Japonya'da düzenlenen 2026 Asya Paralimpik Oyunları'nda yarışan Hintli okçu Sheetal Devi, kadınlar bireysel olimpik yay eleme turunda 704 puan toplayarak dünya rekorunu egale etti. Genç sporcu, bu performansıyla kendi Asya rekorunu da altı puan geliştirdi.
Öne çıkanlar
Hintli okçu, Paris 2024'te Öznur Çür Girdi'nin kırdığı dereceni yakaladı.
Takım etkinliklerinde de yeni Asya ve Oyunlar rekorları kırıldı.
Haberin Detayı
Japonya'nın Aichi-Nagoya şehrinde kapılarını açan 5. Asya Paralimpik Oyunları, daha ilk gününden tarihi başarılara sahne oldu. Okazaki Merkez Spor Parkı'nda gerçekleştirilen kadınlar bireysel olimpik yay okçuluğu eleme turunda kürsü hedefindeki isimler atışlarını yaptı. Organizasyonda boy gösteren 19 yaşındaki Hintli sporcu Sheetal Devi, sergilediği üstün performansla tribünleri ve rakiplerini şaşırttı.
Zorlu mücadelenin eleme turunun her iki bölümünde de 352'şer puan toplayan genç atlet, hanesine 32 X puanı ve 25 tane 10 puan yazdırdı. Toplamda ulaştığı 704 puanlık dereceyle sıralamanın zirvesine yerleşen Devi, eleme aşamasını bir numaralı seri başı olarak tamamlamayı garantiledi. Bu skor, aynı zamanda Türk milli sporcu Öznur Çür Girdi'nin Paris 2024 Paralimpik Oyunları'nda belirlediği dünya rekoruyla eş değer oldu.
Elde edilen bu derece yalnızca küresel rekoru yakalamakla kalmadı, sporcunun kendi kıtasal rekorunu da 698 puandan 704 puana taşıdı. Hangzhou'da düzenlenen önceki organizasyonda ulaşılan 680 puanlık Asya rekoru da böylece tarihe gömüldü. Öte yandan takım arkadaşı Payal Nag ile birlikte çıktıkları kadınlar takım mücadelesinde 1.379 puan toplayarak yeni bir Asya ve Oyunlar rekorunun daha altına imza attılar.
Başarılı sporcu Sheetal Devi ve bir diğer takım arkadaşı Toman Kumar, karma takım olimpik yay kategorisinde de sınırları zorladı. İkili, toplam 1.402 puan elde ederek yine Hintli okçulara ait olan 1400 puanlık eski rekoru geride bıraktı. Jammu ve Keşmir kökenli olan ve kolları olmadan dünyaya gelen Devi, ayaklarını kullanarak yayı germe tekniğiyle dünya okçuluk camiasının en tepesinde yer alıyor.
Geçmişteki uluslararası yarışmalarda kazandığı madalyalarla tanınan Devi, Aichi-Nagoya 2026 turnuvasındaki bu çıkışıyla altın madalya yolunda büyük bir avantaj elde etti. Hint paralimpik okçuluğunun uluslararası arenadaki gücünü perçinleyen sporcu, sonraki eleme turları öncesinde rakiplerine gözdağı verdi. Organizasyonun ilerleyen günlerinde yaşanacak müsabakalar spor çevreleri tarafından mercek altına alındı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Engelli sporcuların fiziksel sınırları aşma biçimleri, okçuluk disiplininde malzeme kullanımını ve atış tekniklerini kökten değiştiriyor. Sheetal Devi'nin ayaklarını kullanarak gerçekleştirdiği atışlar, klasik anatomi ezberlerini bozarak kürsünün zirvesine çıkabileceğini kanıtlıyor. Türkiye adına yarışan Öznur Çür Girdi'nin rekorunun egale edilmesi, uluslararası rekabetin ne denli keskin bir eşikte ilerlediğini gösteriyor. Gelecek turnuvalarda bu derecelerin hangi sporcu tarafından kırılacağı şimdiden merak konusu.
Kaynak:
Vietnam.vn
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Trendyol 1. Lig ekibi Kayserispor, FIFA nezdindeki dosyalar nedeniyle iki yeni transfer yasak cezası aldı. Kulüp yönetimi yaptığı resmi açıklamada toplam borç miktarını ve ödeme şartlarını paylaştı.
Ali Karimi ve Vito Tercolo dosyaları nedeniyle 1.163.000 euro tutarında iki yeni yasak eklendi.
Toplam transfer yasağı borç miktarı 1 milyon 934 bin euro seviyesine yükseldi.
Yönetim kurulu, mevcut yasakların tamamının öde-kaldır niteliğinde olduğunu açıkladı.
Trendyol 1. Lig platformunda mücadele eden Kayserispor cephesinde transfer yasaklarıyla ilgili süreç tüm hızıyla devam ediyor. FIFA nezdindeki dosyalar listesine 16 Ekim 2026 tarihinde iki yeni dosyanın daha eklendiği resmen duyuruldu. Kulüp yönetim kurulu tarafından paylaşılan bilgiler doğrultusunda, son cezaların Ali Karimi ve Vito Tercolo dosyalarından kaynaklandığı netlik kazandı.
Son gelen iki dosyanın toplam maliyetinin 1 milyon 163 bin euro olduğu bildirilirken, bu gelişmelerle birlikte kulübün FIFA önündeki toplam borç yükü de artış gösterdi. Daha önceki dosyalarla birleştirildiğinde, Vito Tercolo ve Ali Karimi'nin alacakları dahil olmak üzere toplam borç miktarı 1 milyon 934 bin euro civarına ulaştı. Yönetim, söz konusu yaptırımların tamamının öde-kaldır niteliği taşıdığını vurguladı.
Yapılan açıklamada, ilgili dosyalardaki borçların kapatılması ve FIFA nezdindeki resmi işlemlerin eksiksiz tamamlanması durumunda yasakların ortadan kalkmasının mümkün olduğu ifade edildi. Kulüp yetkilileri, bu dosyaların çözüme kavuşturulması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Ödemelerin yapılmasıyla birlikte takımın transfer tahtasının yeniden açılması hedefleniyor.
Mali disiplini sağlamak ve kadro yapılanmasını korumak adına atılacak adımlar camia tarafından yakından izleniyor. Yönetim kurulu, taraftarlara ve kamuoyuna şeffaf bir bilgilendirme yaparak sürecin tüm detaylarını paylaştı. Gelecek dönemde yapılacak ödemeler, kulübün gelecekteki transfer hamleleri açısından belirleyici bir rol oynamaya devam edecek.
AI YORUMU
Mali yapıdaki bu borç yükü, kulübün kadro planlamasını doğrudan sekteye uğratabilecek bir risk barındırıyor. Açıklanan 1 milyon 934 bin euro seviyesindeki toplam borç, öde-kaldır niteliğindeki dosyaların acilen kapatılmasını zorunlu kılıyor. Eğer gerekli finansal kaynak yaratılamazsa, kulüp transfer döneminde hamle yapamayacak ve sportif hedeflerinden uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Yönetimin atacağı somut adımlar, kulübün ligdeki geleceğini doğrudan şekillendirecektir.
Türkiye'de yenilgi yüzü görmeyen Gençlerbirliği Lisesi futbol takımı, Çin'deki Dünya Liselerarası Futbol Şampiyonası'nda fırtına gibi esiyor. Başkent ekibi, ilk iki karşılaşmasında rakip fileleri toplam 17 kez havalandırarak şampiyonluk iddiasını net bir şekilde ortaya koydu.
Gençlerbirliği Lisesi, Çin'deki turnuvanın ilk maçında Nepal'i 12-0 mağlup etti.
İkinci karşılaşmada Şili'yi 5-1 yenen başkent temsilcisi grupta ikide iki yaptı.
Şampiyonanın final maçı 26 Ekim tarihinde oynanacak ve takım kupayı hedefliyor.
Türkiye genelindeki karşılaşmalarında rakiplerine galibiyet şansı tanımayan Gençlerbirliği Lisesi futbol takımı, başarı serisini uluslararası alana taşıdı. Çin ev sahipliğinde organize edilen Dünya Liselerarası Futbol Şampiyonası'nda boy gösteren ekip, turnuvanın açılış mücadelesinde üstün bir oyun ortaya koydu. Nepal karşısında sahaya çıkan Türk temsilcisi, rakibine hiç şans tanımayarak sahadan 12-0 gibi tarihi bir skorla ayrıldı ve turnuvaya fazlasıyla iddialı bir giriş yaptı.
Organizasyonun ikinci gününde Şili takımıyla kozlarını paylaşan başkent ekibi, üstün performansını bu karşılaşmada da sürdürdü. Rakibini 5-1 mağlup etmeyi başaran Gençlerbirliği Lisesi, oynadığı iki müsabaka sonucunda ikide iki yaparak gruptaki liderlik yarışında ağırlığını koydu. Toplam kırk altı okul takımının şampiyonluk kupası için ter döktüğü bu büyük organizasyonda, kırmızı-siyahlı ekip sergilediği futbolla taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandı.
Yoğun maç temposuyla devam eden turnuvada başkent temsilcisinin sıradaki rakibi Hong Kong olacak. Yarın oynanacak bu kritik mücadeleyi de galibiyetle tamamlayarak üçte üç yapmayı amaçlayan ekip, turnuva yolculuğuna kayıpsız devam etmeyi planlıyor. Teknik direktör Onur Atik yönetimindeki takım, maç maç ilerleyerek 26 Ekim tarihinde gerçekleşecek büyük finale odaklanmış durumda.
Şampiyonluk kupasını ülkeye getirmek için hazırlandıklarını belirten teknik direktör Onur Atik, son karşılaşmanın ardından hedeflerinin net olduğunu vurguladı. Atik, yirmi altı ekim tarihindeki final mücadelesine kadar aynı ciddiyetle sahada kalacaklarını ve kupayı kazanarak yurda döneceklerini ifade etti. Takım, grup aşamasındaki başarılı gidişatını son düdüğe kadar sürdürmeyi amaçlıyor.
AI YORUMU
Başkent ekibinin uluslararası arenada sergilediği bu gol dolu başlangıç, altyapı disiplininin meyvelerini topladığını açıkça gösteriyor. Nepal karşısındaki 12-0 ve Şili maçındaki 5-1'lik skorlar, takımın sadece maç kazanmakla kalmayıp rakipleri üzerinde psikolojik üstünlük kurduğunu kanıtlıyor. Takip eden müsabakalarda fiziksel yorgunluğun yönetilmesi, bu seri galibiyetlerin devamlılığı açısından belirleyici olacak. Hong Kong karşılaşması, takımın turnuvanın ilerleyen aşamalarındaki gerçek direnç testini oluşturuyor.
Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi üçüncü haftasında İngiliz ekibiyle yapacağı karşılaşmada düdük çalacak isim belli oldu. Siyah-beyazlıların ev sahibi olacağı müsabakayı Hollandalı hakem yönetecek.
Beşiktaş'ın Crystal Palace ile yapacağı UEFA Avrupa Ligi maçını Danny Makkelie yönetecek.
Karşılaşma 22 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek.
Mücadeleye Beşiktaş ev sahipliği yapacak.
Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki yolculuğuna kritik bir sınavla devam etmeye hazırlanıyor. UEFA Avrupa Ligi'nin üçüncü hafta karşılaşmasında temsilcimiz, İngiltere'nin köklü kulüplerinden Crystal Palace'ı sahasında ağırlayacak.
Futbolseverlerin büyük bir merakla beklediği bu önemli mücadelenin hakem kadrosu da netleşti. Karşılaşmayı yönetmek üzere Hollanda Futbol Federasyonundan deneyimli hakem Danny Makkelie görevlendirildi.
Siyah-beyazlı taraftarların tribünleri doldurması beklenen bu zorlu 90 dakika, 22 Ekim Perşembe günü oynanacak. Teknik heyet ve futbolcular hazırlıklarını bu tarihe odaklanarak sürdürüyor.
Avrupa arenasındaki iddiasını sürdürmek isteyen Beşiktaş, kendi seyircisi önünde galibiyet arayacak. Karşılaşmanın hakemi Makkelie'nin sahada göstereceği yönetim tarzı da maçın gidişatını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
AI YORUMU
Uluslararası arenada oynanan bu tür kritik müsabakalarda hakem tercihleri maçın temposunu doğrudan belirliyor. Danny Makkelie gibi deneyimli bir ismin bu mücadeleye atanması, oyunun disiplin içinde kalması açısından belirleyici olacaktır. Özellikle iki takımın sahadaki taktik savaşında hakemin kararları oyunun akışını değiştirebilir. Ev sahibi avantajını iyi kullanmak isteyen temsilcimiz için disiplinli bir oyun sergilemek şart.
Türk temsilcileri Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçlarında kalelerinde toplam on gol gördü. İki takımın bu sarsıcı başlangıcı futbol dünyasında geniş yankı uyandırırken yeni karşılaşmalar için beklentileri artırdı.
Fenerbahçe ve Galatasaray Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçlarında toplam on gol yedi.
Trabzonspor ile Beşiktaş arasındaki lig karşılaşması berabere bir seyir izledi.
Türk futbolunun iki köklü temsilcisi Şampiyonlar Ligi serüvenine oldukça sarsıcı sonuçlarla giriş yaptı. Yirmi dört saatten kısa bir süre içinde kalelerinde on gol gören sarı lacivertli ve sarı kırmızılı ekipler taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı. Maç başına yedi gol gibi beklenmedik bir ortalamayla mücadele eden kulüpler futbol kamuoyunda geçici bir karamsar hava yarattı.
Manchester City veya Barcelona gibi rakipler karşısında alınan mağlubiyetler normal karşılanabilirken, geçen sezonun Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa karşısında yapılan hatalar dikkat çekti. Ancak asıl rekabetin yeni başladığı ve kırılma maçlarının sıradaki haftalarda oynanacağı ifade ediliyor. Takımların önlerindeki fikstürde Slavia Prag, Liverpool ve Lille gibi dişli rakipler bulunuyor.
Transfermarkt verilerine bakıldığında Fenerbahçe'nin kadro kalitesi Slavia Prag'ın iki buçuk katına ulaşıyor. Benzer şekilde Lille de Galatasaray'ın kadro yapısının bir hayli gerisinde kalıyor. Bu istatistikler Türk ekiplerinin gruptaki rakipleriyle aynı klasmanda yer almadığını ve doğru planlamayla üst tura çıkma şanslarının sürdüğünü gösteriyor.
Avrupa mesaisinin ardından lig mücadelesine dönen takımlar için iç dinamikler de hareketlendi. Trabzonspor'un teknik direktör değişiminin ardından yakaladığı hava Karadeniz ekibinin sahadaki mücadelesine yansıdı. Beşiktaş ile oynanan karşılaşmanın ilk yarısında iki takım da karşılıklı ataklarla futbolseverlere tempolu dakikalar yaşattı.
AI YORUMU
Temsilcilerimizin ilk maçlardaki savunma zaafları, kadro kaliteleri ile sahadaki skorlar arasında büyük bir çelişki olduğunu net biçimde gösteriyor. Fenerbahçe'nin Slavia Prag'dan iki buçuk kat daha yüksek kadro değerine sahip olmasına rağmen bu tür sonuçlar alması planlama hatalarını işaret ediyor. Önümüzdeki haftalarda oynanacak maçlarda puan alınamazsa eleştirilerin dozu katlanacaktır.