Yaşam

Psikolog Fatmanur Serim ev oyunları için pahalı materyalleri sildi

Psikolog Fatmanur Serim ev oyunları için pahalı materyalleri sildi Fotoğraf: Internet Archive Book Images · No restrictions · Wikimedia Commons

Özet

Psikolog Fatmanur Serim, çocuklarla kaliteli vakit geçirmek için pahalı oyuncaklara ihtiyaç duyulmadığını belirtti. Evdeki sıradan eşyaların hayal gücünü geliştiren eğlenceli araçlara dönüşebileceğini vurguladı.

Öne çıkanlar

  • Evdeki sıradan eşyalar ve kutular yaratıcı oyunlara dönüştürülebiliyor.
  • Birlikte hikâye oluşturmak çocukların hayal gücünü aktif tutuyor.
  • Gündelik rutinler eğlenceli aktivitelere kolayca uyarlanabiliyor.

Haberin Detayı

Çocukların yaratıcılığını artırmak ve onlarla verimli saatler geçirmek adına yüksek bütçeli oyuncaklar edinmek zorunlu değil. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan sıradan nesneler, ebeveynlerin rehberliğinde keyifli etkinliklere zemin hazırlayabiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikolog Fatmanur Serim, ev ortamındaki basit imkânların oyun saatlerini zenginleştirebileceğini ifade ediyor.

Fotoğraf: Internet Archive Book Images · No restrictions · Wikimedia Commons No restrictions · Wikimedia Commons

Sıradan malzemelerin çocukların zihninde farklı anlamlar kazandığına dikkat çeken Serim, basit nesnelerin rol yapma becerilerini desteklediğini belirtiyor. Evde bulunan bir çorap kolayca kukla haline gelebilirken, boş bir kutu hayali bir eve dönüşebiliyor. Birkaç yastığın bir araya gelmesi ise çocukların kendi dünyalarında keşfe çıkabilecekleri gizli bir mağara yaratmaları için yeterli oluyor.

Oyun sürecine yetişkinlerin de dahil olması, ortak fikirlerin üretilmesine ve bağların güçlenmesine katkı sağlıyor. Evde uygulanabilecek pratik yöntemlerden biri de yarım bırakılan hikâyeleri birlikte tamamlamak. Bir masal okunurken sonunu değiştirmek veya sırayla cümle ekleyerek yeni bir macera kurgulamak, zihinsel gelişimi destekleyen etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Belirli bir zaman dilimi ya da özel bir ortam yaratma zorunluluğu olmadan da oyun kurmak mümkün. Günlük koşturmaca içindeki anlar, hayal gücünü besleyen fırsatlara dönüştürülebiliyor. Akşam yemeği hazırlanırken sebzeler etrafında hayali bir öykü kurgulamak veya dışarıda yürüyüş yaparken karşılaşılan canlıların yaşamını hayal etmek bu pratikler arasında yer alıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Modern ebeveynlik tartışmalarında pahalı oyuncakların yerini yaratıcı materyallerin alması gerektiği sıkça savunuluyor. Fatmanur Serim'in aktardığı yöntemler, tüketim çılgınlığına kapılmadan da çocukların zihinsel olarak beslenebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Bu yaklaşım, bütçe zorlamadan çocuklarıyla bağ kurmak isteyen aileler için önemli bir alternatif sunarken, çocukların kendi iç dünyalarındaki yaratıcılığı da kısıtlamıyor.

Kaynak: Türkinform Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Yaşam
    • Cumhuriyet
    Sevdiklerine hayır diyemeyen 3 erkek burcu hangileridir
    Fotoğraf: Cumhuriyet

    Zodyak kuşağında yer alan bazı erkek burçları, yakın çevrelerinin ricaları karşısında sınır çizmekte zorlanıyor. Şefkatli yapıları nedeniyle kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atan bu gruplar hayatın her alanında taviz veriyor.

    • Yengeç erkekleri vicdan yapısı yüzünden her ricaya olumlu yanıt veriyor.
    • Fedakar burçlar sevdiklerinin mutluluğu için kendi konforundan vazgeçiyor.
    • Huzuru korumak isteyen karakterler tartışmalardan kaçınarak uyum sağlıyor.

    Dış dünyaya karşı ne kadar sert ve kararlı görünürlerse görünsünler bazı erkekler yakınlarının ufak bir tebessümü karşısında tüm savunmalarını bırakırlar. Zodyak sisteminde yer alan bu özel gruplar, karşı tarafın üzülmesini engellemek adına kendi önceliklerini tamamen askıya alırlar.

    Aile bireyleri, hayat arkadaşları veya yakın dostları söz konusu olduğunda korumacı refleksleri devreye girer. İstekleri geri çevirmenin yaratacağı vicdan azabından kaçınmak için zorlanacaklarını bilseler bile talepleri kabul ederler.

    Hassas kişilik özellikleri sebebiyle çevrelerindeki insanların mutluluğunu her zaman kendi huzurlarından üstün tutarlar. İlişkilerdeki dengeyi bozmamak ve gerginlik yaratmamak adına kendi konfor alanlarından gönüllü olarak ödün verirler.

    AI YORUMU

    Astroklimatik incelemeler, kişilerin ilişkilerdeki sınır koyma becerisinin doğuştan gelen karakter özellikleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu profildeki bireyler, çatışma ortamından kaçınma eğilimleri nedeniyle zaman içinde tükenmişlik yaşayabilirler. Kendi ihtiyaçları ile çevrelerinin talepleri arasında denge kuramadıkları senaryolarda kişisel yıpranma kaçınılmaz hale gelir.

    Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

    Yaşam
    • Muğla Postası
    Muğla Menteşe'de seyir halindeki otomobil alev topuna döndü
    Fotoğraf: Muğla Postası

    Muğla'nın Menteşe ilçesinde hareket halindeki bir otomobil henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı yandı. Çevredekilerin ilk müdahalesi sonrasında itfaiye ekipleri bölgeye sevk edilerek alevleri söndürdü.

    • Muğla Menteşe Kötekli Mahallesi'nde 48 AED 590 plakalı araç yandı.
    • Çevredeki vatandaşlar kendi imkanlarıyla alevlere ilk müdahaleyi yaptı.
    • Bölgeye sevk edilen itfaiye ve polis ekipleri soğutma çalışması başlattı.

    Muğla sınırları içinde yer alan Menteşe ilçesinde yaşanan olayda, trafikte ilerleyen bir araçta aniden yangın çıktı. Kötekli Mahallesi sınırları içerisinde meydana gelen olayda, 48 AED 590 plakalı otomobilin sürücüsü ve çevredeki vatandaşlar büyük panik yaşadı. Henüz belirlenemeyen bir teknik arıza veya dış etken nedeniyle aracın motor veya ön kısmından dumanlar yükselmeye başladı.

    Yoldan geçen diğer sürücüler ve mahalle sakinleri durumu fark ederek kendi imkanları dahilinde alevlere müdahale etmeye çalıştı. Vatandaşların yangın tüpleri ve su ile yaptığı ilk müdahale, alevlerin daha fazla büyümesini kısmen engelledi. Aynı zamanda durum 112 Acil Çağrı Merkezi'ne hızla bildirilerek yardım istendi.

    İhbarın ardından kısa sürede olay yerine ulaşan Muğla Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yanan araca müdahale ederek yangını tamamen kontrol altına aldı. Polis ekipleri ise olası bir patlama ihtimaline karşı çevrede güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrollü şekilde sağladı. İtfaiye ekiplerinin söndürme çalışmasının ardından bölgede soğutma işlemleri tamamlandı.

    Yangının tam olarak hangi sebepten kaynaklandığını tespit etmek amacıyla ilgili birimler tarafından resmi inceleme süreci başlatıldı. Araçta meydana gelen maddi hasarın boyutu ve teknik inceleme sonuçları yapılacak detaylı araştırmaların ardından netleşecek.

    AI YORUMU

    Trafikte aniden ortaya çıkan bu tür araç yangınları, periyodik bakım kontrollerinin aksatılmasının yaratabileceği riskleri net bir şekilde gösteriyor. Sürücülerin araçlarında yangın tüpü bulundurması ve ilk anda çevredeki vatandaşların hızlı müdahale etmesi, facianın büyümesini önleyen kritik bir unsur oldu. Benzer olayların tekrarlanmaması adına özellikle yaşlı araçların elektrik tesisatlarının düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor.

    Kaynak: Muğla Postası Haberin tam sayfası →

    Yaşam
    • Saray Medya
    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Konya'da İyilik Var projesini tanıttı
    Fotoğraf: Saray Medya

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan İyilik Var projesinin tanıtımı Konya'da yapıldı. Karatay Engelli Aktif Yaşam Merkezi'nde gerçekleşen toplantıda projenin mahallelerde ve okullarda yaygınlaştırılacağı duyuruldu.

    • İyilik Var projesi Konya'daki Karatay Engelli Aktif Yaşam Merkezi'nde tanıtıldı.
    • Proje, Konya Valiliği, İl Müdürlüğü ve İletişim Başkanlığı Bölge Müdürlüğü desteğiyle yürütülüyor.
    • Projenin resmi duyurularına iyilikvar.gov.tr internet adresinden erişilebiliyor.

    Toplumda dayanışma kültürünü pekiştirmeyi amaçlayan yeni bir sosyal sorumluluk hamlesi hayata geçirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde hazırlanan İyilik Var projesinin tanıtım toplantısı Konya'da düzenlendi. Karatay Engelli Aktif Yaşam Merkezi'nde organize edilen etkinliğe yerel ve merkezi yönetim birimleri geniş katılım gösterdi.

    Tanıtım toplantısına Konya Valiliği, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürlüğü aktif destek verdi. Kurum temsilcileri, projenin toplumsal bağları güçlendirecek yönlerine vurgu yaparak atılacak adımları paylaştı.

    Toplantıda konuşma yapan Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, dayanışmanın büyük bütçeler gerektirmediğini belirtti. Topal, yaşlıların elini tutmaktan çocukların başını okşamaya kadar her küçük adımın değerli olduğunu, hedeflerinin bu anlayışı sokaklara ve okullara taşımak olduğunu ifade etti.

    Konuşmaların ardından katılımcılara projenin hedefleri ve planlanan faaliyetleri hakkında ayrıntılı sunumlar yapıldı. Girişimin tüm detaylarına ve güncel duyurularına resmi internet sitesi olan iyilikvar.gov.tr adresi üzerinden ulaşılabileceği bilgisi paylaşıldı.

    AI YORUMU

    Bireysel dayanışma projelerinin sürdürülebilir olması, yerel kurumların ve sivil toplumun projeye vereceği desteğe doğrudan bağlıdır. Arif Topal'ın vurguladığı gibi büyük bütçeler yerine samimi çabaların öne çıkması, kampanyanın mahalle bazında karşılık bulmasını kolaylaştıracaktır. Benzer sosyal girişimler daha önce sadece büyük şehirlerde yoğunlaşırken, bu çalışmanın Konya genelinde yayılması dezavantajlı gruplara erişimi artıracaktır. Eğer yerel okullar ve iş yerleri sürece aktif katılırsa, hedeflenen toplumsal farkındalık kısa sürede somut sonuçlar üretecektir.

    Kaynak: Saray Medya Haberin tam sayfası →

    Yaşam
    • Yeni Şafak
    İzmir'de yaşayan Afro-Türkler asırlık kültürü yaşatmaya devam ediyor
    Fotoğraf: Yeni Şafak

    İzmir'in Tire ve Bayındır ilçelerinde kökleri 1500'lü yıllara dayanan Afro-Türkler yaşamlarını sürdürüyor. Zamanla hane sayıları azalsa da bölge sakinleri komşuluk bağlarını koruyor.

    • İzmir Tire ve Bayındır'da yaşayan Afro-Türkler asırlık hikayelerini sürdürüyor
    • Yeniçiftlik Mahallesi'nde yaşayan 83 yaşındaki Mehmet Üstüner atalarının Sudan'dan geldiğini belirtiyor
    • Mahalledeki Afro-Türk hane sayısının üçe düştüğü ifade ediliyor

    Anadolu'ya yüzyıllar önce tarım işçiliği amacıyla gelen Afrika kökenli göçmenlerin torunları İzmir'de hayatlarını devam ettiriyor. Tire ile Bayındır ilçelerinde varlıklarını sürdüren bu topluluk, komşuluk ilişkileri ve ortak yaşam kültürü sayesinde geleneklerini koruyor. Zaman içinde göçler ve yaşam koşulları nedeniyle hane sayıları azalsa da bölge halkı topraklarına bağlı kalmayı sürdürüyor.

    Çocukluk yıllarında çevresindeki herkesin beyaz tenli olmasına karşın kendisinin farklı bir görünümde olduğunu belirten Üstüner, dedesinin anlattığı göç hikayeleriyle büyüdüğünü ifade ediyor. Çevresiyle hiçbir zaman uyum sorunu yaşamadığını ve burayı vatanı olarak gördüğünü dile getiriyor.

    Mehmet Üstüner'in 56 yıllık eşi 72 yaşındaki Hatice Üstüner, evlilik sürecinde yaşadıkları anıları ve çocuklarının farklı ten renklerine sahip olmasını gülümseyerek paylaşıyor. İlk çocuklarının siyah tenli doğduğunu, sonraki kızlarının ise beyaz dünyaya gelmesi nedeniyle hastanede bebeklerin karışmış olabileceğini düşünüp şaşırdıklarını anlatıyor. Babasının ilk başta ten rengi farkı sebebiyle evliliğe mesafeli yaklaştığını ancak kendi istekleriyle mutlu bir yuva kurduklarını ekliyor.

    Köydeki hane sayılarının azaldığına dikkat çeken 97 yaşındaki Havva Zenci, doğup büyüdüğü topraklarda geçmişte çok daha kalabalık olduklarını söylüyor. Günümüzde Afro-Türk olarak köyde yalnızca üç hane kaldıklarını belirten Zenci, dışarıdan gelen kişilerin İzmirli olduklarına inanmakta zorlandığını fakat köylülerle iç içe huzurlu bir yaşam sürdüklerini vurguluyor. Mehmet Üstüner'in çocukluk arkadaşı Erdoğan Köklü ise mahallede beraber büyüdüklerini ve siyah tenli olmasını hiçbir zaman yadırgamadıklarını ifade ediyor.

    AI YORUMU

    Asırlık bir kültürel mirasın bugünkü temsilcileri olan Afro-Türkler, toplumsal uyumun somut bir örneğini sergiliyor. Bölgede kalan hane sayısının üçe düşmesi, bu demografik ve kültürel hafızanın ne kadar kırılgan bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Yerel toplulukların bu aidiyet bağları korunmazsa, gelecekte bu köklü hikayelerin aktarıcısı kalmayabilir.

    Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler