Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Bilim
Marathon Fusion, cıvayı kararlı altına dönüştürdüğünü açıkladı
•2 dk okuma
Paylaş
HBilim
Fotoğraf: Gazete Oksijen
Özet
San Francisco merkezli füzyon şirketi Marathon Fusion, cıvayı kararlı altına dönüştürmeyi başardığını duyurdu. Henüz bağımsız olarak doğrulanmayan bu gelişme, CERN rekorunu on kat aşarak simya tarihindeki en eski hayallerden birini yeniden gündeme taşıdı.
Öne çıkanlar
Marathon Fusion, CERN rekorunu on kat aşarak cıvayı kararlı altına dönüştürdü.
Şirketin iddiası henüz bağımsız bilimsel araştırmacılar tarafından doğrulanmış değil.
Tarihi simya hayali, laboratuvar ortamında üretilen altının piyasaya etkisini tartıştırıyor.
Haberin Detayı
San Francisco merkezli bir füzyon enerjisi girişimi olan Marathon Fusion, cıva elementini kararlı altın yapısına dönüştürdüğünü bildirdi. Şirket, geçen ay gerçekleştirdiği bu işlemle CERN tarafından daha önce kırılan rekoru on kat geride bıraktığını iddia etti. Eski SpaceX mühendisleri Adam Rutkowski ile Kyle Schiller tarafından kurulan firma, geleceğin füzyon santralleri için yakıt sistemleri geliştiriyor.
CERN, 2025 yılındaki açıklamasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın faaliyetleri sırasında yaklaşık 29 pikogram altın ürettiğini duyurmuştu. Bu miktar yaklaşık 86 milyar altın atomu çekirdeğine denk geliyordu ancak oluşan çekirdekler çarpışma sonucu hızla yok oluyordu. Marathon Fusion ise radyoaktif olmayan, kalıcı altın elde ettiğini öne sürse de üretilen miktara ve maliyete dair net bir veri paylaşmadı.
Tarih boyunca simyacılar, cıva ve kurşun gibi metalleri altına çevirmek için Felsefe Taşı'nın peşinden koştu. Isaac Newton gibi isimlerin de yöneldiği bu arayış, 1941 yılında nükleer fizik sayesinde ilk kez laboratuvarda karşılık bulmuş ancak üretilen altın radyoaktif özellik taşımıştı. Son iddia, bilim dünyasında iki bin yıllık simya hedefini yeniden tartışmaya açtı.
Laboratuvarda üretilen metallerin piyasalara olası etkisi de endişe yaratıyor. Laboratuvar ortamında geliştirilen elmasların pazar payını artırması ve toptan satış fiyatlarını yüzde 90 ile 95 oranında düşürmesi, benzer bir senaryonun altın için de geçerli olup olamayacağı sorusunu doğuruyor. De Beers gibi devlerin elmas pazarındaki stratejik değişimleri, yapay üretimlerin geleneksel piyasalardaki dengeleri sarsabileceğini gösteriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Simya tarihinin en eski iddiası, füzyon teknolojisinin endüstriyel boyuta taşınmasıyla birlikte ekonomik dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor. Bağımsız doğrulama gelene kadar bu tür duyurular, elmas pazarında yaşanan fiyat düşüşlerine benzer bir endişenin kıymetli madenler sektörüne sıçramasına yol açabilir. Üretim maliyetleri ve net miktar şimdilik belirsizliğini koruduğu için küresel piyasaların kısa vadede radikal bir dalgalanma yaşaması beklenmiyor.
Kaynak:
Gazete Oksijen
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
23 Ekim 2026 sabah saatlerinde Çeyrek Altın, 10.618,57 TL seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda ons altın hareketleri ve yerli talep fiyatı etkileyen ana faktörler olarak kalmaya devam ediyor.
Çeyrek Altın alış fiyatı 10.381,19 TL, satış fiyatı 10.618,57 TL
Piyasalarda ons altın fiyatları fiyatı yönlendiren en önemli etken
Yerel talebin artması, fiyatın sabit kalmasına katkı sağladı
Çeyrek Altın, 23 Ekim 2026 sabahı piyasalarına 10.618,57 TL fiyatıyla giriş yaptı. Yükseliş oranı sıfır olup, fiyat sabit bir seyr izledi.
Küresel ons altın fiyatlarında hafif dalgalanmalar yaşansa da, yerli yatırımcıların talebi fiyatı stabilize etti. Bu durum, altın piyasalarında istikrarın sürmeye devam ettiğini gösteriyor.
Ticari işlemlerdeki hacimlerde azalma gözlemlenirken, piyasa katılımcıları daha büyük bir volatilite beklemekte. Yatırımcılar, ons altın hareketlerini yakından takip etmeye devam ediyor.
İlgili veriler ve canlı fiyat güncellemeleri, tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor. Çeyrek Altın’ın gün içi hareketleri için anlık veri sayfası güncel tutuluyor.
AI YORUMU
Altın fiyatlarının sabit kalması, yatırımcıların mevcut talebi koruma eğilimini yansıtıyor. Küresel piyasalarda yaşanan hafif dalgalanmalara rağmen, yerli talep fiyatı destekledi. Bu durum, altın piyasalarında kısa vadede istikrarın devam edeceğini gösteriyor.
Bu, şu anki 6 469,69 TL’lik satış fiyatının %23’lük düşüşü demek. Uzmanlar bu fiyat düşüşünü, gelecekteki ekonomik dalgalanmalar ve potansiyel sismik riskler ışığında değerlendiriyor.
Gram altının Mart 2027’de 5 000 TL’ye gerilemesi bekleniyor.
Şu anki fiyat 6 469,69 TL, tahmini düşüş yaklaşık %22,7 oranında.
Tahmin, altın fiyatlarındaki düşüş trendi ve ekonomik belirsizlikleri yansıtıyor.
Tokat Haber’in 23 Ekim 2026 tarihli raporunda gram altının satış fiyatı 6 469,69 TL olarak kaydedildi. Fiyatlar bu dönemde düşüş eğilimi gösterirken, uzmanlar gelecek dönem için ciddi bir gerileme öngörüyor.
Paylaşılan tahmin tablosuna göre, gram altının Temmuz 2026’dan Mart 2027’ye kadar olan fiyatları adım adım düşecek. En düşük nokta ise Mart 2027’de 5 000 TL olarak belirlendi.
Uzmanlar bu düşüşü, hem küresel altın talebinde azalma hem de Türkiye’deki ekonomik belirsizliklerin birleşmesiyle açıklıyor. Ayrıca, bazı analistler bu düşüşün potansiyel sismik risklerle bağlantılı olabileceğini belirtiyor.
Altının on alta, 22 ayar bilezik, yeni çeyrek ve yarım altın gibi varyantlarının fiyatları da aynı dönemde dalgalanacak. Ancak, gram altının en düşük seviyeye ulaşması, yatırımcılar için hem risk hem de fırsat yaratıyor.
AI YORUMU
Bu tahmin, yatırımcıların altın piyasasına karşı daha temkinli davranmalarını sağlayabilir. Aynı zamanda, ekonomik belirsizliklerin altın fiyatlarına yansıması, finansal planlama açısından önemli bir uyarı niteliğinde.
Altın beş gün içinde %2,14 düşüşle 4.056 dolardan 4.022 dolara geriledi. Düşüşün ana sebebi ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yükseltmesi ve Fed’in faiz artırımı beklentilerinin artması.
Altın perşembe 4.056 dolara, cuma sabahı 4.022 dolara geriledi
Brent petrolü 111,18 dolara yükseldi, enflasyon endişesi arttı
Fed toplantısı 27-28 Ekim’de faiz sabit kalacak, yatırımcılar tahvil getirisi tercih etti
Küresel altın piyasasında beş gün süren satış dalgası, Bloomberg verilerine göre ons altın fiyatının yüzde 2,14 düşüşle 4.056 dolardan 4.022 dolara gerilemesiyle sonuçlandı. Bu düşüş, özellikle gece saatlerinde 4.027 dolara kadar indi ve Asya seansında sabah 4.022 dolara kadar kayboldu. Düşüşün temel nedeni enerji piyasasındaki dalgalanmadır. ABD-İran gerilimi, Brent petrolünü dün 111,18 dolara taşıdı. Altın, faiz getirisi olmayan bir varlık olduğu için faiz beklentisi yükseldiğinde elde tutma maliyeti artar ve satış başlar. Normal şartlarda dolar endeksi düşerken altın değer kazanır; ancak dün dolar endeksi üç haftanın en düşük seviyesine indi. Yatırımcılar, jeopolitik riskten korunmak için altın yerine tahvil getirisini tercih etti. Gram altın kaybı ons kadar derin olmadı. Dolar/TL kuru dün yüzde 0,10 artışla 49,63 liraya yükseldi. Gram altın dünü yüzde 1,94 kayıpla tamamladı. Teknik analizde 14 Ekim dibi olan 4.073 dolar, aşağı yönde kırıldı ve analistler 4.000 dolar seviyesini izliyor; 4.140 dolar ise kısa vadeli baskının hafiflemesi için kritik eşik olarak gösteriliyor.
AI YORUMU
Yatırımcıların altın yerine tahvil getirisini tercih etmesi, faiz beklentisinin artmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Fed’in 27-28 Ekim’de faiz sabit kalacağı beklentisi, altın fiyatının düşüşünü hızlandırdı. Bu durum, özellikle yüksek enflasyon riskine karşı koruma arayan yatırımcıları etkiliyor. Altın fiyatları 4.000 doları aştığında, tahvil getirileriyle karşılaştırıldığında risk priminde belirgin bir değişim gözlenebilir.
Bloomberg stratejisti Mike McGlone, hisse senedi değerlemelerinin ekonomik üretime oranla aşırı yükseldiğini belirterek yatırımcıları uyardı. Uzman, mevcut dönemi 1928 yılına benzeterek riskli varlıklarda düzeltme ihtimaline dikkat çekti.
ABD hisse senedi piyasası, yıllık ekonomik üretimin yaklaşık 2,5 katına ulaştı.
Analist, Donald Trump'ın zaferini Herbert Hoover'ın 1928'deki seçimiyle karşılaştırdı.
Motorin fiyatları 19 Ekim itibarıyla galon başına yaklaşık 6,28 dolar seviyesinde.
Kripto para ve küresel finans piyasalarında yüksek değerlemeler tartışılırken Bloomberg Intelligence Kıdemli Emtia Stratejisti Mike McGlone, yatırımcıları yakından ilgilendiren çarpıcı bir değerlendirme paylaştı.
Tarihsel sürece bakıldığında, Herbert Hoover 1929 yılında görev başındayken Wall Street krizi patlak vermiş ve bu gelişme Büyük Buhran'ın başlangıcını tetiklemişti. Ancak analist, günümüzdeki ekonomik yapının ve merkez bankası politikalarının o dönemden farklı olduğunu, bu nedenle 1929 krizinin birebir tekrarlanmasının kesin olmadığını vurguluyor.
Enerji piyasasındaki gelişmeler de analizin odak noktasında yer alıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, ülkede motorinin ortalama perakende fiyatı 21 Eylül tarihinde galon başına yaklaşık 6,53 dolara çıktıktan sonra, 19 Ekim itibarıyla yaklaşık 6,28 dolar seviyesine geriledi. Yüksek kalan enerji maliyetlerinin taşımacılık, tarım ve üretim sektörlerinde maliyet baskısı yaratarak enflasyonu tetikleyebileceği belirtiliyor.
Bitcoin açısından yatırımcıların risk iştahının azalması spekülatif talebi etkileyebilirken, altın tarafında ise güvenli liman talebi ile yüksek faizlerin yarattığı baskı dengelenmeye çalışılıyor.
AI YORUMU
Tarihsel benzetmeler her zaman piyasa dinamiklerinin karmaşık yapısını göz ardı etme riski taşır ancak mevcut veriler yatırımcıların temkinli olması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Hisse senedi değerlemelerinin gayrisafi yurt içi hasılanın 2,5 katına çıktığı ve motorin fiyatlarının galon başına 6,28 dolar seviyesinde seyrettiği bir ortamda, Fed'in olası faiz adımları riskli varlıkları doğrudan baskılayacaktır. Özellikle kaldıraçlı işlem yapan bireysel yatırımcılar, olası likidite daralmalarına karşı portföylerini gözden geçirmelidir. Makroekonomik koşulların sertleşmesi, kripto para piyasasındaki kurumsal talebin direncini test edecektir.