PİYASA
Gündem

Prof. Dr. Şilfeler ve Prof. Dr. Tolu Menopoz Sürecini Anlattı

Prof. Dr. Şilfeler ve Prof. Dr. Tolu Menopoz Sürecini Anlattı Fotoğraf: Cumhuriyet

Özet

Türkiye'de ortalama menopoz yaşının 46 ile 48 arasında değiştiği belirtilirken genetik faktörlerin süreci belirlemede ilk sırada yer aldığı ifade edildi.

Öne çıkanlar

  • Türkiye'de ortalama menopoz yaşı 46 ile 48 arasında değişiyor.
  • Genetik yatkınlık menopoz yaşını belirleyen en önemli etken.
  • Osteoporoz uzun yıllar boyunca herhangi bir belirti vermeden ilerleyebiliyor.

Haberin Detayı

Kadın hastalıkları uzmanları, üreme döneminin sona ermesiyle ortaya çıkan menopoz sürecinin fizyolojik boyutlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye sınırları içinde kadınların ortalama bu döneme giriş yaşının kırk altı ile kırk sekiz arasında değiştiği aktarıldı. Sürecin ne zaman başlayacağını tayin eden en temel unsurun ise genetik yatkınlık olduğu, özellikle anneye ait menopoz yaşının güçlü bir gösterge kabul edildiği vurgulandı.

Uzmanlar; kronik rahatsızlıklar, uzun süreli stres, tütün ürünleri tüketimi, kemoterapi uygulamaları ve cerrahi operasyonlarla yumurtalıkların alınmasının da bu süreci erkene çekebileceğini belirtti. Bu dönemde vücutta sıcak basmaları, ruh hali değişimleri ve odaklanma problemleri gibi çeşitli belirtilerin görülebildiği aktarıldı. Yaşam kalitesini düşüren durumlarda uzman kontrolünde hormon tedavisi gibi alternatiflerin değerlendirilebileceği ifade edildi.

Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları ise menopoz sonrasında sıklıkla karşılaşılan osteoporoz yani kemik erimesi tehlikesine dikkat çekti. Kemiklerin mineral yoğunluğunun düşmesiyle birlikte kırılganlığın arttığı, bu durumun yıllarca sessizce ilerleyebileceği kaydedildi. Hastanın herhangi bir ağrı hissetmese bile kemik kütlesinde ciddi kayıplar yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.

Kemik sağlığını korumanın yolları arasında dengeli beslenme ve düzenli hareket etmenin ilk sıralarda yer aldığı bildirildi. Yürüyüşün yanı sıra kas kuvvetini artıran egzersizlerin düşme riskini azalttığına işaret edildi. Ayrıca kalsiyum ile protein tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiği, D vitamini düzeylerinin kontrol edilerek doktor tavsiyesiyle takviye alınabileceği dile getirildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Kadın sağlığında erken teşhisin önemi Prof. Dr. Sena Tolu'nun vurguladığı gibi sessiz ilerleyen osteoporoz vakalarında hayat kurtarıcı olabiliyor. Özellikle 46-48 yaş aralığındaki kadınların genetik geçmişlerini göz önünde bulundurarak düzenli taramalardan geçmesi ileride yaşanabilecek kırık risklerini büyük ölçüde önleyebilir. Toplum genelinde bu dönemin doğal bir süreç olduğunun bilinmesi ve doğru beslenme alışkanlıklarının erken yaşlardan itibaren kazanılması gerekiyor.

Kaynak: Cumhuriyet Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• Habertürk
Şişli'deki Konserde Fenalaşan Üç Kişiden Biri Hayatını Kaybetti
Fotoğraf: Habertürk

İstanbul'un Şişli ilçesindeki bir müzik etkinlikte fenalaşan üç katılımcı hastaneye kaldırıldı; durumu ağır olan gençlerden biri kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde kişilerin alkol ve uyuşturucu nedeniyle rahatsızlanmış olabileceği ihtimali değerlendiriliyor.

  • Olay Şişli'deki İstanbul Kongre Merkezi'nde saat 03.15 sıralarında meydana geldi.
  • Konsere yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı ve etkinlikte alkol sunumu yapıldığı belirlendi.
  • Hastaneye kaldırılan F.A. vefat ederken, T.M. ve M.S.R.'nin tedavisi sürüyor.

Hafta sonu gece saatlerinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen eğlence organizasyonunda, katılımcılar arasında yer alan üç kişi aniden rahatsızlandı. Yaklaşık beş bin müzikseverin bulunduğu mekanda saatler sabaha karşı 03.15'i gösterdiğinde fenalaşan gençlerin durumu çevredekileri ve görevlileri alarma geçirdi.

İhbar üzerine ivedilikle adrese yönlendirilen sağlık ekipleri, F.A., T.M. ve M.S.R. isimli katılımcılara ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Ardından Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledilen şahıslardan yirmi dokuz yaşındaki F.A. doktorların tüm çabalarına rağmen hayata döndürülemedi.

Hastanede tedavileri süren diğer iki yaralının sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi. Güvenlik güçleri ile sağlık birimlerinin ilk değerlendirmelerinde, olayın arkasında yasaklı madde veya aşırı alkol tüketimi bulunabileceği kuşkusu üzerinde duruluyor.

Polis ekiplerinin yaptığı araştırmalarda, saat 21.00 itibarıyla başlayan etkinliğin yalnızca on sekiz yaş üzerindeki katılımcılara açık olduğu ve yasal izin belgelerinin eksiksiz olduğu tespit edildi. Yaşanan acı olay sonrasında konser alanı tahliye edilirken, F.A.'nın kesin ölüm sebebi Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi raporuyla netleşecek.

AI YORUMU

Beş bin kişinin katıldığı bir eğlence mekanında yaşanan bu trajik ölüm, büyük kalabalıkların toplandığı etkinliklerde denetim ve güvenlik önlemlerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor. Özellikle sabahın erken saatlerine kadar süren organizasyonlarda gençlerin sağlığını tehdit eden maddelere erişimin engellenmesi için mekan sahiplerinin ve yetkili mercilerin çok daha sıkı tedbirler alması gerekiyor. Otopsi sonucunun ardından ortaya çıkacak detaylar, benzer etkinliklerin geleceği açısından yönlendirici olacaktır.

Kaynak: Habertürk Haberin tam sayfası →

Gündem
• Bitlis Haber

Bitlis'in Tatvan ilçesinde sağlık personeli ve itfaiye ekiplerinin katılımıyla kapsamlı bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo uyarınca 20 saniyelik sarsıntının ardından mor kod verilerek acil kurtarma ve tahliye adımları devreye sokuldu. Yaralanan çalışanlara acil serviste müdahale edilmesinin ardından operasyon yeşil kod ile sorunsuz biçimde tamamlandı.

  • Senaryo gereği Tatvan'da 20 saniye süren bir deprem canlandırıldı.
  • Sarsıntının hemen ardından mor kod verilerek acil durum planı başlatıldı.
  • Tatvan Belediyesi İtfaiye ekipleri göçük altında kalan personeli kurtardı.

Olası doğal afetlere karşı sağlık kurumlarının operasyonel reflekslerini canlı tutmak hedefiyle Tatvan Devlet Hastanesinde geniş çaplı bir kurtarma faaliyeti organize edildi. Hastane Afet ve Acil Durum Planı çerçevesinde planlanan uygulamada, sağlık çalışanları ve arama kurtarma görevlileri kriz anındaki koordinasyon kabiliyetlerini deneme fırsatı buldu.

Kurgulanan afette ilçenin 20 saniye süren şiddetli bir sarsıntı yaşadığı kabul edildi. Alarm zilinin çalmasıyla birlikte hastane genelinde mor kod ilan edilerek kriz yönetim merkezi faaliyete geçirildi. Tesis içerisindeki ağır ekipmanların ve tıbbi malzemelerin devrilmesi sonucu odalarda mahsur kalan çalışanların varlığı senaryoya dahil edildi.

İhbar üzerine hızla yerleşkeye intikal eden Tatvan Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personeli, enkaz simülasyonunun bulunduğu alanlara teknik donanımlarla giriş yaptı. Sıkışan personelin tahliyesi kontrollü biçimde sağlanırken, dışarı çıkarılan yaralılara acil tıp uzmanları anında müdahalede bulundu.

Hastane sahasındaki tüm kurtarma ve ilk yardım basamaklarının başarıyla sonuçlanmasının ardından yeşil kod duyurusu yapılarak acil durum protokolü sonlandırıldı. Tesis çalışanları ve itfaiye birimleri arasındaki haberleşme kanallarının sağlamlığı operasyon süresince kayıt altına alındı.

AI YORUMU

Afet bölgelerinde sağlık tesislerinin kendi iç koordinasyonunu mor kod ve yeşil kod gibi standart prosedürlerle sınaması, kriz anlarındaki kaosu doğrudan engeller. Tatvan'daki çalışmada itfaiye ile hastane personelinin 20 saniyelik bir simülasyon üzerinden anlık müdahale pratiği geliştirmesi, operasyonel aksaklıkların masa başında değil sahada görülmesini sağlıyor. Benzer uygulamaların düzenli aralıklarla tekrarlanarak yerel ekiplerin refleks haline getirilmesi gerekiyor.

Kaynak: Bitlis Haber Haberin tam sayfası →

Gündem
• Yeni Şafak
Canan Karatay'dan Zayıflama İğneleri İçin Hayati Uyarı
Fotoğraf: Yeni Şafak

Prof. Dr. Canan Karatay, kilo kontrolü amacıyla kullanılan zayıflama iğnelerinin ani ölümlere ve çeşitli organ yetmezliklerine yol açabileceğini belirterek bilinçsiz kullanıma karşı uyarıda bulundu. Hekim kontrolünün şart olduğunu vurgulayan Karatay, doğal beslenme alışkanlıklarına dönülmesi gerektiğini kaydetti.

  • Zayıflama iğneleri böbrek, karaciğer ve kalp sağlığını tehlikeye atabiliyor.
  • Canan Karatay ilaçların ani ölümlere neden olabileceğini savundu.
  • Beslenmede iki öğün sistemi ve doğal probiyotikler öneriliyor.

Günümüzde kilo vermek isteyen bireylerin sıklıkla tercih ettiği zayıflama iğneleri, tıp dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Prof. Dr. Canan Karatay, bu tür ilaçların bilinçsiz tüketiminin hayati riskler barındırdığını ifade ederek kamuoyunu uyardı. Söz konusu ürünlerin etken maddelerine ve hastanın tıbbi geçmişine göre farklılık gösterdiğini belirten Karatay, doktor kontrolü olmadan tedaviye başlanmaması gerektiğini dile getirdi.

İlaçların vücuttaki pek çok sistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini aktaran Karatay; böbrek yetmezliği, zihinsel bulanıklık, safra kesesi problemleri ve kalp krizi riskine dikkat çekti. Tedavi sürecinin uzman hekimler tarafından planlanmasının şart olduğunu belirten uzman isim, bazı ürünlerin tip 2 diyabet tedavisinde kullanılırken bazılarının obezite yönetimi için uygulandığını hatırlattı.

Açıklamalarında doğal beslenmenin önemine de değinen Karatay, vücudun gereksinimlerinin işlenmemiş gıdalarla karşılanması gerektiğini vurguladı. Tarihsel referanslara da yer veren Karatay, on birinci yüzyılda İbn-i Sina'nın iki öğün beslenmeyi önerdiğini hatırlatarak üç öğünün hastalık getirebileceğini savundu. Günlük yaşantıda su tüketiminin artırılmasını ve tuzun tamamen hayattan çıkarılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Canan Karatay'ın zayıflama iğneleri hakkındaki bu sert uyarıları, popüler kültürün yarattığı hızlı kilo verme baskısının tıbbi risklerini tekrar tartışmaya açıyor. Özellikle böbrek, kalp ve karaciğer gibi hayati organları tehdit eden bu tür farmakolojik müdahalelerin reçetesiz ya da bilinçsiz şekilde internet üzerinden temin edilmesi, ilerleyen dönemde daha büyük sağlık krizlerine yol açabilir. Bu nedenle bireylerin sosyal medyadaki zayıflama trendleri yerine uzman hekimlerin yönlendirmelerine kulak vermesi hayati önem taşıyor.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Gündem
• Sözcü Gündem

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, kentteki şebeke suyuna kanalizasyon karıştığına yönelik iddiaların asılsız olduğunu duyurdu. Günlük ortalama 3 milyon 200 bin metreküp suyun sürekli denetlendiği ve bağımsız laboratuvarlar tarafından incelendiği açıklandı.

  • Günlük ortalama 3 milyon 200 bin metreküp içme suyu dağıtılıyor.
  • İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü 39 ilçeden düzenli numune alıyor.
  • Su kalitesi 7 gün 24 saat çevrim içi sistemlerle takip ediliyor.

Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve şehir şebekesine lağım suyu karıştığı yönündeki iddialar üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki yetkili merci kapsamlı bir bilgilendirme yayımladı. Kurum, paylaşılan içeriklerin tamamen gerçek dışı olduğunu ve halk sağlığını tehdit eden herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını net bir dille ifade etti.

Açıklamada, kentin su ihtiyacını karşılayan kaynakların arıtma tesislerinden musluklara ulaşana kadar her aşamada sıkı bir süzgeçten geçirildiği vurgulandı. Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ilgili yönetmelik esas alınarak akredite laboratuvarlarda gerçekleştirilen testlerin kesintisiz sürdürüldüğü bilgisi paylaşıldı.

Yalnızca kurum içi denetimlerle yetinilmediği, İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin metropolün 39 ilçesindeki farklı noktalardan periyodik olarak numuneler topladığı da aktarıldı. Bu bağımsız incelemelerin, şebekeye verilen suyun yürürlükteki kalite kriterlerini eksiksiz şekilde karşıladığını tescillediği belirtildi.

On altı milyonluk kentin güvenli suya erişimi için yürütülen faaliyetlerin hassasiyetle devam ettiği hatırlatılırken, temelsiz paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiği yinelendi. Resmî mercilerin dışındaki kaynaklardan yayılan iddiaların karmaşa yaratmayı amaçladığına dikkat çekilerek vatandaşların yalnızca yetkili kurum duyurularını dikkate alması istendi.

AI YORUMU

Sosyal medyada hızla yayılan dezenformasyon dalgaları, özellikle kritik altyapı hizmetlerinde toplumsal paniği tetikleyebiliyor. Günlük 3 milyon 200 bin metreküp su tüketen devasa bir metropolde bu tür asılsız iddiaların tahlil sonuçlarıyla çürütülmesi şeffaflık açısından elzemdir. Vatandaşların resmi kurum denetimlerine güvenmesi ve doğrulanmamış içeriklere karşı temkinli yaklaşması gerekiyor.

Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler