Samsung, Galaxy Watch ve Ring üzerindeki uyku apnesi izleme özelliğini yapay zeka ile güçlendirdi. Yeni algoritma, solunum bozukluklarını üç seviyeye ayırarak daha net sonuçlar sunuyor.
Öne çıkanlar
Algoritma, solunum bozukluklarını hafif, orta ve sık olarak sınıflandırıyor.
Güncelleme, Kasım 2025'te Watch 9 ve Watch Ultra 2 modellerinde aktif olacak.
Yazılım destekli yeni seviye sistemi, 84 ülkede hizmet veren mevcut altyapıya eklenecek.
Haberin Detayı
Samsung, giyilebilir teknolojilerdeki sağlık odaklı vizyonunu yeni bir yazılım güncellemesiyle sürdürüyor. Galaxy Watch ve Galaxy Ring serilerinde yer alan uyku apnesi tespiti, şimdi yapay zeka destekli bir analiz katmanı ile donatılıyor. Bu güncelleme, mevcut donanımların sınırlarını zorlamadan yazılım tarafında daha hassas bir izleme imkânı sunmayı hedefliyor.
Yeni sistemin çalışma prensibi, uyku sırasında sürekli toplanan biyometrik verilerin otonom bir şekilde analiz edilmesine dayanıyor. Algoritma, saatlik solunum bozukluğu frekansını hesaplayarak bu olayları hafif, ara sıra ve sık olmak üzere üç farklı şiddet seviyesinde sınıflandırıyor. Bu segmentasyon, kullanıcıların kendi uyku kalitelerini karşılaştırmalı biçimde değerlendirmesine olanak tanıyor.
Özelliğin küresel serüveni, 2023 yılında Güney Kore'deki düzenleyici süreçlerle başlamıştı. Şu an dünya genelinde 84 ülkede kullanılabilen sistem, temmuz ayında FDA'dan alınan ek onayın ardından Güney Kore'deki yerel düzenleyici onayını da tamamlayarak yeni seviye sistemine hazır hale geldi.
Kullanıcı deneyimi açısından dikkat çeken nokta, bu sınıflandırmanın tıbbi bir teşhis yerine genel bir sağlık göstergesi olarak konumlandırılmasıdır. Sonuçların, bireysel belirtiler ve genel sağlık durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, cihazın bir tıbbi cihazdan ziyade kişisel sağlık monitörü rolünü güçlendiriyor.
Ardından, Wear OS 7.0 ve üzeri sürümleri destekleyen Galaxy Watch 7 ve 8 modellerine genişletilecek. Cihaz modelinin yanı sıra bölgesel dağıtım planları da etkinleşme tarihini belirleyen faktörler arasında yer alıyor.
Galaxy Ring'in bu mevcut senaryoda üstlendiği rol, uyku takibindeki ergonomik farkla öne çıkıyor. Yüzük formundaki tasarım, gece boyunca kesintisiz veri akışı sağlayarak bilekte saat kullanmayı tercih etmeyenlere alternatif sunuyor. Bu durum, giyilebilir cihazlar arasındaki kullanım tercihlerinin sağlık analizi derinliğine doğrudan etki eden bir unsur olduğunu gösteriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu güncelleme, tıbbi cihazlarla sınır değillik sorununu yazılım sınıflandırmasıyla yumuşatmaya çalışıyor. Algoritmanın solunum bozukluklarını 'sık' olarak etiketlerken gösterdiği hassasiyet, uyku apnesi riski altındaki bireyler için erken uyarı mekanizması işlevi görüyor. Özellikle Galaxy Ring gibi invaziv olmayan yüzük formundaki cihazlar, saat takma alışkanlığı olmayan kullanıcı kesimini bu sağlık ekosistemine çekmede kilit rol üstleniyor. Wear OS 7.0 bağımlılığı, eski model sahipleri için cihazlarını güncel tutma zorunluluğu yaratırken, 84 ülkeye yayılan erişim ağı Samsung'un sağlık segmentindeki coğrafi bariyerlerini giderek düşürüyor.
Samsung, Galaxy Watch serisine yeni bir uyku apnesi güncellemesi sundu. Yeni algoritma, uyku sırasında saat başına düşen nefes kesintisi sayısını ölçerek üç seviyede sınıflandırıyor ve bu özellik 84 ülkede kullanılabiliyor.
Yeni sürüm, saat başına nefes kesintisi sayısını ölçerek üç seviyede sınıflandırma yapıyor
Güncelleme Galaxy Watch Ultra2, Watch9 ve Galaxy Ring modellerinde Kasım'dan itibaren kullanılacak
Özellik, FDA onayını Temmuz 2024'te almış ve 84 ülkede aktif
Samsung, akıllı saat kullanıcıları için uyku apnesi takibini geliştiren bir güncelleme duyurdu. Bu sürüm, önceki versiyonun yalnızca apne belirtilerini tespit etmesinin ötesine geçerek daha ayrıntılı bir veri seti sunuyor. Algoritma, uyku sırasında saat başına gerçekleşen nefes kesintisi sayısını kaydediyor ve bu veriyi hafif, ara sıra ve sık olmak üzere üç seviyeye ayırıyor.
Yeni özellik, Temmuz 2024'te FDA onayı alarak resmi bir sağlık izni kazandı. Samsung, bu onayın ardından güncellemeyi dünya çapında 84 ülkeye yaymaya başladı. Kullanıcıların bu verileri alabilmesi için Samsung Health Monitor uygulamasının cihazda yüklü olması ve on gün içinde en az iki kez beş saatlik uyku kaydı yapması gerekiyor. Bu şartlar, veri tutarlılığını artırmayı hedefliyor.
Güncellenen yazılım ilk olarak Galaxy Watch Ultra2, Galaxy Watch9 ve yeni tasarımlı Galaxy Ring modellerine Kasım ayı itibarıyla sunulacak. Daha eski modeller, Wear OS 7.0 ve üzeri sürümlerle uyumlu olacak şekilde güncelleme alacak; Galaxy Watch7 ve Watch8 ise ilerleyen dönemlerde desteklenecek. Galaxy Watch4 ve üzeri modellerde, Wear OS 5.0 veya üstü yüklü olduğu sürece temel apne takibi hâlâ çalışıyor.
Şirket, bu gelişmenin kullanıcıların kendi sağlık durumlarını daha yakından izlemelerine yardımcı olacağını vurguluyor. Toplanan nefes kesintisi verileri, bir sağlık uzmanıyla yapılacak görüşmede referans olarak kullanılabilir. ABD Ulusal Uyku Vakfı verilerine göre, erkeklerin %25'i ve kadınların %10'u uyku apnesi yaşıyor; bu kişilerin çoğu sorunun farkında değil. Samsung'un detaylı takibi, bu farkındalığı artırma potansiyeline sahip.
Gelecekte, Samsung'un bu tür sağlık odaklı özellikleri akıllı saat ekosistemine daha fazla entegrasyon sağlayabilir. Veri analitiği ve yapay zeka destekli önerilerle, kullanıcıların uyku kalitesini iyileştirmeye yönelik kişiselleştirilmiş tavsiyeler sunulması bekleniyor. Şirket, bu alandaki yenilikleri sürdürerek giyilebilir teknoloji pazarında rekabet avantajını korumayı hedefliyor.
AI YORUMU
Samsung'un yeni algoritması, saat başına nefes kesintisi sayısını ölçerek daha net bir uyku apnesi analizi sunuyor; FDA onaylı olması güvenilirliği artırıyor. Bu detay, özellikle uyku bozukluğu yaşayan ve düzenli takibi ihtiyacı olan kullanıcıları doğrudan etkiliyor. Önceki sürümde sadece apne tespiti yapılırken, şimdi üç seviyeli sınıflandırma sağlanıyor, bu da veri kalitesini yükseltiyor. Ancak, fayda sağlamak için kullanıcıların düzenli veri girişi yapması şart.
Samsung Electronics, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde yapay zeka belleği talebiyle tüm zamanların en yüksek çeyreklik gelirini elde etti. Şirket, 195,3 trilyon wonluk cirosuyla faaliyet karını da rekor seviyeye taşıdı. Ancak mobil bölüm, rekabet baskısı nedeniyle bu çeyrekte de zarar açıklamasına devam etti.
Konsolide gelir 195,3 trilyon wona ulaşan Samsung, yıllık yüzde 126,82 büyüme kaydetti.
Faaliyet kârı 107,4 trilyon wona çıkarak yıllık bazda yüzde 780 oranında artış gösterdi.
Yüksek bant genişlikli bellek (HBM) üretimi, şirketin kâr marjlarını yukarı taşıyan ana etken oldu.
Samsung Electronics, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ait finansal sonuçlarını açıkladı ve şirket tarihinde bir ilk yaşandı. Teknoloji devi, 30 Eylül 2026'da sona eren dönemde 195,3 trilyon wonluk konsolide gelire ulaşarak tüm zamanların en yüksek çeyreklik performansını sergiledi. Bu rakam, dolar bazında yaklaşık 146,3 milyar dolara denk geliyor ve şirketin maliyet yönetimi ile gelir artışı arasındaki dengeyi ne kadar iyi kurduğunu gösteriyor.
Bu rekor gelir artışının arkasındaki itici güç, veri merkezleri ve yapay zeka altyapıları için geliştirilen özel bellek çipleri oldu. Yüksek bant genişlikli bellek (HBM) talebindeki patlama, Samsung'un yarı iletken birimini şirketin ana gelir kaynağına dönüştürdü. Stratejik üretim planlaması sayesinde kapasiteyi bu alana yönlendiren şirket, piyasa beklentilerinin çok üzerinde bir kârlılık sağladı. Yıllık bazda yüzde 780'lik sıçrama ile 107,4 trilyon wona ulaşan faaliyet kârı, yapay zeka dalgasının finansal tablolara yansımasının en somut örneği olarak kayıtlara geçti.
Rapor, Samsung içindeki keskin karşıtlığı da gözler önüne seriyor. Yarı iletken bölümü altın çağını yaşarken, mobil departmanı bir kez daha zarar açıkladı. Akıllı telefon pazarındaki doygunluk ve orta segmentte artan rakip baskısı, kar marjlarını ciddi şekilde eritti. Yönetim kurulu, bu kaybı telafi etmek için donanımsal farklılaşmadan çok yazılım odaklı yeniliklere ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı. Önümüzdeki süreçte yapay zeka destekli yeni özelliklerin kullanıcı deneyimini iyileştirerek pazar payını geri getirmesi hedefleniyor.
Analistler, Samsung'un bellek tarafındaki üstünlüğünün yakın vadede devam edeceği konusunda hemfikir. Ancak mobil bölümdeki toparlanmanın 2027 yılına sarkabileceği uyarısında bulunuyorlar. Şirketin AR-GE bütçesini yapay zeka entegrasyonu üzerine yoğunlaştırması, uzun vadeli stratejisinin merkezinde yer alıyor. Katlanabilir cihaz teknolojileri ve gelişmiş işlemci mimarileri, mobildeki zararın azaltılmasında kritik rol oynayacak unsurlar arasında gösteriliyor.
Samsung'un önündeki en büyük sınav, yapay zeka kaynaklı bu devasa kazancı, donanım ürünlerinin bütününe yayabilmek olacak. Sadece çip satmak yetmezken, nihai tüketiciye ulaşan cihazlarda da bu teknolojinin avantajını hissettirmek gerekiyor. Global dijital dönüşüm süreci, Samsung'un diğer bölümlerdeki dalgalanmaları dengelemesine olanak sağlarken, şirketin kurumsal dayanıklılığını da test ediyor. Yatırımcılar, bu dengeyi nasıl koruyacağına dair somut adımları merakla bekliyor.
Sonuç olarak Samsung, 2026'nın üçüncü çeyreğinde tek bir ürün grubuyla devasa bir başarıya imza attı. HBM çiplerine olan iştah, şirketin bilançosunu tamamen değiştirdi. Mobildeki zorluklar devam etse de genel tablo, yapay zeka çağında bellek üreticilerinin elini nasıl güçlendirdiğini açıkça ortaya koydu. Bu performans, sektördeki güç dengesinin nasıl değiştiğinin en net göstergesi konumunda.
AI YORUMU
Samsung'un hamlesi, donanım satışından sağlanan nakit akışının yazılım ve platform gelirlerine dönüştürülmesi için kritik bir fırsat penceresi açıyor. 107,4 trilyon wonluk faaliyet kârı, şirketin sadece çip satıcısı değil, yapay zeka altyapısının lokomotifi olduğunu kanıtlıyor. Bu finansal gücün, mobil bölümdeki orta segment kaybını kapatmak için agresif AR-GE yatırımlarına dönüştürülmesi şart. Eğer Samsung, HBM'deki kazançla telefonlardaki yazılım deneyimini Apple veya Huawei seviyesine taşıyamazsa, bu rekor gelir sonraki çeyreklerde tek seferlik bir 'kara kalem' olarak kalacak. Rakiplerin bellek üretim kapasitesini artırmasıyla birlikte, bu kârlılık seviyesinin muhafaza edilebilirliği zorlaşacak.
Bazı Samsung Galaxy Watch kullanıcıları, gece boyunca bilekte kalan akıllı saatlerin ardından ciltlerinde kızarıklık ve yanık benzeri izler oluştuğunu rapor etti. Yaşanan sorunların aşırı ısınmadan mı yoksa uzun süreli temastan mı kaynaklandığı henüz netleşmedi.
Amerikan Dermatoloji Akademisi ter, sürtünme ve sıkı kayışların tahrişe yol açabileceğini belirtiyor.
Geçmişte Fitbit ve Apple da benzer pil ve ısınma sorunları nedeniyle davalarla karşılaşmıştı.
Samsung'un giyilebilir teknoloji pazarındaki popüler akıllı saat serisi Galaxy Watch, son dönemde kullanıcıların cilt sağlığıyla ilgili tartışmaların odağına yerleşti. Galaxy Watch 5 Pro, Galaxy Watch 7, Galaxy Watch 8 ve bazı Ultra modellerini kullanan pek çok kişi, gece boyunca bilekte tutulan cihazların ardından ciltlerinde kızarıklıklar ve yanık benzeri izler meydana geldiğini dile getirdi. Paylaşılan fotoğraflarda söz konusu izlerin özellikle saatin arka yüzeyinde bulunan sağlık sensörlerinin deriyle temas ettiği noktalarda yoğunlaşması dikkat çekti.
Yaşanan bu durum cihazların aşırı derecede ısınıp ısınmadığı sorusunu beraberinde getirse de, izlerin doğrudan teknik bir arızadan mı yoksa uzun süreli cilt temasından mı ileri geldiği henüz kesinlik kazanmadı. Öne çıkan vakalardan birinde, Galaxy Watch 5 Pro modelini şarjı tam dolu şekilde gece bileğine takan bir kullanıcı, sabah saatlerinde saatin tamamen kapandığını ve cildinde yanığa benzer bir izin kaldığını rapor etti. Ancak bu ve benzeri görüntüler tek başına donanımsal bir kusuru kanıtlamıyor.
Akıllı saatlerin günün her saati bilekte kalması, ısınma kaynaklı olmayan dermatolojik problemlere de zemin hazırlayabiliyor. Sıkı kayışlar, ciltte biriken ter ve sürekli sürtünme, cihazın temas yüzeyinde tahrişe neden olabiliyor. Nitekim Amerikan Dermatoloji Akademisi, kaşıntı, kızarıklık, batma hissi ve sıvı dolu kabarcıkların bu tür sürtünme ve terleme kaynaklı reaksiyonlar arasında yer alabildiğini vurguluyor. Samsung da destek belgelerinde ter ve kalıntılara karşı kullanıcıları uyarıyor.
Öte yandan, cilt reaksiyonlarına ilişkin bu açıklamalar Galaxy Watch 5 Pro kullanıcısının bildirdiği ani pil tükenmesi ve cihazın tamamen işlevsiz hale gelmesi gibi teknik aksaklıkları açıklamıyor. Giyilebilir teknolojiler pazarında geçmişte de benzer batarya ve ısınma problemleri yaşanmıştı. Örneğin Fitbit, 1,69 milyon Ionic akıllı saatini aşırı ısınma ve yanık vakaları nedeniyle geri çağırmış, süreç sonunda milyonlarca dolarlık ceza ödemeyi kabul etmişti. Apple Watch modellerinde de benzer pil şişmesi şikayetleri geçmişte yasal uzlaşmalara konu olmuştu.
AI YORUMU
Akıllı saatlerin kesintisiz kullanımı konfor sağlasa da, cilt sağlığı ve batarya güvenliği arasındaki dengeyi korumak üreticiler için kritik bir sorumluluktur. Geçmişteki Fitbit ve Apple örneklerinde görüldüğü gibi, donanım kaynaklı ısınma problemleri milyonlarca dolarlık maliyetlere ve geri çağırmalara yol açabilmektedir. Samsung'un bu şikayetleri sadece hijyen ve terleme uyarılarıyla geçiştirmesi, ani pil tükenmesi yaşayan kullanıcıların teknik endişelerini gidermeye yetmeyebilir. Uzun vadede üreticilerin sensör materyallerini ve şarj güvenliğini daha sıkı testlerden geçirmesi kaçınılmaz görünmektedir.
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, üçüncü çeyrekte elde ettiği kazançla Nvidia'nın tahmin edilen gelirini geride bırakarak üç aylık faaliyet kârında zirveye yerleşti. Bu yükselişte yapay zekâ veri merkezleri için üretilen gelişmiş bellek çiplerine olan talep başrolü oynadı.
Samsung üçüncü çeyrekte Nvidia'nın 72,7 milyar dolarlık kâr tahminini geçti.
KB Securities dördüncü çeyrekte 85,5 milyar dolar faaliyet kârı bekliyor.
Hisseler için hedef fiyat 450 dolar olarak belirlendi ve al tavsiyesi korundu.
Küresel teknoloji pazarında yarı iletken rekabeti kızışırken, Güney Kore merkezli Samsung üçüncü çeyrek bilanço döneminde rekor seviyede bir başarıya imza attı. Şirket, veri işleme ve depolama birimlerindeki güçlü satış grafiği sayesinde rakibi Nvidia'nın aynı dönem için öngörülen yaklaşık 72,7 milyar dolarlık faaliyet kârı beklentisini geride bıraktı. Elde edilen bu sonuç, üç aylık süreçte dünyanın en yüksek faaliyet kârına ulaşan şirket unvanını getirdi.
Söz konusu başarının arkasında, yapay zekâ sistemlerinin altyapısını oluşturan gelişmiş bellek çözümlerine duyulan yoğun ihtiyaç yer alıyor. Özellikle DRAM ve NAND flash bileşenlerinin üretimini yürüten iş kolları, veri merkezlerinin genişleme süreçleriyle birlikte büyük bir ivme yakaladı. Yüksek bant genişlikli bellek teknolojileri, yapay zekâ hızlandırıcılarının işlem kapasitesini doğrudan destekleyen en kritik unsurlar arasında bulunuyor.
Piyasa analist grubu KB Securities, önümüzdeki çeyrek için beklentilerin daha da yukarı çıkabileceğini öngörüyor. Kurum, şirketin dördüncü çeyrekte yaklaşık 85,5 milyar dolar faaliyet kârı açıklayabileceğini ve bu tutarın çok büyük bir kısmının bellek çipi operasyonlarından kaynaklanacağını tahmin ediyor. Öte yandan analistler, Samsung hisseleri için 450 dolar hedef fiyat belirleyerek mevcut piyasa değerlemesinin gelecekteki potansiyeli tam olarak yansıtmadığına dikkat çekiyor.
Önümüzdeki dönemde hissedarlara yönelik kaynak aktarımının artması ve yeni nesil ürün taleplerinin seyri, şirketin finansal rotasını belirleyecek ana etkenler arasında bulunuyor. Yapay zekâ altyapı yatırımlarının hızı ve bellek fiyatlarındaki dalgalanmalar, yarı iletken pazarındaki dengeleri doğrudan etkilemeyi sürdürecek.
AI YORUMU
Nvidia'nın çip pazarındaki ezici üstünlüğünün ardından Samsung'un bellek tarafındaki bu hamlesi, yapay zekâ ekosisteminin sadece işlemcilerden ibaret olmadığını net biçimde gösteriyor. Özellikle 85,5 milyar dolarlık dördüncü çeyrek beklentisi gerçekleşirse, donanım tedarik zincirindeki tüm finansal dengeler donanım üreticileri lehine yeniden yazılabilir. Yatırımcılar için bellek teknolojilerindeki kapasite artışları artık sadece bir üretim detayı değil, doğrudan kârlılık pusulası haline geldi.