Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Numan Kurtulmuş'tan Libya ile mutabakat açıklaması
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Matson Collection · Kamu malı · Wikimedia Commons
Özet
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Libya Temsilciler Meclisi'nin deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını memnuniyetle karşıladı. Kurtulmuş, anlaşmaya yönelik dış itirazların Türkiye açısından hiçbir hükmü bulunmadığını vurguladı.
Öne çıkanlar
Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı.
Numan Kurtulmuş, dış itirazların Türkiye için hiçbir hükmü olmadığını ifade etti.
Anlaşmanın iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmesi ve Akdeniz'de istikrarı artırması bekleniyor.
Haberin Detayı
Türkiye ile Libya arasında 2019 yılından bu yana yürürlükte bulunan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki egemen devletin ortak iradesiyle atılan bu adımların bölgesel iş birliği açısından taşıdığı değere dikkat çekildi.
Kurtulmuş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, alınan bu kararın dost ve kardeş ülke Libya ile olan bağları daha da ileriye taşıyacağını dile getirdi. Aynı zamanda her iki ülkenin meşru haklarının korunması ve Akdeniz havzasında kalıcı barışın sağlanması adına bu mutabakatın kritik bir zemin oluşturduğu ifade edildi. Dışarıdan yöneltilen itirazların ve karşı iddiaların Türkiye açısından hukuki bir karşılığı olmadığı net bir dille vurgulandı.
Türkiye ve Libya'nın kendi geleceklerine dair kararları alma iradesine sahip ülkeler olduğu yinelendi. Ankara hükümetinin güçlü ve ilkeli dış politika çizgisiyle haklarını savunmayı sürdüreceği belirtildi. Akdeniz'de istikrarın pekişmesi amacıyla uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde tüm bölge ülkeleriyle diyalog ve iş birliği kanallarının açık tutulacağı kaydedildi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ankara ile Trablus arasındaki bu hukuki adım, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini doğrudan etkileyen bir hamle niteliği taşıyor. Libya Meclisi'nden çıkan oy birliği kararı, 2019'dan beri tartışılan mutabakatın yerel meşruiyetini pekiştirirken dış aktörlerin itirazlarına karşı güçlü bir siyasi kalkan oluşturuyor. Benzer uluslararası anlaşmazlıklarla kıyaslandığında, tarafların iradelerini net bir şekilde müttefiklik zemininde tutması bölgedeki tek taraflı girişimlerin alanını daraltıyor. Bu senaryo, Akdeniz havzasındaki enerji ve sınır denkleminde Türkiye'nin elini hukuki açıdan güçlendirmeye devam edecektir.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Libya Temsilciler Meclisi, Bingazi'deki oturumunda Türkiye ile 2019 yılında yapılan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle kabul etti. Meclis ayrıca eski iptal kararını da kaldırdı.
2019 tarihli deniz yetki alanları mutabakatı oy birliğiyle onaylandı
Meclis toplantısı Bingazi kentinde gerçekleştirildi
2020 tarihli mutabakatın reddine yönelik ilk karar iptal edildi
Türkiye ile Libya arasında Akdeniz'deki yetki sınırlarını çizen ve geçmişte tartışmalara sahne olan mutabakat belgesi konusunda yeni bir aşamaya geçildi. Libya Temsilciler Meclisi, ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinde bir araya gelerek konuyla ilgili kritik oturumunu tamamladı.
Oturum sırasında yapılan oylamada, iki ülke arasında 2019 senesinde imzalanan mutabakat muhtırası masaya yatırıldı. Meclis üyelerinin tamamının oyuyla söz konusu anlaşma resmi olarak onaylandı ve yürürlük sürecinde yeni bir sayfa açıldı.
Alınan bu yeni kararla birlikte, geçmişte atılan bazı adımlar da hukuki olarak ortadan kaldırıldı. Temsilciler Meclisi, mutabakatların reddedilmesini öngören 2020 tarihli ilk kararı oy birliğiyle yürürlükten kaldırdığını duyurdu.
Gerçekleşen bu değişim, iki ülke arasındaki diplomatik ve stratejik ilişkilerin geleceği açısından yeni bir döneme işaret ediyor. Taraflar arasındaki iş birliği alanlarının bu kararla birlikte daha da netleşmesi bekleniyor.
AI YORUMU
Uluslararası anlaşmaların meclis onayından geçmesi, diplomasi trafiğindeki belirsizlikleri ortadan kaldıran en net adımdır. Bingazi'de sağlanan bu oy birliği mutabakatı, iki taraf arasındaki hukuki zemini güçlendirirken geçmişteki kararların da önünü tıkıyor. Bölgedeki diplomatik dengeleri izleyenler için bu onay, tarafların kararlılığını gösteren somut bir gösterge niteliğinde. Anlaşmanın tam olarak uygulanması, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini doğrudan etkileyecektir.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki anlaşması üzerine değerlendirmelerde bulundu. Tarihsel süreçteki değişimlere vurgu yapan Bahçeli, ülkenin denizlerdeki konumunun ve milli hakların güvenceye alındığını belirtti.
Devlet Bahçeli, deniz yetki anlaşmasının ardından Türkiye'nin güçlendiğini vurguladı.
Denizlerde güçlü olmanın devletin ufkunu genişlettiğini ve istikbali güvenceye aldığını ifade etti.
Türkiye'nin Akdeniz'deki varlığının huzur ve istikrarın teminatı olması gerektiğini belirtti.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki anlaşması hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bölgesel gelişmelerin ve küresel dengelerin dönüştüğünü belirten Bahçeli, ülkenin stratejik kapasitesinin önemli ölçüde arttığını dile getirdi. Yapılan açıklamada, deniz sahalarındaki etkinliğin artırılmasının devlet vizyonunu doğrudan genişlettiği ifade edildi.
Milli çıkarların korunmasının ve gelecek nesillerin haklarının güvence altına alınmasının denizlerdeki varlıkla doğrudan ilişkili olduğu kaydedildi. Bahçeli, Akdeniz'deki her türlü diplomatik ve stratejik hamlenin karşılıklı menfaatleri gözetmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu durumun bölgesel barışın ve kalıcı istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki varlığının sadece askeri veya siyasi bir hamle olmadığını, aynı zamanda dostane ilişkilerin ve ortak çıkarların teminatı niteliği taşıdığını belirtti. Bölgedeki hakların kararlılıkla savunulmaya devam edileceği mesajı verilirken, atılan imza ve anlaşmaların stratejik derinliğine dikkat çekildi. Açıklama, dış politika ve deniz hukuku alanındaki kararlılığın süreceğini gösterdi.
AI YORUMU
Devlet Bahçeli'nin açıklamaları, dış politikadaki stratejik adımların iç siyasetteki yansımalarını net bir şekilde gözler önüne seriyor. İmzalanan anlaşmaların bölgesel dengeleri dönüştürme potansiyeli, tarafların atacağı yeni adımlarla şekillenecek. Bu durum, özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji ve sınır güvenliği tartışmalarını doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan'da düzenlenen TÜRKPA 15. Genel Kurulu'na katıldı. Kurtulmuş, insanlığın sorunlarından kurtulmasının hakkaniyetli bir küresel sistemin kurulmasından geçtiğini belirtti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, TÜRKPA 15. Genel Kurulu'nda adil bir küresel sistem çağrısında bulundu.
Toplantı, Kırgızistan Parlamentosunun ev sahipliğinde Irıs Ordo Kongre Merkezi'nde yapıldı.
Kurtulmuş, Türk dünyasında ortak bir yasal ve etik yaklaşım ile Yapay Zeka Model Kanunu önerdi.
Dünyada büyük değişimlerin yaşandığını ve küresel sistemin yapısal bir çöküşe geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, siyasi ile ekonomik dengelerin yeniden şekillendiğini ifade etti. Bilim ve teknolojideki ilerlemelerin hayatın her alanını dönüştürdüğünü belirten Kurtulmuş, beyin gücünün yerini yapay zekanın alacağı yeni bir döneme girildiğine dikkat çekti.
Yapay zekanın yalnızca teknoloji gündemiyle sınırlı kalmayıp ekonomi, eğitim ve kamu yönetimi gibi alanlarda stratejik bir güç haline geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkistan'da düzenlenen Gayriresmi Zirve'deki Dijital Türk Dünyası vizyonuna işaret etti. TÜRKPA çatısı altında Yapay Zeka Model Kanunu hazırlanmasının değerlendirilmesini faydalı bulduklarını kaydetti.
Türk dünyasının bilimsel ve kültürel yakınlaşması için ortak dil ve alfabe konusunun önemine değinen Kurtulmuş, büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışılması gerektiğini belirtti. Ayrıca 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile insan kaynağını geliştirmeye yönelik çalışmaların yürütüldüğünü aktararak, genç yeteneklerin teknoloji festivalleriyle desteklenmesinin şart olduğunu ekledi.
AI YORUMU
Uluslararası parlamenter iş birliklerinin yapay zeka ve dijitalleşme ekseninde somut yasal çerçevelere evrilmesi, teknolojik bağımlılık riskine karşı bölge ülkeleri için hayati bir koruma kalkanı oluşturuyor. 15. Genel Kurul'da gündeme getirilen ortak Yapay Zeka Model Kanunu önerisi hayata geçirilirse, üye ülkelerin dijital pazarlardaki rekabet gücü tekil politikalara kıyasla katlanarak artabilir. Genç nüfus potansiyelini ortak bir yetenek havuzunda buluşturma hedefi, özellikle yazılım ve donanım alanındaki beyin göçünü dengeleyebilecek en güçlü stratejik hamle olarak öne çıkıyor.
Sosyal medyadaki nefret kampanyalarına tepki gösteren Erdoğan, siyaset kurumunu ortak değerlerde buluşmaya davet etti.
Geçirdiği trafik kazasında vefat eden Dündar Ziya Gültekin anıldı.
Sosyal medyada yürütülen nefret kampanyalarına sert tepki gösterildi.
Tüm siyasi partilere ortak değerlerde buluşma çağrısı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki parti grup toplantısında yaptığı konuşmada, son dönemde yaşanan hassasiyetlere ve siyasi iklime dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının başında, yakın zamanda trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'e rahmet dileyerek ailesine ve parti teşkilatına başsağlığı iletti. Merhum Gültekin'in çalışkanlığıyla ve samimiyetiyle tanındığını belirten Erdoğan, boşalan göreve Muhammet Emin Sarıoğlu'nun seçildiğini duyurdu.
Merhum Gültekin'in vefatının ardından bazı sosyal medya mecralarında başlatılan organize karalama kampanyalarına sert sözlerle karşı çıktı. Taziye mesajı yayımlayan isimlerin dahi hedef alındığını dile getiren Erdoğan, bu tür saldırıların insanlıkla bağdaşmadığını vurguladı. Son yirmi dört yıldır ülkenin kalkınma hamlelerini sekteye uğratmak isteyen çevrelerin benzer senaryoları devreye soktuğunu hatırlattı.
Siyasette artan kutuplaşma dilinin toplumsal barışı zedelediğini ifade eden Erdoğan, yeni yasama yılında daha yapıcı bir üsluba ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Muhalefet partilerine yönelik olarak savaş dilinden vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ülkenin menfaatleri söz konusu olduğunda siyasi rekabetin bir kenara bırakılması gerektiğini savunarak, milli çıkarlar etrafında ortak hareket etme çağrısını yineledi.
Konuşmasının devamında Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı dış müdahaleleri ve geçmişteki olayları örnek göstererek eleştirilerde bulundu. Ülkenin sıkıntılarından siyasi rant elde etme çabalarının sonuçsuz kalacağını belirten lider, milli iradenin her zaman engelleri aşacağını ifade etti. Toplantı sonunda partililere ve teşkilat mensuplarına çalışmalarında başarılar dileyerek konuşmasını tamamladı.
AI YORUMU
Siyasi söylemlerdeki gerilimin artması, toplumsal huzurun korunması adına yeni bir dil zorunluluğunu beraberinde getiriyor. İcra makamları ve muhalefet partileri arasında asgari müştereklerde buluşulamaması durumunda, iç siyasi istikrarsızlık riski her zaman masada kalacaktır. Bu bağlamda, rekabetin millete hizmet yarışından uzaklaşarak kutuplaşmaya evrilmesi demokrasinin işleyişini zorlaştırıyor.