Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Orta Doğu'nun en zenginleri açıklandı: Türkiye'den 11 isim listede
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
iFotoğraf: ehnmark · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Forbes verileriyle hazırlanan Orta Doğu'nun en zenginleri listesinde Türkiye'den 11 iş insanı ve aile yer aldı. Bölgenin toplam serveti 361,9 milyar dolar olarak hesaplanırken, Türk isimlerin payı 53,2 milyar doları buldu.
Öne çıkanlar
Türkiye'den 11 ismin toplam serveti 53,2 milyar dolar olarak açıklandı.
Hamdi Ulukaya 10,7 milyar dolarlık servetiyle listede beşinci sıraya yerleşti.
İsrailli Ofer ailesi 69,1 milyar dolarlık servetiyle ilk sırada yer aldı.
Haberin Detayı
Küresel ekonomi yayınlarından Forbes tarafından hazırlanan ve sekiz ülkeyi kapsayan Orta Doğu'nun en zengin aileleri araştırması kamuoyuyla paylaşıldı. Gerçek zamanlı varlık tahminlerine dayanarak oluşturulan tabloda, bölge genelindeki toplam servet büyüklüğü 361,9 milyar dolar seviyesinde duyuruldu. Gıdadan enerjiye, savunma sanayisinden gayrimenkule kadar pek çok farklı sektörde faaliyet yürüten Türk iş insanları da bu listede kendine yer buldu.
Açıklanan son verilere göre Türkiye'den listeye girmeyi başaran 11 isim ve ailenin toplam varlığı 53,2 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, genel listedeki toplam servetin yaklaşık yüzde 14,7'lik dilimini oluşturdu. Listenin zirvesindeki Türk girişimci unvanını ise ABD merkezli Chobani markasının kurucusu Hamdi Ulukaya 10,7 milyar dolarlık servetiyle elde ederken, Ulukaya genel sıralamada beşinci basamağa adını yazdırdı.
Türkiye kontenjanından listede yer alan diğer isimler arasında Koç ailesi 7,4 milyar dolarla 11'inci sırada, Şahenk ailesi 6,9 milyar dolarla 16'ncı sırada ve Bayraktar ailesi 5,2 milyar dolarla 25'inci sırada konumlandı. Ayrıca Yıldız Holding'den Murat Ülker 5,1 milyar dolarla 26'ncı, enerji sektöründen Şaban Cemil Kazancı 4,3 milyar dolarla 30'uncu ve Erman Ilıcak 3,5 milyar dolarla 34'üncü basamakta yer aldı.
Bölgesel sıralamanın en üst basamağında ise İsrail'den Ofer ailesi 69,1 milyar dolarlık servetiyle yer aldı ve tek başına toplam varlığın yüzde 19'unu temsil etti. Suudi Arabistan'dan Alwaleed bin Talal 25,9 milyar dolarla ikinci, BAE'den Sajwani ailesi 17,1 milyar dolarla üçüncü ve Mısır'dan Sawiris ailesi 16,4 milyar dolarla dördüncü sırada kendine yer buldu.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bölgesel servet dağılımı analiz edilirken milyarlarca dolarlık varlıkların ekonomik ekosistem içindeki ağırlığı iyi okunmalıdır. Türkiye'den listeye giren 11 ismin toplamda 53,2 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması, küresel ölçekteki sermaye hareketliliğinin yerel yansımalarını net şekilde ortaya koyuyor. Ofer ailesinin tek başına 69,1 milyar dolarlık servete sahip olması, bölgesel dengeler ile bireysel varlık tavanları arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Bu tür veriler, ülkelerin uluslararası finans piyasalarındaki ağırlığını doğrudan etkilerken, sermayenin sektörel çeşitliliğini de gözler önüne seriyor.
Kaynak:
Sözcü Ekonomi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Batı Asya bölgesindeki en zengin iş insanları ve ailelerin yer aldığı güncel Forbes listesi yayımlandı. Toplam servetin 361,9 milyar dolar olarak hesaplandığı sıralamada Türkiye'den 11 isim ve aile kendine yer buldu.
Batı Asya'nın en zengin 8 ülkesinden isimlerin toplam serveti 361,9 milyar dolar oldu.
Türkiye'den listeye giren 11 ismin toplam serveti 53,2 milyar dolara ulaştı.
Hamdi Ulukaya 10,7 milyar dolarlık servetiyle genel sıralamada beşinci sırada yer aldı.
Ekonomi dünyasının yakından takip ettiği Forbes, Batı Asya bölgesindeki en varlıklı iş insanları ile ailelerin yer aldığı güncel servet sıralamasını kamuoyuyla paylaştı. On Ekim iki bin yirmi altı tarihli gerçek zamanlı veriler temel alınarak hazırlanan bu kapsamlı çalışmada, toplam sekiz farklı ülkeden isimler değerlendirildi.
Bölge genelindeki toplam varlık büyüklüğü 361,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçerken, Türkiye'den listeye adını yazdıran 11 Türk iş insanı ve köklü aile dikkat çekti. Türkiye'deki isimlerin toplam serveti 53,2 milyar doları bulurken, bu rakam genel listedeki varlıkların yaklaşık yüzde 14,7'sine denk geliyor.
Sıralamada zirveye oturan isim Amerika Birleşik Devletleri merkezli Chobani markasının kurucusu Hamdi Ulukaya oldu. Ulukaya, sahip olduğu 10,7 milyar dolarlık servetle genel sıralamada beşinci basamağa yerleşirken, onu Koç ailesi 7,4 milyar dolarla ve Şahenk ailesi 6,9 milyar dolarla takip etti.
Listenin devamında Bayraktar ailesi 5,2 milyar dolar, Murat Ülker 5,1 milyar dolar ve Şaban Cemil Kazancı 4,3 milyar dolarla yer aldı. Ayrıca Erman Ilıcak, Hamdi Akın ve ailesi, Feridun Geçgel, Topbaş ailesi ile Eczacıbaşı ailesi de Batı Asya'nın en zenginleri arasında gösterildi.
Bölgesel sıralamanın en tepesinde ise 69,1 milyar dolarlık servetiyle Ofer ailesi bulunuyor ve bu varlık toplam listenin yüzde 19'unu oluşturuyor. Ofer ailesini Alwaleed bin Talal, Sajwani ailesi ve Sawiris ailesi izlerken, Türkiye'den katılan isimler bölgesel ekonomideki ağırlıklarını bir kez daha gösterdi.
AI YORUMU
Milyarderler ligindeki bölgesel dağılım, küresel sermaye akışlarının Doğu Akdeniz ve Orta Doğu ekseninde nasıl şekillendiğini net biçimde gösteriyor. Listeye giren 11 Türk iş insanının toplam 53,2 milyar dolarlık serveti, yerli holdinglerin uluslararası piyasalardaki varlık gücünü ve döviz bazlı portföy büyüklüklerini somutlaştırıyor. Küresel enflasyon ve kur dalgalanmaları göz önüne alındığında, bu sermayenin teknoloji ve üretim yatırımlarına yönelmesi önümüzdeki dönemde pazar dengelerini belirleyecek en kritik unsur olacak.
Dünya genelindeki ultra zengin aileler, siyasi istikrarsızlıktan ziyade trilyonlarca dolarlık servetin aktarımı konusunda kaygı duyuyor. Yapılan yeni bir araştırma, gelecek nesillerin devasa varlıkları yönetmeye hazır olmadığını ortaya koyuyor.
Yeni neslin yalnızca yüzde 22,6'sı aile şirketini devralmaya tamamen hazır.
Servet aktarımı sorunu, aileler için siyasi istikrarı geride bırakarak ikinci büyük endüstriyel kaygı oldu.
2030 yılına kadar milyarder servetlerinden 15 trilyon dolarlık varlık transferi bekleniyor.
Küresel çaptaki milyarderler ve ultra yüksek varlıklı aileler, önümüzdeki yıllarda yaşanacak devasa servet değişimleri nedeniyle endişeli günler yaşıyor. İsviçre merkezli özel banka Julius Baer ile iş ortağı EY tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırma, 60 milyon dolar ve üzeri servete sahip kesimlerin öncelik sıralamasının değiştiğini gösteriyor.
Yetmişten fazla küresel finans uzmanının geri bildirimleri incelendiğinde, kuşaklar arası varlık aktarımı sorunu bir basamak yükselerek siyasi istikrarı geride bıraktı ve ikinci en önemli sosyal endişe haline geldi. Buna karşın vergilendirme, dünya genelinde en büyük kaygı kaynağı olmayı sürdürürken, Çin ile İngiltere gibi ülkeler zenginlere yönelik vergi önlemlerini hızlandırıyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 43'ü varlık planlamasını ilk sıraya koyarken, genç neslin sadece yüzde 22,6'sı devir teslim için gereken donanıma sahip görünüyor. Genç mirasçıların yaklaşık yüzde 66'sı henüz hazır olmadığını belirtirken, yüzde 11,6'lık kesim ise bu süreçle hiç ilgilenmediğini ifade ediyor.
İşletmelerini devretmeyi düşünen ailelerin yalnızca yüzde 2,3'ü tamamen hazır olduklarını dile getiriyor. Uzmanlar, milyarderlerin yaşlanmasıyla birlikte çocuklarına şirket devretme sürecinin hızlandığını ancak Asya başta olmak üzere yeni neslin planlamaya katılım oranının oldukça düşük kaldığını vurguluyor.
AI YORUMU
Miras devri krizinin siyasi risklerin bile önüne geçmesi, küresel sermayenin en kırılgan noktasının içeride olduğunu gösteriyor. Gelecek nesillerin yüzde 66 gibi büyük bir oranla bu devasa serveti yönetmeye hazır olmaması, önümüzdeki yıllarda kurumsal şirketlerin yapısında ciddi çalkantılara yol açabilir. Özellikle Asya'daki yeni neslin planlama süreçlerine sadece yüzde 8,4 oranında katılması, devir aşamasında yaşanabilecek krizlerin büyüklüğünü net biçimde ortaya koyuyor.
Dünya Altın Konseyi tarafından paylaşılan verilere göre dijital altın piyasasının büyüklüğü 2031 yılında 170 milyar dolara yükselebilir. Uzun vadeli potansiyel talebin ise uygun şartların sağlanması durumunda 700 milyar doları bulması öngörülüyor.
Dijital altın piyasası 2025 başından bu yana üç kat büyüyerek 55 milyar dolara ulaştı.
Tokenleştirilmiş altının spot işlem hacmi 2026 ilk çeyreğinde 90 milyar doları aştı.
Yatırımcıların yüzde 90'ı uygun koşullarda dijital altına yönelmeye istekli olduğunu belirtti.
Altın birikimi yapmak isteyenler için geleneksel yöntemlerin yanı sıra dijital ürünlerin payı hızla artış gösteriyor. Dünya Altın Konseyi'nin yayımladığı geniş kapsamlı araştırma, küresel çapta dijital altın piyasasının mevcut durumunu ve gelecekteki büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor. On iki binden fazla bireysel katılımcı ve sektör uzmanının katkı sunduğu çalışma, dijital varlıklara duyulan ilginin yüksek düzeyde seyrettiğini doğruluyor.
Mevcut veriler incelendiğinde 2025 yılının başından itibaren yaklaşık üç kat genişleyen piyasanın 55 milyar dolar seviyesine yaklaştığı görülüyor. Yaklaşık 13 trilyon dolarlık devasa fiziki altın pazarıyla kıyaslandığında dijital ürünlerin payı hâlâ yüzde 1 sınırının altında kalıyor. Buna karşın dünyada yetmişten fazla alternatif dijital altın ürünü yatırımcılara sunulurken, özellikle blokzincir tabanlı token seçeneklerinin işlem hacmindeki yukarı yönlü ivme dikkat çekiyor.
Bu hacim yaklaşık 370 tonluk fiziki altına denk gelirken, küresel altın ETF varlıklarının yüzde sekizlik dilimine ulaştı. Araştırma katılımcılarının yaklaşık yüzde doksanı, gerekli güven ve erişim kolaylığı sağlandığı takdirde dijital ürünlere yatırım yapabileceğini ifade ediyor.
Farklı yaş gruplarının dijital altına bakışı incelendiğinde 25 ila 34 yaş aralığındaki bireylerde farkındalık oranının yüzde elliye ulaştığı, elli beş yaş ve üzerindekilerde ise bu oranın yüzde yirmi üçte kaldı görülüyor. Hindistan, Çin ve Endonezya gibi ödeme sistemlerine entegrasyon sağlanan bölgelerde kullanım oranlarının diğer pazarlara göre yedi kata kadar çıktığı belirtiliyor. Piyasada PAX Gold ve Tether Gold gibi ürünler tokenleştirilmiş emtia hacminin büyük bölümünü sırtlıyor.
Konseyin temel senaryo tahminlerine göre piyasa her yıl ortalama yüzde yirmi yedi büyüyerek 2031 yılına kadar 160 ila 170 milyar dolar aralığına ulaşabilir. Erişim engellerinin tamamen ortadan kalkması halinde ise uzun vadeli talep potansiyelinin 700 milyar dolara tırmanabileceği hesaplanıyor. Türkiye genelinde ve Hatay gibi yerel pazarlarda altın tasarrufu yaygın bir alışkanlık olmaya devam ederken, bu tür alternatif dijital araçların yatırımcıların tercih masasındaki ağırlığı da kademeli olarak artıyor.
AI YORUMU
Geleneksel birikim alışkanlıklarının teknolojik altyapıyla buluşması, bireysel yatırımcılar için yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Piyasada görülen yüzde 1'lik pay henüz mütevazı bir seviyede kalsa da, 2026 yılı ilk çeyreğinde 90 milyar doları aşan işlem hacmi bu alanın hızla olgunlaştığını kanıtlıyor. Hizmet sağlayıcılara duyulan güvenin yüzde 80 oranında öncelikli koşul olarak görülmesi, düzenlemelerin ve saklama koşullarının ne denli kritik olduğunu gösteriyor. Eğer saklama ve likidite riskleri şeffaf bir şekilde çözülürse, 700 milyar dolarlık uzun vadeli talep potansiyeli gerçeğe dönüşebilir.
Vietnam'daki büyük kuyumculuk firmaları altın ticareti için ödeme kurallarını güncelledi. Müşterilerin banka hesapları üzerinden nakit dışı işlem yapması zorunlu hale getirildi.
Günlük 5 milyon VND üzeri altın alışverişlerinde nakit dışı ödeme zorunluluğu getirildi.
İşlemlerde e-cüzdan ve menkul kıymet hesapları kabul edilmeyerek yalnızca banka hesapları onaylandı.
Eski düzenlemedeki 20 milyon VND eşiği dört kat azaltılarak 5 milyon VND seviyesine çekildi.
Vietnam pazarındaki önde gelen altın ve gümüş markaları, perakende satış süreçlerinde geçerli olan ödeme kurallarını aynı anda yeniledi. Phu Quy, Bao Tin Manh Hai ve Bao Tin Minh Chau gibi sektörün önde gelen isimleri yeni dönemin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Alınan kararlar doğrultusunda bireylerin alışveriş süreçlerinde belirli kurallara uyması istendi.
Yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre bir gün içerisinde toplam tutarı 5 milyon VND ve üzerine ulaşan altın ticaretinde nakit ödeme dönemi kapandı. Alışveriş yapanların banka havalesi, kartla ödeme veya QR kod taraması gibi yöntemleri kullanması şart koşuldu. Daha önceki uygulamada nakit dışı işlem sınırı 20 milyon VND seviyesindeyken bu tutar dört kat düşürüldü.
Kuyumcular sadece alıcının kendi adına kayıtlı banka hesapları üzerinden transfer gerçekleştireceğini vurguladı. E-cüzdanlar ve menkul kıymet hesapları üzerinden yapılan ödemelerin kabul edilmeyeceği net bir şekilde ifade edildi. Yetkililer, müşterilerin cezai durumlarla karşılaşmaması için kurala dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Ödeme şartlarındaki bu yeniliğin yanı sıra 390 sayılı Kararname ile üretim ve ticaret faaliyetlerini düzenleyen bazı eski maddeler yürürlükten kaldırıldı. Vietnam Devlet Bankası tarafından daha önce verilen uygunluk belgeleri artık zorunlu tutulmuyor. Lisans başvurularında ise ilgili kurumlar işlemleri askıya alarak yeni bir sürece geçiş yaptı.
AI YORUMU
Nakit dışı ödeme sınırının 5 milyon VND seviyesine çekilmesi, kuyumculuk sektöründe kayıt dışı işlemlerin önüne geçilmesi adına atılan radikal bir adımdır. Önceki 20 milyon VND eşiği ile kıyaslandığında bu karar, denetimlerin çok daha küçük tutarlı işlemlere kadar indirileceğini gösteriyor. Alışveriş yapacak vatandaşların ve yatırımcıların kendi banka hesaplarını kullanma zorunluluğu, piyasadaki şeffaflığı artırırken gayriresmi para akışını da daraltacaktır. Bu durumun özellikle küçük ölçekli bireysel alım satımlarda işlem sürelerini bir miktar uzatması muhtemeldir.