Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Rus basını yazdı: Deprem bölgesinde saatte 23 konut inşa ediliyor
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: TRHaber
Özet
Türkiye'nin asrın felaketinin ardından yürüttüğü kapsamlı yeniden inşa süreci, Rusya medyasında geniş yankı uyandırdı. Haberde, şantiyelerdeki yoğun mesai sayesinde günlük 550 konut üretildiği vurgulandı.
Öne çıkanlar
Yoğun dönemde saatte 23 ve günde 550 kalıcı konut üretiliyor.
Çalışmalarda 174 farklı bölgede 3 bin 481 şantiye kuruldu.
Süreçte yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve işçi görev alıyor.
Haberin Detayı
Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların ardından başlatılan çalışmalar, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Moskova merkezli yayın organlarından Komsomolskaya Pravda, Türkiye'deki kalıcı yerleşke hamlelerini okuyucularına aktardı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonundaki faaliyetlerin yalnızca konut yapımıyla sınırlı kalmadığı özellikle belirtildi.
Altyapı projeleri ve tarihi kent merkezlerinin canlandırılması sürecin en önemli ayaklarını oluşturuyor. Depremin 15'inci gününde ilk temeller atılırken, kırsal kesimdeki ilk evler 45'inci günde hak sahiplerine teslim edildi. Binlerce noktada eş zamanlı sürdürülen faaliyetlerde yaklaşık 200 bin çalışan ter döküyor.
Tarihi yapıların ihyası kapsamında Hatay'daki Uzun Çarşı ve Asi Nehri çevresi öncelikli olarak ele alınıyor. Malatya, Kahramanmaraş ve Adıyaman merkezlerinde de ticari alanlar ve ofisler hızla yükseliyor. Bu hamleler, bölgenin yalnızca barınma ihtiyacını değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşamını da ayağa kaldırmayı amaçlıyor.
Altyapı yatırımları kapsamında 11 ili kapsayan 11 bin kilometreyi aşan içme suyu ve kanalizasyon hattı yenileniyor. İskenderun sahilinde ise 3,5 kilometrelik alanı kapsayan kıyı düzenleme projesi yürütülüyor. Ayrıca Hatay ile Kahramanmaraş'ta kurulan tesislerde enkaz atıkları geri dönüştürülüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Uluslararası medya organlarının bu devasa operasyonu manşetlerine taşıması, sahadaki lojistik kapasitenin büyüklüğünü tescilliyor. Yaklaşık 200 bin çalışanın aynı anda görev yaptığı 3 bin 481 şantiye, benzeri görülmemiş bir insan kaynağı yönetimini işaret ediyor. Bu durum, yalnızca barınma krizini çözmekle kalmayıp bölgenin ekonomik akışını da doğrudan hızlandırıyor. Eğer bu devasa üretim hızı kesintisiz sürerse, hedeflenen nüfus yerleşimi planlanan takvimden daha kısa sürede tamamlanabilir.
Kaynak:
TRHaber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Türkiye, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin 15. gününde başlattığı yeniden inşa sürecinde, saatte 23 konut, günde 550 konut üretim hızına ulaştı. Toplam 3.481 şantiyede 200 bin çalışan görev alırken, 174 bölgede kalıcı konut temelleri atıldı ve kırsal köy evleri 45. günde teslim edildi.
Saatte 23 konut, günde 550 konut üretim hızı.
3.481 şantiyede 200.000 mimar, mühendis ve işçi çalışıyor.
11 ilde 11.000 km altyapı yenilendi, tarihi bölgeler de onarıldı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Türkiye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda büyük ölçekli bir yeniden inşa programı başlattı. Program, depremin 15. gününde ilk kalıcı konutların temelini atarak hızla ilerledi ve uluslararası medyada da yer buldu.
Program kapsamında saatte 23 konut, günde 550 konut üretim hızı hedeflendi. Bu rakamlar, 174 farklı bölgede kurulan 3.481 şantiyede çalışan yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve inşaat işçisinin ortak çabasıyla gerçekleştirildi. İlk konutların temelleri depremin 15. gününde atıldı, kırsal köy evleri ise 45. gün içinde hak sahiplerine teslim edildi.
Yapılan çalışmalar sadece konutlarla sınırlı kalmadı. Okullar, ticaret merkezleri ve tarihi alanlar da aynı anda inşa edildi. Hatay’da Uzun Çarşı ve Kurtuluş Caddesi gibi tarihi noktalar restore edilirken, 11 ilde toplam 11.000 kilometreden fazla içme suyu ve kanalizasyon altyapısı yenilendi.
Bu çevreci yaklaşım, inşa sürecinin sürdürülebilirliğini artırdı.
Genel olarak, Türkiye’nin deprem sonrası yeniden inşa çabası, hem konut üretim hızı hem de altyapı yenilemesi açısından kayda değer bir ivme kazandı. 200 bin çalışanının katılımıyla yürütülen bu seferberlik, bölge halkının yaşam koşullarını hızla normale döndürmeyi amaçlıyor.
AI YORUMU
Türkiye’nin 200 bin çalışanıyle yürüttüğü bu dev inşa seferberliği, saatte 23 konut üretim hızını gerçekçi bir hedef haline getiriyor. Bu ölçek, bölgedeki afetten etkilenen milyonlarca insanın barınma sorununun hızlı çözülmesine olanak tanıyor. Özellikle kırsal köylerde 45 gün içinde ev teslimi, kırsal nüfusun yaşam kalitesini anında yükseltiyor. Önceki afet sonrası inşa süreçleriyle kıyaslandığında, bu rakamlar hem hız hem de kapsam bakımından belirgin bir ilerleme gösteriyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 36 şehir için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Yapılan son değerlendirmelere göre 10 ilde turuncu, 26 ilde ise sarı kodlu alarm verildi.
18 Ekim tarihi için toplam 36 ilde meteorolojik uyarı verildi.
İstanbul, Bursa ve Kocaeli dahil 10 il için turuncu kodlu alarm açıklandı.
26 şehirde ise sarı kodlu hava durumu uyarısı yapıldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelindeki hava koşullarına yönelik güncel tahmin raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda yer alan verilere göre, yurdun çeşitli bölgelerinde beklenen şiddetli meteorolojik olaylar nedeniyle risk seviyeleri belirlendi.
Paylaşılan güncel verilere dayanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da vatandaşları önlem almaya çağırdı. Kurum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada risk altındaki şehirleri tek tek sıralayarak yetkililerin hazırlıklarını tamamladığını bildirdi.
İlgili tüm birimlerin sahada teyakkuz halinde olduğunu belirten bakanlık yetkilileri, özellikle sürücüleri ve sahil şeridinde yaşayanları tedbirli olmaya davet etti. Yağışların etkisini sürdüreceği süre boyunca hava raporlarının anlık takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
Fotoğraf: Sözcü Gündem
AI YORUMU
İstanbul ve Bursa gibi nüfus yoğunluğu yüksek metropollerin de dahil olduğu 36 il için verilen bu uyarılar, şehir içi altyapıların ani su baskınlarına karşı direncini bir kez daha test edecek. Özellikle turuncu kod verilen 10 şehirde yaşanabilecek ulaşım aksamalarına karşı yerel yönetimlerin mesai saatleri içinde ve sonrasında teyakkuzda kalması hayati önem taşıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yarın yaşanacak olumsuz hava koşulları nedeniyle 10 ilde turuncu kodlu uyarı verildiğini duyurdu. Yetkililer, vatandaşların olası su baskınları ve aksamalara karşı tedbirli olmalarını istedi.
Toplam 10 il için turuncu kodlu meteorolojik uyarı yapıldı.
26 ilde ise sarı kodlu hava durumu uyarısı uygulanacak.
Bakan Kurum tüm kurumların gerekli tedbirleri aldığını belirtti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmeler doğrultusunda Türkiye genelinde hava muhalefeti alarmı verildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada beklenen sağanak dalgasına karşı kamuoyunu uyardı.
Yapılan açıklamaya göre özellikle batı ve kuzey kesimlerde etkisini artırması öngörülen yağışlar sebebiyle 10 il için turuncu, 26 il içinse sarı kodlu uyarı seviyesine geçildi.
İlgili tüm devlet kurumlarının sahada gerekli önlemleri hızla aldığını ifade eden Bakan Kurum, tehlike geçene kadar tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Vatandaşların resmi meteorolojik raporları ve uyarıları anlık olarak takip etmelerinin hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Beklenen kuvvetli yağışların ulaşımda aksamalar, su baskınları ve heyelan gibi olumsuzluklara yol açabileceği ihtimaline karşı yerel yönetimlerin de hazırlıklarını tamamladığı bildirildi. Özellikle büyükşehirlerde trafikte yaşanabilecek aksamalara karşı sürücülerin dikkatli olması istendi.
AI YORUMU
Bakanlık tarafından paylaşılan 10 ili kapsayan turuncu kodlu uyarı, yaklaşan şiddetli hava olaylarının potansiyel risklerini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle İstanbul, Bursa ve Kocaeli gibi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yaşanabilecek olası su baskınları günlük hayatı ve ulaşımı doğrudan aksatabilir. Bu nedenle açıklanan resmi uyarılara kulak vererek zorunlu olmadıkça riskli saatlerde dışarı çıkmamak büyük önem arz ediyor.
Gaziantep ve çevre illerde yaşayan vatandaşlar, bölgedeki sarsıntıları yakından izlemek adına son depremler listesini inceliyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verileri doğrultusunda güncel bilgiler anbean paylaşılıyor.
Gaziantep ve çevresinde sarsıntılar yaşanmaya devam ediyor.
Güncel veriler AFAD kaynakları üzerinden takip ediliyor.
17 Ekim 2026 tarihinde vatandaşlar bölgedeki hareketliliği sorguluyor.
Türkiye'nin sarsıntı kuşağında yer alan illerinden biri olan Gaziantep'te, geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından her küçük hareketlilik büyük bir hassasiyetle izleniyor. Bölge halkı, en ufak bir sallantıda dahi geçmişin izlerini hatırlayarak endişe duyuyor ve resmi kurumların yapacağı açıklamaları bekliyor.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından derlenen anlık veriler, il genelinde meydana gelen hareketlilikleri tarafsız ve hızlı bir biçimde kamuoyuna duyuruyor. Bu doğrultuda hazırlanan güncel listeler, yerel halkın en çok başvurduğu bilgi kaynaklarının başında geliyor.
17 Ekim 2026 tarihinde de vatandaşlar bölgedeki sarsıntı durumunu öğrenmek amacıyla arama motorlarında yoğun bir arayış içine girdi. Uzmanlar, aktif fay hatları üzerinde yer alan bu coğrafyada her zaman bilinçli ve hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çiziyor.
Yaşanan sarsıntılar sonrasında resmi kurumların web siteleri ve mobil uygulamaları üzerinden anlık veri akışı sağlanmaya devam ediyor. Kent genelindeki olası gelişmeler, ilgili birimler tarafından kesintisiz olarak izleniyor ve halkın doğru bilgilendirilmesi sağlanıyor.
AI YORUMU
17 Ekim 2026 tarihli bu veriler, bölge halkının sarsıntılara karşı ne kadar tetikte olduğunu net biçimde gösteriyor. Geçmişte yaşanan acı tecrübeler, her küçük sarsıntıda toplumsal reflekslerin hemen devreye girmesine yol açıyor. Bu nedenle resmi kaynaklardan gelen bilgilerin anlık olarak takip edilmesi ve spekülasyonlara itibar edilmemesi hayati önem taşıyor.