Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Otomobil
Sel sularında kalan aracı çalıştırmak motoru hurdaya çıkarıyor
•1 dk okuma
Paylaş
HOtomobil
iFotoğraf: Jiří Sedláček · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
İstanbul genelinde etkili olan ani su baskınları park halindeki otomobilleri vurdu. Suların çekilmesini beklemden kontağa basmak motor bloğunu tamamen çatlatabiliyor.
Öne çıkanlar
Sular çekilmeden kontağı çevirmek motoru saniyeler içinde hurdaya çıkarır.
Kablosal kısa devreleri önlemek için akünün kutup başı sökülmelidir.
Hasar tespiti için araç hareket ettirilmeden önce fotoğraflar çekilmelidir.
Haberin Detayı
Şehir genelinde aniden bastıran yoğun yağışlar ve su baskınları, trafikteki sürücülerin yanı sıra otoparklarda veya cadde kenarlarında bekleyen otomobil sahiplerini de mağdur etti. Sabah saatlerinde araçlarının sular altında kaldığını gören vatandaşlar büyük bir şok yaşarken, panik anında verilen hatalı kararlar masrafları katbekat artırıyor.
Su birikintilerinin çekildiğini düşünerek hemen kontağı çevirmek veya start-stop tuşuna basmak en maliyetli hataların başında geliyor. Motor silindirlerine hava filtresi ya da egzoz hattından su dolduysa, marşa basıldığı anda meydana gelen hidrolik kilit piston kollarını büker.
Sıkışan su motor bloğunun çatlamasına yol açarak sağlam bir üniteyi kısa sürede tamamen kullanılmaz hale getiriyor. Bu tehlikeli durumun önüne geçmek adına çekici gelip uzman incelemesi tamamlanana dek anahtar kesinlikle kontağa sokulmamalıdır.
Sel sularının taban halısından içeri sızması alt kablo demetleri ve elektronik beyinler açısından ciddi risk barındırıyor. Park halindeki araçta elektrik akımı sürüyorsa kısa devre ihtimali yangın tehlikesini beraberinde getiriyor.
Güvenlik koşulları elverdiği takdirde kaputu açarak akünün kutup başını ayırmak ve multimedya ekranı gibi elektronik donanımlara akım gitmesini engellemek gerekiyor. Sigorta sürecini riske atmamak adına aracı hareket ettirmeden önce suyun seviyesini gösteren net fotoğraflarla birlikte resmi hasar ihbar kaydı açtırılması şart koşuluyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ani su baskınları karşısında sergilenen refleksler, onarım masraflarının boyutunu doğrudan belirliyor. Sadece birkaç saniyelik acelecilikle kontağa basmak, on binlerce liralık mekanik zarara yol açarak bütçeleri sarsıyor. Özellikle elektronik donanımların ve motor bileşenlerinin sudan etkilenmesi durumunda profesyonel destek alınmadan hareket etmek riski katlıyor. Süreci soğukkanlılıkla yönetmek ve sigorta prosedürlerini eksiksiz uygulamak telafisi mümkün olmayan kayıpları engelliyor.
Kaynak:
Sözcü Ekonomi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul'daki şiddetli sağanak yağışlar pek çok otomobili kullanılamaz hale getirirken araç sahipleri zararlarını telafi etme yollarını araştırmaya başladı. Kasko poliçesinde sel teminatı bulunanlar sigorta şirketlerine başvururken teminatı olmayanlar idari yargı yolunu değerlendiriyor. Uzman hukukçular vatandaşların hak arama süreçlerinde dikkat etmesi gereken hukuki adımları paylaştı.
Kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı olanlar sigortaya başvurabilir.
Sigorta şirketine hasar sonrasında en geç beş gün içinde bildirim yapılmalıdır.
İhmal tespiti durumunda idari yargı yoluyla kamu kurumlarından tazminat talep edilebilir.
Son dönemde yaşanan şiddetli hava olayları ve ani su baskınları, trafikteki pek çok taşıtın maddi hasar almasına sebep oldu. Meteorolojik olayların yol açtığı bu olumsuzluklar sonrasında otomobilleri zarar gören sürücüler, masraflarını karşılamak adına farklı hukuki ve sigortasal alternatifleri incelemeye koyuldu.
Aracında hasar oluşan kişilerin izlemesi gereken ilk adım, mevcut sigorta poliçelerinin detaylarını incelemekten geçiyor. Standart veya genişletilmiş kasko seçenekleri arasında sel ile su baskını risklerine karşı koruma içeren poliçe sahipleri, doğrudan sigorta şirketleriyle iletişime geçebiliyor. Uzmanlar, bu süreçte beş günlük yasal bildirim süresine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Poliçesinde ilgili güvence kalemi yer almayan veya hiç kaskosu bulunmayan sürücüler için de bazı yasal haklar mevcut. Altyapı yetersizlikleri ve mazgal eksiklikleri gibi durumların idari ihmal olarak değerlendirilebileceği, bu tür hallerde ilgili kamu kurumuna karşı tazminat davası açılabileceği belirtiliyor.
Geçmişte yaşanan benzer felaketlerde idari yargının vatandaş lehine kararlar aldığı biliniyor. Mahkeme süreçlerinde bilirkişi incelemeleriyle zararın tamamen hava muhalefeti kaynaklı altyapı sorunlarından doğduğunun kanıtlanması halinde, araç sahipleri uğradıkları maddi farkı idareden tahsil edebiliyor.
AI YORUMU
Şehir içi altyapı yetersizliklerinin faturası her sağanakta vatandaşa çıkarken, hak arama süreçlerinin bilinmesi mağduriyetlerin azaltılmasında kritik rol oynuyor. Sigorta poliçesi olmayanların idari yargıya başvurabilmesi önemli bir güvence olsa da bu davaların uzun sürebileceği unutulmamalıdır. Belediyelerin ve ilgili kamu kurumlarının altyapı yatırımlarını artırması, hem can hem de mal güvenliği açısından hayati önem taşımaktadır.
İstanbul ve çevresindeki altı ilde yaşanan şiddetli yağışlar sonucunda sigorta şirketleri yaklaşık iki milyar liralık karşılık ayırdı. Yapılan son resmi açıklamalara göre binlerce konut ve araç sahibi sel baskınları nedeniyle hasar ihbarında bulundu.
Yangın sigortası branşında toplam 1.638 dosya için 1 milyar 559 milyon liralık kaynak ayrıldı.
Türkiye genelinde etkili olan aşırı yağışlar ve sonrasındaki su baskınları, sigorta sektörünün bilanço rakamlarını doğrudan etkiledi. İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, Antalya, Yalova, Bursa ve Sakarya illerinde meydana gelen zararlar neticesinde şirketler geniş çaplı bir hasar tespiti yürüttü. Türkiye Sigorta Birliği tarafından paylaşılan verilere göre, ilgili sigorta teminatları kapsamında binlerce dosya için milyarlarca liralık karşılık ayrıldı.
Hasar dağılımının branşlara göre incelendiğinde yangın sigortalarının ilk sırada yer aldığı görüldü. Bu ihbarların henüz 13 tanesi için toplam 389 bin 535 liralık ödeme gerçekleştirildi.
Kasko branşına gelen toplam ihbar sayısı 750 olarak kayıtlara geçerken, bu alandaki dosyalar için henüz nakit ödeme yapılmadı. Şehirler bazında en yoğun hasar yükü İstanbul'da toplanırken, bu ili sırasıyla Kocaeli, Antalya, Sakarya ve diğer iller takip etti.
İstanbul genelinde yangın sigortası için yapılan 1.486 ihbarın alt kırılımlarında sivil, ticari ve sınai segmentler yer aldı. Şehirde 12 dosya için cüzi ödemeler yapılmasına karşın, sınai segmentteki 102 dosya için ödeme süreci henüz başlamadı. Kocaeli, Yalova, Antalya ve Bursa'dan gelen başvurular da dosyaların büyüklüğüne göre işleme alındı.
Yağışların vurduğu altı ilde, sel ve su baskını teminatını içeren toplam poliçe adedinin 5 milyon 219 bin 528 seviyesinde bulunduğu bildirildi. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, ihbar edilen binlerce dosyanın incelenmesiyle birlikte tazminat ödemelerinin önümüzdeki günlerde hız kazanmasını bekliyor.
AI YORUMU
Milyonlarca liralık bu muallak tazminat tablosu, iklim krizinin getirdiği ani hava olaylarının mülk sigortalarına bindirdiği devasa yükü somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Sigortalı konut ve araç sahiplerinin hak edişlerini alabilmesi için eksper süreçlerinin şeffaf işlemesi hayati bir zorunluluktur. İki milyar liraya dayanan bu toplam karşılık tutarı, yalnızca bireysel bütçeleri değil, genel sigorta havuzunun risk dengesini de doğrudan sarsabilecek büyüklüktedir. Önlem alınmadığı takdirde benzer afetler önümüzdeki dönemde poliçe primlerinde tırmanışa yol açacaktır.
İstanbul ve beş farklı kentte yaşanan taşkınlar nedeniyle sigorta şirketleri yaklaşık 2 milyar liralık karşılık ayırdı. Binlerce hasar ihbarı yapılırken tazminat ödemelerinin henüz çok küçük bir kısmı tamamlandı.
Yangın ve kasko branşlarında toplam 2 bin 379 hasar için 1,9 milyar lira karşılık ayrıldı.
İstanbul, 1 milyar 389 milyon liralık yangın ve 311 milyon liralık kasko tutarıyla ilk sırada yer aldı.
Türkiye genelinde etkisini gösteren yoğun yağışlar ve ardından gelen su baskınları, sigorta bilançolarını doğrudan etkiledi. Gerçekleşen taşkınlar neticesinde hasar gören konut, iş yeri ve araçlar için şirketler tarafından milyarlarca liralık kaynak ayrıldı.
Yaşanan olaylar sonrasında yangın branşında 1638 dosya için 1 milyar 559 milyon liralık karşılık belirlenirken, kasko branşında 741 dosya için 345 milyon liralık tutar ayrıldı. Yangın sigortasında en yüksek maliyet 1 milyar 389 milyon liralık payla İstanbul'da kaydedildi. Bu ili 164 milyon liralık tutarla Kocaeli izlerken, kasko branşında da İstanbul 311 milyon liralık büyüklükle ilk sırada konumlandı.
Hasar ihbarı tarafında ise yangın branşında toplam 1703 başvuru alınırken, bunların yalnızca 13'ü için 389 bin 535 liralık ödeme yapıldı. Kasko branşında ise 750 ihbar kaydedilmesine rağmen henüz herhangi bir ödeme gerçekleştirilmedi. İstanbul genelinde sivil ve ticari yapılardan gelen binlerce ihbarın yanı sıra Kocaeli, Yalova, Antalya ve Bursa'da da benzer dosyalar işleme alındı.
Şehir bazlı dağılımlarda İstanbul'daki sivil grupta 821, ticari grupta ise 563 ihbar bulunduğu, sınai segmentte ise 102 dosya yer aldığı görüldü. Kocaeli'de yangın sigortası kapsamında 179 ihbar kaydedilirken, Yalova, Antalya ve Bursa'dan da az sayıda bildirim yapıldı. Kasko branşında ise İstanbul'dan gelen 670 ihbarı Kocaeli, Antalya ve Sakarya takip etti.
Bölgedeki risk altındaki toplam yapı ve taşıt büyüklüğünü gösteren aktif poliçe adedi dikkat çekici bir boyuta sahip. Açıklanan rakamlara göre, İstanbul, Kocaeli, Antalya, Yalova ve Bursa'da sel teminatı barındıran yangın ve kasko poliçelerinin toplam sayısı 5 milyon 219 bin 528 düzeyinde bulunuyor.
AI YORUMU
Milyar liralık bu devasa tazminat karşılığı, ani hava olaylarının kent ekonomilerinde yarattığı mali yükün ne denli büyük olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Sadece birkaç ilde binlerce dosyanın açılması, iklim krizinin getirdiği risklerin teminat yapılarını nasıl zorlayabileceğini kanıtlıyor. Özellikle kasko branşında henüz ödeme yapılmamış olması, süreçlerin detaylı bir eksper incelemesinden geçtiğini ve dosyaların uzun bir inceleme takvimine sahip olduğunu işaret ediyor. Şirketlerin ayırdığı bu karşılıklar, önümüzdeki dönemde poliçe prim fiyatlandırmalarında doğrudan yukarı yönlü bir baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Sigorta Birliği, sel felaketinden etkilenen vatandaşların mağduriyet yaşamaması için hasar tespiti ve sigorta bildirim süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususları paylaştı. Kurum, eşyaların erken elden çıkarılmasının ve güvenlik önlemleri alınmadan hasarlı alanlara girilmesinin risk oluşturduğunu vurguladı.
Hasar gören eşyalar ve alanlar mutlaka fotoğraf ile video çekilerek belgelenmelidir.
Su altında kalan araçlar kesinlikle çalıştırılmamalı ve hasar büyümeden bildirilmelidir.
Bina ve eşya teminatları farklı olduğu için poliçelerin kapsamı dikkatle incelenmelidir.
Aşırı yağışların yol açtığı su baskınları, konutlardan ticari işletmelere kadar geniş bir alanda maddi zararları beraberinde getiriyor. Yaşanan afetlerin ardından hem can güvenliğini tehlikeye atmamak hem de tazminat süreçlerini hızlandırmak adına sigortalıların bazı adımları eksiksiz atması gerekmektedir.
Kurum tarafından yapılan uyarılarda, özellikle suyun bastığı bodrum katları ve kapalı otoparklar gibi riskli noktalara gerekli güvenlik kontrolleri sağlanmadan girilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Elektrik ve doğal gaz hatlarının suyla temas ettiği durumlarda bireysel müdahalelerden kaçınılmalı, acil durumlarda resmi birimlerden destek istenmelidir.
Maddi kayıpların telafi edilmesi aşamasında en sık yapılan hatalardan biri, hasarlı eşyaların tazminat tespiti beklenmeden atılmasıdır. Güvenli koşullar oluşturulduktan sonra mobilya, beyaz eşya ve elektronik cihazların durumunu gösteren görsel kayıtların alınması, fatura ve servis belgelerinin saklanması sürecin sorunsuz ilerlemesini sağlar.
Sigorta poliçelerinde bina ile eşya teminatlarının genellikle ayrı ayrı düzenlendiğini hatırlatan yetkililer, hasar ihbarının zamanında yapılmasının önemine işaret ediyor. İhbar sürecinde poliçe numarası ve zarar gören alanların niteliği eksiksiz bildirilmelidir; ayrıca yapılan acil müdahalelere ait harcama faturaları da ilerleyen aşamalar için muhafaza edilmelidir.
AI YORUMU
Afet sonrası dönemde sigorta şirketleriyle yürütülen yazışmalar ve belge toplama süreçleri, tazminatın alınmasında belirleyici rol oynamaktadır. Vatandaşların panik halinde yapacağı erken müdahaleler veya delil niteliğindeki eşyaların imhası, hak kayıplarının önünü açabilir. Bu nedenle sigorta poliçelerinin kapsamını önceden bilmek ve afet anında soğukkanlılıkla belge toplamak hayati önem taşır.