Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Pelin Yantur öğrencisinden şikayetçi oldu soruşturma açıldı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Görsel: HaberinAi
Özet
Sunucu ve akademisyen Pelin Yantur, tez savunmasında başarısız sayılan öğrencisinin kendisi hakkında CİMER üzerinden asılsız ithamlarda bulunduğunu belirterek adli makamlara başvurdu. Başvuru üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olay hakkında soruşturma başlattı.
Öne çıkanlar
Selin K. tez savunmasında jüri tarafından başarısız sayılarak düzeltme aldı.
Öğrenci aynı gün CİMER üzerinden Pelin Yantur hakkında mesnetsiz suçlamalar yöneltti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı şikayet üzerine adli soruşturma başlattı.
Haberin Detayı
Üniversitede akademisyenlik yapan sunucu Pelin Yantur, yüksek lisans tez aşamasındaki öğrencisi Selin K. ile yargı sürecinde karşı karşıya geldi. Dahil olduğu jüri heyeti, öğrencinin tez savunmasını değerlendirdikten sonra çalışmaya düzeltme vererek adayı başarısız saydı. Akademik değerlendirmenin hemen ardından taraflar arasındaki mesleki süreç resmi makamlara intikal etti.
İddialara göre tezi yetersiz bulunan Selin K., jüri kararının çıktığı gün Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden Yantur aleyhine çeşitli başvurular yaptı. Dilekçesinde herhangi bir kanıta dayanmayan ağır ithamlarda bulunan öğrenci, akademisyen hakkında suçlamalar ileri sürdü. Yapılan başvuruların ardından Yantur, konuyu yargıya taşıma kararı alarak savcılığın yolunu tuttu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan şikayet dilekçesinde, öğrencinin tez savunması sınırlarını aşarak doğrudan kişilik haklarını hedef aldığı belirtildi. Dilekçede, Selin K.'nın asılsız şekilde suçu kanıtlanmış yasa dışı şebekelerle iş birliği yapıldığı yönünde suçlamalar ürettiği ve organize bir karalama faaliyeti yürüttüğü kaydedildi.
Yantur, akademik alanda yaşanan bir başarısızlığın kişisel husumete dönüştürüldüğünü ve bu durumun hem mesleki itibarını zedelediğini hem de manevi yıpranmaya yol açtığını savundu. Yapılan suç duyurusunu inceleyen savcılık, iddiaları değerlendirmek üzere şüpheli hakkında resmi soruşturma işlemlerini başlattı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Resmi şikayet mekanizmalarının akademik başarısızlıkların intikam aracına dönüştürülmesi kurumların denetim yükünü haksız yere artırıyor. CİMER gibi denetim kanalları somut delil aranmaksızın kişisel hesaplaşmalar için işletilirse, akademisyenlerin tarafsız not verme güvencesi temelden sarsılır. Bu tip davalarda caydırıcı cezalar çıkmazsa, jüriler objektif değerlendirme yaparken hedef gösterilme korkusu yaşamaya başlayabilir.
Kaynak:
Yeni Şafak
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, oğlu hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarıgül, oğlunun avukatıyla birlikte emniyete giderek ifade verdiğini ve iddiaların asılsız olduğunu belirtti.
Emir Sarıgül, avukatının yurtdışından dönmesinin ardından emniyete gitti.
Mustafa Sarıgül, yürütülen soruşturmada kamu zararı olmadığını vurguladı.
Soruşturmaya neden olan belgelerin ve sözleşmelerin sahte olduğu bildirildi.
Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla kamuoyunda tartışılan soruşturma süreci hakkında net ifadeler kullandı. Olayın 16 Ekim 2026 tarihinde başladığını belirten Sarıgül, kendisinin bir kamu görevlisi olmadığını ve seçilmiş bir muhalefet milletvekili olarak hiçbir kamu gücü kullanmadığını ifade etti.
Soruşturmanın temelini oluşturan temasların Türkiye'ye yatırım çekme amacı taşıdığını savunan Sarıgül, karşı tarafın sunduğu projelerin dolandırıcılığa yönelik olduğunun anlaşılmasıyla birlikte iletişimin kesildiğini aktardı. Aile olarak herhangi bir kamu ihalesi veya avantaj sağlama girişiminde bulunmadıklarını, aksine bu süreçte zarar gören tarafın kendileri olduğunu dile getirdi.
Paylaşılan belgeler, sözleşmeler ve banka dekontlarının tamamen üretilmiş ve sahte olduğunu savunan milletvekili, tüm bu kanıtların avukatları aracılığıyla soruşturma mercilerine sunulacağını kaydetti. Şantaj girişimlerinden sonuç alamayan kişilerin durumu kamuoyu baskısına dönüştürmek amacıyla gazeteci Murat Ağırel ile iletişime geçtiğini da sözlerine ekledi.
Ağırel'in iddialara kuşkuyla yaklaşarak belgeleri doğrulamak istemesi üzerine şüphelilerin aile fertleri ve gazeteci hakkında emniyete şikayette bulunduğunu belirtti. Sarıgül, teyit edilmemiş bilgileri yayan bazı medya organlarına karşı dikkatli olunması çağrısında bulunarak masumiyet karinesi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin herkese lazım olduğunun altını çizdi.
AI YORUMU
Siyasetçilerin yakınları üzerinden yürütülen tartışmalarda hukuki sürecin şeffaf biçimde işletilmesi ve masumiyet karinesine sadık kalınması en temel haktır. 16 Ekim 2026 tarihli soruşturma kapsamında iddiaların somut delillerle mahkeme önünde değerlendirilmesi beklenmelidir. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bu tür olaylarda bilgi kirliliği hızla yayılırken yargı kararının beklenmesi tarafların itibarı açısından kritik bir eşiktir. Sürecin sonunda mahkemenin vereceği nihai karar, iddiaların hukuki karşılığını netleştirecektir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde hakkında gözaltı kararı bulunan Emir Sarıgül, avukatının yurt dışından dönmesinin ardından emniyete gitti. Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, iddiaları reddederek temasların yatırım amaçlı olduğunu belirtti.
Emir Sarıgül, avukatının yurt dışından gelmesinin ardından ifade vermek üzere emniyete gitti.
Mustafa Sarıgül, soruşturmaya neden olan görüşmelerde kamu zararının bulunmadığını savundu.
Şüphelilerin sunduğu belgelerin sahte olduğu ve aileye şantaj yapıldığı iddia edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından devreye sokulan soruşturma dosyası kapsamında hakkında gözaltı talimatı çıkarılan Emir Sarıgül'ün yasal sürece dahil olduğu bildirildi. Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, konuyla ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımında, oğlunun yurt dışından dönen avukatı eşliğinde emniyet birimlerine müracaat ettiğini duyurdu.
Sarıgül açıklamasında, söz konusu kişilerle Türkiye'ye doğrudan yatırım çekilmesi amacıyla temas kurulduğunu ancak bu kişilerin projelerinin dolandırıcılık amaçlı olduğunun anlaşılması üzerine iletişimin kesildiğini ifade etti. Karşı tarafın sunduğu sözleşme, banka dekontu ve noter onaylı belgelerin sahte üretildiğini öne süren Sarıgül, bu bilgilerin soruşturma makamlarıyla eksiksiz paylaşılacağını kaydetti.
Şantaj girişimlerinden sonuç alamayan kişilerin durumu kamuoyu gündemine taşımak için gazeteci Murat Ağırel ile iletişime geçtiğini belirten Mustafa Sarıgül, iddiaların doğrulanmak istenmesi ve kuşkulu yaklaşılması üzerine bu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu aktardı. Ayrıca bazı internet sitelerinin gerçeği yansıtmayan bilgileri teyit etmeden hızla yayımladığını vurgulayan Sarıgül, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının her vatandaş için korunması gerektiğini hatırlattı.
Soruşturma dosyasında adı geçen şahıslara herhangi bir kamu ihalesi, arazi ya da kredi verilmediğini savunan milletvekili, yaşanan süreçte zarar gören tarafın kendi ailesi olduğunu dile getirdi. Emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından hukuki sürecin nasıl şekilleneceği, avukatların sunacağı yeni deliller ve savcılığın değerlendirmeleri doğrultusunda netleşecek.
Fotoğraf: Sözcü Gündem
AI YORUMU
Siyasetçilerin yakınlarının adının karıştığı adli süreçlerde tarafların yaptığı açıklamalar, hukuki savunma stratejilerinin kamuoyu nezdindeki yansımasını doğrudan belirliyor. 16 Ekim 2026 tarihinde başlayan soruşturmada sahte belgeler ve şantaj iddialarının öne sürülmesi, olayın sıradan bir mali ihtilaftan öte organize bir komplo iddiasına dayandığını gösteriyor. Masumiyet karinesi ilkesi göz önüne alındığında, yargılama süreci tamamlanmadan yapılacak peşin hükümlü paylaşımlar hem bireylerin itibarına zarar veriyor hem de adli mercilerin bağımsız çalışmasını olumsuz etkiliyor. Benzer dosyalarda iddiaların somut dekont ve belgelerle desteklenmesi, soruşturmanın seyrini belirleyen en kritik eşik olarak karşımıza çıkıyor.
Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırının faili olduğu belirtilen iki zanlı, İstanbul'un Çatalca ilçesinde polisin düzenlediği baskınla yakalandı. Of Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde şüphelilerin adreslerinde aramalar sürüyor.
Of Cumhuriyet Başsavcılığı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan soruşturma yürütüyor.
Operasyonda yakalanan şüphelilerin yaşları 30 ve 34 olarak açıklandı.
Zanlıların ikametlerindeki arama faaliyetleri emniyet güçlerince devam ediyor.
Trabzon'da meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından emniyet birimleri geniş çaplı bir takip başlattı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ile İstihbarat Şube Müdürlükleri ekipleri, zanlıların metropole kaçtığını tespit etti. Yapılan istihbarat çalışmaları sonucunda şüphelilerin saklandığı adres, teknik ve fiziki takiple belirlendi.
Of Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında şüphelilere yöneltilen suçlamalar netleşti. Yargı sürecinde zanlıların kasten öldürmeye teşebbüs ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından arandığı ortaya çıktı. Trabzon Emniyet Müdürlüğü ile İstanbul'daki birimlerin ortak yürüttüğü bilgi paylaşımı operasyonun başarıya ulaşmasını sağladı.
Çatalca ilçesinde tespit edilen adrese özel hareket ve ilgili şube ekipleri tarafından baskın düzenlendi. Operasyon sırasında Y.E.S. isimli 30 yaşında şüpheli ile B.İ. isimli 34 yaşında zanlı gözaltına alındı. Yakalanan şahıslar emniyetteki ilk işlemlerinin ardından sorgu merkezine götürüldü.
Zanlıların yakalandığı adreslerde polis ekiplerinin delil arama çalışmaları titizlikle sürüyor. Evlerde yapılan aramalarda elde edilen materyaller inceleme altına alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte olayla bağlantılı olabilecek diğer kişilerin de tespit edilmesi bekleniyor.
AI YORUMU
Suçluların izini sürme sürecinde güvenlik birimlerinin şehirler arası koordinasyonu operasyonların başarısını doğrudan belirliyor. Of Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada tespit edilen yaşları 30 ve 34 olan iki şüphelinin kısa sürede yakalanması, istihbarat ağının etkinliğini gösteriyor. Bu tür organize suç faaliyetlerinin üzerine kararlılıkla gidilmesi, bölgedeki güvenlik dengesini korumak açısından kritik bir etki yaratıyor. Eğer bu tür kaçış planları anlık takip sistemleriyle engellenemezse, soruşturmaların seyri oldukça uzayabilir.
On sekiz yaşındaki Emre'nin hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma sürerken cinayet zanlısı savcılıkta ifade verdi. Şüpheli, yaşanan tartışma sırasında anlık bir öfkeyle elindeki kesici aleti salladığını savundu.
On sekiz yaşındaki Emre'nin ölümüne sebep olan şüpheli adliyeye sevk edildi.
Zanlı, savcılıktaki ifadesinde bir anlık öfkeyle hareket ettiğini iddia etti.
Güvenlik güçlerinin olayla ilgili başlattığı inceleme çok yönlü devam ediyor.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran olayda, genç yaştaki Emre'nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kavganın detayları netleşmeye başladı. Emniyet birimlerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde yakalanan zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Soruşturma dosyasına giren ilk ifadelerde olayın gelişim yönüne dair dikkat çekici beyanlar yer aldı.
Savcılık sorgusunda suçlamaları yanıtlayan şüphelinin, aralarında çıkan tartışmanın kısa sürede büyüdüğünü belirttiği öğrenildi. Taraflar arasındaki gerilimin kontrol edilemediğini öne süren zanlı, anlık bir sinirle elindeki bıçağı salladığını ve sonrasında yaşananlardan pişmanlık duyduğunu dile getirdi. Emniyet güçleri, tarafların geçmişteki olası husumetlerini incelemeye aldı.
Olay yerinde bulunan deliller ve çevredeki güvenlik kameralarının kayıtları kriminal laboratuvarlarda inceleniyor. Uzman ekipler, bıçaklı saldırının gerçekleşme anını ve darbe açımlarını netleştirmek için otopsi raporunu bekliyor. Savcılık, elde edilen veriler doğrultusunda iddianameyi hazırlamak üzere çalışmalarını hızlandırdı.
Genç yaşta hayatını kaybeden Emre'nin yakınları adalet çağrısında bulunurken, olay toplumda şiddet eğilimlerine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, bireysel silahlanma ve kesici alet taşıma oranlarındaki artışa dikkat çekerek benzer trajedilerin önlenmesi için hukuki tedbirlerin sıkılaştırılması gerektiğini vurguluyor. Duruşma sürecinin önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.
AI YORUMU
Şiddet vakalarının sıradanlaşması, toplumsal barışı tehdit eden en büyük unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Öfke kontrolü eksikliğinin geri döndürülemez sonuçlar doğurduğunu gösteren bu olay, bireysel silahsızlanmanın aciliyetini gözler önüne seriyor. Benzer adli vakalar incelendiğinde, ani kararların hem kurbanların ailesini hem de failin hayatını tamamen kararttığı görülmektedir. Önleyici tedbirler artırılmadığı takdirde benzer acıların tekrarlanması kaçınılmazdır.