Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Norveç Varlık Fonu'ndan üçüncü çeyrekte 30 milyar dolar zarar
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: CNBC-e
Özet
Dünyanın en büyük devlet varlık fonu, yükselen faiz oranlarının tahvil yatırımlarını vurmasıyla temmuz-eylül döneminde yaklaşık 30 milyar dolar zarar etti. Küresel borsalardaki sınırlı getiriler ise bu kaybı telafi edemedi.
Öne çıkanlar
Norveç Varlık Fonu, temmuz-eylül döneminde 278 milyar Norveç kronu zarar açıkladı.
Sabit getirili yatırımlar yüzde 3,5 oranında değer kaybetti.
ABD'li teknoloji devleri Nvidia ve Apple fonun en büyük yatırımları arasında yer alıyor.
Haberin Detayı
Norveç'in 2,3 trilyon dolarlık devasa devlet varlık fonu, yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin altında kalarak yaklaşık 30 milyar dolar yatırım zararı kaydetti. Küresel piyasalarda yükselen faiz oranlarının tahvil yatırımlarını olumsuz etkilemesi, fonun performansını aşağı çekerken hisse senetlerinden elde edilen kazançlar bu açığı kapatmaya yetmedi. Dünyanın en büyük kurumsal yatırımcıları arasında bulunan Norges Bank Investment Management tarafından yönetilen fon, temmuz-eylül döneminde 278 milyar Norveç kronu zarar duyurdu.
Fonun performansındaki bu gerilemede, küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısı başrolü oynadı. Sabit getirili yatırımlar çeyrek boyunca yüzde 3,5 oranında değer kaybederken portföyün dörtten birinden fazlasını oluşturan bu varlıkların yaklaşık yüzde 70'i devlet tahvillerinden oluştu. Kalan bölüm ise şirket borçlanma araçlarından meydana gelirken fon yönetimi 51 ülkede toplam 1.664 farklı tahvile yatırım yapmaya devam ediyor.
ABD Merkez Bankası öncülüğünde büyük merkez bankalarının faiz artırım adımları, tahvil piyasalarındaki çözülmeyi hızlandırdı. Enflasyonun yüksek seyri ve kamu borçlarına yönelik endişeler tahvil getirilerini yukarı iterken fon yöneticileri ABD Hazine tahvillerindeki pozisyonlarını azaltma planlarını daha önce paylaşmıştı. Buna karşın fonun yatırımlarının yaklaşık yüzde 72'sini oluşturan hisse senetleri üçüncü çeyrekte yüzde 0,5 oranında sınırlı bir getiri sağladı.
Küresel borsalardaki dalgalanmalar sürerken S&P 500 endeksi dönemi yüzde 2,03 yükselişle, Nasdaq ise yüzde 2,2 değer kazancıyla tamamladı; Dow Jones endeksi ise yüzde 1,9 geriledi. Dünya genelinde yaklaşık 7 bin 100 şirkette payı bulunan kurum, halka açık şirketlerin hisselerinin yüzde 1,5'ini elinde tutuyor. Özellikle Nvidia'daki 65,4 milyar dolarlık devasa yatırımının yanı sıra Apple, Alphabet ve Microsoft gibi teknoloji devleri portföyün omurgasını oluşturuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Devlet varlık fonlarının tahvil piyasasındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmesi, uzun vadeli stratejilerde sabit getirili enstrümanların risk profilini yeniden masaya yatırıyor. Yaklaşık 30 milyar dolarlık bu kayıp, faiz oranlarının yüksek kaldığı dönemde portföy çeşitlendirmesinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, hisse senetlerindeki sınırlı yüzde 0,5'lik getiri tahvil tarafındaki yarayı sarmaya yetmedi ve toplam getiriyi sıfıra yakın bir noktada dondurdu.
Kaynak:
CNBC-e
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Toplam işlem hacmi 33,4 milyar lira seviyesinde gerçekleşirken, sektör endeksleri arasında en çok ulaştırma kazandı.
BIST 100 endeksi 11.537,15 puana gerilerken toplam işlem hacmi 33,4 milyar lira oldu.
Ulaştırma yüzde 0,61 ile en çok kazandıran, finansal kiralama faktoring ise yüzde 5,57 ile en çok kaybettiren sektör oldu.
Borsa İstanbul'da işlem gören BIST 100 endeksi, seansın ilk yarısında satış ağırlıklı bir seyir izleyerek önceki kapanışa göre düşüş kaydetti. Günün ilk yarısının tamamlanmasıyla birlikte endeks, 39,96 puanlık azalışla 11.537,15 puana geriledi. Bu süreçte piyasada oluşan toplam işlem hacmi ise 33,4 milyar lira seviyesinde gerçekleşti.
Sektörel bazda incelendiğinde farklı eğilimler öne çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,12 oranında artış kaydederken, holding endeksi yüzde 0,84 gerileme yaşadı. Sektörler arasında en yüksek getiriyi yüzde 0,61 artışla ulaştırma sağlarken, en sert düşüşü ise yüzde 5,57 oranındaki değer kaybıyla finansal kiralama faktoring sektörü yaşadı.
Küresel tarafta ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları ve yapay zeka yatırımlarının finansmanına yönelik soru işaretleri piyasalarda karışık bir görünüme neden oluyor. Yurt içindeki yatırımcılar ise gözlerini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıklayacağı para politikası kararlarına çevirmiş durumda. AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36 seviyesine çekileceğini öngörüyor.
Diğer yandan Meclis gündemindeki fon gelişmeleri de yakından izlenen başlıklar arasında yer alıyor. Onaylanan önergeye göre, 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilen ancak temerrüt veya fiyat açıklamama gerekçeleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlarda payları bloke edilenler tasfiye hükümlerine tabi tutulacak.
Piyasa analistleri, öğleden sonraki işlemlerde TCMB faiz kararı ve haftalık para istatistiklerinin yanı sıra ABD'den gelecek işsizlik maaşı başvuruları ile tüketici güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirtti.
AI YORUMU
Merkez Bankası'nın olası faiz indirimi beklentisi piyasadaki dalgalanmanın ana belirleyicisi olmaya devam ediyor. 100 baz puanlık indirim gerçekleşirse yüzde 36 seviyesine inecek olan politika faizi, borsa yatırımcısının risk iştahını doğrudan yönlendirecek. Küresel risklerin ve yerel yasal düzenlemelerin aynı döneme denk gelmesi, işlem hacimlerindeki hareketliliği artırırken yatırımcıların teknik destek seviyelerine odaklanmasını zorunlu kılıyor.
Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirisi sekiz baz puan artışla yüzde 5,002 seviyesine tırmandı. Derinleşen siyasi belirsizlik ve bütçe açığı reformlarındaki çıkmaz, ülkenin borçlanma maliyetlerini 24 yılın en yüksek düzeyine taşıdı.
Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,002 seviyesine yükselerek son 24 yılın zirvesini gördü.
Almanya ile Fransa tahvil getirileri arasındaki fark 157 baz puana çıktı.
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in cuma günü açıklayacağı karar piyasalar tarafından bekleniyor.
Avrupa ekonomisinin kalbinde yer alan Fransa, son dönemde artan bütçe açığı ve hükümetin reformları hayata geçirmekte yaşadığı zorluklar nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Ülkenin finansal yapısına yönelik endişeler, devlet tahvili piyasalarında belirgin bir satış baskısı yaratırken yatırımcıların risk algısını hızla yukarı çekti.
Piyasalardaki hareketlilik neticesinde 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi gün içinde sekiz baz puanlık artış gösterdi. Bu artışla birlikte söz konusu oran yüzde 5,002 seviyesine ulaştı ve son yirmi dört yılın en yüksek noktası kayıtlara geçti.
Fransa ile Avro Bölgesi'nin gösterge ekonomisi Almanya arasındaki 10 yıllık tahvil getiri farkı 157 baz puana ulaştı. Yaklaşık 1,6 yüzde puanına denk gelen bu makas, küresel aktörlerin Fransa'nın borç ödeme kapasitesini Almanya'ya kıyasla çok daha riskli bulduğunu gösteriyor.
Şubat ayı sonlarında yüzde 3,2 bandında bulunan getirilerin bu denli tırmanmasında, küresel enflasyonist baskılar ve jeopolitik gerilimlerin enerji piyasaları üzerindeki etkileri de rol oynadı. Fransa, G7 ekonomileri arasında bu dalgalanmadan en ağır yara alan ülke konumuna geldi.
Hükümetin bütçe reformlarını meclisten geçirememesi ve sokaklarda yaşanan toplumsal olaylar güveni zelzele uğratıyor. Önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi tansiyonun yüksek seyretmesi, mali disiplin adımlarının atılmasını güçleştiriyor.
AI YORUMU
Fransa'nın borçlanma maliyetlerindeki bu tarihi artış, bütçe disiplininin siyasi krizlerle ne denli kırılgan hale gelebileceğini net biçimde gösteriyor. Yatırımcıların yüzde 5 eşiğini aşan oranlar karşısında risk iştahını kapatması, ülkedeki reform tıkanıklığının doğrudan bir sonucudur. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Almanya ile açılan 157 baz puanlık makas, piyasanın Fransa ekonomisine olan güven kaybını somut olarak kanıtlıyor. Moody's'in olası bir not indirimi kararı vermesi durumunda, tahvil piyasasındaki baskı çok daha geniş bir finansal dalgalanmayı tetikleyebilir.
Fransa'da derinleşen mali ve siyasi kriz nedeniyle 10 yıllık devlet tahvilinin getirisi yüzde 5'i aştı. Artan borç yükü ve seçim öncesi belirsizlikler ülkeyi G7 içinde tahvil piyasalarında en çok darbe alan ekonomi haline getirdi.
Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirisi 24 yılın zirvesi olan yüzde 5,002 seviyesini gördü.
Alman tahvilleriyle olan faiz farkı 157 baz puana kadar genişleme kaydetti.
Piyasalar Moody's tarafından cuma günü açıklanacak olası kredi notu indirimine odaklandı.
Fransa genelinde etkisini artıran mali ve siyasi çalkantılar, ülkenin borçlanma senetlerinde sert hareketlere yol açtı. Kamu maliyesindeki kırılganlıklar yatırımcı tarafındaki endişeleri tırmandırırken, tahvil satışları da hız kazandı. Küresel ölçekte merkez bankalarının attığı adımlar borç maliyetlerini yukarı iterken, Fransa rakiplerine kıyasla çok daha keskin bir tırmanış yaşadı.
On yıllık vadeli devlet tahvilinin getirisi günlük işlemlerde 8 baz puanlık artışla yüzde 5,002 oranını test etti. Bu durum, Avro Bölgesi göstergesi sayılan Alman tahvilleriyle aradaki makasın 157 baz puana, yani yaklaşık 1,6 yüzde puanına çıkmasına neden oldu. Şiddet içeren gösteriler ve yüksek yaşam maliyeti protestoları piyasalardaki tedirginliği artıran diğer etkenler arasında yer aldı.
Zayıf konumdaki yönetimin bütçe açığını düşürecek reformları Meclis'ten geçirmekte zorlanması fiyatlamaları baskılıyor. Önümüzdeki nisan ayında düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki siyasi belirsizlik ortamı kırılganlığı körüklüyor. Anketlerde aşırı sağcı ve sert sol muhalefet adaylarının öne çıkması, bütçe disiplini açısından analistler tarafından riskli senaryo olarak değerlendiriliyor.
Yılın başlarında yüzde 3,2 seviyesinde bulunan maliyetler, Orta Doğu kaynaklı enflasyon baskılarıyla yukarı yönlü ivme kazandı. G7 ülkeleri arasında bu süreçten en sert etkilenen ekonomi Fransa oldu. Siyasi arenada mali disiplin yönünde somut adımlar atılmaması, risk primlerinin yukarı yönlü seyrini koruyabileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.
Piyasa aktörleri tüm bu gelişmelerin gölgesinde kredi derecelendirme kuruluşu Moody's tarafından cuma günü ilan edilmesi beklenen kararı bekliyor. Halihazırda Aa3 olan kredi notunun görünümünün negatif olmasından ötürü olası bir not indirimi, yatırımcıların yakın takibindeki risk senaryolarını oluşturuyor.
AI YORUMU
Fransa ekonomisindeki siyasi tıkanıklık ve bütçe açığı sarmalı, yatırımcı güvenini sarsarak ülkenin borçlanma maliyetlerini sürdürülemez bir eşiğe taşıdı. Yüzde 5 seviyesini aşan 10 yıllık tahvil getirisi ve Alman tahvilleriyle açılan 157 baz puanlık makas, piyasaların reform iradesine olan inancını kaybettiğini net biçimde gösteriyor. Özellikle cuma günü Moody's tarafından verilebilecek olası bir not indirimi kararı, ülkenin finansal istikrarını daha da zorlayarak borçlanma maliyetlerini katlayabilir. Seçim takvimi yaklaşırken siyasi partilerin mali disiplinden uzak durması, Fransa'yı Avro Bölgesi genelinde ayrışan riskli bir konuma itiyor.
Açılışta bankacılık ve holding endeksleri değer kaybederken piyasalar küresel dinamikleri ve yerli veri gündemini takip ediyor.
BIST 100 endeksi güne yüzde 0,55 düşüşle 11.733 puandan başlangıç yaptı.
Finansal kiralama ve faktoring endeksi yüzde 4,15 ile açılışta en çok düşen sektör oldu.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne satıcılı bir seyir izleyerek yüzde 0,55 oranında bir kayıpla 11.733,26 puandan giriş yaptı. Bir önceki işlem gününü yüzde 3,22 değer kazanarak 11.797,70 seviyesinden tamamlayan endeks, açılış anı itibarıyla 64,43 puanlık bir gerileme kaydetti.
Sektörel bazda incelendiğinde bankacılık endeksi yüzde 0,55 ve holding endeksi yüzde 0,87 oranında düşüş yaşadı. Güne artıyla başlamayı başaran tek sektör endeksi yüzde 0,07 oranındaki sınırlı yükselişle gayrimenkul yatırım ortaklığı olurken en sert geri çekilme yüzde 4,15 ile finansal kiralama ve faktoring alanında görüldü.
Küresel tarafta ise borsalar, şirket bilançolarından gelen güçlü tablolara karşın yapay zekâ yatırımlarına dair belirsizlikler ve jeopolitik risklerin baskısıyla karışık bir seyir izliyor. Petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve beklentileri geride bırakan kâr rakamları risk iştahını desteklese de yüksek beklentilerin hisse senetlerinde dalgalanmaya yol açabileceği öngörülüyor.
Yurt içi piyasalarda yatırımcıların odağında reel kesim güven endeksi ile imalat sanayi kapasite kullanım oranı yer alırken, yurt dışı veri takviminin sakin geçmesi bekleniyor. Teknik göstergeler doğrultusunda 11.600 ve 11.500 puan eşikleri destek konumunda bulunurken, 11.900 ile 12.000 puan seviyeleri direnç noktaları olarak izleniyor.
AI YORUMU
Piyasalardaki bu gerileme, küresel belirsizliklerin yerel varlık fiyatları üzerindeki dalgalanma etkisini net biçimde gösteriyor. Yatırımcıların 11.600 puanlık destek seviyesini yakından izlemesi, olası ani hareketlere karşı risk yönetimi açısından belirleyici olacaktır. Özellikle sektörler arası ayrışmanın derinleştiği bu dönemde bireysel ve kurumsal yatırımcıların dengeli portföy stratejileri izlemesi önem arz ediyor.