Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Nestle ve Platinum Equity: Dünyanın En Büyük Su Markası Yeni Bir Ortaklık Yaptı
•1 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: Nefes Gazetesi
Özet
Nestle, ABD merkezli Platinum Equity ile yapılan ortaklıkla 50%’lik hissini devrederken, Erikli ve diğer küresel su markalarını yeni bir holding altında topladı. Bu adım, su sektöründe çevresel ve rekabet odaklı değişimleri hızlandırıyor.
Öne çıkanlar
Rekabet Kurumu onayıyla Nestle’nin su operasyonlarının %50’si Platinum Equity’ye devredildi.
Erikli, Perrier, S.Pellegrino, Acqua Panna ve Nestle Pure Life markaları yeni “Peranel” holdinginde birleşecek.
Ortaklık, su arıtma süreçlerindeki çevresel eleştiriler karşısında stratejik sadeleşmeye yöneliyor.
Haberin Detayı
Nestle ve Platinum Equity’nin yeni ortaklığı, küresel ambalajlı su pazarını bir kez daha şekillendirecek. Rekabet Kurumu’nun onayıyla, Nestle’nin su kolundaki %50’lik hissesini Platinum Equity’ye devretmesi, şirketin kaynaklarını kahve, bebek maması gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlara yönlendirmesine olanak tanıyacak.
Bu anlaşma, Nestle’nin 2006 yılında Türkiye’den Erikli’yi satın almasıyla başlayan su sektöründeki liderlik yolculuğuna yeni bir boyut ekliyor. Erikli, Perrier, S.Pellegrino, Acqua Panna ve Nestle Pure Life markaları, “Peranel” adını taşıyan yeni holding altında bir araya gelecektir.
Son dönemde Avrupa ve Fransa’da su arıtma süreçlerine yönelik yoğun incelemeler ve çevresel tartışmalar, Nestle’nin küresel stratejisini yeniden gözden geçirmesine sebep oldu. Ortaklık, şirketin su operasyonlarını daha verimli ve sürdürülebilir bir yapı içinde yönlendirmesini hedefliyor.
Yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda genişleyen tüketim eğilimleri, su sektöründe rekabeti daha da artırıyor. Nestle’nin bu hamlesi, hem çevresel sorumluluklarını güçlendirmeyi hem de yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratmayı amaçlıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu ortaklık, Nestle’nin su sektöründeki stratejik yeniden yapılandırmasının bir göstergesi. Platinum Equity’nin katılımı, şirketin kaynaklarını daha karlı alanlara yönlendirmesine olanak tanıyacak. Ancak, çevresel eleştirilerin artmasıyla birlikte, tüketicilerin güvenini korumak için şeffaflık ve sürdürülebilirlik adımları kritik önem taşıyor.
Kaynak:
Nefes Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Kahramanmaraş’te düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı, 300’ün üzerinde katılımcı ve uzmanla 15 farklı masada sürdürülebilir çözümler üretildi. Çalıştay, yerel sorunları ulusal politikalara bağlayarak atık azaltma ve kaynak verimliliğini hedefledi.
15 çalışma masasında yerel ve ulusal atık yönetimi çözümleri tartışıldı
Kahramanmaraş Vali Yardımcısı sinifında iş‑birliğinin önemi vurgulandı
Kahramanmaraş’ta “Yerelden Ulusala İsraf, Atık ve Kaynak Yönetimi” temalı Sıfır Atık Çalıştayı, 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma sürecine de ışık tutarak büyük bir yankı uyandırdı.
Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, yaklaşık 300 katılımcı—kamu kurumları, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri—15 farklı masada sürdürülebilir çözümler geliştirdi.
Çalıştayın odak noktası, israfı önleme, atık miktarını azaltma ve mevcut kaynakları verimli kullanma üzerineydi. Katılımcılar, yerel düzeyde belirlenen sorunları ulusal çevre politikalarıyla bağlayarak uygulanabilir öneriler ortaya koydu.
Kahramanmaraş Vali Yardımcısı Davut Sinanoğlu, kurumlar arası iş birliğinin kritik olduğunu belirterek, ortaya konulacak önerilerin hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı. Aynı zamanda Üniversitelerin COP31 için hazırladığı 16 projeyle ölçülebilir çözümler üretme hedefi, şehrin geleceğine dair umut verici bir tablo çizdi.
AI YORUMU
Çalıştay, Kahramanmaraş’ın afet sonrası yeniden inşa sürecinde çevresel sürdürülebilirliği öncelik haline getirdiğini gösterdi. Katılımcıların birlikte çalışarak somut çözüm önerileri üretmesi, yerel yönetim ve akademinin ortak vizyonunu güçlendi ve şehrin doğa dostu bir geleceğe adım atması için bir temel oluşturdu.
Türkiye, Mekke ve Bedir ittifaklarıyla bölgesel güvenliği güçlendirmeyi ve savunma sanayii pazarını genişletmeyi amaçlıyor. ‘Bölgesel sahiplenme’ politikası kapsamında yeni işbirliği mekanizmaları kuruldu.
Mekke ittifakı Suudi Arabistan, Pakistan ile kuruldu, Bedir ittifakı ise Katar, Pakistan ve Endonezya ile aktifleştirildi.
Türkiye’nin hedefi, Ortadoğu’da yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak ve savunma sanayii için pazar yaratmak.
‘Bölgesel sahiplenme’ yaklaşımı, dış güçlerin etkisini azaltarak bölgedeki istikrarı artırmayı amaçlıyor.
Türkiye, son yıllarda Ortadoğu’da güvenlik işbirliğini derinleştirmek amacıyla Mekke ve Bedir ittifaklarını aktif olarak yönetti. Bu ittifaklar, Suudi Arabistan, Pakistan, Katar, Endonezya gibi ülkeleri kapsayarak bölgesel bir savunma ağı yaratmayı hedefliyor.
Hakan Fidan’ın dışişleri bakanı göreve başlamasıyla birlikte “bölgesel sahiplenme” ilkesi benimsenmiş ve bu doğrultuda farklı ülkelerle işbirliği mekanizmaları kuruldu. Fidan, dış güçlerin müdahalelerinin istikrarı derinleştirdiğini savunarak, bölgesel ülkelerin kendi çözümlerini üretmesi gerektiğini vurguladı.
2023’ten bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönlendirmeleriyle R4, E3 ve Bedir gibi platformlar oluşturuldu. R4’te yer alan ülkeler, “kalıcı istikrarı desteklemek” amacıyla düzenli toplantılar düzenliyor, bu toplantılar Avrupa ile Ortadoğu arasında diyalog köprüleri kuruyor.
Bu stratejik hamleler, Türkiye’nin savunma sanayii pazarını genişletme çabalarına da katkı sağlıyor. İttifaklar sayesinde Türkiye, yerli savunma ürünlerini yurt dışına ihraç ederek hem ekonomik hem de jeopolitik konumunu güçlendiriyor.
AI YORUMU
Türkiye’nin Mekke ve Bedir ittifakları, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirirken, aynı zamanda savunma sanayii pazarını genişletme hedefiyle stratejik bir denge kuruyor. Bu hamle, dış güçlerin etkisini azaltıp bölgesel işbirliğini pekiştirerek uzun vadeli istikrarı sağlamayı amaçlıyor.
Kahramanmaraş’ta düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı, yerel yönetimleri, akademisyenleri ve sektörel paydaşları aynı masada buluşturdu. Yaklaşık 300 kişinin katıldığı etkinlikte iklime dirençli şehirler ve temiz enerji projeleri masaya yatırıldı.
Kahramanmaraş'taki çalıştaya kamu, akademi ve sivil toplumdan yaklaşık 300 kişi katıldı.
Şehir, iklime dirençli projeler kapsamında COP31'e toplam 16 projeyle katılacak.
Çalıştayın sonuçları İl Sıfır Atık Hedef Belgesi için temel oluşturacak.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Sıfır Atık Çalıştayı, mülki idarecileri, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. Yerelden ulusala israf ve kaynak yönetimi temasıyla toplanan katılımcılar, kentin çevre ve iklim önceliklerini masaya yatırdı. Toplantıda ambalajdan enerji dönüşümüne kadar geniş bir yelpazede atılması gereken adımlar değerlendirildi.
Kahramanmaraş Vali Yardımcısı Davut Sinanoğlu, kurumlar arası güçlü iş birliğinin önemine dikkat çekerek ortaya çıkacak raporun eylem planına dönüşeceğini belirtti. Sütçü İmam Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ünsal ise 6 Şubat depremlerinin ardından kentin gelecekteki ihtiyaçlara göre inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Ünsal, sıfır atık yaklaşımının sadece geri dönüşüm olmadığını, israfı önlemeyi esas aldığını ifade etti.
Kahramanmaraş İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Erşahan, döngüsel ekonomi ve temiz enerji alanındaki çalışmalara değinerek COP31'e 16 projeyle iştirak edeceklerini duyurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ahmet Şahin de en değerli atığın hiç oluşmayan atık olduğunu dile getirdi. Şahin, kentin yalnızca sağlam yapılarla değil, yeşil alanları ve temiz çevresiyle de geleceğe hazırlanması gerektiğini aktardı.
Yaklaşık 300 ismin yer aldığı tematik masa çalışmalarında elde edilen tüm veriler ve sonuç raporları ilerleyen günlerde açıklanacak. Ortaya çıkan bu içerikler, önümüzdeki dönemde yayımlanacak İl Sıfır Atık Hedef Belgesi için resmi bir temel oluşturacak. Kentin yeniden yapılanma sürecinde atık yönetiminin stratejik bir unsur olarak ele alındığı kaydedildi.
AI YORUMU
Yerel ölçekte atılan bu tür adımların kalıcı birer eylem planına dönüşmesi, afet sonrası şehirlerin dirençliliği açısından belirleyicidir. Toplantıda açıklanan 16 projenin COP31 gibi uluslararası bir platforma taşınacak olması, yerel politikaların küresel standartlarla uyumlu hale getirilmesi için somut bir fırsattır. Özellikle 300 kişilik katılım havuzu, kurumlar arası koordinasyonun ne derece işlevsel çalıştığını gösteren net bir ölçüdür. Eğer bu çalıştay raporları sahada fiilen uygulanmazsa, üretilen ortak akıl sadece kağıt üzerinde kalma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
Antalya Altın Portakal Film Festivali, çevre duyarlılığını artırmak amacıyla bu yıl ilk kez sürdürülebilir prodüksiyonlar için ödül verecek. Film Forum kapsamında iklim krizini ele alan projeler para ödülü ve danışmanlık desteğiyle ödüllendirilecek.
İklime Duyarlı Hikaye Ödülü'nü kazanan projeye 2 bin avro para ödülü verilecek.
Yeşil Prodüksiyon Ödülü kapsamında çekimler için yeşil prodüksiyon danışmanlığı sağlanacak.
Danışmanlık desteğiyle yapımların karbon ayak izi ölçülerek uluslararası fon başvurularında kullanılacak.
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sinema sektöründe ekolojik farkındalığı artırmak adına yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Bu yıl 63'üncüsü düzenlenecek olan organizasyon kapsamında ilk kez hayata geçirilen Yeşil Setler Mümkün ödülleri, çevre bilincini projelerin merkezine taşımayı hedefliyor.
Ekim ayının yirmi dördü ile otuz biri arasında gerçekleştirilecek festivalin Film Forum bölümünde sahiplerini bulacak ödüller iki farklı kategoride değerlendirilecek. İklime Duyarlı Hikaye Ödülü ve Yeşil Prodüksiyon Ödülü adını taşıyan bu kategoriler, yapımcıları doğa dostu çalışmalara teşvik etmeyi amaçlıyor.
Doğa ve çevre ilişkisini senaryolarına taşıyan yapımlara verilecek İklime Duyarlı Hikaye Ödülü için iki bin avroluk nakdi destek sağlanacak. Yeşil Prodüksiyon Ödülü ise çekim süreçlerindeki enerji tüketimi ile atık miktarını azaltmayı ve çevresel zararı en aza indirmeyi hedefleyen projelere sunulacak.
Bu ödülü kazanan yapımcılara özel bir danışmanlık hizmeti temin edilerek karbon ayak izi hem hazırlık aşamasında tahmin edilecek hem de çekim sonrasında raporlanacak. Ortaya çıkan bu resmî raporlar, yapımcıların ilerleyen dönemdeki uluslararası fon ve ortak yapım başvurularında ellerini güçlendirecek.
Jürinin yapacağı değerlendirmeler sonucunda çevreye en duyarlı projeler seçilerek ödüllerine kavuşacak.
AI YORUMU
Sinema sektöründe ekolojik maliyetlerin hesaplanması, yapımcıların uluslararası fonlara erişiminde artık belirleyici bir eşik haline geliyor. İki bin avroluk nakdi destek ve profesyonel danışmanlık hizmeti, özellikle bütçesi kısıtlı bağımsız yapımcılar için ciddi bir yönlendirici unsur oluşturuyor. Bu tür ödüller yaygınlaşmadığı takdirde yeşil set uygulamaları lüks olmaktan çıkıp zorunluluğa dönüşmekte zorlanabilir; ancak festival gibi büyük platformların bu adımı atması sektörel dönüşümü hızlandıracaktır.