Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Yazılım
OBSS CEO'su Zafer Şen, Yapay Zekâyla Tam Ölçekli Teslimatı Vurguladı
•2 dk okuma
Paylaş
HYazılım
iFotoğraf: Lunasora05 · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
OBSS kurucusu ve CEO'su Zafer Şen, yapay zekâ araçlarını tek bir adımda hızlandırmanın yeterli olmadığını, bu kazanımların bütün yazılım teslimat sürecine entegre edilerek güvenilir ve ölçeklenebilir bir model oluşturulması gerektiğini vurguladı. Şen, özellikle büyük ve regüle sektörlerde kalite, güvenlik ve risk yönetiminin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
Öne çıkanlar
Yapay zekâ entegrasyonu, sadece tek adım hızlandırma değil, tüm teslimat sürecine yayılıyor
OBSS, AI-native delivery yaklaşımıyla kalite, güvenlik ve izlenebilirliği aynı platformda topluyor
Kritik sektörlerde (bankacılık, savunma, havacılık) risk ve regülasyon yönetimi yeni modelde baştan yer alıyor
Haberin Detayı
Yapay zekâ teknolojisinin kurum içinde sadece bir hız artırıcı olarak görülmemesi gerektiğini belirten OBSS kurucusu Zafer Şen, bu alandaki gerçek rekabet avantajının, yapay zekâ destekli çıktıları kurumsal ölçekte güvenilir ve sürdürülebilir bir çalışma modeline dönüştürmek olduğunu söyledi. Şen, büyük ölçekli projelerde tek bir adımı hızlandırmanın yeterli olmadığını, tüm yazılım teslimatının kalite, güvenlik, risk yönetimi ve mühendislik standartlarıyla yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.
OBSS, bu ihtiyaca yanıt olarak AI-native delivery adlı bir yaklaşım geliştirdi. Bu yaklaşım, yapay zekâyı bağımsız bir araç seti yerine keşiften geliştirmeye, test ve doğrulamaya, canlıya geçişe kadar bütün süreçte temel bir omurga olarak konumlandırıyor. Böylece farklı ekipler arasında ortak standartların korunması ve kararların şeffaf bir şekilde izlenmesi sağlanıyor.
Şen, özellikle bankacılık, savunma ve havacılık gibi kritik teknoloji ortamlarında yapay zekâ uygulamalarının risk, güvenlik, kalite ve regülasyon gereksinimlerini baştan modele entegre etmesinin zorunlu olduğunu belirtti. OBSS'nin yaklaşımı, kurumların yalnızca hangi yapay zekâ araçlarını kullandığına değil, bu araçları ne kadar güvenilir ve ölçeklenebilir bir biçimde bütünleştirebildiğine odaklanıyor.
Şirketler, kendi çıktılarından ve geri bildirim döngülerinden öğrenerek sürekli gelişen sistemler kurmayı hedefliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
OBSS'nin AI-native delivery yaklaşımı, yapay zekâ entegrasyonunu sadece bir hız artırıcı değil, bütüncül bir mühendislik çerçevesi olarak konumlandırıyor. Şirketin kalite, güvenlik ve risk yönetimini platforma dahil etmesi, özellikle regüle sektörlerde kritik bir gereklilik. Bu model, büyük organizasyonlarda standartların korunmasını ve çıktının izlenebilirliğini sağlayarak geliştiricileri ve yöneticileri doğrudan etkiliyor. Benzer bir yaklaşım, önceki araç‑bazlı entegrasyonlarla kıyaslandığında, daha yüksek güvenlik eşiğini aşıyor ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli sunuyor.
Kaynak:
TGRT Haber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Kurumsal yazılım süreçlerinde yapay zeka araçları artık sadece deneme aşamasında kalmıyor; kurumların asıl hedefi bu kazanımları tüm sürece yaymak. OBSS Kurucusu ve CEO'su Zafer Şen, sürdürülebilir modeller kuramayanların geride kalacağını vurguluyor.
Yapay zeka araçları kurumsal yazılım geliştirmede deneme aşamasını tamamen geride bıraktı.
Banka ve havacılık gibi regüle alanlarda güvenlik ve kalite öncelikli olmalı.
Kurumsal yazılım dünyasında yapay zeka destekli çözümler artık basit deneme süreçlerinin ötesine geçerek operasyonel yapının merkezine yerleşiyor. Bu araçlar geliştirme döngüsünün belirli aşamalarında ciddi hız artışları sağlarken, şirketlerin önündeki en büyük engel bu kazanımları tüm teslimat zincirine entegre etmek oluyor.
Mühendislik odaklı teknoloji danışmanlığı yürüten OBSS, kalıcı rekabet avantajının yalnızca bu teknolojileri kullanmaktan ibaret olmadığını savunuyor. Şirket kurucusu Zafer Şen, büyük ölçekli organizasyonlarda asıl hedefin tek adımı hızlandırmak değil, kazanımları tüm yazılım teslimatına yaymak olduğunu ifade ediyor.
Farklı ekiplerin farklı araçlar kullanması geliştirme standartlarının parçalanmasına ve güvenlik açıklarına zemin hazırlayabiliyor. OBSS'nin geliştirdiği yapay zeka ile bütünleşik yazılım teslimatı yaklaşımı, keşif aşamasından canlıya geçişe kadar tüm süreci tek bir omurga etrafında yeniden örüyor.
Bankacılık, savunma ve havacılık gibi kritik sektörlerde yapay zekayı devreye almak çok daha sıkı bir mühendislik ve yönetişim gerektiriyor. Zafer Şen, bu alanlarda risk yönetimi ile güvenlik kurallarının baştan sona yeni modelin içine entegre edilmesinin şart olduğunu belirtiyor.
Gelecekte şirketleri birbirinden ayıracak temel kıstas, yapay zeka araçlarının çeşidi değil, bu araçların ne kadar güvenilir ve ölçeklenebilir modellere dönüştürüleceği olacak. Kendi çıktılarından öğrenerek sürekli gelişebilen sistemler kuran kurumlar rekabette bir adım öne çıkacak.
AI YORUMU
Şirketlerin yapay zeka yatırımlarından gerçek anlamda verim alabilmesi için araç kullanımının ötesine geçerek bütüncül bir mühendislik mimarisi kurması şarttır. Sektördeki dağınık yapı, standartlar korunmadığı sürece güvenlik açıklarını ve kalite kaybını tetikleyecektir. Bankacılık ve havacılık gibi kritik alanlarda faaliyet gösteren kurumlar, süreçlerini insan onayı ve sıkı denetim mekanizmalarıyla desteklemediği takdirde ciddi regülasyon riskleriyle karşılaşabilir.
İş başvurularında yapay zekâ tabanlı tarama sistemlerinin kullanımı Türkiye genelinde yaygınlaşıyor. Bu durum, veri güvenliği ve etik konularında yeni endişelere yol açıyor ve düzenleyici tartışmaları alevlendiriyor.
Yapay zekâ tarama sistemleri birçok şirket tarafından işe alımda kullanılmaya başlandı
Güvenlik ve etik kaygıları, veri gizliliği ve algoritma şeffaflığı etrafında yoğunlaşıyor
İlgili kurumlar, yapay zekâ uygulamalarına dair düzenlemeler hazırlama sürecinde
İşverenler, adayların özgeçmiş ve online profillerini analiz etmek için yapay zekâ çözümlerine yönelmeye başladı. Bu sistemler, büyük veri setlerini işleyerek adayların yetkinliklerini ve uyum potansiyelini hızlıca değerlendirebiliyor. Şirketler, bu teknolojinin işe alım sürecini hızlandırdığı ve insan hatasını azalttığı görüşünde.
Ancak, bu teknolojinin yaygınlaşması beraberinde veri güvenliği ve etik sorularını getiriyor. Adayların kişisel verilerinin nasıl toplandığı, saklandığı ve işlendiği konusunda şeffaflık eksikliği, gizlilik ihlallerine yol açabilir. Ayrıca, algoritmaların önyargı taşıyıp taşımadığı ve karar süreçlerinin denetlenebilirliği tartışma konusu oluyor.
Bu endişelere yanıt olarak, bazı kurumlar yapay zekâ tabanlı işe alım uygulamaları için iç denetim mekanizmaları oluşturmaya başladı. Veri koruma birimleri, kullanılan modellerin adil ve şeffaf olmasını sağlamak için denetimler yürütüyor. Bununla birlikte, sektörel birlikler ve düzenleyici otoriteler, yapay zekâ kullanımına dair standartlar ve yönergeler geliştirme aşamasında.
Uzmanlar, bu teknolojinin doğru şekilde uygulanması halinde işe alım sürecinin daha objektif ve verimli olabileceğini, ancak denetimsiz bir şekilde kullanılması durumunda ayrımcılık ve gizlilik risklerinin artacağını belirtiyor. Bu bağlamda, şirketlerin hem teknolojik faydaları maksimize ederken hem de etik sorumluluklarını yerine getirmeleri kritik bir denge gerektiriyor.
AI YORUMU
İşe alımda yapay zekâ kullanımı, veri gizliliği ve önyargı riskleri nedeniyle dikkatle yönetilmelidir. Özellikle kişisel veri işleme süreçlerinde şeffaflık eksikliği, adayların haklarını tehdit edebilir. Bu durum, insan kaynakları departmanlarını ve veri koruma birimlerini daha sıkı denetim ve düzenleme çabalarına yönlendirecek. Önceki manuel süreçlerle kıyaslandığında, algoritmik karar verme hızı artarken, denetim zorluğu da yükseliyor.
Moskova Startup Zirvesi'nde teknolojinin öncü isimleri ve kurumları ödüllendirildi. Rusya genelinden rekor başvuru alan etkinlikte yapay zekâ ve robotik projeleri öne çıktı.
Organizasyona Rusya'nın 76 bölgesinden 2 bin 021 başvuru yapıldı.
Başvuru sayısı önceki yıla oranla yüzde 15 artış gösterdi.
En çok ilgi bin 726 projeyle teknoloji girişimleri kategorisinde görüldü.
Moskova Hükümeti ve Sber ortaklığıyla düzenlenen ikinci Moskova Startup Zirvesi kapsamında teknoloji dünyasının başarılı isimleri duyuruldu. Rusya genelindeki 76 farklı bölgeden toplam 2 bin 21 başvuru alan etkinlik, inovasyon ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu.
Yapay zekâ, robotik, finans ve sanayi çözümleri gibi pek çok farklı alanda geliştirilen projeler değerlendirildi. Önceki yıla kıyasla başvuru sayısında yüzde 15 artış yaşanan organizasyon, teknoloji girişimlerinden yatırımcılara ve medya projelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadı.
Bin 726 proje başvurusunun yapıldığı teknoloji girişimleri kategorisi yarışmanın en yoğun ilgi gören bölümü oldu. Bina denetimlerini dijitalleştiren platformlardan üç boyutlu baskı teknolojilerine kadar pek çok yenilikçi çalışma katılımcılara sunuldu.
Açık kaynaklı donanım ve yazılım tabanlı robotik eğitimi sunan girişim çığır açan büyüme ödülünü aldı. Çok kullanıcılı sanal ve karma gerçeklik platformu geliştiren ekip ise uluslararası büyüme kategorisinde ödüle layık görüldü.
Otonom robotik iç mekân temizlik sistemi şehir için en iyi inovasyon ödülünü kazanırken, dil platformu geliştiren bir diğer girişim ise özel bir ödülle 500 bin token kazandı. Bu projeler, yapay zekâ ve robotik uygulamalarının günlük yaşamda geniş bir kullanım alanı bulduğunu gösterdi.
AI YORUMU
Yarışmaya gelen rekor başvuru sayısı, yerel ekosistemin büyüme ivmesini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapay zekâ ve robotik alanındaki projelerin ödüllendirilmesi, araştırmaların ticari ürünlere dönüşme hızını artırabilir. Sektördeki geliştiriciler ve yatırımcılar açısından bu tür platformlar yeni iş birliklerinin kapısını aralıyor.
Brezilya'da yaşayan 49 yaşındaki bir inşaat işçisi, sosyal medyada tanıştığı ve yapay zekâ ürünü olduğunu bilmediği kadınla buluşmak için tüm eşyalarını satarak 2 bin kilometreden fazla yol katetti. Gerçeği Belo Horizonte'ye vardığında öğrenen adam, yaşadığı büyük hayal kırıklığına rağmen arayışından vazgeçmeyeceğini belirtti.
İnşaat işçisi Edimar Rocha Martins, 2 bin kilometreden fazla otobüs yolculuğu yaptı.
Sosyal medyada sevdiği Jéssica Oliveira adlı profilin tamamen yapay zekâ olduğu anlaşıldı.
Mağdur adam dönüş masrafları için Belo Horizonte Belediyesi'nden destek aldı.
Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Maranhão eyaletinde yaşayan 49 yaşındaki Edimar Rocha Martins, sosyal medya hesaplarında gördüğü bir profile uzun süredir beslediği duygularla hayatının en büyük macerasına atıldı. Yıllardır hayatının aşkı olduğuna inandığı Jéssica Oliveira ile yüz yüze görüşme hayali kuran Martins, buluşma vaktinin gelmesiyle birlikte varını yoğunu elden çıkarmaya karar verdi. Elindeki tüm kişisel eşyaları satan inşaat işçisi, Minas Gerais eyaletinin başkenti Belo Horizonte'ye ulaşabilmek için otobüs biletini aldı ve 9 Ekim tarihinde yola koyuldu.
Yaklaşık 2 bin kilometrelik uzun yolculuğun ardından 11 Ekim tarihinde Belo Horizonte kentine varan Martins, söz konusu kadını aramaya koyuldu ancak hiçbir sonuç alamadı. Şehirdeki yerel bir radyo istasyonuna giderek yardım isteyen Martins, burada hayatının şokunu yaşayarak profildeki kişinin gerçeğe dayanmadığını öğrendi. TikTok üzerinde 300 binden fazla takipçisi bulunan ve Jéssica Fazendeira adıyla bilinen hesabın, tamamen yapay zekâ teknolojisiyle üretilmiş sanal bir karakter olduğu ortaya çıktı.
Sanal karakterin yönetimini üstlenen kişi, olayın duyulmasının ardından yaptığı açıklamada hesabın asıl amacının dijital etkileşim toplamak ve ürün satışı gerçekleştirmek olduğunu itiraf etti. Martins ile hiçbir zaman gerçek anlamda iletişime geçmediklerini belirten hesap yöneticisi, yapay zekâ algoritmasıyla üretilen profillerin bu tür durumlara yol açabileceğini gösterdi. Elinde hiçbir şeyi kalmayan ve büyük bir ekonomik çıkmaza giren Martins, çareyi Belo Horizonte Belediyesi'ne başvurmakta buldu.
Belediye bünyesindeki sosyal hizmet uzmanlarıyla görüşen Martins, uzun zamandır yalnız olduğunu ve samimi bir ilişki kurma umuduyla bu yolculuğu göze aldığını dile getirdi. Yerel yetkililer, memleketine geri dönebilmesi için adama ulaşım desteği sağladı. Yaşadığı ağır psikolojik çöküntüye ve derin hayal kırıklığına rağmen romantik hayallerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Martins, ilerleyen dönemde tekrar Belo Horizonte'ye gelerek şansını yeniden deneyeceğini söyledi.
AI YORUMU
Dijital algoritmaların insan psikolojisi üzerindeki manipülatif gücü, Brezilya'daki bu olayla birlikte bambaşka bir boyuta evrildi. 49 yaşındaki bir vatandaşın tüm varlığını satarak 2 bin kilometre yol tepmesi, sanal gerçeklik ile gerçeğin birbirine karıştığı modern yalnızlık çağının ne denli trajik sonuçlar doğurabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Etkileşim ve ticari kazanç uğruna tasarlanan yapay zekâ profillerinin insanlarda yarattığı bu tür yıkıcı etkiler, dijital platformların denetlenmesi ve kullanıcı bilincinin artırılması gerektiğini acı bir tecrübeyle hatırlatıyor.