedildi
Yerli halk, mobil cihaz ve arama motorlarıyla depremlerin detaylarını aramaya başladı
Haberin Detayı
2026 yılının 22 Ekim Perşembe günü Türkiye genelinde bir dizi küçük ölçekli deprem meydana geldi. AFAD’ın resmi verilerine göre, günün erken saatlerinden itibaren 30’dan fazla sarsıntı kaydedildi. Bu depremler özellikle Balıkesir, Antalya, Adana ve Bursa gibi bölgelerde hissedildi.
İlk sarsıntılar Sabah 08:00 civarında Balıkesir’in Sinandede‑Sındırgı bölgesinde 1.4 büyüklüğünde gerçekleşti. Ardından Antalya’nın Döşemealtı ve Feke bölgelerinde 1.4–1.6 büyüklüğünde depremler kaydedildi. Ege Denizi’nde ise 1.7 büyüklüğünde sarsıntılar gözlemlendi.
Halk arasında bu küçük depremlerin ne kadar ciddi olduğu konusunda merak artarken, sosyal medya ve arama motorlarında “22 Ekim depremi nerede oldu?” gibi soruların sayısı yükseldi. Kullanıcılar, AFAD’ın sunduğu harita ve detaylı verileri inceleyerek sarsıntıların yerini ve etkisini araştırdı.
Bilim insanları, aktif fay hatları üzerindeki sürekli gerilim nedeniyle bu tür küçük depremlerin sık sık gerçekleştiğini ancak genellikle ciddi hasara yol açmadığını belirtiyor. Yine de, bu depremlerin şiddetine göre erken uyarı sistemlerinin ve halkın bilinçlendirilmesinin önemi vurgulanıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu bilgi, Türkiye’nin deprem riskinin sürekli bir gerçeklik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Küçük depremlerin bile halkın merakını ve endişesini artırması, bilgilendirme ve hazırlık çalışmalarının kritikliğini ortaya koyuyor. AFAD’ın şeffaf veri paylaşımı ise halkın güvenini pekiştirirken, medya ve sosyal platformların haber hızını da derinden etkiledi.
Kaynak:
Haber.com
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Antalya'nın Kepez ilçesinde sabah saatlerinde arka arkaya iki sarsıntı kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre depremler bölgede kısa süreli paniğe neden oldu.
Saat 05.52'de Kepez merkezli 2,7 büyüklüğünde ilk deprem ölçüldü.
İkinci sarsıntı saat 06.23'te 1,5 büyüklüğünde kayıtlara geçti.
Her iki sarsıntının da yerin 7 kilometre derinliğinde oluştuğu açıklandı.
Akdeniz bölgesinde yer alan Antalya'da son günlerde art arda hareketlilik yaşanıyor. Geçtiğimiz gün akşam saatlerinde hissedilen sarsıntının ardından bu kez sabah saatlerinde yerin altından gelen hareketler il genelinde dikkat çekti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, günün ilk saatlerinde Kepez ilçesi merkezli iki ayrı sarsıntı yaşandı. Bölge halkı tarafından da net bir şekilde hissedilen bu hareketlerin detayları saat verilerek duyuruldu.
Resmi kayıtlara göre ilk deprem sabaha karşı saat 05.52 sularında 2,7 büyüklüğünde gerçekleşti. Bu sarsıntıdan kısa süre sonra, saat 06.23'te ise 1,5 büyüklüğünde ikinci bir hareketlilik daha meydana geldi.
Uzmanların paylaştığı teknik verilere göre her iki sarsıntının da yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi. Depremlerin şiddeti düşük ölçülse de derinliğin yüzeye yakın olması nedeniyle çevre sakinleri tarafından hissedildiği bildirildi.
AI YORUMU
Yer kabuğundaki bu tür sığ sarsıntılar, küçük büyüklüklerine rağmen yüzeye yakınlıkları sebebiyle geniş bir alanda hissedilme potansiyeli taşır. Kayıtlara geçen 7 kilometrelik derinlik verisi, sarsıntının etkisini artırarak yerleşim yerlerindeki tedirginliği doğrudan yükseltmektedir. Bölgede yaşayan vatandaşlar için anlık panik yaratan bu durum, yapı stokunun dayanıklılığını bir kez daha gündeme getirmese de her an hazırlıklı olma gerekliliğini hatırlatmaktadır.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Antalya genelinde bir önceki gün kaydedilen sarsıntıların listesini yayımladı. Aksu, Kepez ve Gazipaşa açıklarında gerçekleşen depremlerin büyüklük ve derinlik detayları resmi kayıtlara geçti.
Aksu'da 21 Ekim saat 17.32'de yerin 7 kilometre derinliğinde 2,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Gazipaşa açıklarında Akdeniz merkezli 2,3 ve 2,0 büyüklüğünde iki ayrı deprem ölçüldü.
Yetkililer, sarsıntılar sırasında paniğe kapılmadan çök-kapan-tutun hareketinin uygulanmasını öneriyor.
Türkiye genelindeki sismik hareketliliği takip eden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Antalya bölgesinde yaşanan son sarsıntılara dair verileri paylaştı. Kent sakinlerinin merakla araştırdığı deprem kayıtları, 21 Ekim tarihinde farklı ilçelerde küçük ölçekli hareketlilikler olduğunu netleştirdi. Resmi kayıtlara göre sarsıntılar yalnızca tek bir merkezle sınırlı kalmayarak şehrin pek çok noktasında hissedildi.
Paylaşılan bilgilere göre, 21 Ekim günü saat 17.32 sıralarında Aksu ilçesinde 2,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu sarsıntının ardından aynı ilçede saat 17.53'te 1,3 büyüklüğünde ikinci bir hareketlilik kaydedildi. Gün içerisindeki sismik dalgalanma saat 18.08'de Kepez ilçesindeki 1,5 büyüklüğündeki kayıtla devam etti.
Merkez ilçelerin yanı sıra Gündoğmuş ve Döşemealtı'nda da benzer sarsıntılar ölçüldü. Gündoğmuş'ta saat 18.46'da 1,4 büyüklüğünde deprem kayıtlara geçerken, Döşemealtı'nda saat 20.32'de 2,3 büyüklüğünde bir hareketlilik yaşandı. Akdeniz'e açılan Gazipaşa açıklarında ise günün farklı saatlerinde 2,3 ve 2,0 büyüklüğünde iki ayrı deprem daha tespit edildi.
Uzmanlar ve ilgili kurumlar, vatandaşların sismik verileri yalnızca resmi mercilerin duyurularından takip etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Sosyal medyada yayılan doğrulanmamış iddiaların kargaşaya yol açabileceği belirtilirken, deprem anında kapalı alanda kalındığında çök-kapan-tutun kuralının uygulanmasının hayati önem taşıdığı hatırlatılıyor. Sarsıntı bittikten sonra ise acil durumlar haricinde hatların meşgul edilmemesi isteniyor.
AI YORUMU
Afet verilerinin resmi kurumlardan takip edilmesi, sosyal medyadaki bilgi kirliliğini önlemek adına kritik bir gerekliliktir. 21 Ekim'de kaydedilen en yüksek sarsıntının 2,8 büyüklüğünde kalması, bölgedeki yapı stoğunun bu tür küçük ölçekli hareketlilikleri rahatlıkla tolere edebileceğini gösteriyor. Vatandaşların panik anında merdiven ve asansörlerden uzak durarak güvenli pozisyon alması, olası yaralanmaların önüne geçecektir.
Sakarya bölgesinde yerel saatle kaydedilen depremin şiddeti 5.4 olarak duyuruldu. Sarsıntının ardından bölgedeki son durum ve olası etkileri takip ediliyor.
Depremin büyüklüğü 5.4 olarak ölçüldü.
Sarsıntı Sakarya ve çevre illerde hissedildi.
Yetkililer durum tespiti için çalışmalara başladı.
Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde yer alan bölgelerinden biri olan Sakarya'da, yerin altından gelen güçlü bir sarsıntı kaydedildi. Bölge sakinlerini sokağa döken olay, kısa süreli bir paniğe yol açtı. Depremin ardından ilgili birimler sahada inceleme başlattı.
Yapılan ilk ölçümlere göre sarsıntının büyüklüğü 5.4 olarak belirlendi. Çevre illerden de net bir şekilde hissedilen bu doğa olayı, vatandaşların tedbir amaçlı dışarı çıkmasına neden oldu. İlk belirlemelere göre herhangi bir olumsuz ihbar yapılmadı.
Uzmanlar bu büyüklükteki sarsıntıların ardından artçı hareketlerin yaşanabileceğini hatırlattı. Vatandaşların hasarlı binalardan uzak durması gerektiği konusunda uyarılar yapıldı. Ekipler bölgedeki tarama faaliyetlerini sürdürüyor.
AI YORUMU
Bölgenin yapı stoğu düşünüldüğünde 5.4 büyüklüğündeki bu sarsıntı, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Ölçülen değer doğrudan can ve mal güvenliğini tehdit etmese de, hazırlık seviyesinin test edilmesi açısından bir uyarı niteliği taşıyor. Aksi takdirde benzer sarsıntılar çok daha büyük maliyetler doğurabilir.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre Antalya merkezli kısa süreli bir sarsıntı kaydedildi. Yerin derinliklerinde meydana gelen hareketlilik kent genelinde tedirginlik yaratırken, ilk incelemelerde olumsuz bir durum tespit edilmedi.
Deprem saat 05.52'de yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldi.
İlk incelemelere göre herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadı.
Sarsıntı kısa süreli bir tedirginliğe yol açtı.
Güne sabaha karşı yaşanan depremle başlayan Antalya'da, vatandaşlar kısa süreli bir endişe yaşadı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan resmi verilere göre, sarsıntının saati tam olarak 05.52 olarak kayıtlara geçti.
Bölgedeki yerel birimler ve ilgili kurumlar hareketliliğin hemen ardından hızla saha taramalarına başladı. Yapılan ilk incelemeler ve kontroller neticesinde, herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı resmi olarak bildirildi.
Yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu sarsıntının ardından herhangi bir can ya da mal kaybının oluşmadığı netlik kazandı. Yetkililer bölgede durumun sakin olduğunu ve herhangi bir ihbar alınmadığını belirtti.
AI YORUMU
Sabahın erken saatlerinde yaşanan bu tür sarsıntılar, yerleşim yerlerindeki hazırlık seviyesini doğrudan test ediyor. Yerin 7 kilometre gibi sığ bir derinliğinde meydana gelmesine rağmen can ve mal kaybı yaşanmaması büyük bir şans unsuru olarak öne çıkıyor. Bölge halkının bu tür durumlara karşı her zaman hazırlıklı olması ve binaların yapısal durumunu gözden geçirmesi gerekiyor. Olası daha büyük bir senaryoda bu tür sığ sarsıntılar çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğinden, yapı denetimlerinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.