Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Bilim
Çin’in Terakota Ordusu’nda Parmak İzi Analizi Kadın ve Çocuk İşçiliğini Ortaya Çıktı
•1 dk okuma
Paylaş
HBilim
Fotoğraf: CHIP Online
Özet
Çin'in 2.200 yıllık Terakota Ordusu’nda yapılan parmak izi incelemesi, heykelleri üreten atölyelerde kadınların ve 15 yaş altı çocukların da çalıştığını ortaya koydu. 79 parmak izi, %45 erkek, %33 kadın ve %22 çocuk olduğu tespit edildi.
Öne çıkanlar
79 parmak izi, 15 heykelin kol, baş ve zırh bölümlerinden toplandı
%45 erkek, %33 kadın ve %22 çocuk izleri tespit edildi
Kadın ve çocuk işçiliği, antik Çin’in büyük projelerinin bir parçası olarak kabul ediliyor
Haberin Detayı
Çin’in terakota ordusu olarak bilinen devasa kilise, 2.200 yıllık geçmişiyle dünya tarihine ışık tutuyor. Yeni bir çalışmada, heykellerin kol, baş ve zırh bölümlerinden 79 parmak izi toplanarak, bu dev işçiliğin kimler tarafından yürütüldüğü araştırıldı. Mühendislik ve antropoloji ekipleri, izleri bilimsel bir Bayes modelle değerlendirerek, 45’i yetişkin erkek, 33’i yetişkin kadın ve 22’si 15 yaş altı çocuklara ait olarak sınıflandırdı. Bu bulgu, antik Çin’in büyük inşaat projelerinin neredeyse tamamen yetişkin erkekler tarafından yürütüldüğü geleneksel görüşü sarsıyor. Araştırmacılar, parmak izlerindeki kalınlık aralıklarını inceleyerek, erkeklerin, kadınların ve çocukların el izlerinin farklılıklarını ortaya koydu. Kadınlar ve çocuklar arasında benzer iz kalınlıkları bulunduğunda, tek ölçümle ayrım yapmak zor olsa da, tarihsel kayıtlar kadının ve çocuğun birlikte çalıştığını destekliyor. Bu yeni veriler, Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang’ın mezar kompleksini inşa eden işçiler hakkında daha kapsamlı bir anlayış sunuyor. Kadın ve çocuk işçiliği, antik Çin’in zengin kültürel mirasına yeni bir boyut kazandırıyor
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yazar olarak bu bulgunun, Çin’in tarihî inşaat süreçlerine dair geleneksel görüşleri yeniden şekillendirdiğini düşünüyorum. Kadın ve çocukların da önemli roller üstlendiği kanıtları, tarihsel cinsiyet rollerine dair tartışmaların güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu tür arkeolojik analizlerin kamuoyunu bilgilendirmesi, tarihî verilerin modern perspektiflerle yeniden yorumlanmasının önemini vurguluyor.
Kaynak:
CHIP Online
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Tibet Özerk Bölgesi'nde 7.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Henüz can kaybı rapor edilmemiş olsa da ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi uyarısı yaptı. Bölgeye yönelik soruşturma devam ediyor.
22 Ekim 2026 17:33'te Tibet'in Nagqu bölgesinde 7.0 büyüklüğünde deprem gerçekleşti.
İlk raporlara göre henüz can kaybı ve hasar bildirilmedi, ancak USGS sarı uyarı yayımladı.
Deprem, 10 km derinlikte olup, Lhasa'ya yaklaşık 400 km uzaklıkta yer alıyor.
22 Ekim 2026 Perşembe günü, Çin Deprem Ağları Merkezi’nin verileri 17:33'te Tibet'in kuzeyindeki Nagqu’nun yüksek rakımlı bir ilçesinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem olduğunu gösterdi. Bu, Ocak 2024'ten bu yana Çin’de kaydedilen en şiddetli sarsıntı olarak tanımlandı.
İlk açıklamalara göre henüz can kaybı veya hasar bildirilmemiş. Bununla birlikte ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), bölgenin depreme karşı dayanıksız yapıların çoğalması nedeniyle can kayıpları olabileceği konusunda sarı alarm yayımladı ve bölge halkının hızlı bilgi paylaşımını beklediğini hatırlattı.
CENC, depremin bölgede güçlü şekilde hissedildiğini ve yetkililerin olası hasarı belirlemek için saha ekipleri göndermeye başladığını duyurdu. Tibet'in depreme karşı yüksek risk taşıyan bir bölge olduğu ve geçmişte 120 kişinin hayatını kaybettiği 6.8 büyüklüğündeki bir sarsıntıya da atıfta bulunuldu.
AI YORUMU
Bu gelişme, Tibet'in yüksek rakımlı ve seyrek nüfuslu yapısının yanı sıra deprem riskinin yüksek olması nedeniyle bölge halkı için endişe verici. Deprem sonrası hızlı yanıt ve hasar tespiti kritik; yetkililerin şeffaf bilgi paylaşımı halkın güvenini artıracak.
Doğada yüzlerce yıldır yaşamını sürdüren ve tarihe tanıklık eden en uzun ömürlü canlılar bilim insanlarını şaşırtmaya devam ediyor. Kuşlardan dev kaplumbağalara ve devasa bitkilere kadar uzanan bu organizmalar, zorlu doğa olaylarına karşı inanılmaz bir direnç sergiliyor.
Wisdom adlı albatros 1956 yılından beri biliniyor ve yaklaşık 3 milyon mil uçtu.
Saint Helena Adası'ndaki dev kaplumbağa Jonathan'ın 1832 doğumlu olduğu tahmin ediliyor.
Almanya'daki bin yıllık gül çalısı 815 yılında dikildi ve savaş bombardımanından sağ çıktı.
Doğanın devasa zaman çizelgesinde insan ömrü oldukça kısa bir an gibi kalırken, yeryüzünde binlerce yıldır varlığını koruyan olağanüstü organizmalar bulunuyor. Kimi gökyüzünde kilometrelerce yol kat ederek yaşamını sürdürüyor, kimi asırlık gövdesiyle savaşlara ve afetlere direniyor, kimi ise tek bir kök üzerinde on binlerce yıldır neslini devam ettiriyor.
Pasifik Okyanusu'ndaki Midway Atolü'nde yaşayan Wisdom adlı Laysan albatrosu, doğada tespit edilen en yaşlı kuş olarak kayıtlara geçti. İlk defa 1956 yılında halkalanan bu deniz kuşu, üç milyon milden fazla uçuş gerçekleştirerek Dünya ile Ay arasındaki mesafeyi altı kez gidip gelmeye eşdeğer bir yol kat etti. Yaşamı boyunca büyük bir tsunamiden sağ kurtulan Wisdom, her sonbaharda aynı adaya dönerek yavrularını büyütmeye devam ediyor.
Güney Atlantik'te bulunan Saint Helena Adası'nın sembolü haline gelen Jonathan isimli dev kaplumbağa, yaklaşık 194 yıllık ömrüyle adanın en tanınmış sakini konumunda bulunuyor. Seyşeller kökenli olan bu yaşlı sürüngen, 1882 yılında adaya getirildi ve o dönemden beri vali konutunun arazisinde özenle bakılıyor.
Avrupa'nın merkezinde yer alan Almanya'nın Hildesheim kentindeki Meryem Ana Katedrali'nin yanında ise yaklaşık bin iki yüz yıllık bir gül çalısı yükseliyor. Bin Yıllık Gül adıyla bilinen ve 815 yılında dikildiği düşünülen bu köpek gülü türü bitki, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki şiddetli müttefik bombardımanında katedral yıkılmasına rağmen hayatta kalmayı başardı. Günümüzde dokuz metreden fazla yüksekliğe ulaşan çalı, her yıl mayıs sonu ile haziran başı arasında çiçek açarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
AI YORUMU
Jonathan gibi 194 yıllık bir dev kaplumbağanın veya bin yıllık bir gül çalısının varlığı, ekosistemlerin doğru koşullar sağlandığında ne kadar dirençli olabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Bu tür uzun ömürlü organizmaların genetik yapıları ve hayatta kalma mekanizmaları, biyoloji araştırmaları için eşsiz birer laboratuvar işlevi görüyor. Gelecekte iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi tehditler karşısında bu kadim türlerin korunması, doğal mirasın devamlılığı açısından hayati bir sorumluluk taşıyor.
Çin genelinde meydana gelen 7,0 büyüklüğündeki sarsıntı Tibet bölgesinde endişeye neden oldu. Bölge sakinleri sokaklara dökülürken yetkililer durum tespiti için çalışmalara başladı.
Çin'de meydana gelen depremin büyüklüğü 7,0 olarak ölçüldü.
Sarsıntı Tibet'te halkın büyük panik yaşamasına yol açtı.
Yetkililer bölgedeki hasar ve durum tespit çalışmalarını sürdürüyor.
Uzak Doğu ülkesi Çin'in üst üste yaşadığı doğal afetler silsilesine büyük bir sarsıntı eklendi. Ülkenin dağlık ve geniş coğrafyasında kaydedilen sismik hareketlilik, yerel saatle bölge halkını derinden etkiledi. Uzman kurumların paylaştığı ilk verilere göre depremin büyüklüğü 7,0 olarak kayıtlara geçti.
Ana sarsıntının ardından özellikle Tibet özerk bölgesinde yaşayan vatandaşlar evlerini terk ederek güvenli alanlara yöneldi. Sokaklarda ve meydanlarda toplanan kalabalıklar artçı sarsıntılara karşı bekleyişini sürdürürken, ilk belirlemelere göre bölgede büyük bir kargaşa yaşandı ancak can kaybı veya yaralanmalara dair henüz resmî bir netlik sağlanamadı.
Arama kurtarma ekipleri ve yerel yönetim birimleri, iletişim hatlarının ve ulaşımın zor sağlandığı dağlık kesimlerdeki köylere ulaşmak için harekete geçti. Sismik hareketin merkez üssüne yakın noktalarda hasar gören yapılar incelenirken, ilgili bakanlıklar kriz masası oluşturarak sahadan gelen raporları toplamaya devam ediyor.
Bölgede yaşayanlar için önümüzdeki saatlerin kritik önem taşıdığı belirtilirken, uzmanlar artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunması çağrısını yineliyor. Devlet yetkilileri, vatandaşların hasarlı binalardan uzak durması gerektiğini vurgularken, uluslararası ajanslar da gelişmeleri anlık olarak aktarmayı sürdürüyor.
AI YORUMU
Büyük ölçekli sismik olaylar, altyapı hazırlıklarının ne denli hayati olduğunu doğrudan kanıtlar. Bölgedeki yapı stokunun 7,0 büyüklüğündeki bir sarsıntıya direnç gösterip göstermediği, önümüzdeki günlerde açıklanacak hasar raporlarıyla netleşecektir. Sarp coğrafi yapısıyla bilinen Tibet'te arama kurtarma faaliyetlerinin zamanla yarışacağı aşikardır. Benzer felaketlerde erken uyarı sistemlerinin devreye girmesi, can kaybı riskini doğrudan azaltan en temel unsurdur.
Çin'de gerçekleşen şiddetli yer sarsıntısı bölge halkında büyük korku yarattı. Saatler süren endişeli bekleyişin ardından can ve mal kaybına dair henüz net bir açıklama yapılmadı.
Depremin büyüklüğü 7 olarak resmi kayıtlara geçti.
Şiddetli sarsıntı yerel halk tarafından anbean hissedildi.
Yetkililer bölgedeki hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor.
Dünya genelinde sismik hareketliliğin yoğun olduğu hatlardan biri olan Çin'de, sabah saatlerinde yerin metrelerce altında yüksek şiddetli bir kırılma kaydedildi. Uzmanların yaptığı ilk ölçümlere göre sarsıntının büyüklüğü 7 seviyesine ulaştı ve geniş bir coğrafyada hissedildi. Evlerinden ve iş yerlerinden dışarı koşan vatandaşlar sokaklarda güvenli alanlara sığınmaya çalıştı.
Yerel sivil savunma ekipleri ve arama kurtarma birimleri olası yıkım ihbarlarını değerlendirmek üzere hızla harekete geçti. Sarsıntının merkez üssüne yakın noktalardaki altyapı unsurlarında incelemeler başlatılırken, iletişim hatlarında yaşanan geçici aksaklıklar bilgi akışını zorlaştırdı. Yetkililer artçı sarsıntılara karşı halkın hasarlı yapılardan uzak durması yönünde sık sık uyarıda bulundu.
Bölgeden gelen ilk görüntüler sarsıntının yarattığı paniğin boyutunu açıkça gözler önüne sererken, resmi kurumlar tarafından yapılacak detaylı açıklamalar bekleniyor. Hastaneler olası yaralı akınına karşı teyakkuz haline geçirilirken, arama kurtarma operasyonları kararlılıkla yürütülüyor.
AI YORUMU
Büyük ölçekli sarsıntılar, erken uyarı sistemleri ve yapı denetim mekanizmalarının ne denli hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. 7 büyüklüğündeki bu deprem, bölgedeki altyapının ne kadar dirençli olduğunun test edilmesine neden oldu. İlgili yerel yönetimlerin afet planlarını güncellemeleri, gelecekteki benzer olaylarda can kaybını önlemek adına kilit rol oynayacaktır.