Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Putin: Ukrayna'ya Barış Mesajı – Ateşkes değil, Kalıcı Anlaşma İstiyoruz
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNBC-e
Özet
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile uzun vadeli bir barış anlaşması için hazır olduğunu duyurdu. Ateşkes yerine iki ülkenin güvenliğini garanti altına alan kalıcı bir çözüm talep etti. Putin, özellikle Rusya'nın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların haklarını vurgulayarak, Avrupa'nın tutumunu da eleştirdi.
Öne çıkanlar
Putin, ateşkes yerine kalıcı barış anlaşması istiyor.
Rusya'nın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların haklarını öne sürdü.
Avrupa'nın tutumunu ‘siyasi şizofreni’ olarak nitelendirdi.
Haberin Detayı
Vladimir Putin, Rusya Devlet Televizyonu’nda Ukrayna ile savaşın sona ermesi için barış anlaşması talebini açıkladı. Putin, geçici bir ateşkesin yetersiz olduğunu belirterek, iki ülkenin güvenliğini kapsayan kalıcı bir çözüm istedi.
Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski’nin toprak kaybını kabul etme konusundaki açıklamaları eleştirdi. Rus lider, Moskova’nın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların önce bağımsızlık oyları, ardından Rusya ile birleşme oylamaları yaptığını vurgulayarak, bu bölgelere ait toprakların ‘Rusya tarihinin bir parçası’ olduğunu söyledi.
Putin, Avrupa’nın Rusya'ya yönelik sert tutumunu ‘bir tür siyasi şizofreni’ olarak nitelendirdi. Ayrıca Avrupa halkının Rusya ile savaşa girmek istemediğini, Moskova’nın da Avrupa ile çatışma arayışında olmadığını belirtti.
Savaşın Rusya için gerçek bir yenilgiye yol açmadığını savunan Putin, dostane ilişkilerin önemini vurguladı. Ukrayna yönetiminin uluslararası toplumdan para ve silah aldığını söyleyerek, barış sürecinin ekonomik ve askeri unsurlarla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Putin’in barış mesajı, Ukrayna ile Rusya arasındaki tansiyonu bir nebze olsun hafifletmeye çalışıyor. Ancak ateşkes yerine kalıcı anlaşma talebi, bölgesel güç dengeleri ve uluslararası hukuk açısından çelişkiler barındırıyor. Avrupa’nın tutumuna yönelik eleştirileri, Rusya’nın dış politikadaki izolasyonunu artırabilir.
Kaynak:
CNBC-e
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile barış görüşmelerine açığını açıkladı. 2014 sonrası süreçte bölgesel haklar ve askeri gerilimler üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Putin, Ukrayna’nın toprak kaybını kabul etmeye hazır olduğunu belirtti
Bölgesel halkların Rusya ile birleşmeye yönelik oy kullandığını iddia etti
Barışın tek yolun diplomasi ve güvenlik mimarisi üzerinden olacağına vurgu yaptı
Putin, devlet televizyonu Rossiya’da verdiği röportajda, Ukrayna ile barış anlaşmasına hazır olduklarını açıkladı. 2014 yılından bu yana yaşanan çatışmaların ardından, Rusya’nın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların Rusya Federasyonu ile birleşme yönünde oy kullandığını savundu. Böylece, bu bölgelerin toprak kaybı olarak nitelendirilemeyeceğini iddia etti.
Aynı zamanda Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik tehdit algısının ve savaş hazırlıklarının genişlediğini belirterek, bu yaklaşımın Eleştirisini yaptı. Putin, Rusya’nın savaş alanında yenilgiye uğratılması gerçekçi olmadığını, Moskova ile dostane ilişkilerin daha doğru bir yol olduğunu öne sürdü. Avrupa halklarının Rusya ile savaşmak istemediğini vurguladı.
Putin, Ukrayna yönetiminin Batılı ülkelerden aldığı mali destek, silah ve mühimmatın savaşın devamına yol açtığını düşündüğünü ifade etti. Aynı zamanda Ukrayna’da zorunlu askerlik uygulamalarını eleştirerek, vatandaşların sokaklardan zorla alındığını ve bu durumun asker motivasyonunu olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Son olarak, Putin, 2014’te başlayan krizin ardından barışa yönelik girişimlerde bulunduklarını ve Rusya’nın “özel askeri operasyon” kapsamında hedeflerine ulaşacağını söyledi. Ayrıca, üçlü temasların yeniden başlatılması ve güvenlik konusunun nihai barış anlaşmasının bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
AI YORUMU
Putin’in açıklamaları, Ukrayna çatışmasının uzun soluklu diplomatik çözüme açılma ihtimalini işaret ediyor. Ancak, tarihsel gerilimler ve tarafların tutumları göz önüne alındığında, bu sözlerin somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği hâlâ belirsiz.
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın beşinci yılına yaklaşması, NATO müttefikleri arasında savunma bütçeleri ve harcama öncelikleri konusunda derin toplumsal tartışmaları beraberinde getirdi. Artan güvenlik tehditlerine rağmen kalkınma politikalarıyla eş zamanlı bütçe dağılımı sağlanamaması, Avrupa genelinde protestolara ve siyasi krizlere yol açtı.
NATO ülkeleri gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'lik kısmını savunmaya ayırmakta zorlanıyor.
Şubat 2022'de başlayan savaş, yakın tarihte çözüme kavuşmazsa tam 5 yılı geride bırakacak.
Fransa ve İtalya gibi ülkelerde bütçe tercihleri nedeniyle protestolar ve kamu krizleri yaşandı.
Şubat 2022 tarihinde patlak veren ve yakın geçmişte herhangi bir barış ihtimaline yaklaşmayan çatışmalar, beşinci yılı devirmeye hazırlanıyor. Sadece Rusya ile Ukrayna'yı değil; Amerika Birleşik Devletleri, Çin, İran ve Kuzey Kore gibi küresel aktörleri de dolaylı şekilde etkileyen süreç, özellikle NATO cephesinde stratejik tedbirlerin yeniden masaya yatırılmasına neden oldu. Savaşın Avrupa'nın merkezine geri dönmesi, on yıllardır çatışma ihtimalinden uzak duran toplumlarda güvenlik ve caydırıcılık zihniyetini mecburi olarak canlandırdı.
Yaşanan bu dinamik süreçte Avrupa toplumu içerisinde diplomasi savunucuları ile caydırıcılık yanlıları arasında keskin bir kutuplaşma meydana geldi. Stratejik saldırıların yeni normal kabul edilmesine ve bütçe düzenlemelerinin zaruret haline gelmesine rağmen harcama kalemleri üzerinde uzlaşılamadı. NATO müttefiklerinin gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'lik kısmını savunmaya taahhüt etmesi beklenirken, halkın güvenlik ile kalkınma politikalarının eş yürütülebileceğine inanmaması geniş çaplı itirazları tetikledi.
Fransa başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde görülen kitlesel protestolar ve yağma eylemleri, hükümetlerin bütçe dağılım tercihlerine karşı duyulan ekonomik memnuniyetsizliği açıkça gözler önüne serdi. Caydırıcılık yanlıları ise bu sürecin sadece bir slogan olmaması gerektiğini belirterek üç sütunlu acil eylem planı gerektiğini savunuyor. Bu planın ilk ayağında Ukrayna'nın hem savaşı hem barışı kazanması için desteklenmesi yer alırken, ikinci ayağında ise Avrupa'nın öz savunma kabiliyetlerini artırması bulunuyor.
Üçüncü ve son sütunda ise NATO merkezli transatlantik güvenlik angajmanlarının korunması ve derinleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Günümüz yıpratma savaşı koşullarında münferit ülkelerin tek başına sahip olduğu askeri kapasitenin yeterli olmadığı, devasa askeri güce sahip Rusya'nın bile dışarıdan tedarik yapmak zorunda kalmasıyla kanıtlandı. Uzun süre yüzde 2'lik savunma hedefini dahi tutturamayan devletler, artık yüksek yoğunluklu çatışmalara uyumlu inovasyon politikalarına odaklanıyor.
AI YORUMU
Savunma harcamalarının artırılması yönündeki siyasi baskılar, Avrupa hükümetlerinin sosyal refah bütçeleriyle doğrudan çatışıyor. Yüzde 5'lik gayrisafi yurt içi hasıla hedefi, halkın kalkınma öncelikleriyle uyuşmadığı sürece sokaklardaki huzursuzluğu dindirmeyecektir. Mevcut ekonomik tablo, askeri yatırımların iç politikada uzun vadeli istikrarsızlık riskini beraberinde getirdiğini net biçimde gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’da dört yıl hapis hayatı süren Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasını, Putin ile telefon görüşmesiyle gerçekleşen bir anlaşmanın sonucu olarak açıkladı. Trump, Rusya‑Ukrayna çatışmasını da sona erdirme çabalarına değindi.
Hubbard’ın serbest bırakılması, Trump'ın Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından gerçekleşti.
Trump, savaşın sona erdirilmesi için Rusya’yı ve uluslararası aktörleri bir araya getirdi.
Trump, İran, Çin ve Rusya’nın bölgesel etkisine ilişkin eleştirilerini gündeme getirdi.
Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen siber suç toplantısında, Ukrayna ordusu adına suçlanan 75 yaşındaki eski asker Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasını konuştu. Hubbard, dört yıldır Rusya’da hapis hayatı sürerken, Trump ailelerini televizyon üzerinden izledi ve “geri dönmesini istiyorlardı” diyerek duygusal bir anı paylaştı.
Trump, “Geçen gün Putin ile savaşı sona erdirme konusunu görüşüyordum. Trump, Hubbard’ın serbest bırakılmasının, Rusya’nın “insancıl” olduğu iddialarıyla bağlantılı olduğunu söyledi.
Trump, “Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı durdurmak için çok çalışıyoruz ve İran konusunda Rusya’nın müdahalesine memnunuz” diyerek, bölgesel güç dengelerini gündeme getirdi. Ayrıca “Çin de sürece dahil” diyerek, Çin’in de bölge üzerindeki etkisini belirtti.
Trump, “Şu anda geri dönüyor” açıklamasını yaptıktan sonra, Hubbard’ın Rusya’da geri dönüş yolunda olduğunu ve karşılığında hiçbir şey beklenmediğini söyledi. Trump, “Bunun için çok minnettarız” diyerek, bu gelişmenin uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi olabileceğini belirtti.
AI YORUMU
Trump’ın açıklamaları, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginliği hafifletirken, ABD’nin insan hakları ve uluslararası işbirliği yönündeki tutumunu yeniden şekillendirme çabalarına işaret ediyor. Hubbard’ın serbest bırakılması, diplomatik çabaların somut bir sonucunu gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir görüşme sonrasında Ukrayna savaşını sona erdirme konusunda yakın bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Trump, Rusya’daki 75 yaşındaki emekli öğretmen Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasına da atıfta bulundu.
Trump, Putin ile savaşın sona erdirilmesi konusunda yakın bir anlaşma sağlandığını söyledi
Stephen Hubbard’ın Rusya’daki serbest bırakılması için doğrudan görüşmeler yapıldı
Trump, Rusya’nın İran ve Çin’e destek verme konusundaki tutumuna da değindi
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında, Ukrayna ordusu adına suçlanan Rusya’da hapiste bulunan emekli öğretmen Stephen Hubbard’ın serbest bırakılmasını gündeme getirdi. Trump, "Putin ile savaşı sona erdirme konusunda çok yakınız" diyerek, görüşmenin sonucunda Hubbard’ın geri dönüşünü sağladığını belirtti.
Trump, Hubbard’ın Rusya’da gün içinde karşılandığını ve şu anda geri dönme yolunda olduğunu ifade etti. Ayrıca, ABD, Avrupa ve Ukrayna’nın Rusya’ya sunduğu teklifleri Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff aracılığıyla ilettiğini söyledi.
Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmayı durdurma çabaları kapsamında, Trump, Putin’i ‘insancıl’ olarak nitelendirdiği bir yorum üzerine, "Böyle söylemek için büyük bir adım atıldı" diye yanıt verdi. Trump, aynı zamanda Rusya’nın İran ve Çin’e verdiği desteğin sınırlı olduğunu, ancak savaşın sona ermesi için ortak bir hedefe sahip olduklarını vurguladı.
Trump, son olarak, mevcut siyasi ortamda Rusya’nın İran’a verdiği destekten memnun olduğunu, ancak bu desteğin savaşın devamını sağladığını söyledi. Söz konusu tartışmada, ABD’nin Rusya üzerindeki baskı stratejileri ve stratejik işbirliği fırsatları da ele alındı.
AI YORUMU
Trump’ın Putin ile yaptığı görüşme, uluslararası arenada beklenen bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak, bu iddiaların somut sonuçları henüz net değil. Gelişmelerin duruma etkisi, özellikle Ukrayna için kritik bir öneme sahip olabilir.