Gündem

Semih Palamut: Kentlerin planlanmasında deprem gerçeği göz ardı edilemez

Semih Palamut: Kentlerin planlanmasında deprem gerçeği göz ardı edilemez Fotoğraf: Adam Jones from Kelowna, BC, Canada · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

CHP Akdeniz İlçe Başkanı Semih Palamut, Van depreminin yıl dönümünde yaptığı açıklamada güvenli yaşam alanları kurmanın kamunun en temel sorumluluğu olduğunu belirtti. Palamut, afet risklerine karşı önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Öne çıkanlar

  • Güvenli kentler kurmak kamunun en temel görevidir.
  • Afetlere hazırlık sadece kriz anı müdahalesi olamaz.
  • Binaların yapı güvenliği tavizsiz şekilde denetlenmelidir.

Haberin Detayı

Cumhuriyet Halk Partisi Akdeniz İlçe Başkanı Semih Palamut, geçmişte yaşanan Van depreminde hayatını kaybeden yurttaşları anarak Türkiye'nin afet politikalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Geride kalan acıların unutulmamasının önemine değinen Palamut, her anma etkinliğinin gelecekte atılacak adımlar için bir sorumluluk çağrısı niteliği taşıdığını ifade etti.

Fotoğraf: Department of Homeland Security. Federal Emergency Management Agency. Public Affairs Divis · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons

Türkiye coğrafyasının deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan Palamut, yerleşim yerlerinin bilimsel veriler doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi. Risk barındıran binalara yönelik çalışmaların hız kazanması gerektiğini belirten siyasetçi, yapı denetim süreçlerinin taviz verilmeden işletilmesinin şart olduğunu kaydetti.

Afet yönetiminin yalnızca felaket anındaki müdahalelerle sınırlandırılamayacağını savunan Palamut, önleyici kamusal tedbirlerin güçlendirilmesinin elzem olduğunu aktardı. Doğal bir olgu olan depremin yıkıcı etkilerini azaltmanın kararlı idari kararlardan geçtiğini belirtti.

Merkezi idare ile yerel yönetimlerin ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Palamut, yurttaşların yaşam hakkını korumanın öncelikli bir kamu görevi olduğunu sözlerine ekledi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Afet politikalarının siyasi tartışmaların dışında tutularak bilimsel temelde ele alınması, can kayıplarının önüne geçilmesi adına kritik bir zorunluluktur. Van depremi gibi geçmiş acıların hatırlattığı gerçekler, yapı denetimlerinin eksiksiz uygulanmasını gerektirir. Süreç yalnızca yerel yönetimlerin inisiyatifine bırakılamayacak kadar hayatidir.

Kaynak: Mersin Gazetesi Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • Haber Global
    Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti
    Fotoğraf: Haber Global

    Mersin'in Tarsus İlçe Belediye Başkanı Ali Boltaç, hakkında başlatılan disiplin süreci sonrasında partisinden ayrıldığını duyurdu. Boltaç, inandığı değerler doğrultusunda Tarsus halkına hizmet etmeyi sürdüreceğini ifade etti.

    • Parti yönetimi Boltaç'ı tedbirli ve kesin çıkarma istemiyle disipline sevk etmişti.
    • Başkan Boltaç disiplin sürecini üzüntüyle karşıladığını belirtti.

    Mersin bölgesindeki yerel siyasette hareketli saatler yaşanırken, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç partisiyle yollarını ayırma kararı aldı. Yapılan yazılı açıklamada, hakkında disiplin mekanizmasının işletilmesine yönelik karar alındığı hatırlatıldı. Söz konusu sevk kararının kendisinde şaşkınlık yarattığını dile getiren Boltaç, durumu üzüntüyle takip ettiğini kaydetti.

    Siyasi partilerin tüzel kişilerin ötesinde kalıcı değerleri temsil ettiğini vurgulayan belediye başkanı, üyeliğini sonlandırdığını net bir dille paylaştı. Karar metninde, asıl önceliğin her şart altında savundukları ilkelere bağlı kalmak olduğunu vurgulayan Boltaç, yerel seçmenlere karşı taşıdığı sorumluluk bilinciyle hareket edeceğini bildirdi.

    Yaşanan istifa gelişmesinin arka planında ise parti genel merkezinin attığı adımlar yer alıyor. CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, daha önce yaptığı açıklamada Boltaç'ın tedbirli olarak ve kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini kamuoyuna duyurmuştu. Bu hamlenin ardından gelen istifa kararı yerel yönetimler kulislerinde geniş yankı uyandırdı.

    AI YORUMU

    Yerel yöneticilerin parti disipliniyle karşı karşıya kalması, genel merkezler ile sahadaki aktörler arasındaki bağların ne kadar hassas olduğunu açıkça gösteriyor. Müslim Sarı'nın duyurduğu kesin ihraç talepli disiplin sevkine karşı verilen istifa yanıtı, yerel yönetimlerin bağımsız hareket etme eğilimini artırıyor. Bu kopuş, önümüzdeki dönemde yerel meclisteki oy dengelerini ve belediye hizmetlerinin yürütülmesini doğrudan etkileyecektir. Benzer kriz senaryolarında parti içi mekanizmalar işletildikçe, belediye başkanlarının bağımsız kalma veya alternatif arayışlara yönelme ihtimali yükselmektedir.

    Kaynak: Haber Global Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Türkiye Gazetesi
    Kahramanmaraş Sıfır Atık Çalıştayı’nda 300 paydaş bir araya geldi
    Fotoğraf: Türkiye Gazetesi

    Kahramanmaraş’ta düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı, yerel yönetimleri, akademisyenleri ve sektörel paydaşları aynı masada buluşturdu. Yaklaşık 300 kişinin katıldığı etkinlikte iklime dirençli şehirler ve temiz enerji projeleri masaya yatırıldı.

    • Kahramanmaraş'taki çalıştaya kamu, akademi ve sivil toplumdan yaklaşık 300 kişi katıldı.
    • Şehir, iklime dirençli projeler kapsamında COP31'e toplam 16 projeyle katılacak.
    • Çalıştayın sonuçları İl Sıfır Atık Hedef Belgesi için temel oluşturacak.

    Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Sıfır Atık Çalıştayı, mülki idarecileri, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. Yerelden ulusala israf ve kaynak yönetimi temasıyla toplanan katılımcılar, kentin çevre ve iklim önceliklerini masaya yatırdı. Toplantıda ambalajdan enerji dönüşümüne kadar geniş bir yelpazede atılması gereken adımlar değerlendirildi.

    Kahramanmaraş Vali Yardımcısı Davut Sinanoğlu, kurumlar arası güçlü iş birliğinin önemine dikkat çekerek ortaya çıkacak raporun eylem planına dönüşeceğini belirtti. Sütçü İmam Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ünsal ise 6 Şubat depremlerinin ardından kentin gelecekteki ihtiyaçlara göre inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Ünsal, sıfır atık yaklaşımının sadece geri dönüşüm olmadığını, israfı önlemeyi esas aldığını ifade etti.

    Kahramanmaraş İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Erşahan, döngüsel ekonomi ve temiz enerji alanındaki çalışmalara değinerek COP31'e 16 projeyle iştirak edeceklerini duyurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ahmet Şahin de en değerli atığın hiç oluşmayan atık olduğunu dile getirdi. Şahin, kentin yalnızca sağlam yapılarla değil, yeşil alanları ve temiz çevresiyle de geleceğe hazırlanması gerektiğini aktardı.

    Yaklaşık 300 ismin yer aldığı tematik masa çalışmalarında elde edilen tüm veriler ve sonuç raporları ilerleyen günlerde açıklanacak. Ortaya çıkan bu içerikler, önümüzdeki dönemde yayımlanacak İl Sıfır Atık Hedef Belgesi için resmi bir temel oluşturacak. Kentin yeniden yapılanma sürecinde atık yönetiminin stratejik bir unsur olarak ele alındığı kaydedildi.

    AI YORUMU

    Yerel ölçekte atılan bu tür adımların kalıcı birer eylem planına dönüşmesi, afet sonrası şehirlerin dirençliliği açısından belirleyicidir. Toplantıda açıklanan 16 projenin COP31 gibi uluslararası bir platforma taşınacak olması, yerel politikaların küresel standartlarla uyumlu hale getirilmesi için somut bir fırsattır. Özellikle 300 kişilik katılım havuzu, kurumlar arası koordinasyonun ne derece işlevsel çalıştığını gösteren net bir ölçüdür. Eğer bu çalıştay raporları sahada fiilen uygulanmazsa, üretilen ortak akıl sadece kağıt üzerinde kalma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

    Kaynak: Türkiye Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Van Bölge Gazetesi
    Van depreminin 15. yılında uzmanlardan yapı stoğu ve master plan uyarısı
    Fotoğraf: Van Bölge Gazetesi

    Geçmişteki büyük sarsıntılarda yüzlerce insanını yitiren Van için İnşaat Mühendisleri Odası şube başkanı yapı stoku envanterinin ve deprem master planının hazırlanmasını istedi. Kentteki binaların yarısından fazlasının risk taşıdığı belirtildi.

    • 2011 yılındaki iki büyük Van depreminde toplam 644 kişi hayatını kaybetti.
    • İnşaat Mühendisleri Odası, kentteki yapıların yüzde 50'den fazlasının riskli olduğunu belirtti.
    • Belediyelerin imar kolaylığı, devletin ise müteahhitlere kredi desteği sunması gerektiği savunuldu.

    İki bin on bir yılının ekim ve kasım aylarında yaşanan yedi virgül iki ve beş virgül altı büyüklüklerindeki sarsıntılar, Van kentinde toplam altı yüz kırk dört kişinin ölümüne yol açmıştı. Felaketin on beşinci yıl dönümünde yapı güvenliğini ve afet hazırlıklarını değerlendiren İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, eldeki bilimsel verilerin yetersizliğine işaret etti. Kentin olası bir sarsıntıya ne ölçüde hazır olduğunun bilinmediğini vurgulayan yetkili, acilen kapsamlı bir yapı stoku envanterinin çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

    Mevcut konutların yarısından fazlasının tehlike barındırdığını öne süren şube başkanı, bu binaların karot alma ve röntgen testleri gibi teknik incelemelerden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Test sonuçlarına göre yapıların güçlendirileceğini ya da yıkılacağını belirten Ebiri, yıkım kararı alınan binalarda oturan vatandaşların mağdur edilmemesinin önemine değindi. Bu süreçte belediyelerin imar kolaylığı sağlaması ve devletin müteahhitlere finansal kredi desteği sunması bekleniyor.

    Uzun süredir imar planı bekleyen mahallelerde kaçak yapılaşmanın yaygınlaştığını aktaran Ebiri, mühendislik hizmeti almadan ustalar eliyle kurulan binaların doğrudan risk taşıdığını ifade etti. Kurumlar arasındaki iletişim eksikliğinin imar süreçlerini geciktirdiğini belirten yetkili, sadece yapı stokuyla kalmayıp afet sonrasını kapsayan bir deprem master planının da bir an önce oluşturulması çağrısında bulundu.

    AI YORUMU

    Yıllar önce yaşanan büyük acılara rağmen yerel düzeyde hala net bir risk envanterinin bulunmaması, afet yönetimi konusunda atılması gereken adımların ne denli geciktiğini net bir şekilde gösteriyor. Yapıların yarısından fazlasının güven vermediği bir kentte, imar planlarındaki bürokratik engeller ve kurumlar arası diyalog eksikliği çözüm sürecini doğrudan baltalıyor. Yerel yönetimler ile merkezi devlet birimleri ortak bir mekanizma kurmadığı sürece, yürütülen dönüşüm çalışmalarının hedeflenen verime ulaşması matematiksel olarak imkansız görünüyor.

    Kaynak: Van Bölge Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Hatay Asi Gazetesi
    Antalya'daki art arda sarsıntılar Ölü Deniz Fayı ile bağdaştırılamıyor
    Fotoğraf: Hatay Asi Gazetesi

    Antalya'da kaydedilen küçük ölçekli depremlerin Ölü Deniz Fay Hattı ile ilişkili olduğuna dair bilimsel bir bulgu bulunmuyor. Bölgedeki sarsıntılar Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı gibi yerel yapılarla açıklanıyor.

    • Döşemealtı, Kepez ve Aksu merkezli sarsıntılar 21-22 Ekim 2026 tarihlerinde kaydedildi.
    • Görseldeki sekiz kaydın aynı 24 saatlik dilime ait olduğu doğrulanamıyor.
    • Antalya için Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı öncelikli risk kaynakları arasında.

    Antalya'nın Döşemealtı ilçesi ve civarında 21 ile 22 Ekim 2026 tarihlerinde küçük ölçekli sarsıntılar art arda kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan son deprem verilerinde Döşemealtı'nın yanı sıra Kepez ve Aksu bölgelerinin de yer aldığı görüldü. Fakat sosyal medyada yayılan bir görseldeki sekiz kaydın tamamının son 24 saatlik dilimi kapsadığı iddiası resmi verilerle uyuşmuyor.

    Resmi kayıtlara göre 21 Ekim akşam saatlerinde Döşemealtı'nda 2,3 büyüklüğünde bir hareketlilik yaşandı. Takip eden günün ilk saatlerinde yine aynı ilçede 1,6 büyüklüğünde bir başka sarsıntı daha ölçüldü. Sabah saatlerine doğru ise Kepez merkezli 2,7 ve 1,5 büyüklüklerinde iki küçük deprem daha listeye eklendi. Ayrıca 21 Ekim akşamüstü Aksu merkezli 2,8 büyüklüğünde bir kayıt daha sisteme yansıdı.

    İncelenen sosyal medya görselinde Yağca, Kömürcüler ve Bıyıklı yerleşim yerlerine ait sekiz ayrı sarsıntı sıralandı. Bu kayıtlarda büyüklüklerin 1,3 ile 3,0 arasında değiştiği, derinliklerin ise 2,9 ile 12,2 kilometre seviyelerinde ölçüldüğü belirtildi. Ancak görselde gün, ay ve yıl bilgilerinin yer almaması verilerin tek bir gün içinde gerçekleştiğini bağımsız olarak kanıtlamayı imkansız kılıyor.

    Uzmanlar ve inceleme raporları, bu hareketliliği doğrudan Ölü Deniz Fay Hattı'na bağlayan herhangi bir bilimsel değerlendirme içermiyor. Ölü Deniz Fay Zonu, Arabistan ile Afrika levhaları arasındaki sınırın kilit parçalarından biri konumunda bulunuyor. Bu sistemin Türkiye uzantısı ise daha çok Hatay, Amik ve İskenderun Körfezi çevresindeki tektonik hatlarla etkileşim gösteriyor.

    Coğrafi ve tektonik yapılar göz önüne alındığında, Antalya'daki bu küçük sarsıntıların doğrudan Ölü Deniz sistemiyle ilişkilendirilmesi mümkün görülmüyor. Afet Risk Azaltma Planı verilerine göre şehir için asıl tehlike kaynakları arasında Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı öne çıkıyor. Bölge halkı ve yetkililer için yerel fay hatlarının izlenmesi risk yönetimi açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

    AI YORUMU

    Sosyal medyada paylaşılan teyitsiz görsellerin yerel sarsıntılar üzerinden panik yaratma potansiyeli yüksek bir bilgi kirliliği oluşturduğu açıkça görülüyor. Sekiz farklı kaydın tarihsiz bir şekilde tek bir güne aitmiş gibi sunulması, resmi kurumların verileriyle karşılaştırıldığında gerçeği yansıtmıyor. Bilimsel temeli olmayan iddialar yerine resmi raporların baz alınması gerekiyor. Vatandaşların yanıltıcı harita paylaşımlarına karşı resmi açıklamaları takip etmesi önem arz ediyor.

    Kaynak: Hatay Asi Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler