Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Teknoloji
Meta'ya gizlilik davasında 25 milyar dolar ceza verildi
•2 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: Tamindir
Özet
New Mexico hakimi, kullanıcıların gizliliği konusunda yanıltıcı beyanlarda bulunan Meta'ya 25 milyar dolar ceza kesti. Şirket karara itiraz edeceğini duyururken, ceza ödenene kadar yıllık yüzde 15 faiz uygulanacak.
Öne çıkanlar
New Mexico hakimi Francis Mathew, Meta'ya 25 milyar dolar para cezası verdi.
Jüri, şirketin eyalet yasalarını 43 milyondan fazla kez ihlal ettiğini tespit etti.
Meta karara itiraz edeceğini ve yasal süreç başlatacaklarını açıkladı.
Haberin Detayı
Amerikalı Hakim Francis Mathew, Facebook'un gizlilik politikalarında kullanıcıları yanılttığı gerekçesiyle Meta şirketine 25 milyar dolar tutarında para cezası uyguladı. Güncel kurlarla birlikte devasa bir ekonomik boyuta ulaşan bu karar, Santa Fe mahkemesindeki uzun soluklu hukuki sürecin sonucunda netleşti. Eyalet makamları, Cambridge Analytica skandalının ardından 2021 yılında açtığı bu davada şirketin uygulamalarını mercek altına almıştı.
Santa Fe jürisi, geçtiğimiz eylül ayında gerçekleştirdiği değerlendirmede Meta'nın Haksız Ticari Uygulamalar Yasası'nı 43 milyondan fazla kez ihlal ettiğine hükmetti. Yasa gereği ihlal başına en fazla 5.000 dolar ceza öngörülürken, azami tutar teorik olarak 219,5 milyar dolara kadar çıkabiliyordu. Hakim Mathew, kayıtların çok yüksek bir cezayı desteklediğini belirterek nihai rakamı 25 milyar dolar seviyesinde belirledi.
Mahkeme kararına göre, verilen ceza tamamen ödenene kadar her yıl yüzde 15 oranında faiz işlemeye devam edecek. Yasal düzenlemeler gereği tahsil edilecek bu tutar doğrudan New Mexico eyaletinin eğitim sistemine aktarılacak. Başsavcılık yetkilileri davanın temelini veri sızıntısından ziyade, şirketin gizlilik ayarları ve veri erişimi konusunda yıllar boyunca verdiği yanıltıcı bilgilere dayandırdı.
Meta cephesinden yapılan açıklamada kararın kabul edilemez olduğu vurgulanarak üst mahkemeye itiraz edileceği bildirildi. Şirketin Hukuk İşleri Başkanı C.J. Mahoney, bu yaptırım yaklaşımının bölgede ticari faaliyetleri sürdürmeyi imkansız hale getirdiğini savundu. Öte yandan karar yalnızca New Mexico eyaletini kapsadığı için Türkiye'deki kullanıcıları ve diğer bölgeleri doğrudan etkilemiyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Devasa tutardaki bu ceza, teknoloji devlerinin veri politikalarındaki şeffaflık eksikliğinin maliyetini gözler önüne seren somut bir eşik oluşturuyor. Mahkemenin azami tavan sınırından indirerek belirlediği 25 milyar dolarlık rakam, şirketin iş modelindeki sistemli uygulamaları doğrudan hedef alıyor. İtiraz sürecinin yıllarca sürme ihtimali ve yıllık yüzde 15 faiz baskısı, Meta'yı hukuki mücadele yerine ilerleyen aşamada masaya oturmaya zorlayabilir. Önceki yıllarda FTC tarafından kesilen 5 milyar dolarlık ceza ile kıyaslandığında, eyalet bazlı bu yaptırımın büyüklüğü şirketler için yeni bir risk haritası çiziyor.
Kaynak:
Tamindir
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Meta, Cambridge Analytica skandalı sebebiyle New Mexico eyaletine 25 milyar dolar ödemeye mahkum edildi. Jüri, şirketin kullanıcıları verilerin paylaşımı konusunda yanılttığını ve tüketici yasalarını ihlal ettiğini kararlaştırdı.
Meta, New Mexico eyaletine Cambridge Analytica davası nedeniyle 25 milyar dolar ödeyecek.
Jüri, şirketin yöneticilerine ait 29 açıklamadan 26'sını yanıltıcı buldu.
Verilecek cezanın tamamı doğrudan New Mexico eyaletinin eğitim sistemine aktarılacak.
Sosyal medya devi Meta, geçmişte yaşanan büyük veri sızıntısı olaylarının yasal sonuçlarıyla yüzleşmeye devam ediyor. New Mexico eyaletinde görülen davada mahkeme, şirketin milyonlarca kullanıcının gizlilik haklarını ihlal ettiğine hükmetti. Jüri üyeleri, platform yöneticilerinin kamuoyuna yaptığı açıklamaların önemli bir kısmının gerçeği yansıtmadığını tescilledi.
New Mexico Başsavcılığı tarafından açılan davanın kökeni, milyonlarca kişinin kişisel bilgilerinin üçüncü taraf uygulamalarca izinsiz toplanmasına dayanıyor. Eyalet yönetimi, şirketin platformdaki zararlı içeriklerin idaresi ve veri güvenliği konularında insanları aldattığını savundu. Yürütülen yargılama sürecinde, tüketici koruma kanunlarının on milyonlarca kez çiğnendiği tespit edildi.
Hakim Francis Mathew, yasal sınırların çok daha yüksek cezalara imkan tanımasına rağmen nihai tutarı 25 milyar dolar olarak kararlaştırdı. Eyalet avukatları mahkemede şirketin mali gücüne dikkat çekerek yüksek tazminat talebinde bulunmuştu. Alınacak devasa tutarın tamamının bölgedeki eğitim bütçesine ekleneceği açıklandı.
Şirket cephesinde ise hukuki baskılar sadece bu dava ile sınırlı kalmıyor. Meta, çocuk kullanıcıların güvenliği ve ürünlerin bağımlılık yapıcı tasarımıyla ilgili başka dosyalar için de milyarlarca dolarlık uzlaşmaları kabul etmek zorunda kaldı. Açıklanan son finansal raporlar, bu devasa ödemelerin şirketin net kârını baskıladığını ancak toplam gelirlerin artış trendini koruduğunu gösteriyor.
AI YORUMU
Sürekli tekrarlanan veri ihlalleri, teknoloji devlerinin finansal modellerini korumakla kullanıcı güvenliğini sağlamak arasındaki dengede ciddi açıklar verdiğini net biçimde gösteriyor. 25 milyar dolarlık ceza, eyalet bütçeleri için rekor bir kaynak yaratırken platformların hukuki sorumluluk sınırlarını da zorlamaktadır. Düzenleyici kurumların bu tür cezaları artırması, dev şirketlerin veri toplama politikalarını kökten değiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Doğrudan eğitim sistemine aktarılacak bu tutar, yerel yönetimlerin teknoloji şirketlerine karşı yürüttüğü mali mücadelenin somut bir kazanımıdır.
Teknoloji devi Meta, ABD'nin New Mexico eyaletindeki yerel yasalara aykırı davrandığı gerekçesiyle devasa bir para cezasıyla karşı karşıya kaldı. Mahkeme süreci sonucunda şirkete kesilen cezanın toplam tutarı 25 milyar dolar olarak açıklandı.
Meta, New Mexico eyaletindeki yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle 25 milyar dolar ceza aldı.
Ceza kararı, eyalet sınırları içindeki yasal düzenlemelerin ihlal edilmesi sonrasında verildi.
Teknoloji sektöründe bugüne kadar alınan en yüksek tutarlı cezalardan biri kayıtlara geçti.
Küresel teknoloji pazarının en büyük oyuncularından biri olan Meta, hukuki cephede yeni ve son derece maliyetli bir krizle boğuşuyor. ABD'nin New Mexico eyaletinde yürütülen yasal soruşturma ve dava süreçleri sonucunda, şirketin yerel düzenlemeleri net bir şekilde ihlal ettiği hükmüne varıldı. Alınan yargı kararı doğrultusunda şirkete kesilen para cezasının büyüklüğü dikkat çekerken, toplam tutarın 25 milyar dolar düzeyine ulaştığı duyuruldu.
Söz konusu hukuki yaptırım, teknoloji şirketlerinin yerel pazarlardaki faaliyetleri ile yasal uyumluluk sorunlarını bir kez daha tartışmaya açtı. Eyalet yetkilileri tarafından yürütülen incelemelerde şirketin uygulamalarının yasalarla çeliştiği tespit edildi. Alınan bu karar, sadece şirketin finansal yapısını sarsmakla kalmayıp, diğer dijital platformlar için de emsal teşkil edebilecek ağır bir mali yükümlülük getiriyor.
Şirket cephesinden konuya ilişkin gelecek hamleler ve olası itiraz süreçleri yakından takip ediliyor. Benzer büyüklükteki teknoloji devlerinin eyalet bazlı yasal düzenlemeler karşısında attığı adımlar, gelecekteki olası davaların seyrini de belirleyecek. Hukukçular, devasa tutarlı bu cezanın teknoloji sektöründeki denetim mekanizmalarını çok daha sert bir boyuta taşıyabileceğini belirtiyor.
AI YORUMU
Şirketlerin yerel yasaları hiçe sayan politikaları, devasa finansal yaptırımlarla durdurulmaya çalışılıyor. 25 milyar dolarlık bu tutar, pazar devlerinin bütçelerini dahi sarsacak düzeyde caydırıcı bir eşik oluşturuyor. Benzer yaptırımların diğer eyaletlere de yayılması durumunda, teknoloji şirketlerinin iş modellerini kökten değiştirmesi kaçınılmaz hale gelecektir.
Kentucky eyaletinde 16 yaşındaki oğlunu kaybeden Shannan Heacock, Meta şirketine karşı hukuk mücadelesi veriyor. Acılı anne, sosyal medya platformlarının ebeveyn denetimine açılması gerektiğini vurguluyor.
Shannan Heacock, 16 yaşındaki oğlu Elijah'ın ölümü sonrasında Meta'ya dava açtı.
Olayın sadece 150 mesajlık bir yapay zeka tehdidi sürecinde 20 dakikada geliştiği belirtildi.
Anne Heacock, ebeveynlere çocuklarının hesapları üzerinde tam kontrol hakkı verilmesini istiyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Kentucky eyaletindeki Glasgow şehrinde yaşayan Shannan Heacock, geçtiğimiz yıl 16 yaşındaki oğlu Elijah'ı kaybetmesinin ardından dijital platformlara karşı başlattığı hukuki süreci sürdürüyor. Konuyla ilgili basın kuruluşlarına açıklamalarda bulunan acılı anne, yaşanan trajedinin ardından şirketlerin sorumluluk alması gerektiğini savunuyor. Ağustos ayında ABD eyaletlerinin Meta'ya yönelttiği hukuki adımları da yakından izleyen Heacock, elde edilen uzlaşının henüz yeterli bir zafer olmadığını dile getiriyor.
Yaşanan acı gecenin detaylarını paylaşan anne, olay anında evde büyük bir basketbol maçı hazırlığı yaptıklarını ve normalde gece odaya bırakılması gereken telefonun o an odada kaldığını ifade ediyor. Yapay zeka araçları kullanılarak oluşturulan fotoğraflar ve iletilen yaklaşık 150 mesajın ardından sürecin çok kısa bir zaman diliminde felaketle sonuçlandığını aktarıyor. Bu durumun platformlar tarafından engellenebileceğini belirten Heacock, çocukların korunması için yaş sınırlarının da ötesinde önlemler alınmasının şart olduğunu vurguluyor.
Çocukların sosyal medya hesapları üzerinde ebeveynlerin tam denetim yetkisine sahip olması gerektiğini savunan Shannan Heacock, platform yöneticisi Mark Zuckerberg'e de çağrıda bulunuyor. Şirketlerin kendi çocuklarını bu ağlardan uzak tutarken diğer kullanıcıları bağımlı hale getirmeye çalıştığını öne süren anne, yaş sınırlarının sahte kimliklerle kolayca atlatılabildiğini hatırlatıyor. Ailelerin çocuklarıyla her konuyu açıkça konuşması gerektiğini belirten Heacock, bu savaşta hedef alınan gençlerin yalnız olmadığını ve ebeveynler tarafından korunacağını ifade ediyor.
AI YORUMU
Sosyal medya şirketlerinin yaş doğrulama mekanizmalarındaki yetersizlikler, ailelerin çocuklarını koruma çabasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Yaklaşık 150 mesajlık kısa bir sürede yaşanan bu tür trajediler, platformların denetim açıklarının insan hayatına mal olabileceğini somut bir şekilde gösteriyor. Karşılaştırma yapıldığında, mevcut yaş sınırlarının sahte kimlikler karşısında etkisiz kalması, ebeveyn kontrolünün zorunlu olduğunu net bir biçimde ortaya koyuyor. Şirketler bu konuda daha katı adımlar atmazsa, hukuki davaların ardı arkası kesilmeyecektir.
Meta'nın 30 Ekim tarihinde yürürlüğe sokacağı yeni ticari koşullar, işletmelerin internet sitelerindeki içeriklerin yapay zeka modellerinin eğitimi amacıyla taranmasına kapı aralıyor. Hukukçular ve uzmanlar, bu durumun yayıncılar ile şirket arasında telif hakları bağlamında yeni ihtilaflar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Meta'nın yeni ticari kullanım şartları 30 Ekim tarihinde devreye girecek.
Hukukçular, metnin site içeriklerinin yapay zeka eğitimi için kullanılabileceğini savunuyor.
Şirket, site sahiplerinin robots.txt dosyalarıyla erişimi yönetebileceğini belirtiyor.
Teknoloji devi Meta'nın önümüzdeki dönemde uygulamaya koymayı planladığı güncellenmiş ticari koşullar metni, dijital yayıncılık dünyasında geniş yankı uyandırdı. Şirketin iş ortaklarına ve işletmelere sunduğu yeni sözleşme, otomatik yazılımların internet sitelerini tarayarak veri toplamasını ve bu verilerin yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılmasını yasal olarak destekleyebilecek ifadeler barındırıyor.
Konuyu inceleyen hukuk uzmanları, söz konusu maddelerin oldukça geniş bir yetki alanı tanıdığını ifade ediyor. Cornell Üniversitesi'nden James Grimmelmann ve diğer hukukçular, bu düzenlemenin Meta'ya yayıncıların verilerini kendi yapay zeka modellerini eğitmek üzere işleme hakkı verebileceğini, bunun da uzun vadede içerik üreticileriyle doğrudan bir rekabet yaratabileceğini dile getiriyor.
Yayıncılar açısından bu durum ciddi bir ikilem yaratırken, işletmelere sunulan seçenekler oldukça kısıtlı tutuluyor. Şirket, yeni koşulları kabul etmek istemeyen ticari kullanıcıların ilgili araçları kullanmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirtiyor ve alternatif bir ara yol sunmuyor. Ayrıca, sözleşmenin ödeme duvarlarıyla korunan özel içerikleri kapsayıp kapsamadığı konusu belirsizliğini korumaya devam ediyor.
Meta cephesinden yapılan açıklamalarda ise güncellemelerin tarama mekanizmasında köklü bir değişiklik yaratmayacağı savunuluyor. Yetkililer, web sitesi yöneticilerinin robots.txt dosyaları aracılığıyla arama botlarını ve tarayıcı yazılımlarını denetlemeye devam edebileceğini vurguluyor. Ancak uzmanlar, sözleşmedeki genel hükümlerin bu tür engelleme talimatlarını hukuki olarak aşabileceği yönünde endişeler taşıyor.
Yapay zeka modellerinin telifli içeriklerle eğitilmesi konusundaki küresel hukuki süreçler hız kesmeden sürerken, bu yeni sözleşme metni mevcut gerilimi daha da tırmandırabilir. Mayıs ayında beş büyük kitap yayıncısının Llama modellerinin eğitimi nedeniyle açtığı dava hatırlatılırsa, Meta'nın yeni ticari adımlarının mahkemelerde nasıl bir karşılık bulacağı önümüzdeki dönemin en kritik hukuki başlıkları arasında yer alıyor.
AI YORUMU
Meta'nın sözleşme metninde yaptığı bu güncelleme, yapay zeka devleri ile içerik üreticileri arasındaki güç dengesini teknoloji şirketleri lehine biraz daha değiştirebilir. Milyonlarca dolarlık lisans bedellerinin söz konusu olduğu bir pazarda, işletmelerin araçlara erişebilmek için veri paylaşımına zorlanması telif hukuku açısından yeni dava dalgalarını tetikleyecektir. Yayıncıların robots.txt gibi geleneksel savunma mekanizmalarının mahkemelerde bu sözleşme maddelerine karşı ne kadar direnç göstereceği, dijital medyanın geleceği adına belirleyici olacaktır.